Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/27 E. 2024/705 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/27
Karar No
2024/705
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/27 KARAR NO : 2024/705 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2020 (Dava) - 21/09/2021 (Karar) NUMARASI : 2020/473 Esas - 2021/676 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) BAM KARAR TARİHİ : 25/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/04/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2021 tarihli 2020/473 Esas ve 2021/676 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketine T-168626083 nolu ZMS (trafik) poliçesiyle sigortalı araç sürücüsü 27/05/2020 tarihinde kırmızı ışık ihlali yaparak müvekkil sürücüsünün idaresindeki ... plakalı araca asli kusurlu olarak çarptığını müvekkilinin aracında hasara neden olduğunu, keza kusur durumu SBM komisyon kararı ve şirketler arasındaki mutakabat ile davalı şirket sigortalısında tam oranda olacak şekilde kusur izafe edilmiş olduğunu, ayrıca kaza sonrası dava konusu araçtaki hasar bedelinin tespiti maksadıyla eksper tarafından yapılan inceleme neticesinde 28.652,45-TL tutarında hasarın tespit edildiğini, uyuşmazlık konusu taleplere ilişkin olarak davalı ... şirketinin elektronik posta adresine 11/06/2020 tarihinde başvuruda bulunulmuş ise de alacaklarına ilişkin olarak karşı yan tarafından ödeme yapılmaması üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, ödenmeyen hasar bedelinin alacağının tahsili için iş bu davanın ikamesi zorunlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkil aracına ait oluşan hasar bedeline mahsuben 1.000,00-TL ile değer kaybı alacağına mahsuben 10-TL olmak üzere toplam 1.010-TL maddi tazminatın 11/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 400-TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 06/09/2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava dilekçesinde dava konusu araç üzerinde gerçekleşen hasar bedeline ilişkin olarak talep ettikleri dava değerini 22.892,00-TL'ye arttırdıklarını beyan etmiştir. CEVAP : Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''....Açılan davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ İLE, Hasar bedeline yönelik talebin KABULÜNE, 22.892,00-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 24/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Değer kaybı bedeline yönelik talebin REDDİNE...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı dava ehliyetine sahip olmayıp, davanın dava şartı yokluğunden usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... plaka sayılı aracın ruhsat sahibi, yani maili ... olup, davacının sürücü konumunda olduğunu dolayısı ile kendisine ait olmayan bir araç için tazminat talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun uyarınca sigorta alacağının yalnızca hak sahibi veya avukatına ödeneceğinin düzenlendiğini bu nedenle da kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, tazminat alacağının sadece hak sahibine veya avukatına ödeneceğini ve hiç kimseye devredilemeyeceğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, davaya konu hiçbir meblağı kabul teşkil etmemek kaydıyla poliçeden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına 41.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, maddi zararlardan ötürü sigortacının poliçede gösterilen limit meblağının tamamından değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarının araştırılıp, saptanması neticesinde bulunacak meblağdan, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, dava konusu hasar, kaza tarihinden çok sonraki bir tarihte arabuluculuk başvurusu üzerine 25/07/2020 tarihinde ihbar edilmiş olup, ihbar üzerine 15700305-1 nolu hasar dosyasının açıldığını, müvekkili şirket tarafından araç üzerinde herhangi bir inceleme yapılamamış olup, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, davacının araçta oluştuğunu iddia ettiği hasar bedeli son derece fahiş olup piyasa şartları ile de örtüşmediğini, yine davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça her ne kadar hükmedilecek tazminatın KDV dahil tutarı talep edilmiş ise de, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesinin ancak onarıma ilişkin faturanın davacı tarafça sunulması halinde mümkün olacağını, aksi görüşün davacının ödemediği tutarın ve dolayısıyla meydana gelmeyen zararın haksız olarak müvekkili sigorta şirketin yükletilmesi anlamına geleceğini ki bu durumun hukuka aykırılık teşkil edeceğini, müvekkili şirketin avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda olup, müvekkili şirket ile arasındaki ilişkinin ticari bir nitelik arz etmediğini ve tazminat talebinin de haksız fiilden kaynaklandığını, KTK’nın tazminatın biçimi ile ilgili borçlar kanunun haksız fiil hükümlerine yollama yaptığı ve borçlar kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğu, ayrıca müvekkili şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faizi isteminin haksız olduğunu, keza ruhsatta da aracın ticari olmadığının açıkça anlaşıldığını belirterek ilamın kısmen kabul edilen yönleri ile kaldırılarak, istinaf incelemesi sonucunda davanın tamamen reddine karar verilmesi ve kararın icrasının durdurulmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 27/05/2020 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedelinin davalı ... şirketinden tahsili taleplerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davalı vekili, ... plaka sayılı aracın ruhsat sahibi, yani mailiki ... olup, davacının sürücü konumunda olduğunu, dolayısı ile kendisine ait olmayan bir araç için tazminat talebinde bulunması hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, aracın maliki olmaması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı yönünden itiraz etmiş ise de, bilindiği üzere kaza sırasında aracın sürücüsü olarak araç üzerinde zilyetliğe sahip şahısların da aracın malikine aracı aynen aldığı gibi iade yükümlülükleri bulunduğundan, aracın uğradığı maddi hasara dair işbu davada sürücü olan davacının da aktif husumet ehliyeti bulunduğu, davalının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olmadığı; hükme esas alınan trafik bilirkişisi ve otomotiv bilirkişisinin düzenlemiş olduğu 31/08/2021 tarihli raporun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu; gerçek zararın tespiti ile gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca onarım için ödenecek KDV'den de davalının sorumlu olduğunun açık olduğu, bu nedenle tazminatın KDV dahil edilerek hesaplanması gerektiği anlaşılmakla;davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan tüm istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkemece gerekçesi açıklanmaksızın talep gibi hesaplanan tazminata avans faizi işletilmesine karar verilmiş ise de, hasar gören araç volkswagen polo marka olup, ruhsatta kullanım şeklinin yolcu nakli olarak belirtildiği; dolayısı ile aracın ticari araç niteliği bulunmayıp hususi binek otomobil olmasına, tarafların sıfatına ve olayın niteliğine göre, somut uyuşmazlıkta uygulanacak olan faiz türü yasal faiz olmakla, davalı vekilinin bu yöndeki itirazının kabulü gerekmiş, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Dairemizce hükmün kaldırılıp düzeltilerek yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/09/2021 tarihli, 2020/473 Esas ve 2021/676 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "a-Hasar bedeline yönelik talebin KABULÜNE, 22.892,00-TL maddi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 24/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden tahsili ile davacı ...'a verilmesine, b-Değer kaybı bedeline yönelik talebin REDDİNE, c-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.563,75-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 54,40-TL harç 374,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.135,35-TL karar ve ilam harcının davalı ... Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına, ç-Davacı tarafından yapılan 27,50-TL elektronik tebligat, 38,00-TL normal tebligat, 168,00-TL posta masrafı, 1.000,00-TL bilirkişi ücreti, 54,40-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı, 374,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.715,55-TL yargılama giderinin davalı ... Şirketinden tahsili ile davacı ...'a verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, d-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 4.080,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Şirketinden tahsili ile davacı ...'a verilmesine, e-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak reddedilen değer kaybı tazminatı yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f-Haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalı ... Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına, g-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, " ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE, 3-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf başvurusu sırasında davalıdan alınan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi esnasında davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalının kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/04/2024

Atıf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/27, K. 2024/705, T. 25.04.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2022-27-e-2024-705-k-8e58e163c295