Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2025/1036 E. 2025/1415 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1036
- Karar No
- 2025/1415
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1036 KARAR NO : 2025/1415 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.05.2025 NUMARASI : 2024/943 Esas 2025/463 Karar DAVANIN KONUSU : Zayi Belgesi Verilmesi KARAR TARİHİ : 14.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14.10.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.05.2025 tarih 2024/943 Esas 2025/463 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirkete ait karar defterini aramalara rağmen bulunamadığını, ne şekilde kaybolduğu, kim tarafından alındığı yada çalındığının bilinemediğini, buna bağlı olarak da kararlar alınamadığını ileri sürerek karar defterinin zayi olduğuna dair belge verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince iddia ve toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; konuyu düzenleyen 6102 sayılı TTK 82.maddesi gereğince ziya sebepleri tahdidi olarak sayılmamış ise de bu defterlerin taciri yerinde olmayan sebeplerle ziyaa uğramasının gerektiği, ayrıca gerekli özene rağmen ziyaa uğraması halinde zayi belgesinin verilebileceği, davacı tarafın bu konuda gerekli dikkat ve özeni gösterdiğinin anlaşılamadığının sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili , dava dilekçesi içeriğini tekrar ederek söz konusu defterin şirketin tek ortağı müvekkilinin eski kocası tarafından alınıp şirketi zor durumda bırakılmaya düşünüldüğünü, belinde ruhsatsız tabancayla gezen ... hakkında birden fazla uzaklaştırma kararı alındığını, dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, TTK 64.maddesi gereğince ticari defterlerinin tutulup tasdikinin zorunlu olduğunu, kararın şirketin ticari hayatını sekteye uğratıp telafisi güç zararlara yol açacağını, yeni kararların alınamamasına sebep olacağını, zayi olduğu anda tutanak tutularak mahkemeye başvurulduğunu, mahkemenin ihmalkarlık değerlendirmesini somut veriler ile çeliştiğini, hukuki güvenlik ilkesine de aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istinaf konusu etmiştir. GEREKÇE : Dava, davacı şirketin kaybolduğu iddia olunan karar defterinin zayi olduğuna ilişkin zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği istinaf incelemesi istinafa başvuran davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda davacı taraf karar defterinin tüm aramalara rağmen bulunamadığını ve ne şekilde kaybolduğunun bilinemediğini ileri sürerek zayi belgesi verilmesi isteminde bulunmuştur. Konuyu düzenleyen 6102 sayılı TTK 82.maddesinde zayi sebepleri sayılmıştır. Anılan bu sebepler tahdidi olarak sayılmamış ise de, yine aynı düzenlemeye göre tacirin böyle bir dava açabilmesi için yükümlü olduğu defter ve belgelerin bulunması için gerekli özeni gösterme yükümlülüğü aranmaktadır. Davacı taraf tacir olup TTK hükümleri uyarınca işlerini yapmakta ve belgelerini saklamakta gerekli dikkat ve özeni göstermeli ve basiretli davranmalıdır. Kaybolma nedeni olarak herhangi bir neden ileri sürülmediği gibi basiretli bir tacir gibi davranarak ilgili belgelerin saklanmasında özensiz davranıldığı dolayısıyla davacının zayi iddiasının inandırıcı bulunmadığının kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Dosya üzerinde yapılan incelemede istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.