İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/696 E. 2024/620 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/696
Karar No
2024/620
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/696 Esas KARAR NO : 2024/620 DAVA : Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2024 KARAR TARİHİ : 16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Isparta İli, Merkez İlçesi,... Köyü,...ı taşınmazın Davraz Serisi Devlet Ormanı içinde kalması nedeniyle tapu kaydının iptali için Isparta... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açıldığını, ipotek alacaklısı olarak görülen ... ...Şirketinin davaya dahil edildiğini, yargılama sırasında şirketin TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca resen silindiğinin belirlenmesi üzerine kendilerine ihya davası açılması için süre verildiğini, davaya devam edilebilmesi ve sonuçlandırılabilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini bildirmiş, ... ...Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü, cevap dilekçesinde;...Şirketinin 06/05/1991 tarihinde tescil edildiğini, en son tescil edilen genel kurulun 16/07/2007 tarihli olması nedeniyle Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca çıkarılan münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ gereği 28/03/2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, Ticaret Sicili Gazetesinde ihtarın yayımlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 04/09/2013 tarihinde sicil kaydının resen silinerek yayımlandığını, terkin işlemlerinin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, şirket yetkililerince ihtara rağmen bildirim ve başvuruda bulunulmaması üzerine resen terkin işlemi sürecinin iletildiğini, TTK'nun geçici 7.maddesinin 4.fıkrasında, ilanın ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceğinin düzenlendiğini, ayrıca sicilin internet sayfasında yayımlanacağının belirlendiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bu nitelikte işlemler yapılması halinde müdürlüğün yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağına karar verdiğini, müdürlüğün yasal hasım olup, yaptığı işlemlerde herhangi bir hukuka aykırı husus ve kusur bulunmadığından dava açılmasına sebebiyet vermemesi sebebiyle yargılama gideri ile sorumlu tutulamaması gerektiğini, bu konuda TTK'nun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasına 7511 sayılı yasa ile hüküm getirildiğini bildirmiş, öncelikle yasal süresinde açılmayan davanın süre yönünden reddine, müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, TTK'nun geçici 7.maddesi hükmü uyarınca ticaret sicilinden davalı tarafından resen silinen .....Şirketinin davalı olduğu, Isparta... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında derdest olan tapu iptali ve tescil talepli davanın görülüp, sonuçlandırılabilmesi amacı ile sınırlı olmak üzere adı geçen şirketin ihyası istemine ilişkindir. İhyası talep edilen Merkez... sicil numarasında kayıtlı ... Tekstil Ürünleri Sanayi Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketinin, 6102 Sayılı TTK'nun geçici 7(1/d).maddesi ve TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ hükümleri uyarınca aralıksız olarak son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantılarını yapmadığı gerekçesiyle, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan iş ve işlemler sonucunda 04/09/2013 tarihinde sicilden resen silinmiştir. Isparta ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında; davacının, terkin edilen şirket aleyhinde açtığı davanın derdest olduğu, davacı tarafa, davalı ......Şirketinin ihyası konusunda dava açmak üzere 23/07/2024 tarihli yetki belgesi verildiği görülmüştür. Cevap dilekçesinde, davanın, öncelikle yasal süre içinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de; TTK'nun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü sürenin, Anayasa Mahkemesi'nin 22/06/2023 günlü 2023/33 esas ve 2023/117 karar sayılı ve 15/09/2023 tarihli 32.310 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan kararı ile iptaline karar verilmesinden sonra üçüncü kişiler tarafından TTK'nun geçici 7.maddesi hükümleri uyarınca açılacak davaların hak düşürücü süreye tabi bulunmadığı dikkate alınarak, davalı tarafın aksi iddiasında haklılık bulunmamakla dava usul ve esas yönünden incelenerek yargılama yapılmıştır. TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca açılacak ihya davalarında, yasal hasım olan Ticaret Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. dava dilekçesinde, Ticaret Sicil Müdürlüğü yanında terkin edilen şirket de davalı gösterilmiştir. Terkin edilen şirketin, dava tarihi itibarıyla dava ve taraf ehliyeti yoktur. Terkin edilen şirket hakkında dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle dava açılmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak, tensip tutanağının on ikinci maddesinde davanın hiçbir aşamasında davalı olarak gösterilen .....Şirketine tebligat çıkarılmamasına karar verilmiş ve adı geçen davalı şirkete tebligat çıkarılmamıştır. HMK'nun 114 (1-d) maddesinin yollaması nedeniyle taraf ehliyeti yokluğuna bağlı olarak HMK'nun 115 (2) maddesi hükmü uyarınca, davalı .....Şirketi hakkında dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasa gereğidir. Ancak kararın duruşmada yazılması sırasında yapılan maddi hata nedeniyle buna ilişkin hüküm eksik kalmış olup, HMK'nun 304 ve 305.maddeleri uyarınca bu konuda hükmün tavzihi ve tashihi yoluna gidilemeyeceğinden ancak HMK'nun 305/a maddesi hükmü uyarınca hükmün tamamlanması yoluyla eksikliğin giderilmesinin mümkün bulunmasına rağmen taraflarca bir talepte bulunulmaması nedeniyle şimdilik hükmün tamamlanması konusunda bir işlem yapılmamıştır. TTK'nun geçici 7.maddesinin 1.fıkrasında terkin sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, geçici 7.maddeye dayalı olarak ancak bu sebeplerin varlığı halinde terkin işlemi yapılması mümkündür. Cevap dilekçesi içeriği ve ekli belgeler ile terkin edilen şirkete çıkarılan ihtar yazısı örneğinden; ......Şirketinin, son beş yılda genel kurul toplantısı yapmaması ve tescil ettirilmemesi sebebiyle terkin edilği anlaşılmaktadır. Buna göre terkin işlemi TTK'nun geçici 7.maddesinde düzenlenen yasal sebebe dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Dava, belirli bir ek tasfiye konusu ile sınırlı olarak terkin edilen şirketin ihyası talepli olarak üçüncü kişi tarafından açılmıştır. Terkin işlemi resen yapıldığından ve davanın, davacı tarafından üçüncü kişi sıfatıyla açılmış olması nedeniyle kooperatifin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak tesciline karar verilmesi gerekmektedir. TTK'nun 547(2).maddesinde ek tasfiye isteminin yerinde olduğuna kanaat getiren mahkemenin, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vermesi ile birlikte ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceği düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin, 25.09.2023 günlü, 2023/4063 esas ve 2023/5283 karar sayılı, 25.09.2023 günlü, 2022/1340 esas ve 2023/5265 karar sayılı, 25.09.2023 günlü, 2023/4718 esas ve 2023/5260 karar sayılı ilamları ile benzer çok sayıdaki kararlarında; 6102 Sayılı Kanunun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında ihya teriminin kullanılmak ile birlikte hükmün aynı kanunun 547.maddesine paralel ek tasfiye niteliğinde olduğunu, geçici 7.maddenin, ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı kanunun 547.maddesinde olduğu gibi sınırlı ihya kararı ile birlikte düzenlemenin amacının, terkin edilen şirketlerin bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılması olmasına bağlı olarak aynı zamanda tasfiye memuru da atanması gerektiği belirtilmiştir. Dava dilekçesinde, davalının yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, 7511 sayılı yasa ile getirilen hükümle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını iddia etmiş ise de; ilgili hükümde, terkin işleminin usulüne uygun yapılması halinde davalının sorumlu tutulamayacağı düzenlendiğinden, her ne kadar davalı yasal hasım olsa da HMK ve TTK'nun geçici 7.maddesi hükümleri gereği terkin işleminin usulsüz olarak gerçekleştirilmesi durumunda dava açılmasına sebebiyet vermiş olacağından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekli olup, davanın niteliği itibarıyla sorumluluğu, terkin işlemini yasa ve usule uygun olarak yerine getirip getirmediğine göre belirlenecektir. TTK'nun geçici 7(4/a) maddesinde; terkin edilecek şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibari ile Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. fıkrasında ihtar ve ilana rağmen süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres veya kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketlerin ticaret sicilinden resen silineceği düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2023 günlü, 2023/4966 esas ve 2023/5909 karar sayılı ilamı ile aynı konudaki çok sayıda kararlarında; davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün terkinden önceki ihtar ve ilan prosedürünün usul ve yasa hükümlerine uygun olarak gerçekleştirmediğinden usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet vermesi halinde yargılama giderleri ile sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi içeriği, ekli belgeler ve Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınan belge örnekleri ile; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye rağmen davalı tarafından yapılan terkin işlemleri sırasında her ne kadar terkin işlemine ilişkin ihtar, sayın yetkili başlığı ile tebliğe çıkarılmışsa da ihtarın, yalnız şirket adına tebliğe çıkarıldığı, şirketin terkin tarihinde temsil ve ilzama yetkili şirket müdürleri adına tebligat çıkarıldığına dair bir belge sunulmamış olması nedeniyle yetkililer adına tebliğe çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça bu nitelikte tebligat çıkarıldığı konusunda bir delil ve belge örneği dosyaya sunulmamıştır. Şirket yetkilisine tebligat çıkarılmadan şirket adresine çıkarılan tebligattan sonra Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapılması sonrası terkin işlemi gerçekleştirilmiştir. Buna göre terkin işleminin, TTK'nun geçici 7(4/a) maddesine aykırı olarak usulsüz şekilde yapılması nedeniyle davalı tarafın usulsüz terkin nedeniyle dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak, yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları uyarınca, ihyası talep edilen şirket aleyhinde görülen davanın sürdürülebilmesi, sonuçlandırılabilmesi ve yargılama sonunda verilecek kararın infazının yapılabilmesi için terkin edilen şirketin ihyasının gerektiği, davanın, üçüncü kişi tarafından bu amaçla sınırlı olarak açılmış olması nedeniyle istemin TTK'nun 547(2).maddesi hükmü uyarınca ek tasfiye talepli olduğu göz önünde tutulduğunda, ihyanın davaya konu görülmekte olan dava ile sınırlı tutulması gerekip, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK'nun 547(2).maddesi hükmü gereği tasfiye memuru atanmasının zorunlu bulunduğu dikkate alınarak, davanın kabulü ile terkin edilen şirketin, Isparta ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, bu davada, terkin edilen şirketi temsil etmek ve ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere terkinden önceki şirketin son yetkilisi ...'nün tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine, tasfiye memurunun şirketin terkinden önceki son yetkilisi olması nedeni ile tasfiye memuruna ücret verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ İLE; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Merkez ... sicil numarasında kayıtlı iken resen sicil kaydı kapatılan ... Tekstil Ürünleri Sanayi Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketinin, Isparta ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının görülüp, sonuçlandırılabilmesi ve ilamının infazı amacıyla ve bu amaca yönelik yönelik ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla Ticaret Sicili'ne tescili ile ihyasına, 2-Tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirketin terkinden önceki yetkilisi ...'nün tasfiye memuru olarak atanmasına, Tasfiye memurunun, terkinden önceki son şirket yetkilisi olması nedeniyle tasfiye memuruna takdiren ücret verilmesine yer olmadığına, 3-Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına, 4-Davacının, harçtan muaf olması nedeniyle dava açılışında tahsil edilmeyen 427,60 TL başvurma harcı ile 427,60 TL maktu harçtan oluşan toplam 855,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı yararına AAÜT hükümleri uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 40,00 TL dört adet elektronik tebligat gideri ile 2,00 TL kep reddiyatından oluşan toplam 42,00 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/696, K. 2024/620, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-696-e-2024-620-k-177cfe47cd2c