İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/104 E. 2023/910 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/104
- Karar No
- 2023/910
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR ESAS NO : 2023/104 Esas KARAR NO : 2023/910 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/02/2023 KARAR TARİHİ : 30/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde... No’lu ”Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi” ile sigortalı...plakalı araç 09/09/2021 tarihinde seyir halinde iken, maliki davalı ... ve sürücüsü dava dışı...' in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın kusurlu olarak çarpması neticesinde hasarlandığını, kazadan hemen sonra düzenlenen Ölümlü/ Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda da; davalı sürücünün 2918 sayılı K.T.K 84. ve 53/1-B maddelerinin ihlali ile sebebiyet verdiği anlaşıldığını, davalı kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, nitekim 25/10/2021 tarihli 'Kesin Ekspertiz Raporu' ile poliçe genel şartlarına uygun olarak karşı yanın davacı şirkete sigortalı aracına çarpması nedeni ile meydana gelen hasar tespit edilerek hasar tazminatı hesaplanmış ve söz konusu ekspertiz raporuna istinaden tazminat tutarı olarak 148.487,32-TL ödendiğini, davacı şirket tarafından ödenen tazminat tutarından karşı yanın kusuru oranında bakiye kalan 68.365,49-TL (karşı yanın sigortacısından tahsil edilen 43.000,00-TL düşüldükten sonra kalan tutardır) kadar davacı şirketin bu hususta sigortalısının 3. şahıslara karşı olan talep ve dava hakkını halefiyet ilkesi gereğince temlik aldığı hususu açık olduğunu, nitekim davacı şirket rücu talebini rücu talep yazısı ile bildirerek ödemenin yapılması gerektiğinin ihtarında bulunduğunu lakin davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava konusu trafik kazası sonucu sigortalılarına ait araçta oluşan hasar nedeniyle ödenen tutarın tahsili için davalı borçlu aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış ödeme emrine davalı tarafından itiraz edilmiş ve takip durduğunu belirterek davalı Borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına vaki borca itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız ve zaman kazanma amacına yönelik itirazda bulunan davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamaması nedeniyle AAÜT madde 16/2c uyarınca davalı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan dava dilekçesinde; davalı şirket adına kayıtlı ve dava dışı...' in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 09.09.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı şirket tarafından ... No.lu Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile sigortalı...plakalı araçta meydana gelen maddi hasarda davalının kusurlu olduğunu iddiası ile; kaza sonrasında sigortalı araçta yapılan ekspertiz çalışması ve hasar dosyası kapsamında araçta ağır hasar meydana geldiği tespit edildiğini iddia ederek, hasar dosyası kapsamında tespit edilen tazminat tutarının olan 148.487,32 TL ödendiği ve bu miktardan davalı şirketin sigortasından karşılanan 43.000,00 TL ’nin mahsubu ile 68.365,49 TL hasar/zarar tazminat bedeli davacı şirket tarafından sigortalısına ödendiğini iddia ettiğini, meydana gelen trafik kazasında davalı şirketin hiç bir kusuru bulunmadığı gibi davalının mağduriyeti de söz konusu olduğunu, davalının kusurlu olduğuna ilişkin hiçbir belge ve tutanak bulunmamasına rağmen davacı şirketçe davalı şirket aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... takip no.lu dosyası icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan haksız ve kötü niyetli olan bu takibe tarafımızdan itiraz edildiğini, davacı yan haklı itirazımızın iptaline ilişkin iş bu davayı açtığını, davacı yanın iddiaları ve talepleri hukuka ve usule aykırı olduğunu, iş bu davaya konu trafik kazasında; davalı şirket adına kayıtlı ve dava dışı...' in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı şirketçe sigortalı sürücüsü dava dışı... olan...plakalı aracın çarpışması sonucu meydana geldiğini, bu kaza sonucu davalının şirket çalışanı dava dışı... Ve ...'ın yaralandığını, her ne kadar söz konusu kazada karşı yanın kusuru bulunmuşsa da davalı tarafça şikayetçi olunmadığını, davalı şirket ve çalışanları araç sahibi ile konuşarak uzlaşma sağlayamaya çalıştıklarını, kabul anlamına gelmemekle beraber; 09.12.2021 tarihinde dava dışı... 'e gönderilen bildirimde kusur oranı %75 olarak bildirildiğini, söz konusu kusur oranı kabul etmemekle beraber davacı şirket sanki iş bu davaya konu kazada davalı şirket ve çalışanı... %100 kusurlu gibi bir hesaplama yaparak takip başlatıldığını, bu sebeple icra takibi hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle beraber davacı şirkette sunulu belgelerin bir kısmında hasar bedeli 103.836,94 TL , sunulu fatura da ödenecek tutarda 137.162,02 TL yazdığını, davacı sigortanın 148.487,33 TL talebi açıkça hukuka aykırı olduğu gibi sunulu belgeler ile de çelişki olduğunu, Kanunda açıkça belirtilen rücunun şartları oluşmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekalete hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 28/11/2023 tarihli dilekçesi ile " davalı tarafça, işbu davamız açıldıktan sonra davaya konu İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9150 Esas sayılı dosya borcu tarafımızca faiz indirimi yapılarak davalı tarafından ödenmiş olup dosya tahsilat ile infaz olmuştur. Davaya ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağımız da tahsil edilmiş olduğundan başkaca hak ve alacağımız kalmamış olup davamız konusuz kalmıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur . Bu aşamada, davanın konusuz kalması hususunda genel açıklama yapılmasında yarar vardır. İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28/11/1956 tarih ve 15/15 sayılı İBK). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın davacı şirket tarafından düzenlenen bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davacı vekilinin dosyaya sunulan 28/11/2023 tarihli beyanı ile dava açıldıktan sonra davalı tarafından ödeme yapılması nedeniyle davanın konusuz kaldığını ve davaya ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağının da tahsil edilmiş olduğundan başkaca hak ve alacak kalmadığını bildirdiği anlaşılmakla, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 913,22-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 643,37-TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluklarında dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/11/2023 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza