İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/801 E. 2024/697 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/801
Karar No
2024/697
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/801 Esas KARAR NO : 2024/697 DAVA : Limited Şirketin Haklı Sebeple Feshi ve Tasfiyesi İstemli (TTK 636(3)) Maddesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2022 KARAR TARİHİ : 13/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Limited Şirketin Haklı Sebeple Feshi ve Tasfiyesi İstemli (TTK 636(3)) Maddesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ...ın 19.12.2019 tarihli genel kurul kararı ile yarı paylarla davalı şirkete ait tüm hisseleri devraldıklarını, ...'ın aksi karar alınıncaya kadar şirketi münferiden temsili yetkili seçildiğini, ancak üstüne düşen sorumlulukları hiç bir zaman yerine getirmediğini, salgın nedeniyle ticaretin sekteye uğradığını, zaman zaman kapanan restaurant sebebiyle para kazanamadıklarını, müvekkilinin bu süreçte cebinden nakit ve kredi kartını kullanmak suretiyle davalı şirkete destek sağladığını, müvekkilinin,... şirket baka hesapları ve kredi kartları ile elde edilen kazançları sorduğunda kaçamak cevaplar verildiğini, müvekkilinin şirketin yetkilisi olmaması sebebiyle şirketin mali durumu ile ilgili bankadan bilgi alamadığını, Limited şirketlerde şirket ortağının bilgi alma ve inceleme hakkına muhtaç olup, ortakların pay defterini inceleyebileceğini, müvekkilinin şirketin işletimindeki restaurantın yıllık ne kadar kazandığını bilemediğini, şirket yetkilisine bilgi için başvurduğunda şirket yetkilisinin balık parası, içki parası, dükkan kirası, zaten para kazanmıyoruz bu nedenden dolayı paranın üstünü sen tamamla, yoksa icra gelecek diye korku vermek sureti ile müvekkilden sürekli olarak para istediğini, müvekkilinin ödemeler yapmasına rağmen payına düşen karı alamadığını, bu nedenle yıl sonunda şirketi satmayı teklif ettiğini,...'ın bir kaç ay sonra satış ilanını kaldırdığını ve müvekkilinin durumu sorduğunda sen zaten yoksun, bütün sorunlarla ben uğraşıyorum, sen karışamazsın sadece kağıt üzerinde şirket ortağısın cevabını verdiğini, müvekkilin cep telefonunu ve tüm sosyal medya hesaplarını engellediğini, her gece beach clublarda, eğlence mekanlarında şirketin kredi kartı ile lüks harcamalar yaptığını, müvekkilinin şirket hakkında bilgi alamamasına rağmen payı oranında şirketin özel ve kamu kurumlarına olan borçlarından dolayı sorumlu olduğunu, kurulduğu günden beri müvekkilinin, şirketten tek bir kuruş elde edemediğini, yasal zorunluluğa rağmen...'ın olağan genel kurul toplantılarını yapmadığını, şirketin bulunduğu mali durum ve müvekkilinin haklarının kullanılmasının engellenmesi nedeniyle şirketin tasfiye edilmesinin zorunlu olduğunu, tasfiye yerine mahkeme tarafından pay sahibinin ortaklıktan çıkarılarak çıkma payının ödenmesine karar verilebileceğini, şirketin tasfiyesine karar verilmemesi ve ortaklıktan çıkarma kararı verildiği takdirde müvekkilinin şirket ortağı olmasından itibaren karar tarihine kadar şirketin tüm nakdi ve kredi kartı ile yapılan tahsilat gelirleri ile tüm harcamaların tespitinin yapılıp,...'ın şirket hesabından yaptığı şahsi ödemelerinin de tespit edilmesinden sonra müvekkiline ait olan kar ve gelir tutarlarının belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin herhangi bir gelir elde edememesi ve şirket defter ve hesaplarında inceleme yapamaması nedeniyle şirketin feshini talep etmenin zorunluluk arz ettiğini bildirmiş, davalı şirketin feshi ve tasfiyesine aksi halde müvekkilinin ortaklık payının bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, davalı şirketin satılması durumunda elde edilen satış bedelinin bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkiline payı oranında ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; TTK'nun 636 (3) maddesi uyarınca, haklı sebep iddiasıyla davalı şirketin, feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir. TTK'nun 636(3). maddesinde; limited şirketlerde, haklı sebeplerin varlığında her ortağın, mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen kabul edilebilir bir diğer çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında ise sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Dava dilekçesinin açıklamalar bölümünde yer yer TTK'nun anonim şirketlere ait hükümlerine yer verilmiş ve limited şirketlere ilişkin haklı sebep iddiası ile açılacak feshi ve tasfiyesi davalarında yasal dayanağın TTK'nun 636(3) maddesi hükmünden kaynaklandığı bilinir olsa da limited şirket niteliğindeki davalı şirketin sonuç ve istem bölümünde TTK'nun 531.maddesi uyarınca feshinin talep edilmesinin sonuca etkili olmadığı, dava dilekçesinin açıklamalar bölümünün son paragrafında da belirtildiği üzere davanın, davacının ortağı olduğu şirketten, herhangi bir gelir elde edememesi ve şirket defter ve hesaplarını inceleyememesi, şirket yetkilisinin şahsi harcamalarının şirkete ait paradan karşıladığı ve olağan genel kurul toplantılarını yapmadığı iddialarından kaynaklanan TTK'nun 636(3) maddesinden dayanağını alan haklı sebeplerin varlığı iddiası ile şirketin feshi ve tasfiyesi talepli dava olduğu, ilgili maddede; davacı tarafça talep edilmese dahi fesih yerine mahkemenin davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenerek ortaklıktan çıkarılması veya kabul edilebilir diğer bir çözümün mahkemece gözetilip, takdir edilmesinin ilgili hüküm gereği olduğu göz önünde tutularak, uyuşmazlık TTK'nun 636(3) maddesi hükmü çerçevesi içinde çözülmüş, dava dilekçesindeki sonuç taleplerden biri olan; mahkemenin feshe karar vermemesi halinde şirketin işlettiği restaurantın piyasa rayiç bedeli üzerinden değerinin ve elde ettiği kar ve gelirlerin tespit edilerek, davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi talep edilmeksizin ve şirket yerine şirketin işletiminde bulunan iş yerinin rayiç değeri üzerinden ayrılma payı ödenmesi isteminin davanın niteliğine usul ve yasaya uygun bulunmadığı, bunun yanında sonuç ve istem bölümünün üçüncü maddesinde de şirketin satılmasına karar verilmesi durumunda satış bedelinin payı oranında davacıya ödenmesi isteminde de mahkememizce şirketin satılması niteliğinde bir karar verilmesi usul ve yasa çerçevesinde mümkün bulunmaması karşısında davacı tarafın, dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünün iki ve üçüncü maddeleri ile ilgili herhangi bir yargılama işlemi yapılmamış, dördüncü maddedeki istemin ise uyuşmazlık konusu içinde toplanması gereken delillerden olup, hükme konu olmaması nedeniyle hükümde ayrıca bu talebe ilişkin bir karar oluşturulmamıştır. Dosyada toplanan belge örneklerinden; limited şirket niteliğindeki davalı şirketin, 17/11/2014 tarihinde sicile tescil edildiği, davacı ile dava dışı ortak ve yetkili... tarafından şirkete ait tüm hisselerin yarı paylarla devir alınmak suretiyle 13/12/2019 tarihli genel kurul kararı ile davacı ve diğer ortağın 50'şer adet pay karşılığı 15.000,00'er TL sermaye payı ile şirketin yarı paylı iki ortağı olduğuna ve ortaklardan...'ın aksi karar alınıncaya kadar şirketi münferiden temsile yetkili olarak seçilmesine karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafça, dava dilekçesinde ileri sürülen haklı sebepler; davalı şirketin işletimindeki restaurant ve şirketle ilgili hesap ve ticari defterlerin incelemesinin şirket yetkilisi tarafından engellenmesi, şirket ortağı olmasından itibaren hiçbir gelir elde edememesi, şirket yetkilisinin şahsi harcamalarını şirkete ait paradan karşıladığı ve olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığı iddialarına ilişkindir. Bunun yanında şirket yetkilisinin her gece eğlence yerlerinde bulunduğuna ilişkin iddianın haklı sebep kavramına dahil olmayacak nitelikte bir iddia olmaması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınmamıştır. Davanın niteliği gereği davacı tarafca sunulan ve bildirilen bütün deliller toplanmış, davalı şirkete ait defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınan rapor birlikte değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile dosyada toplanan deliller üzerinde yaptığı inceleme sonunda bilirkişi rapor ve ek raporunda; davacının şirkete ait defter ve kayıtların incelenmesini talep etmesine ve bunun şirket yöneticisi tarafından engellendiğine rağmen bir bilgi ve belgeye rastlanmadığını, 2019 , 2020 ve 2021 yılı olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığını, davalı şirketin 2020 yılında 28.629,24 TL ve 2021 yılında 105.528,40 TL net dönem karı elde ettiğini, 30.000,00 TL olan sermayesinin 31.12.2021 tarihi itibarıyla elde ettiği karlarla 217.762,08 TL'ye ulaştığını ve bu tarih itibarıyla öz varlığının toplam 502.155,34 TL olup dava tarihi itibarıyla borca batık olmadığını, vergi ve SGK borçları ile üçüncü kişilere olan borcunun ve davacının şirketten olan kayıt dışı 160.500,00 TL'lik alacağının düşürülmesinden sonra dava tarihi itibarıyla şirketin öz varlığının 28.050,94 TL olup, borca batık olmadığını, davacının şirketten çıkarılmasına karar verilmesi halinde kayıt dışı 162.500,00 TL'lik alacağı ile birlikte ayrılma akçesinin 166.525,47 TL olduğunu bildirmiştir. Toplanan tüm delliler, hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında yapılan tespit ve değerlendirmeler, davalı şirkete ait ticari sicil kayıt örnekleri, dava dilekçesinde dile getirilen iddialar birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça haklı sebep olarak ileri sürülen; davacı tarafından, şirket hesap ve defterlerinin incelenmesinin şirket yetkilisi tarafından engellendiği iddiası yönünden, dosyada hiçbir delilin toplanmadığı gibi bu konuda davacının TTK'da tanınmış yasal hakları bulunmasına rağmen bu hakları kullandığına dair hiçbir delil ve belgeyi dosyaya sunmadığı, ortak olmasından itibaren şirketten hiç gelir elde edemediğine ilişkin iddiası yönünden, TTK'da kar dağıtılmasına ilişkin kararın genel kurula ait olduğunun düzenlenmesi karşısında davacının bu amaçla ortak sıfatıyla genel kurulun toplanmasını talep edebileceği gibi şirketten ve şirket yetkilisinden kar payı ödenmesini talep etmesinin mümkün bulunmasına rağmen bu yönde taleplerde bulunduğunu ve yasal haklarını kullandığını kanıtlar hiçbir delil ve belgenin dosyada toplanmadığı, davalı şirket yetkilisinin şahsi harcamalarını şirkete ait paradan yaptığına ilişkin iddia yönünden, bu nitelikteki iddianın şirketin feshini gerektirir nitelikte olmadığı yalnız sorumluluk davasına konu olabileceği gibi iddiayı kanıtlar hiçbir delil ve belgenin davacı tarafça dosyaya sunulmadığı, yargılama sırasında da bu yönde bir delil toplanmadığı, olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması yönünden, davacının şirketten ve şirket yetkilisinden bu yönde talepte bulunması, talebine cevap verilmemesi veya reddi halinde dava yoluyla bu hakkını kullanabileceği mümkün iken bu yönde de herhangi bir talepte bulunduğu veya yasal haklarını kullandığı konusunda hiçbir delil ve belgenin dosyaya sunulmadığı ve toplanmadığı, şirkete ait iş yerinin kapanmış olmasının şirketin feshini gerektirmeyeceği, şirketin amacını gerçekleştiremeyeceğine ilişkin davacı iddiası bulunmadığı gibi dosyada bu nitelikte bir delilin toplanmadığı, şirketin borca batık olmadığı, ortaklar arasında bir geçimsizliğin ve güvensizliğin oluştuğunun iddia edilmediği gibi bu çerçevede hiçbir delilin de toplanmadığı birlikte değerlendirildiğinde; davacının haklı sebep olarak ileri sürdüğü iddialarını kanıtlayamadığı, şirketin feshi ve tasfiyesi konusunda yasal koşulların oluşmadığı, bu koşullar oluşmadan TTK'nun 636(3) maddesi hükmü çerçevesinde davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesinin mümkün bulunmadığı, davacının şirketin feshi ve tasfiyesi talebi dışındaki dava dilekçesindeki diğer talepleri yönünden de yukarıda açıklandığı üzere bir hüküm verilmesinin mümkün bulunmadığı dikkate alınarak, davacının tüm taleplerini kapsar nitelikte davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerektirici Nedenlerle: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın peşin olarak yatırılan 80,70 TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2024 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/801, K. 2024/697, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-801-e-2024-697-k-2013865e9e44