İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/574 E. 2024/951 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/574
Karar No
2024/951
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/574 Esas KARAR NO : 2024/951 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/07/2024 KARAR TARİHİ : 11/12/2024 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı, Torbalı İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyaları ile aleyhine ilamsız icra takibinde borca itiraz etmiş ve takibin durdurulmasını, borçlunun itirazları haksız olup, borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, davalı ile müvekkili arasında daha önceden de yer alan alım satım ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin davalı ile anlaştığı şekilde faturada da yer alan ... Nakliyesini davalıya teslim etmiş iş bu alım satım ilişkisinde üzerinde bulunan edimi yerine getirdiğini, ancak davalı şirket tarafından iş bu edimin karşılığı olan ücret ödenmediğini, davaya konu alım satım ticari ilişkiden kaynaklandığını, nitekim tarafların ticari defterlerinin de incelenmesini talep ettiklerini, davalı şirket davaya konu icra dosyasına itirazında da belirttiği üzere müvekkili tarafından malların ayıplı şekilde teslim edildiğini bu sebeple böyle bir borçları bulunmadığına yönelik haksız itirazda bulunduğunu, bu husus gerçeklikten uzak olduğunu, davalı şirket tarafından ayıba yönelik olarak herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, davalı şirket icra takibine itirazında malların ayıplı olduğunu bildirmekle kabul etmemekle birlikte bir ayıp durumu oluşmuşsa da bu durumdan haberdar olduğunu, ancak davalı şirket iş bu durumdan haberdar olmasına rağmen herhangi bir ayıp ihbarında bulunmayarak satılanı kabul ettiğini, bu bakımdan bir ayıp iddiası var ise de bunu ispat davalının üzerinde olduğunu, davalı malların ayıplı olduğunu ve süresi içerisinde şekline uygun olarak ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlamakla mükellef olduğunu, davada davalı herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, bu bakımdan davamızın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tacirler arasında gerçekleşen ayıp ihbarının yazılı şekilde gerçekleştirildiği ispat edilmek zorunda olduğunu, tanık beyanı ile ispat edilemeyeceğini, müvekkili, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettiğini, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz yönünden iptaline, icra takibinin devamına karar verilmesini, borçlunun %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında ticari iş olup bu işe bağlı olarak ödemeler yapılmadığını, tüm ödemeler fatura ve banka dekontları ile belgelenmekle birlikte hiçbir şekilde eksik ödeme de yapılmadığını, davacı yandan müvekkili malzeme tedarik etmiş olup, davacı yanın göndermiş olduğu malzemeler hatalı ve arızalı çıktığını, bu nedenle müvekkili firmanın üretimi de sekteye uğramış ve söz konusu malzemeleri dışarıdan temin etmek zorunda kaldığını, davacı tarafın müvekkiline ayıplı teslim ettiği ürünlerdeki ayıp, sadece ve sadece ürün kullanılmaya başladığında belli olduğunu, bu sebep ile kullanılmış ürünlerden dolay müvekkili firmanın ürettiği ürünlerin kalitesi düşmüş ve gerek sipariş konusunda gerekse üretim konusunda büyük zarar ortaya çıktığını, gizli ayıbı farkına varılması ile davacı tarafa ayıplı ürün konusuna şifaen defalarca bildirildiğini, mail ve yapılan telefon konuşmalarından bu durum ortaya çıkacağını, davacı tarafça değiştirileceği söylenen ürünler değiştirilmemiş ve bu sebep ile de müvekkilinin iyiniyeti kullanıldığını, davacı yan hatalı ve arızaları ürünler ile ilgili iade veya değişimi işlemi yapması gerekirken haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde icra takibine giriştiğini, ticari defter ve belgeler incelendiğinde de bu durum ortaya çıkacağını, davacı tarafın müvekkili şirket yönünden hak ve alacağı olmayıp yine davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile icra takibine kötüniyetli olarak başvurulmuş olup bu sebep ile itiraz etmek zorunda kaldıklarını, davacının sözleşmeye uymamasından kaynaklı olarak fazla tutarda fatura kesmiş ve bu sebep ile de haksız kazanç elde etmek istediğini, davacının müvekkili firmada hiçbir hak ve alacağı olmadığını, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT: Torbalı İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilmiş ve incelenmiştir. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı, Torbalı İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyaları ile aleyhine ilamsız icra takibinde borca itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu, davalı ile davacı arasında daha önceden de yer alan alım satım ilişkisi bulunduğu, davacı, davalı ile anlaştığı şekilde faturada da yer alan ... Nakliyesini davalıya teslim ettiği, iş bu alım satım ilişkisinde üzerinde bulunan edimi yerine getirdiği, ancak davalı şirket tarafından bu edimin karşılığı olan ücret ödenmediği, davaya konu alım satım ticari ilişkiden kaynaklandığı anlaşılmakla, Davacının sıfatının tespiti bakımından mahkememizce yazılan müzekkerelere Esnaf ve Sanatlar nezdinde davalının kaydının bulunmadığının, Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davalının kaydının bulunmadığının, Vergi Dairesi Müdürlüğü nezdinde davalının kaydının bulunduğunun belirtildiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve gerçek usulde vergilendirildiği, 1.sınıf tacir kapsamında olmadığı Şeklinde cevaplar verildiği, Davanın TTK'nın 4. maddesi kapsamında ticari dava olmadığı, Mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; Davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeni ile, davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına, HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/12/2024 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/574, K. 2024/951, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-574-e-2024-951-k-c894869eab68