İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/210 E. 2024/644 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/210
Karar No
2024/644
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/210 Esas KARAR NO : 2024/644 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/03/2023 KARAR TARİHİ : 11/09/2024 Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; arabuluculuk aşamasında anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkiline ait araca (...), seyir halinde olan araç sürücüsü ... ili ... İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde ...'ın ruhsat sahibi olduğu araçla (...) tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı araç sürücüsü (...); müvekkili firmaya ait duran araca yavaşlamayarak birden arkadan çarptığını, meydana gelen kazada tüm kusur davalı araç sürücüsünde olduğunu, bu durum hem sigorta kayıtlarına göre hem de taraflar arasında tutulan kesin ekspertiz raporu ile maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağıyla da sabit olduğunu, müvekkiline ait araçta arka bagaj kapağı kısmından hasarlandığını, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta arka bagaj kapağı, arka tampon, arka çamurluk başta olmak üzere birçok parça değişimi yapılmış, bazı parçalar boyanmış, bazı parçalarda düzeltme işlemi yapıldığını, aracın arka bagaj kapağı ciddi hasar görmüş olup; sigorta kayıtlarında hasar kaydı olarak işlendiğini, müvekkilinin aracı meydana gelen kazadan önce TRAMER kayıtlarına göre hiçbir kazaya karışmamış durumda iken şu an hasarlı olarak gözüktüğünü, kaza neticesinde müvekkiline ait araçta birçok parça değişmiş, boyanmış ve işlem gördüğünü, dolayısıyla araç orijinal olma özelliğini kaybettiğini, işlem gören parça sayısı, boyanan ve işlem gören parçaların araç üzerinde belirgin şekildeki konumu göz önünde bulundurulduğunda aracın tamiri 7 iş günü sürdüğünü, kural ihlali gerçekleştiren davalı tam kusurlu olduğunu, nitekim taraflar arasında kaza mahallinde tutulan kaza tespit tutanağında ve sigorta şirketleri arasında mutabakatta da bu durum kesinleştiğini, aracın tamir süreci-parça bekleme, ayrıntılı ve detaylı işçilik çalışmaları vs gibi nedenlerle tamiri 7 iş günü sürmüş olup müvekkili firma ilgili aracı malzeme tedariki veyahut pazarlama elemanlarının kullanımına tahsis ettiğinden 7 iş günü boyunca araçtan mahrum kalmış olması sebebiyle uğradığı zararlar da karşı yan araç maliki veya araç sürücüsü tarafından da ödenmediğini, davalıların kullanımında olan aracın sigortasına dava konusu bedeller için başvuru yapılmış olup yapılmış olan bu başvuruya istinaden 2348.03 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin aracını kullanamamasından kaynaklı olarak (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) şimdilik 500,00 TL mahrumiyet zarar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (Kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte), müvekkilinin aracında meydana gelen kaza sonucunda oluşan değer kaybı olarak (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile) şimdilik 500,00 TL değer kaybı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte), yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde 31.07.2021-31.07.2022 başlangıç ve bitiş tarihli ... no’lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur durumunun şüphesiz tespiti gerektiğini, yetki itirazı olduğunu, dava yetkisiz mahkemede açıldığından usulden reddi gerektiğini, dava konusu kaza Denizli ilinde gerçekleşmiş olup İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin yetki alanında olmadığını, müvekkili şirketin merkezinin İstanbul Kadıköy olduğu dikkate alındığında davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın İzmir Mahkemelerinde görülmesinde hukuki hiç bir yarar bulunmadığından ve HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri dikkate alınarak davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin olarak müvekkili şirket tarafıdan davacı asile ödeme yapılarak hukuki sorumluluk yerine getirildiğini, davacı taraf da 2.348,03 TL değer kaybı ödemesi aldığını ikrar ettiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete başvurması üzerine ... nolu hasar dosyası açıldığını, yapılan inceleme ve hasara ilişkin alınan eksper raporu doğrultusunda davacı vekiline 22.12.2022 tarihinde 2.348,03 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile müvekkili şirket hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı tarafın bakiye değer kaybı bedeli bulunduğu iddiası kötü niyetli ve haksız ekonomik menfaat elde etmeye yönelik olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur durumunun şüphesiz tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle maddi hasara ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin olarak ... plakalı araçta meydana gelen araç hasarı zararı için de şirketi toplamda 13.709,02 TL ödeme yapıldığını, bakiye poliçe teminatı bakımından bu ödemenin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı hesaplamasının Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğini, dava konusu aracın önceden de hasar kaydı bulunduğu tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından davacının talebine yönelik olarak değer kaybı eksper raporu alındığını, dava konusu araç ... marka olup son derece eski ve kullanılmış bir araç olduğunu, kilometresi kaza tarihinde 219.238 KM olduğunu, bu nedenle meydana gelen hasar nedeniyle yüksek bir değer kaybı yaşaması mümkün olmadığını, bu durum hasar dosyasında alınan eksper raporu ile de sabit olduğunu, değer kaybı ekspertiz raporunda belirtildiği üzere davacı tarafa ait araçta meydan gelen değer kaybı tutarının 2.348,03 TL olduğu tespit edilmiş ve ödendiğini, Sigorta Genel Şartlarına göre müvekkili şirketin sorumluluğu bu tutarı geçemeyeceğini, davacının araç mahrumiyet zararı müvekkili şirkettin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacı bu talebinde diğer davalı ile müvekkili şirket yönünden ayrıma gitmediğinden bu yöndeki araç mahrumiyet zararının reddi gerektiğini, Trafik sigortası teminatı araç hasarlarından kaynaklı maddi zararı karşıladığını, yansıma zararlar içerisinde sadece değer kaybı zararı 2013 yılından itibaren trafik teminatı kapsamında sayıldığını, bu nedenle davacı tarafın müvekkili şirketten araç mahrumiyet zararı talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, bu talep Trafik poliçe teminatı dışında olduğunu, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, müvekkili şirketten tahsili talep edilen faiz tarihi hatalı olduğunu, davacı tarafa hukuka uygun şekilde değer kaybı ödemesi yapıldığı için davanın reddine, araç mahrumiyet bedeli trafik poliçe teminatı dışında kaldığından davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. Davalı ...'a usulüne uygun tebliğ yapılmasına rağmen yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT: Davacı vekili 24/04/2024 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davadan feragat, 6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat, davaya son veren hem usul, hem maddi hukuka ilişkin taraf (davacı) işlemlerinden biri olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragatin geçerliliği için davalının veya mahkemenin kabul beyanına ihtiyaç yoktur. Davacı vekilinin davadan feragat ettiği, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-DAVANIN FERAGAT SEBEBİ İLE REDDİNE, 2-Peşin alınan 179,90 TL harçtan Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre feragat ön inceleme duruşmasından sonra gerçekleştiğinden karar tarihindeki ilam harcının 2/3'ü olan 285,06 TL mahsubu ile eksik kalan 105,16‬ TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Talep olmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına, Dair ; davacı vekilinin yokluğunda ve davalı vekilinin yokluğunda ve davalı asilin yokluğunda; Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek; Açıkça okunup usulden anlatıldı.11/09/2024 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/210, K. 2024/644, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-210-e-2024-644-k-258b9416ba82