İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/67 E. 2021/112 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/67
Karar No
2021/112
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/67 Esas KARAR NO : 2021/112 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 29/01/2020 KARAR TARİHİ : 22/02/2021 Yukarıda tarafları yazılı olan menfi tespit davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... bank A.Ş tarafından müvekkili hakkında kefil sıfatı ile İzmir .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu dayanak belgenin 24.9.2012 düzenleme 11.3.2013 ödeme tarihli 825.000TL bedelli keşidecisi... ve Gıda İml.Toptan Satış paz.San.Tic.Ltd.Şti. , 1. Kefil ... , 2. Kefil ise müvekkili gözüken senet olduğunu, icra takibinde davalı bankanın alacağını diğer davalı varlık şirketine temlik ettiğini, İzmir Arabuluculuk Bürosu ... Arabuluculuk numaralı dosya ile müvekkilinin borçlu olmadığı, imzanın kendisine ait olmadığı , taraflar ile alt ilişkisinin bulunmadığına ilişkin olarak ... Yönetim A.Ş ve ... bank A.Ş. ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, ancak görüşmelerin anlaşmama ile sonuçlanması üzerine son tutanağın tanzim edildiğini, müvekkilinin davaya konu senetten hakkında başlatılan icra takibi ile birlikte haberder olduğunu, konuyu diğer kefil borçlu eşi ile paylaştığında ise , senetten bilgisi olduğu ve banka ile görüştüklerini konunun çözüleceğini kendisine bildirmesi ile zaten şirket işlerine doğrudan katkısı olmayan müvekkilinin konunun düzeleceği düşüncesi ile herhangi bir işlemde bulunmadığını, ancak gelinen noktada, kendisine ve devrettiği malvarlığına yönelik işlemler karşısında , icra takibine konu senetteki imzaya ayrıca ve açıkça itiraz ve inkar ettiklerini, bu hususa ilişkin gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmasını talep ettiklerini, ayrıca borca ilişkin olarak ise imza itirazlarının kabul görmemesi halinde ise icra takibine dayanak senetin tanzim tarihinin 24.9.2012 tarihi olması ve 825.000,00 TL tutarlı olmasına rağmen, icra takibinde 217.257,62 TL.sının talep edildiği görülmekle, bu senetin lehdarının da banka olması sebebi ile bir kredi ilişkisi ve bu kredinin bağlantılı olduğu GKS.nin bulunması gerekliliği bulunmakla, davaya konu senetin hangi ticari ilişkiye ve sözleşmeye istinaden alındığı hususu , yani bir anlamda alt ilişkinin dayanağının davalılar tarafından ortaya konulması gerektiğini, davaya konu senetin davalılar tarafından ihdas sebebi isbatlandıktan sonra , bu alt ilişkinin geçerliliği ve müvekkili yönünden borç doğurup doğurmadığı hususlarının ortaya konulması sonrasında davaya konu senetin , hangi hukuki ilişki için düzenlendiği de ortaya konulduktan sonra davalıların edimlerini yerine getirip getirmediği ve senetin düzenlendiği alt ilişkiden kaynaklanan gerçek borç miktarı ve bundan müvekkilinin sorumlu olup olmadığının incelenmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile, İzmir .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu edilen 24.09.2012 düzenleme , 11.03.2013 ödeme tarihli 825.000,00 TL bedelli senet yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalıların müştereken ve müteselsilen % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Yönetim A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın ... Yönetim A.Ş. ye açılmış olup, ... Yönetim A.Ş.’nin (...) , 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 155/1-b maddesi ve 156. maddesi hükümleri gereği (...) ... Mersis numaralı ... Yönetimi A.Ş. tüzel kişiliği altında birleşmesine yönelik başvurusu Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 27.12.2018 tarihli ve ... numaralı kararıyla uygun görülmüş, (...) ... Yönetim A.Ş.’nin ... Yönetimi A.Ş. tüzel kişiliği altında birleşmesine ilişkin tescil işlemi İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde 03.01.2019 tarihi itibariyle yapıldığını, dava menfi tespit davası olarak açılmış olup,davacı hakkında davaya konu icra takibine ilişkin İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. nolu dosyasıyla tasarrufun iptaline karar verilmiş olup davanın 10/10/2017 tarihinde açılıp 31/10/2019 tarihinde karara çıktığını, dava süresince davalı ... vekilinin işbu menfi tespit davasına konu takibe dair herhangi bir beyanda bulunmamış olup son duruşmada hakim karar vereceğini beyan ettiğinde menfi tespit davası açmak için süre istediğini, bu talepleri kabul görmeyince iş bu davayı açtıklarını, dolayısıyla hem menfi tespit davasına konu icra takibinin açılış ve kesinleşme süresi bakımından hem de menfi tespit davasına konu icra takibine muttali olma bakımından dava açma süresinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca dava dilekçesinde iddia edildiği gibi davacının senetteki imzanın kendisine ait olmadığını biliyorsa süresinde gerekli hukuki yollara başvurmayarak bu kadar süre geçtikten sonra itiraz edilmesinin kötüniyetli olduğunu belirterek dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 31/12/2020 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiğini vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir. Davalı vekili 04/01/2021 tarihli dilekçesi ile davacı tarafın davadan feragat ettiğini, davalı taraf olarak masraf ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını bildirmiştir. 6100 sy HMK'nun, 307. maddesi uyarınca "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddenin 1. ve 2. fıkraları uyarınca "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 310. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."; 311. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükümlerini havidir. Dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin vekaletnamede feragat yetkisinin bulunduğu anlaşıldı. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyada ekli vekaletnameye göre davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu ve davadan feragat ettiği anlaşıldığından; davacı tarafın davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gerekli 59,30 TL maktu karar harcının peşin alınan 1.710,22 TL'den mahsubu ile kalan 1.650,92 TL'nin kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 4-Davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, 5-HMK.nun 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine, 6-Dosya kapsamına göre, HUAK 18/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suç üstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair ; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/02/2021 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/67, K. 2021/112, T. 22.02.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-67-e-2021-112-k-baa95493688e