İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/409 E. 2020/50 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/409
Karar No
2020/50
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/409 KARAR NO : 2020/50 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 27/02/2019 KARAR TARİHİ : 22/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/12/2018 tarihinde ...'e ait ve ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'a ait ve onun sevk ve idaresinde olan ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın tam ve asli kusurlu olup davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortalısı olduğunu, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin aracında kaza nedeniyle meydana gelen maddi zarardan sigorta teminatının yabancı para karşılığı ölçütünde, davalı ...'in araç işleteninin kusursuz sorumluluğu sebebiyle ve davalı ...'nın araç sürücüsünün kusur sorumluluğu ilkelerine göre zararın tamamından sorumlu olduğunu, iş bu davaya bakmaya İzmir Asliye Ticaret mahkemelerinin yetkili ve görevli olduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafının Almanya'da bulunan Stoll Kollegen Mühendislik Bürosu tarafından düzenlenen 10/01/2019 tarihli ekspertiz raporu ile KDV Dahil tamir maliyetinin 8.509,14 Euro, kaza sebebiyle araçta oluşan değer kaybının 1.000,00 Euro olarak tespit edildiğini, müvekkilinin aracı yabancı plaka olup yurtdışında tamir edileceğinden zararın plakasının kayıtlı olduğu Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerekip fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsil edilmesi gerektiğini, kazaya konu trafik kazası 17/08/2017 tarihinde meydana gelmiş olup davalı sigorta şirketi kendisine yapılan başvuruya rağmen tazminatı ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek 12/02/2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, ayrıca müvekkili tarafından araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla zorunlu olarak alınması gereken bilirkişi raporunun tanzimi için 357,00 Euro ödeme yapıldığını ve iş bu meblağın fiili ödeme gününde Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden yargılama giderlerine dahil edilerek hüküm altına alınması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin aracında kaza nedeniyle oluşan 9.509,14 Euro maddi tazminatın davalı şahıslardan kaza tarihi olan 17/08/2017'den itibaren, davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 12/02/2019 tarihinden itibaren (ZMMS poliçe teminat limitinin temerrüd tarihindeki yabancı para cinsinden karşılığı ile sınırlı olarak) yabancı para bakımından 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesien göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 357,00 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kanuni vekalet ücretinin KDV hariç hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını 2918 Sayılı KTK'nın 110/2.maddesine dayalı olarak İzmir'de açmış olmasına rağmen haksız fiilden kaynaklanan işbu davanın müvekillerine karşı sigortanın bölge müdürlüğünün olduğu İzmir'de görülmesi imkanı olmadığını, haklarındaki davanın ayrılarak yetkili olan Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davalılar yönünden yetkili mahkemelerin haksız fiilin vuku bulduğu yer veya davalıların ikametgahları mahkemeleri olup, müvekkillerinin adreslerinin Kastamonu olduğunu ve kazanın Kastamonu'da meydana geldiğini, İzmir Mahkemeleri yetkili kabul edilse bile sadece davacının seçtiği vekilin bürosunun İzmir'de olması ve sigorta şirketinin bölge müdürlüğününü İzmir'de olması gerekçesiyle davalı müvekillerinin Kastamonu'ya 850 km mesafedeki İzmir'e getirilmesi nedeniyle HMK 7/2 maddesindeki "Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir", hükmüne istinaden yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini belirtmiş, esasa ilişkin beyanlarında ise davacıya ait aracın davalı tarafın aracına arkadan vurmuş olmasına rağmen sürücünün kazanın şokuyla aracı geri kaçırmış gibi tutulan tutanağı imzaladığını, ayrıca davacının aracındaki çok küçük miktardaki hasarını Almanya'dan faturalandırarak çok fahiş meblağ talep ettiğini, davacının dava dilekçesinin sonuç kısmında kaza tarihi olan 17.08.2017 tarihinden başlamak üzere faiz talep etmesine rağmen kaza tarihinin 29.12.2018 olduğunu, davacının davasının kabulüne karar verilmesi durumunda faiz başlangıç tarihinin 29.12.2018 olması gerektiğini ayrıca döviz kurundaki olası bir artışın davalılar aleyhine uygulanamayacağını belirterek yapılacak yargılamada kusur ve gerçek zararın tespiti yönünde delillerin toplanmasına; haksız davanın reddine, davacı lehine tazminat alacağına hükmedilmesi durumunda belirlenen yabancı para cinsindeki gerçek zarar bedelinin 28.12.2018 kaza tarihindeki Türk Lirası karşılığından ödenmesine hükmedilebileceğinin göz önünde bulundurulmasına, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın müvekkili şirket nezdinde ... sayılı ve 22/10/2018-2019 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan ... plakalı aracın 29/12/2018 tarihinde karışmış olduğu iddia edilen trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen hasar bedeli iddiası nedeniyle maddi tazminat talebinden kaynaklandığını, kabul anlamına gelmemekle müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, öncelikle dosyanın kusur oranlarının tespiti bakımından Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği bedelin fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, davacının gerçek zararının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca eşdeğer parça bedelleri ile anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, tazminat hesaplamasında haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kurun esas alınması gerektiğini, davacı tarafça talep edilen ekspertiz raporu ücretinin teminat dışı olup reddi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, hasar dosyası, sigorta poliçesi, araç tescil belgeleri ile ilgili diğer belgeler celp edilerek dosyaya eklenmiş, dosya Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek tarafların kusur oranları ve dava konusu araçta oluşan hasar ve değer kaybı bedeli ile ilgili rapor alınmış, temin edilen sigorta poliçesinin incelenmesinde kazanın poliçe teminat süresi içerisinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nin düzenlediği 20/11/2019 tarihli ve ... sayılı raporda davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, davalı sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, davaya konu Almanya tescilli ... plakalı otomobilde kaza nedeniyle oluşan zarar toplamının 9.866,14 Euro olduğu belirlenmiş; Mahkememizce Adli Tıp Kurumu raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Dava, 29/12/2018 tarihli trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan hasar ve değer kaybı bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kazanın meydana gelmesinde kazaya karışan araçların kusur durumları ve kaza nedeniyle davacının aracında hasar ve değer kaybı meydana gelip gelmediği, varsa miktarı ile hasar ve değer kaybından davalı şirket ile davalı şahısların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının hangi tarihten itibaren ne tür faiz talebinde bulunabileceğinin tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davacının davalı şirkete yaptığı başvurunun 30/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi bu tarihten sonraki sekiz iş günü hesaplanarak faiz başlangıç tarihi olarak 12/02/2019 tarihi esas alınmıştır. Diğer davalılar yönünden ise haksız fiil tarihi olan kaza tarihi faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller ve hükme esas alınacak nitelikte kabul edilen ayrıntılı ve gerekçeli Adli Tıp Kurumu raporu dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; 29/12/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı sigorta şirketinin, kazanın meydana gelmesinde sürücüsü asli kusurlu olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve kazanın sigorta poliçesi teminat süresi içerisinde meydana geldiği , bu nedenle davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuruyla neden olduğu hasar ve değer kaybı bedelinden sigortalının sigortacısı olarak; davalı ...'in araç işleteninin kusursuz sorumluluğu sebebiyle ve davalı ...'nın araç sürücüsü olarak kusur sorumluluğu ilkelerine göre sorumlu olduğu, davacının ekspertiz ücretini yargılama gideri olarak talep edebileceği anlaşıldığından; davanın kabulü ile hasar bedeli 8.509,14 Euro ile 1.000,00 Euro değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 9.509,14 Euro tazminatın (davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 29/12/2018 tarihi , davalı ... Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 12/02/2019 tarihinden itibaren; davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden ZMMS poliçe teminat limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para cinsinden karşılığı ile sınırlı olmak kaydıyla) yabancı para bakımından 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, hasar bedeli 8.509,14 Euro ile 1.000,00 Euro değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 9.509,14 Euro tazminatın (davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 29/12/2018 tarihi , davalı ... Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 12/02/2019 tarihinden itibaren; davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden ZMMS poliçe teminat limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para cinsinden karşılığı ile sınırlı olmak kaydıyla) yabancı para bakımından 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 3.919,50 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 979,88 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 2.939,62 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 8.259,16 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 979,88 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 77,32 TL tebligat gideri, 26,50 TL e-tebligat masrafı, 30,00 TL müzekkere posta masrafı, 36,50 TL Adli Tıp posta masrafı, 468,00 TL Adli Tıp fatura bedeli olmak üzere toplam 1.669,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Ekspertiz masrafı 357,00 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Sigorta şirketi vekili ile diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/01/2020 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/409, K. 2020/50, T. 22.01.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-409-e-2020-50-k-2a2978e70c41