İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/174 E. 2024/794 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/174
- Karar No
- 2024/794
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/174 Esas - 2024/794 T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/174 Esas KARAR NO : 2024/794 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/03/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/11/2024 Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle,13.02.2023 tarihinde, sürücü Kamil Kefelioğlu’nun sevk ve iradesindeki ... plakalı otomobil ile ..... .... .... merkezine sevk edildiğini, tedavisinin burada devam ettiğini, müvekkilinin sol ayak ve kol kısmına almış olduğu ağır darbe sebebiyle müvekkilinin büyük kemik parçalı kırığı ile damar ve sinir kaybı durumu meydana geldiğini, bunun sonucu olarak, güç kaybı ve maluliyetin oluştuğunu, Müvekkilinin yüzünde kalıcı izin meydana geldiğini ve eski haline dönmesinin artık mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, kaza yeri/haksız fiilin işlendiği yer .... .... .... ile,sigorta sözleşmesinin düzenlendiği il Trabzon ve müvekkili sigorta şirketinin işyeri adresi İstanbul il sınırları içerisinde olduğunu, davanın ... Mahkemelerinde açıldığını, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile Müvekkili şirketinin ticaret adresi İstanbul – Ataşehir ilçesinde olduğundan, müvekkili aleyhine açılacak davalarda yetki İstanbul ( Anadolu ) Adliyesi Mahkemeleri’ne ait olduğunu, sigorta kuruluşunun gerekli belgeler ibraz edilmeksizin, gerçekleşen rizikonun kapsamını, hak sahipliğinin tespiti ve hak sahiplerinin uğradığı zararı ve varsa hak kazanılan tazminat miktarlarını tespit edebilmesi ve sonuçta teminat kapsamında ödeme yapabilmesinin mümkün olmadığını oysa ki dava dilekçesinde müvekkiline başvuru yapıldığını belirtmiş olsa da bu başvurunun usulüne uygun bir başvuru olmaması nedeni ile başvurucu eksik olan evrağın talep edildiğini, ancak tamamlanmadığını, bedeni zararlar sebebiyle Sürekli Sakatlık talebi ile yapılacak başvurularda ibraz edilmesi gereken belgelerin; “Sağlık kurulu raporu, Hak sahibi gerçek kişiler için: T.C Kimlik No,Kaza raporu, Mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi, Hak sahibine ait banka hesap bilgileri “ olarak belirtildiğini, ancak Davacı tarafın yapmış olduğu başvuruda davacıya ait maluliyet durumunu gösterir Sağlık Kurulu Raporunu sunmadığını, davacı tarafın eksik evrak ile başvuru yapmış olduğunu ve yapılan başvurunun geçerli bir başvuru olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacının, Müvekkil Şirkete eksik evrakla başvuru yapmış olduğundan söz konusu başvurunun geçerli bir başvuru olmadığını, davacının sürekli engellilik oranının tespiti için rehabilitasyondan ve yaralanmadan 12 ay sonra sağ diz eklem hareket açıklığını (fleksiyon-ekstansiyon) gösteren tedavisinin yapıldığını ve Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen hastaneden alınacak yönetmeliğe uygun Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu alınması gerektiğinin zira davacının iyileşme ihtimalinin bulunmakta olduğunu yaralanmanın sekelsiz iyileşme ihtimali bulunmakta olduğunu, somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından (davacının son tedavi işleminin yapıldığı tarihten yaklaşık 7 ay sonra) düzenlenen 20/11/2018 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 14 olarak belirlendiğini, anılan bu raporun tanziminde 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki sağ tibia ve sağ kalça kırığı nedeniyle oluşan alt ekstremite özür durumu için yönetmelikteki 1 yıllık sürenin gözetilmediğini ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili sigorta şirketine 100000097038077 poliçe numarası ile sigortalı ... Plaka sayılı aracın 13.02.2023 tarihinde sürücü Kamil Kefelioğlu sevk ve idaresinde iken karışmış olduğu kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması sebebi ile dava dilekçesinde daimi iş göremezlik,geçici iş görmezlik ve tedavi gideri tazminatı taleplerinde bulunulduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının meblağ sigortası olmadığını zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketinin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu trafik kazasının oluşumunda kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevki gerektiğini, tüm bu nedenlerle geçerli bir başvuru bulunmadığından, eksik evrak tamamlanmadığından ve temerrüt gerçekleşmediğinden, davacı tarafça başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin de reddini istemiştir. MAHKEMEMİZİN YETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici maluliyet tazminatı ve tedavi gideri tazminat davasıdır. 6100 sayılı HMK'nun genel yetkiyi düzenleyen 6. Maddesinin 1. Fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." yine aynı yasanın 16. Maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 7. Maddesinde " Davalı birden fazla ise dava , bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak dava sebebine göre kanunda , davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse , davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hallerde , davanın , davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme , ilgili davalının itirazı üzerine onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." hükmü yer almaktadır. HMK'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp bir seçimlik yetkidir. Diğer taraftan 2918 sayılı yasanın 110/2 maddesi; " Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmünü içermektedir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel mahkemelerden hiç birinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalıya geçer. Tüm dosya kapsamına göre; dava konusu kazanın Trabzon ili Asrin İlçesi meydana geldiği, davacının adresinin Arsin/ Trabzon olduğu, yetki itirazında bulunan davalı sigorta şirketinin merkezinin Ataşehir İstanbul olduğu, poliçeyi düzenleyen acentenin adresinin Trabzon ilinde olduğu, Davalı şirketin ...'da şube veya Bölge Müdürlüğününde olmadığı anlaşılmakla, davacı tarafından davanın yetkili mahkemelerden hiçbirisinde açılmadığı, davalı sigorta şirketi vekilinin davaya süresinde ve usulüne uygun yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla seçme hakkı kendisine geçen davalının yetki itirazının kabulü ile yetkili mahkemenin ...Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM : Davaya bakmaya ...Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu görülmekle bu nedenle mahkememizin yetkiye ilişkin dava şartı bulunmadığından ve İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğundan, HMK'NIN 114/ç maddesi gereğince mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, Davacının yetkisizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli.... ..... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine, Yargılama gideri ve sair hususların yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024 *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.