İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/530 E. 2019/840 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/530
Karar No
2019/840
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/530 KARAR NO : 2019/840 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 11/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı müvekkili arasında Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi-abonelik sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlunun 16.03.2015 tarihinde kurulmuş olan sözleşme gereği ... adresindeki ticarethaneye ait aboneliğine bağlı olarak enerji-elektrik kullandığını ancak 30.05.2016 vade tarihli 5.467,20-TL bedelli faturasını ödemediğini, bu nedenle ödenmeyen fatura alacağının tahsilini teminen borçlu- davalı hakkında; sözleşme hükümlerine dayalı olarak İzmir .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında 19.12.2016 tarihinde sözleşme gereği fatura bedelleri ve ferileri toplamı 6.078,35-TL takip çıkışı ile icra takibine geçildiğini, ancak borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak icra takibinde borçlu yanın tüzel kişilik olarak gösterilmesi gerektiği, sözleşmeyi imzalayan ...'un şirketi temsile yetkili olmadığı, tahakkuk ettirilen cayma bedelinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu, oysa ki ...'un şirket yetkilisi ... tarafından yetkilendirilmiş olduğunu, ayrıca sözleşme ve abonelik otel adına tesis edilmiş ise de, yıllarca bu abonelik üzerinden enerji kullanımında bulunulmuş olmaları karşısında davalının her iki iddiasının da tamamen kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunun açık olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya ait olmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklı yan tarafından icra takibinde borçlu olarak ...'in gösterildiğini ancak ...'in otel ismi olup tüzel kişiliği bulunmadığını, adı geçen otelin ... Turizm Ltd.Şti. tarafından işletildiğinin vergi levhası kayıtlarından da görülebileceğini, bu anlamda icra takibi usulüne uygun açılmadığından eldeki davanın itirazın iptali davası olarak değerlendirilemeyeceğini teknik hukuki anlamda ... Ltd.Şti.'ne açılmış bir alacak davası görünümünde olduğunu şirketi merkezinin Kuşadası olması nedeni ile de davanın Kuşadası Mahkemelerinde açılması gerektiğinden yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve bu kanun kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından çıakrtılan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ndeki yasal düzenlemeler karşısında da davanın Ticaret Mahkemesi'nde değil Tüketici Mahkemesi'nde açılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, icra takibine dayanak yapılan faturaya ilişkin 04/05/2015 tarihli ''ikili anlaşma'' adlı sözleşmede ...'in adı geçtiğini ve ... tarafından imzalandığını, ...'un bazı kurumlarda işlem yapma yetkisi yönünden vekaleti olup elektrik dağıtım şirketleri ile ilgili bir yetkisi bulunmadığını, ikili anlaşmada ... Ltd.Şti.'nin kaşesi ve ismi olmadığını, iş bu haliyle icra takibine sözleşmenin usulüne uygun düzenlenmediğini ve ... Turizm Ltd.Şti'ni bağlamadığını, ''ikili anlaşma'' adlı sözleşme şartları incelendiğinde yasa ve yönetmeliklerin aradığı şartlara uygun olmadığını, ayrıca sözleşme hükümlerine göre cezai şart adı altında cayma bedeli düzenlenmesine gidilmiş olmasının tüketicinin en ekonomik fiyatlardan tedarikçisini sağlamaya yönelik yararına olan durumu ortadan kaldırmakta olup tüketicinin zararlandırılmasına yol açtığını,yine cayma bedeli olarak düzenlenen faturadaki 5.467,20 TL'nin tespitinde hak ne nefaset kuralları gereği hareket edilmesi gerekmekte olup tüketicinin serbest iradesini engelleyen bu tür bir bedelin sözleşmeye konulması ve istenilen miktarın doğruluk ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine, mahkemece davanın itirazın iptali davası olarak değerlendirilmesi halinde haksız ve kötüniyetli açılmış dava ve icra takibi karşısında lehlerine %20 tazminat takdirine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, itirazın iptali davasıdır. İİK .'nın 68/1 maddesindeki " alacaklı itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren altı ay içerisinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz." ; İİK.nın 67/1 maddesindeki" Takip talebine itiraz edilen alacaklı,itirazın tebliğinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığınıispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." ; İİK.'nın 67/4 maddesindeki " birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır " hükümlere göre, alacaklının yapmış olduğu takibin, borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine durması sonrasında alacaklının başvurabileceği yasal yollar açıkça düzenlenmiştir. Mahkememizce Uyap üzerinden istenerek dosyaya eklenen İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, dosya alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlusunun da ... olduğu, 5.467,20 TL asıl alacak, 517,92 TL gecikme cezası ve 93,23 TL KDV toplamı 6.078,35 TL alacağa ilişkin Örnek 7. No ile ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı taraf vekilinin 05/01/2017 tarihli takibe, borca, ana para, gecikme faizi ve KDV oranına itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davanın, iki tarafının da tacir olması, aboneliğin ticari işletme aboneliği ve iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili olması nedeniyle Mahkememizin davaya bakmakta görevli olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili 11/12/2019 tarihli duruşmada borçlu tarafla davacı şirketin haricen anlaştığını, müvekkilinin davasını geri aldığını, müvekkilinin kadrolu hukuk müşaviri olan Av. ...'in davayı geri aldığına dair beyanını içeren dilekçeyi Uyap üzerinden gönderdiğini, kendisi sözleşmeli avukat olduğu için davacının kadrolu avukatının beyanda bulunduğunu, davayıo geri almak istediklerini davalı tarafın da davayı geri alma taleplerini kabul ederek buna ilişkin sunduğu dilekçesinde davayı geri almalarına itiraz etmeyerek beyanlarını doğrular şekilde yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini istediklerini beyan etmiştir. Ayrıca davacı vekili imzalı UYAP üzerinden gönderilen 10/12/2019 tarihli dilekçede de HMK'nın 123. maddesi gereğince davanın geri alındığı, karşı yanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığına dair beyanı doğrultusunda gereğinin talep edildiği anlaşılmıştır. Dosyada davacı vekili olarak vekaletlerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin Uyap üzerinden ibraz ettiği 10/12/2019 tarihli dilekçesi ile davacı yanın davasını geri çekmesi karşısında yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını belirttiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davacının HMK'nın 123.maddesi gereğince davasını geri alması ve davalının da geri almaya muvafakat etmesi nedeniyle, karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının HMK'nın 123.maddesi gereğince davasını geri alması ve davalının da geri almaya muvafakat etmesi nedeniyle, KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gerekli 44,40 TL harcın peşin alınan 103,81 TL'den mahsubuyla bakiye 59,41 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/12/2019 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/530, K. 2019/840, T. 11.12.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-530-e-2019-840-k-dba07d596965