İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/484 E. 2020/159 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/484
Karar No
2020/159
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/484 Esas KARAR NO : 2020/159 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 18/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile müvekkili arasında ticari bir ilişkinin olduğunu, işbu ticari ilişki gereği müvekkilinin malları teslim ettiğini, buna karşın ödeme olgusunu ispatla yükümlü olan davalı tarafın kendilerine herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, davalı tarafın kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, ticari defter ve kayıtlarının incelenmesiyle müvekkilinin haklılığını ortaya çıkacağını, İzmir İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu bağlamda davalı tarafın yetki itirazının yerinde olmadığını bildirerek davalı tarafın İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Davacıyla çek ile ve nakit ödeme yapılarak sipariş üzerine peşin çalışıldığını, davacı firmanın 10 günlük Kurban Bayramı tatilinde iş yerini tahliye ederek kayıplara karıştığını, davacı firmaya borçlu olmadığını, aksine siparişlerinin peşin avans ödemeleri nedeni ile alacaklı olduğunu, davacının sunduğu ... hesap özetinin haksız icra takibi yapıldığının karinesi olduğunu, davacı firmanın ortadan yok olması nedeniyle avans olarak bedelini ödediği siparişlerini başka firmalardan tedarik ederek yüklendiği işleri zamanında teslim edemediği için zarar ettiğini, icra takibine yapılan yetki itirazının yerinde olduğunu, ticari defterlerin ve iddia edilen faturaların akıbetinin sorgulanması halinde borçlu değil alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını belirterek yapılan yetki itirazı hakkında karar verilmesini, haksız , maddi dayanaksız ve hukuksuz yapılan icta rtakibinden dolayı borçlu olmadığının tespit edilmesini, kötü niyetle işyerini terk ederek müşterileri hakkında yersiz takipler yapan davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibin, davacı tarafça davalı aleyhine 36.228,09 TL cari alacak, 367,74 TL %19,5 temerrüt faizi ile toplam 36.595,83 TL üzerinden 29/08/2018 tarihinde ilamsız takip yoluyla başlatıldığı, davalı tarafın 20/09/2018 tarihli dilekçesiyle yetkili icra müdürlüğünün Dikili İcra Müdürlüğü olduğunu bildirerek yetki ve borca itiraz ettiği belirlenmiştir. Davalı tarafın icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine ilişkin itirazının İİK 50 ve TBK 89. Madde gereğince reddine karar verilmiştir. Taraf delilleri dosyaya ibraz edilmiş, dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının tespitine yönelik olarak dosya ve taraf ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyaya verilen 02.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda; Sorunlu faturalara ilişkin 2018 Ağustos ve Eylül mutabakatlarının VUK 350 Sıra Nolu tebliğ uyarınca form BA ve BS'lerle yapılmadığını, bu faturaların usulüne uygun davacıya tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir ihtar ve ihbarın yapıldığına dar belge sunulmadığı ve dosya kapsamında da ispat edici bir belgenin yer almadığı, fatura nüshalarında teslim alana dair herhangi bir ad ve imzanın görülmediği, 29.08.2018 tarihli icra takibine müteakip 19 gün sonra davacıya 17.09.2018 tarihinde tekrar mal satışı yapılarak 8.782,74 TL'lik fatura düzenlenmesinin ticari teamüller açısından kendi içinde tutarsızlık oluşturduğu, 08.08.2018 tarihli 128.664,84 TL ve 17.09.2018 tarihli 8.782,74 TL'lik irsaliyeli faturaların gerçek bir satış faturası olduğuna dair bir kanaat oluşmadığı, davalının 18.08.2018 tarihinde düzenlediği 70.000,00 TL'lik avans ödemesi niteliğindeki çekini davacı kayıtlarında ödeme niteliğinde ve borçtan mahsup edilmesi göz önüne alındığında davacı... Elektrik San Limited Şirketi'nden çeke ait yevmiye kaydının oluşturulduğu ve 20.08.2018 tarihinden itibaren davacıdan 92.436,75 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Alınan bilirkişi raporu denetime açık olmadığı ve karar vermeye yeterli olmadığından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden yeniden mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış, dosyaya verilen 11.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda; taraflara ait ticari defterlerin incelenmesinde açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yapıldığı, davalı tarafa ait ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı, davacı şirkete ait ticari defterlerden defteri kebirin sadece onayının olduğu içeriğinin boş olduğu, dolayısıyla ticari defterlerin birbirini doğrulayıp doğrulamadığının tespitinin yapılamadığı, her iki tarafın yıl sonunda hesap mutabakatı yapmadığı, davacı şirketin kendi ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalı taraftan 36.228,09 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın kendi ticari defterlerinde davacı taraftan 96.159,75 TL alacaklı olduğu, her iki tarafın kendi ticari defterlerinde farklı bakiyelerin olmasının nedeninin cari hesap farklarından kaynaklandığı, davacı şirketin defterlerindeki cari hesap farkının nedeninin davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan toplam 3.273,00 TL'lik üç adet çek ödemesinin olmamasından kaynaklandığı, davalı tarafın defterlerindeki fark nedeninin davacı defterlerinde kayıtlı olan 31.08.2018 tarihli 128.664,84 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, söz konusu faturanın altında "eksiksiz teslim aldım" ibaresinin yer aldığı bölümde "fabrika sevk" açıklamasının yer aldığı, malları ve faturanın teslim alındığına dair davalı taraftan bir isim veya imzanın olmadığı, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 08/08/2019 tarihli 128.664,84 TL tutarlı faturadan sonraki tarihlerde davacı şirket tarafından düzenlenen 09/08/2018 tarihli 438,92 TL ve 10/08/2018 tarihli 17.806,36 TL tutarlı faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin 08/08/2019 tarihli 128.664,84 TL tutarlı satış faturasını davalı tarafa düzenlendiği diğer faturalarla beraber 6 adet fatura karşılığı 126.289 TL tutarlı mal ve hizmet satışı olarak 2018 Ağustos ayında form BS beyanı ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan etmiş olduğu, davalı tarafın ise defterlerinde kayıtlı olmayan 128.664,84 TL tutarlı fatura haricinde davacı tarafından düzenlenen 5 adet fatura karşılığı 17.251 TL tutarlı mal ve hizmet alışını bağlı bulunduğu vergi dairesine 2018 Ağustos ayında form BA beyanı ile beyan etmiş olduğu, davacı şirketin 08/08/2019 tarihinde davalıya düzenlediği 128.664,84 TL tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, sonuç itibariyle davacı taraf tarafından tanzim edilen 08/08/2019 tarih ve 128.664,84 TL tutarındaki faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü halinde 29/08/2018 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 36.228,09 TL alacaklı olacağı, aksi halde davalıya 96.159,75 TL borçlu olacağının sonucuna varıldığını bildirmiştir. Dosyaya toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasıyla cari hesap alacağına ilişkin ilamsız takip yoluyla icra takibi yapıldığı, davalı tarafın itirazı üzerine mahkememizde iş bu davanın açıldığı, alınan bilirkişi raporuyla tarafların ticari defterlerindeki cari hesap farkı bulunduğu bu farkın davacı tarafça davalı adına düzenlenen ve davacı defterlerinde kaydı bulunan 128.664,84 TL'lik faturanın davalı taraf defterlerinde kaydının bulunmaması ve davalı tarafça yapılan 3.723,00 TL'lik ödemelerin davacı defterlerinde kaydının olmamasından kaynaklandığı, 128.664,84 TL'lik fatura konusunun davalı tarafa teslim edildiğinin dosya kapsamıyla subut bulmadığı, söz konusu faturanın davacı tarafın BS formuyla bildirilmiş olmasının teslimi kanıtlamakta yeterli olmadığı sonucuna ulaşılarak subut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Reddine 2-Yasal şartları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet zarar tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 54,40 TL harcın peşin alınan 441,99 TL'nin mahsubu ile bakiye 387,59 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davalı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.489,25TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, İlişkin davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2020 Katip ... E-İMZALI Hakim ... E-İMZALI

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/484, K. 2020/159, T. 18.02.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-484-e-2020-159-k-3edda29e8bf0