İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/294 E. 2023/988 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/294
- Karar No
- 2023/988
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/294
KARAR NO : 2023/988
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2023
KARAR TARİHİ : 04/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; “Davacı yanın kumaş dokuma ve tekstil ürünleri üretip sattığını, davalı yanın davacı yandan pek çok defa ürün aldığını, davalı yanın bir kısım fatura borcunu ödememesi üzeril alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, Davalı yanın haksız ve kı iyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, Sonuç Olarak: Yukarıda arz ve izah olunan nedenler ile davalarının kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini” talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; “Davalı yanın davacı yandan almış olduğu ürünlere ilişkin herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe dayanak faturalara konu ürünlerin eksiksiz olarak davalı yana teslim edilmediğini, Davacının teslim etmiş olduğu ürünlerde ise ciddi ayıpların olduğunu, davacı yandan teslim alanın kumaşlarla üretilen ürünlerin yurtdışı Müşterilerine gönderildiğini, kumaşlarda çekme olduğu yönünde şikayetlerin geldiğini, Kumaşların Almanya da bağımsız test laboratuvarlarında incelettirilmesi sonucu, “Kumaşların istenilen çekme değerinde olmadığı ve bu nedenle aşırı fazla çekme yaptığı” hususlarının tespit edildiğini, laboratuvar sonuçları ve müşteri şikayetlerinin yeminli tercümesinin dosyaya sunulacağını, Bu hatalı imalatlar neticesinde davalı şirkete reklamasyon faturaları düzenlendiğini, davalı yanın yapmış olduğu satışlardan zarar ettiğini, Tüm süreçten davacı yanın haberdar edilmesine rağmen, davacı tarafından hiçbir kusurun kabul edilmediğini, Davacı yandan alınan kumaşlarla üretilen ürünlerin gönderildiği, davalı yanın bir çok kurumsal müşterisinin kaybedildiğini, kumaşlarla partiler halinde üretilip gönderilen ürünlere ilişkin defalarca, davalı yana ceza kesildiğini, farklı yaptırımlar uygulandığını, Davalı yanın elinde kalan davacı kumaşlarının artık kullanılmadığını, kumaşların bilirkişi marifetiyle incelenmesini talep ettiklerini, Davacı yanın davaya konu alacağına ilişkin, reklamasyon ve ceza faturaları yönünden takas mahsup talebinde bulunduklarını, Davalı yanın takip öncesi temmerüte düşürülmediğini, takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığını, Sonuç Olarak: Yukarıda arz ve izah olunan nedenler ile davanın reddine, davacı yanın alacaklı olduğuna hükmedilmesi halinde, davalı yanın alacağının takas mahsubuna, davacı yanın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına” karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davacı vekili Av. ...'in Mahkememize sunduğu 29/11/2023 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında sulh sağlandığını, bu nedenle de işbu davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat ettiklerini, davalı taraf için yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığı şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili Av. ...'nun Mahkememize sunduğu 30/11/2023 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olduğunu, davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
6100 sy HMK'nun 307. maddesi uyarınca "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."
309. maddenin 1. ve 2. fıkraları uyarınca "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
DEĞERLENDİRME;Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."
310. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "
311. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur."
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309 ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilecektir. Karşı taraf ile mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan feragatın kayıtsız ve şartsız olması gerekecek ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracaktır.
Davacı vekilinin, davalı aleyhine açtığı davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat etmiş olması ve vekaletnamesinde feragat konusunda yetkisinin bulunması nedeniyle davalı hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 01.03.2023 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, dava açıldıktan sonra davalı tarafça yapılan bu ödeme nedeniyle davacı tarafın feragat ettiği açık olup, bu durumda kabul edilen bu miktar yönünden davalı tarafın davada haksız olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiği, her ne kadar davacı tarafça HMK 307 maddesi gereğince feragat edilmiş ise de yargılama aşaması ve davacının feragat dilekçesi içeriğine göre bu feragatin davalı tarafın davanın devamı sırasında yapmış olduğu ödeme nedeniyle gerçekleştiği içerik itibariyle davanın konusuz kalması nedeniyle bu dilekçenin verildiği ve davalı tarafın dosya kapsamı ve delil durumuna göre dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetildiğinde davadan önce 7155 Sayılı Yasa gereğince başvurulan arabuluculuk dava şartı yolundaki arabulucuya ödenen vekalet ücretinin de yargılama giderlerinden sayılması gerektiği ve buna göre bu ücretin davaya sebebiyet veren davalıdan tahsil edilmesi gerektiğinden 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinde “Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır” hükmü gereğince karar tarihindeki maktu karar ve ilam harcının 2/3’ü oranına isabet eden ve alınması gereken harç 269,85 TL olduğundan peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.04/12/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı