İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/860 E. 2018/216 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/860
- Karar No
- 2018/216
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/860 Esas KARAR NO : 2018/216 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2017 KARAR TARİHİ : 27/02/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Davalı - borçlu aleyhinde İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden 10.04.2017 tarihinde başlatmış oldukları ilamsız icra takibine ilişkin ödeme emrinin davalıya tebliğ edilmiş olup; davalının ibraz ettiği 24.04.2017 tarihli itiraz dilekçesi ile borca ve diğer fer’ilerine itiraz ettiğini ve böylece mevcut icra takibinin durduğunu, müvekkili ile davalı arasında süregelen cari hesap ilişkisine dayalı ticari ilişki bulunmadığını, bu hususun tarafların ticari defterlerin incelenmesi neticesinde anlaşılacağını, işbu dava konusu icra takibine konu borcun, müvekkilinin davalı - borçluya teslim ettiği ürünlerin bedellerine ilişkin olarak müvekkil tarafından düzenlenen ve fakat bedelleri davalı ,– borçlu tarafından ödenmeyen faturalar uyarınca cari hesap bakiyesi borcundan kaynaklandığını, ticari defter ve belgeler incelendiğinde, müvekkilin davalı - borçluya ürün sattığı ve aynı zamanda sözü edilen ürünleri teslim etmiş olduğunun, bu suretle üzerine düşen ifa yükümlülüğünü yerine getirdiğinin sabit olduğunu, buna karşılık, işbu faturalara ilişkin bakiye cari hesap alacağının davalı – borçlu tarafça müvekkile ödenmediğini, müvekkil tarafından defalarca kez yapılan şifahi uyarılara rağmen davalı - borçlunun takibe konu borcunu ödemeyince tarafımızca icra takibi başlatılmak zorunda kalındığını, davalı – borçlunun bu kez de, sırf ödemeyi geciktirmek için kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, sadece borca itiraz edildiği şeklinde soyut bir beyanda bulunulmuş olup; borcun olmadığına ilişkin itirazlarına hiçbir hukuki dayanak gösterilmediğini, müvekkile ait ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, davalı - borçlunun borçlu olduğunun anlaşılacağını, sonuç olarak, davalı - borçlunun itirazının, kötü niyetli olarak takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, bu nedenle, müvekkilin alacağının tahsili amacıyla İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden yürütülen icra takibinin devamı ve davalı - borçlunun borca ve diğer fer’ilerine yönelik itirazının iptalini talep ettiği görülmüştür. Davalı tarafın verilen kesin süre içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşıldı. DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; takip dosyası, ticari defter ve kayıtlar, yargıtay içtihatları, bilirkişi incelemesi, tanık deliline dayandığı görülmüştür. DEĞERLENDİRME :Davanın; satış sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesinde "aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" 4. Maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlarda doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleriyle tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda ..." doğan davaların ticari nitelikte iş olduğu, 12. Maddesinde "bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir" 11. Maddesinde "ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir" hükmü düzenlenmiş olup; dava konusu uyuşmazlığın ise münhasıran Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen ve bu nedenle Ticaret Mahkemelerinin görev alanına giren uyuşmazlıklardan olmadığı, uyuşmazlığın satış sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibaret olduğu, davanın taraflarından olan davalı ...'in tacir olmadığı, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na kayıtlı esnaf olduğu, işbu nedenle davanın her iki tarafınında tacir olmaması sebebiyle, uyuşmazlığın çözümünde 6100 sayılı HMK uyarınca, Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, HMK114/c maddesine göre görev, dava şartlarından olup göreve ilişkin dava şartı yargılamanın her safahatında ileri sürülebilen ve ileri sürülmesede Mahkemece re'sen dikkate alınması gereken dava şartlarından olup Mahkememizce görev yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, görevli ve yetkili Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kanun yoluna başvurulmayarak hükmün kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesine, belirtilen süreler içerisinde talepte bulunulmaması halinde tarafların talebi üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, Yargılama harç ve giderleri hususunda görevli ve yetkili Mahkemece karar verilmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.27/02/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... E-imzalı