İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/677 E. 2023/1006 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/677
Karar No
2023/1006
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/677 KARAR NO : 2023/1006 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 22/08/2023 KARAR TARİHİ : 12/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ... AŞ ile dava dışı ... Tic. San. A.Ş. arasında, İzmir... adresinde yer alan ticari faaliyet adresi de dahil olmak üzere diğer işletmelerinde, 31.12.2020-2021 vadeli özel poliçe düzenlendiğini ve dahili su hasarlarının da söz konusu poliçe kapsamına alındığını, 18.11.2022 tarihinde, sigortalının faaliyet gösterdiği adreste yoğun yağış sonrası su basması sonucu dahili su hasarı meydana geldiğini ve söz konusu AVM'de faaliyet gösteren sigortalının deposunda yer alan emtealarının zarar gördüğünü, hasar dosyası kapsamında yer alan hasarlı emtealara ilişkin ürün listesi kapsamında sigortalının zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, bir mal sigortası türü olan yangın sigortası ile özü itibariyle sigortalıya ait taşınır ya da taşınmaz mallar ile bunların içinde bulunan eşyada meydana gelen hasarların teminat altına aldığını, mal sigortalarında sigortalı ile sigortacı arasında gerek rizikonun niteliği gerekse tazminat miktarı bakımından uyuşmazlık çıkması halinde bu uyuşmazlıklar giderilmeden önce sigorta poliçesi genel ve özel şartlar hükümleri, bu hükümlerde boşluk bulunması halinde TTK mal sigortaları ile ilgili genel hükümler ve yine BK hükümlerinden yararlanıldığını, davacı yana sigortalı risk adresinde meydana gelen olayın oluş biçimi ve risk adresinde meydana gelen hasarların sigorta teminat kapsamında olduğunu, hasar dosyası kapsamında yapılan inceleme ile tespit edildiği üzere, dava dışı sigortalıya poliçe kapsamında, müvekkili şirket tarafından, sigorta poliçesindeki sorumluluk oranı çerçevesinde ödeme yapıldığını, bu hususun hasar dosyası kapsamındaki fatura ve ödeme belgeleri ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin bu nedenle, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile talep edilen toplam 30.800,37 TL alacak ile ilgili davalı aleyhine ilamsız icra takibine başladığını, açılan icra takibine karşı borçlu tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını ancak davalı ile uzlaşma sağlanamadığını, açıklanan ve yargılama sırasında ortaya çıkacak tüm nedenlerle, davanın kabulüne, borçlu davalının TTK 1472 uyarınca talep edilen 30.056,77 TL asıl alacak ve 743,60 TL ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, %20’den az olmamak üzere tazminat ödetilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; Davacı ... şirketinin İzmir ... AVM'deki sigortalısı ... Ticaret Sanayi A.Ş.'nin deposuna önce deponun üst katında yer alan ... mağazasının lavabolar bölümünden su akıntıları olduğunu, depodaki ürünlerin ıslandığını daha sonra İzmir'de meydana gelen sel baskınında AVM'nin otoparkından depoya akan sular neticesinde ürünlerin hasarlandığının gözlemlendiğini, davacı tarafın, sigorta eksperine söz konusu hasarlarla ilgili olarak; zararın sanki yalnızca sel anında meydana gelmiş olduğu şeklinde bilgi verdiğini, ... mağazasının lavabolar bölümünden gelen su akıntılarından bahsetmediğini dolayısıyla sigorta eksper raporunda hasarın sadece sel sularından kaynaklandığı şeklinde rapor düzenlendiğini, 01.09.2022 tarihi ve 18.11.2022 tarihi aralığında zaman zaman ... mağazasının lavabolar bölgesinden aşağı kattaki depoya gerçekleşen su akıntılarının tamamen söz konusu mağazanın kontrolü ve sorumluluğunda, onun hakimiyet alanında ve davalı müvekkilinin sorumlu olduğu ana yapı ve ortak tesisatlar dışında gerçekleşen akıntılar olduğunu, dolayısıyla peş peşe meydana gelen su akıntıları sonucunda depoda meydana gelen zararın hangi su akıntılarından kaynaklandığının ayrıştırılarak tespitinin gerektiğini, davacının sigortalısı şirketin, ... mağazasından gerçekleşen su akıntılarından hiç bahsetmemesi, bu zararları da sel sularından kaynaklandı şeklinde göstererek müvekkilinden karşılamaya çalışmasının iyi niyetli bir yaklaşım olmadığını, ... dışında sel sularından meydana gelen hasara ilişkin sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın aldırmış olduğu eksper raporu ve açmış olduğu davanın, farklı hasar sebeplerinin tek bir hasarmış gibi gösterilmesi nedeniyle hatalı olduğunu, bu şekilde talep edilen zararın tazmininin talebinin reddedilmesi gerektiğini, haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı işbu itirazın iptali davasının reddine, haksız ve kötü niyetli alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, sigortalısının iş yerinde su baskını nedeniyle meydana gelen zararı sigortalısına ödeyen davacı sigortanın, yapılan ödemenin halefiyete dayalı olarak tahsili amacıyla zarar sorumlusuna karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı ... şirketinin, bu davayı sigortalısının halefi olarak TTK’nun 1472. Maddesi uyarıca açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun “Sulh Hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de "(1) Sulh Hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine dair hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine dair davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasında 31.03.2012 tarihli, 10 yıl süreli kira sözleşmesinin mevcut olduğu, dolayısıyla sigortalı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğu, davacı ... şirketinin sigortalısının halefi olarak davalı hakkında açtığı davada, sigortalı iş yerinde yağmur yağışları sırasında oluşan sel baskını nedeniyle hasar oluştuğunu, davalının bina maliki olması nedeniyle zararı karşılamakla sorumlu olduğu gibi, takip talebinde sigortalının kiracı olduğundan bahisle davalının aynı zamanda kiralayan sıfatına sahip olduğundan kiralayan olarak taşınmazı eksiksiz ve hasarsız olarak teslim borcu bulunduğundan kiralayan sıfatı nedeniyle de sorumlu olduğu iddiasıyla yapılan ödemenin rücuen tahsilinin istediği, bina malikinin sorumluluğuna ilişkin davada Asliye Mahkemesi görevli ise de, takipte ayrıca sigortalının kiracı sıfatı vurgulanarak davalı ile arasındaki kira sözleşmesine de dayanıldığı, dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğu gözetildiğinde, davalı kiralayanın, dava dışı sigortalı kiracının uğradığı zarardan sorumluluğunun belirlenmesinde öncelikle kira sözleşmesine ilişkin TBK’nun 301 vd maddelerinin uygulanması gerektiği, davalının hem bina maliki ve hem de kiralayan olması nedeniyle her iki sorumluluğa ilişkin uyuşmazlığın çözümünde daha özel mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ....HD’nin ... esas, ... karar sayılı, 17.03.2021 tarihli, ... esas, ... karar sayılı, 05.02.2021 tarihli, ... esas, ... karar sayılı, 03.05.2019 tarihli, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... H.D.’nin ... esas, ... karar sayılı, 12/03/2020 tarihli emsal kararlarında da aynı hususun vurgulandığı, görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden, davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması nedeniyle HMK'nın 114/1-c maddesine ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331. Maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/677, K. 2023/1006, T. 12.12.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-677-e-2023-1006-k-688f611cb36c