İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/339 E. 2023/178 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2013/339
- Karar No
- 2023/178
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2013/339 KARAR NO : 2023/178 DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) DAVA TARİHİ : 27/06/2005 KARAR TARİHİ : 14/03/2023 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın borçlu şirketten İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla alacaklı olduğu, müvekkili bankanın alacağını tahsil edecek tutarda mal haczedilemediğinden tasarrufun iptali davasını açma hakkının bulunduğunu, davaya konu tasarrufun borçlu şirket tarafından karşı yan/alıcı şirkete 30/06/2005 tarih ... sayılı irsaliyeli fatura ile devredilen makine ve demirbaşlara ilişkin olduğunu, söz konusu tasarrufun iptalinin gerektiğinin, aynı zamanda alıcı şirketin, hacze konu makine ve demirbaşların kurulu bulunduğu fabrika binasında olası hacizleri engellemek gayesi ile 01/06/2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile sözde kiralamış olduğunu, davalıların alacaklıları ızrar etmek gayesi ile ortak hareket ettiklerini, kaldı ki anılan taşınmazın müvekkili bankaya rehinli olduğu ve MK 862. maddesi gereğince rehnin taşınmazda mütemmim cüz ve teferruata da şamil olduğunu, netice olarak anılan nedenlerle davanın kabulüne, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava açma ön şartı olan borçlunun aciz haline düşmesi şartının oluşmadığını, davacı Bankanın kredi alacağının tamamının ipotekli taşırımazın satışı ile karşılanacağını, müvekkili ... Ltd.Şti.'nin diğer davalı firmadan 800-900 milyar alacağı olduğunu, bu alacağı teminen dava konusu malların teklif edildiğini, teklifin kabul edildiğini, mal kaçırma kastının olmadığımı, malların aynı işyerinde bulunduğunu ve davacı Banka dahil diğer alacaklıların bu maltar üzerinde haciz uyguladığını, hacizlerin çoğalması ile müvekkilinin bu adresteki ticari faaliyetine son verdiğini, tek amacın alacak kurtarmak olduğunu, açıklanan nedenlerle taleplerinin kabul edilerek davanın reddedilmesi gerektiğini" talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesi özetle;“Öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, dava açma ön şartı olan borçlunun aciz haline düşmesi şartının oluşmadığını, kredi teminatı olan ipotekli fabrikanın satılması ile davacının tüm alacağının ödenmiş olacağını, fabrika binasının icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdirinin 2.822.010.-TL olduğunu, davacı bankarım alacağının 454.538-TL * 744.865-USD olduğunu, yani fabrika değerinin tüm alacağı karşılamaya yettiğini, müvekkili firmanın alacaklılardan mal kaçırma kastı ile hareket etmediğini, yapılan işlemin borçlu olduğu diğer davalı firmaya borca karşılık bir kısım malların satılması işleminden ibaret olduğunu, müvekkilinin borcu nakden ödeyemeyeceğinden borcuna mahsuben fabrikada bulunan menkul malları satmayı teklif ettiğini, ... firmasının da alacağının hiç olmazsa bir kısmını kurtarmak için teklifi kabul ettiğini, bu nedenle dava konusu malların firmaya fatura edildiğini, buna rağmen bakiye borç kaldığını, ... firmasının bakiye alacak için İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasından icra takibi yaptığını, müvekkili ile diğer davalı arasında organik hiçbir bağın olmadığını, dava konusu malların satılmasından sonra da aynı adreste bulunduğunu, dava konusu mallara başka alacaklıların da haciz koyduğunu, malların icra yoluyla satılması halinde davanın konusunun kalmayacağını, belirtilen nedenlerle davanın reddinin gerektiği” beyan etmiştir. KANITLAR: ** Bilirkişi raporunda özetle; Davalılardan ... Ltd.Şti. tarafından diğer davalı ... Kimya Ltd.Şti.'ne hitaben düzenlenen 03/06/2005 tarih ... seri no-lu irsaliyeli fatura ile bir kısım makine ve teçhizatın devrinin gerçekleştirildiği, Buna göre fatura ek listede belirtilen bir kısım makine ve teçhizatın 250.000.-TL *KDV olmak üzere toplam 295.000.-TL bedelle devvredildiği, Ancak, düzenlenen fatura eki listede bulunan makine ve teçhizatın marka ve model detayı bulunmadığından, icra marifetiyle satışı yapılan makine ve teçhizat İistesine göre farklılık olup olmadığı ve satışı yapılmasına rağmen alıcı uhdesine geçmediği anlaşılan makine İlistesinin netleştirilemediği, Mahkeme ara kararı çerçevesinde incelenen 20/06/2008 tarihli haciz tutanağında, fabrika kapılarına asma kilit takıldığı ve anahtarlarının alacaklı vekili tarafından yeddiemin sıfatıyla teslim alındığı, Bu çerçevede dosyaya daha önce rapor tanzim eden Bilirkişi ...'ın düzenlediği rapora itibar edilerek; Satış İlanında Yer Aldığı Halde Daha Sonra Yapılan Tespitlerde Olmadığı Anlaşılan Demirbaşların 1-24'lük ... Marka Renk Makinesi =12.000 2-20'lik ... Marka Renk Makinesi =10.000 3-14'lük ... Marka Renk Makinesi =7.000 4-12'lik ... Marka Renk Makinesi =6.000 5-Deney Masası Davlumbazlı =1.500 6-500 Kg. Elektronik Terazi =750 7-Balon Sıkma Makinesi (iki adet) =30.000 8-Açık enfularlı sıkma makinesi (Bianco Tip Kesme Dahil) =25.000 9-Mekanik Tüp Kesme Makinesi =10.000 10-Numune Boyama Makinesi 25 Kg. (Elek.Kuman.Panosu Dahil) =8.000 11-Numune Boyama Makinesi 50 Kg. (Elek.Kuman.Panosu Dahil-2adet) =20.000 12-Numune Boyama Makinesi 100 Kg. (Elek.Kuman.Panosu Dahil) =12.000 13- Buhar Kazanı ve Brülör Tesisatı(Numune boyama Mak.için) =15.000 14- Kumaş Transfer Arabaları saç profil-polyester (40 adet) =8.000 15- Kompresör (...marka ... Tipi, vidalı) =1.750 16- Fularlı açık ... marka tam otomatik yağ ısıtıcılı (yağ deposu, yağ pompası, ... buhar kazanı) emme makinesi Ve elektronik kumanda panoları dahıl) =120.000 Toplam: 287.000 TL olarak kabul edilmiştir. ** Davalı vekili İcra dosyalarının bildirilmesi hakkında beyanda bulunmuştur. ** İzmir .... İcra Dairesinden... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden dosyaya alınmıştır. ** Karşıyaka ... İcra Dairesinden ... Esas sayılı dosyayı Uyap üzerinden dosyaya alınmıştır. ** İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden dosyaya alınmıştır. GEREKÇE : Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkememizden verilen 19/01/2012 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Yargıtay, .... Hukuk Dairesi'nin 16/04/2013 tarih ve ... Esas... Karar sayılı ilamıyla " Mahkemece, mutad ödeme vasıtasıyla yapılmayan bir ödeme olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile fatura ile yapılan satışın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ...Boya Kimyevi Mad. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davalı borçlunun borcundan dolayı dava konusu taşınmaz ya da taşınmazın mütemmim cüzü olan malların konulan ipotek nedeniyle cebri icra yolu ile satılması halinde davalı 3. kişi elinde bir bedel kalması ve davanın diğer koşullarının da bulunması halinde davalı 3. kişi bedel ile sorumlu tutulur. Somut olayda dava konusu malların bir kısmının taşınmaza konulan ipotek nedeniyle satıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda davanın bu mallar açısından konusuz kaldığı hususu tartışmasızdır. Hal böyle olunca Mahkemece dava konusu edilen faturalı mallardan hangilerinin ipotekli takip sonucu satıldığı belirlendikten sonra o mallar açısından konusuz kalmanın değerlendirilmesi gerekirken faturada yazılı tüm malların 3. kişi elinde mevcut olduğu sonucunu doğuracak ve infazı kabil olmayacak biçimde hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesi ile bozulmuş olup yukarıdaki esas numarasına kayıt yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Davacı tarafa Yargıtay bozma ilamında işaret edilen faturalı mallardan hangilerinin ipotekli takip sonucu satıldığının belirleyip bildirmek üzere kesin süre verilmiş olup İzmir ... İcra Dairesinin ... sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe ilişkin takip dosyasının bu dosya arasına istenmesine karar verilmiştir. Taraf vekillerince ...'ın ... Bankası A.Ş ile birleştiği beyan edilmiş olup, ... Bankası tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi talebiyle ilgili yapılan takip sonucu dava konusu edilen ve dosyada rapor halinde demirbaş listesi bulunan makinaların davacıya alacağına mahsuben satışının yapılıp yapılmadığının, satışı yapılmayan makine bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla aldırılan 6/05/2016 tarihli bilirkişi raporunda "Davalılardan ... Ltd.Şti. tarafından diğer davalı ... Kimya Ltd.Şti.'ne hitaben düzenlenen 03/06/2005 tarih ... seri no.lu irsaliyeli fatura ile bir kısım makine ve teçhizatın devrinin gerçekleştirildiği, Buna göre fatura ek listede belirtilen bir kısım makine ve teçhizatın 250.000.- TL KDV olmak üzere toplam 295.000.-TL bedelle devredildiği, ancak, düzenlenen fatura eki listenin dosya içerisinde bulunamaması nedeniyle icra marifetiyle satışı yapılan makine ve teçhizat listesine göre farklılık olup olmadığı ve satışı yapılmasına rağmen alıcı uhdesine geçmediği anlaşılan makine listesinin netleştirilemediği, bu çerçevede dosyaya daha önce rapor tanzim eden Bilirkişi ...'ın düzenlediği rapora itibar edilerek; Satış İlanında Yer Aldığı Halde Daha Sonra Yapılan Tespitlerde Olmadığı Anlaşılan Demirbaşların listede belirtildiği", taraf itirazları doğrulusunda aynı bilirkişilerden ek rapor aldırılmış olup ek raporda " Davalılardan ...Şti. tarafından düzenlenen fatura ekinde bulunan ve satış ilanında bulunmadığı gibi fabrikada da bulunmayan makine ve teçhizatın listesinin çıkartılması, fatura eki liste dosya içerisine bulunsa da, içeriğinden model ve marka ayrıştırılamadığından netleştirilememiştir. Belirtilen nedenle, daha önce dosyaya rapor ibraz eden Bilirkişi ...'ın tespit ettiği ve aşağıda listelenen makineleri bulunmadığının kabulü gerekmiştir. Satış İlanında Yer Aldığı Halde Daha Sonra Yapılan Tespitlerde Olmadığı Anlaşılan Demirbaşların sıralandığı "anlaşılmıştır. Mahkememizce taraf itirazları doğrultusunda verilen bütün dilekçeler, alacaklı vekilinin satışa konu malları teslim aldığını belirtir tutanakta dikkate alınarak 20/06/2008 tarihli tutanakta dikkate alınarak yeniden Makine Bilirkişi ... ve Bankacı Bilirkişi ...marifeti ile önceki raporlarda irdelenmek sureti ile fabrikada yerinde inceleme yetkisi verilerek düzenlenen bilirkişi raporunda "... VE TEKSTİL San. Ltd. Şti"nin dosyadaki adresi olan .../İZMİR adresinde inceleme yapmak ve davaya konu emtiaların durumunu tespit etmek üzere 15.02.2017 tarıhinde gidildiği, belirtilen adreste... San. Tic. Ltd şirketi adlı başka bir şirket bulunduğu tespit edildiği, Şirket yetkilisi ... söz konusu adresteki iş yerini 2010 yılında bankadan satın aldıklarını, eski iş yerinden hiçbir emtianın bulunmadığını beyan ettiğinin, rapordaki tablolarda gösterilen ve dava konusu 03.06.2005 tarihli, ... sıra nolu irsaliye fatura ile satışa konu olmayan toplam 163 kalem mal tespit edilmiş olup toplam değerleri, tasarruf tarihi itibarıyla 92.880,00 TL olduğunun belirtildiği, davalı ...LTD ŞTİ vekilinin mahkememize sunmuş olduğu itiraz dilekçesi doğrultusunda talep ettiği hususlarda öncelikle fatura konusu malların üçüncü şahıslar tarafından haczedilen veya muhafaza altına alınarak satılmasının irdelenmesi bakımından borçlu şirket hakkında yapılan icra dosyalarının istenilmesine, ipotek sözleşmesinin Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmesine karar verilmiş olup Karşıyaka... İcra Müd nün ... sayılı takip dosyasında 2008 tarihinde takipsizlik ile kapandığı ve 10 yıl geçmesi nedeniyle imhaya gönderildiği, İzmir ... İcra Müd nün ... ve İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... ve yine İzmir ... İcra Müd nün ... sayılı dosyalarında 10 yılı geçmekle imha edildiğinin belirtildiği, 25/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda "Sayin Mahkemece yapılan görevlendirme kapsamında yapılması gereken ilk iş, faturaya ilişkin malların 3. Şahıslar tarafından haczedilen veya muhafaza altına alınarak satılanların irdelenmesidir. Nitekim davalının itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere, fatura konusu malların daha sonra birden çok icra dosyasından hazcedilmiş ve satışa çıkarılmış olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, geçen yıllar içinde bu dosyaların hepsi kapanmış, fatura konusu mallardan hangilerinin hangi icra dosyası kapsamında ne işlem gördüğünü tespit etmek imkansız hale gelmiştir. Bu bağlamda kesin olan tek husus, daha önce Sayın Mahkemece karar bağlandığı üzere, “Her ne kadar bir takım dava konusu makinelerin satıldığı ve olmadığı tespit edilmişse de, gerek davalı vekillerinin duruşmanın 22.2.2011, 30.06.2011 tarihli oturumlarında, davalı vekilinin de 17.01.2012 tarihli açıklama dilekçesinde dava konusu malların ...ATM 26.01.2005 günü ...D iş sayılı ilamı ile haczedilip davacının belirlediği yediemine teslim edildiği belirlendiğinden tüm dava konusu fabrika makinesi ve parçaların varolduğunu kabul etmek gerekmiştir.” Bu tespite karşı taraflarca hiçbir itirazda bulunulmamıştır. Nitekim bozma kararından sonra, Sayın Mahkemece bu tespitin doğal bir sonucu olarak, üç ayrı celsede süre verilerek davacının bu malları bildirmesi istenmişse de bir sonuç alınamamıştır. Oysa ihtiyati haciz kararının uygulatılarak dava konusu malların haczedildiği anlaşıldığından, davalılar arasında tasarruf işlemine konu bir mal olup olmadığı, varsa bu malların nitelik ve vasıflarının davacı tarafından belirtilmesi gerekmektedir. Bilirkişi olarak görevimiz ancak tarafımıza tevdi edilen delilleri değerlendirmekle sınırlı olduğundan, varsayımsal değerlendirmelerle hareket etmemiz mümkün değildir. Bu nedenle davacı tarafından uygulanan ihtiyati haciz işlemi ile teslim alındığı anlaşılan, vasfı ve diğer ayırt edici özellikleri belirtilmemiş, hangi icra dosyasında hangi işleme konu olduğu tespit edilemeyen ve en geniş anlamıyla bugün nerede ne durumda olduğu anlaşılamayan, bedelinin mevcut verilerle tam ve sağlıklı bir şekilde tespiti mümkün bulunmayan mallar için yeni bir rapor tanzimi mümkün değildir. Tasarrufun iptali davasının dayanağını oluşturan ve satış talep edilen icra dosyasının 2005 yılından beri işlem görmediği ve hali hazırda açık olmadığının tespit edilemediği, eldeki deilllerle, dava konusu malların vasıfları ve diğer ayırt edici niteliklerinin sağlıklı bir biçimde tespit edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu mallar üzerinde haciz konulduğu bildirilen icra dosyaları geçen yıllar içinde imha edilmiş bulunduğundan, dava konusu malların akıbetinin belirlenmesinin eldeki delillere göre mümkün bulunmadığı, dolayısıyla ne dava konusu malların, ne vasıflarının ne de nerede olduklarıın bilinemediği bir ahvalde bunların değerinin de belirlenemeyeceği" belirtildiği, aldırılan ek raporda da " Kök raporumuz daha önce İzmir... İcra Müdürlüğünce taranarak gönderilen dosya üzerinden yapılmıştır. Müdürlüğün belirttiği şekilde dosyanın tamamının taranmış olması karşısında, yeniden inceleme yapmaya yarar farklı bir husus bulunmamaktadır. Çünkü davacı tarafın ... esasını aldığını beyan ettiği dosyanın taranmış halinin tamamı ... esas numarasıyla yapılmış işlemlerden ibarettir. Bu durumda incelenmemiş eksik bir evrak ya da işlem olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan kök raporumuzda konu birden çok yönden ayrıntılı olarak incelenmiştir ve tarafların beyanlarında daha önce incelenmemiş bir husus bulunmamaktadır." belirtilmiştir. HMK 190. maddesi ""İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " hükmü mevcuttur. İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve “emareler (belirtiler) ” olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir.( Bilge Umar; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.) İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir.( M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.) İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır.(Umar; İspat Yükü, sf. 3) İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir.(Kuru; Arslan; Yılmaz; sf. 370.) Dosya kapsamı, Yargıtay bozma ilamı, Mahkememizce yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle düzenlenen ek ve kök raporlar, raporlar arasında da son aşamada İcra Dosyaları dosya arasına aldırıldıktan sonra aldırılan 25/06/2022 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında; iş bu davada ispat yükünün davacının üzerinde olması nedeniyle Mahkememizce üç ayrı celsede davacı tarafa süre verilerek davacının bu malları bildirmesi için süre verilmesine rağmen davacı vekili tarafından bu konuda beyanda bulunulmadığı, davacı tarafından uygulanan ihtiyati haciz işlemi ile teslim alındığı anlaşılan vasfı ve diğer ayırt edici özellikleri belirtilmeyen, hangi icra dosyasında hangi işleme konu olduğu tespit edilemeyen eşya mevcudu bedelinin mevcut verilerle tam ve sağlıklı bir şekilde tespit edilemediği anlaşılmakla davacının davasının ispat edilememesi reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL harcın peşin alınan 3.375,00 TL'den düşülmesi ile kalan 3.195,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 38.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... vekiline verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 38.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... vekiline verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay'da temyiz başvuru yolu açık olmak üzere karar verildi.14/03/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır