İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/814 E. 2023/438 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/814
Karar No
2023/438
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/814 Esas KARAR NO : 2023/438 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/10/2022 KARAR TARİHİ : 13/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; 19.07.2022 tarihinde İzmir İli Bornova ilçesinde, sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile maliki davacı ... olan ... plakalı park halindeki araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kaza sonucu müvekkilinin aracının yüksek maddi hasara uğradığı, taraflarca tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında meydana gelen kazanın oluş biçiminin ifade edildiği, trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kazada asli ve tam kusurlu tarafın ‘’...’’ plakalı araç sürücüsü olduğu, anılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından “...” no’lu poliçe ile ZMMS ile sigortalı olduğu, anılı trafik kazası sonucu ... plakalı araçta meydana gelen zararın tazmini maksadıyla davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ve sigorta şirketi nezdinde açılan ... numaralı hasar dosyası kapsamında müvekkiline bir miktar hasar ödemesi yapıldığı ancak yapılan ödemenin gerçek hasarı karşılamadığı gibi müvekkilinin aracında değer kaybı zararının da mevcut olduğu, dava şartı arabuluculuk sürecinde de davalı yan ile uzlaşı sağlanamadığı, araç malikinin de bu zarardan sürücü ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu, sigorta şirketinin, oluşan zarar nedeniyle gerçek zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu belirtilerek açıklanan nedenler ve HMK m.107 kapsamında fazlaya ilişkin müvekkilinin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 50,00 TL bakiye hasara ve 50,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, AAÜT m.16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerine katılmaları sebebiyle vekâlet ücretine hükmedilmesine, işbu davada yapılacak yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlendiği, görüldüğü üzere, dava konusu trafik kazasının anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları doğrultusunda işbu davanın reddinin gerekeceği, müvekkilinin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğu, davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğinin talep edildiği, müvekkili şirkete hasar aşamasında başvuru yapılmış olup trafik kazası sonucu müvekkili şirket tarafından araç hasarına ilişkin 10.620,00 TL, tedarikçi firmalara ise toplamda 6.015,94 TL ödeme yapıldığı, anılan ödemeler ile müvekkili şirketin sigorta poliçesi hükümlerini tamemen yerine getirdiği, hal böyle iken başvurunun reddi gerekmekte iken komisyona başvuru yapılmış olmasının kabul edilemez olduğu, müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğu, başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması ihitimalinde değer kaybı hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiği, sigorta şirketlerinin kaza nedeniyle araçta oluşan gerçek zararlardan sorumlu olup kural olarak araç mahrumiyet bedeli/ticari kazanç kayıplarından sorumluluğunun bulunmadığı, araçta meydana gelen araç mahrumiyet ücretinden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, davacı tarafça talep edilen araç mahrumiyet bedeli ücretinden müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğu, müvekkili şirketin KDV’den sorumluluğu bulunmadığından başvurunun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile hesaplamanın KDV dahil edilmeden yapılması gerektiği, ayrıca başvuruya konu hasarlanan parçaların tazminat hesabında eşdeğer parça fiyatları üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, kabul anlamına gelmemek kaydı ile aleyhe hüküm kurulması halinde tazminatta parça ve işçilik iskontosu uygulanması ve bu oranın da en az yüzde otuz olmalısı gerektiği belirtilerek açıklanan nedenlerle davacı tarafça taraflarına tebliğ edilmeyen delillerin taraflarına tebliğe çıkartılması için davacıya kesin süre verilmesine, davanın reddine, kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, değer kaybına ilişkin tazminat hesabının Uzman Sigorta Eksperleri tarafından yapılmasına, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmalarına, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: Türkiye Noterler Birliği'nin yazı cevabı, davalı sigorta şirketinin yazı cevabı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin yazı cevabı, kusur ve otomotiv bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 20/02/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve davacı tarafça sunulan 24/04/2023 havale tarihli değer artırım dilekçesi dosyamız arasındadır. Mahkememizce 09/02/2023 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği dosyanın kusur ve otomotiv bilirkişisi ...'e tevdine karar verilmiş olmakla adı geçen bilirkişi tarafından hazırlanan 20/02/2023 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür. Söz konusu raporun sonuç kısmında aynen "19.07.2022 tarihli kazanın oluşumunda; davalı tarafa ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün “ETKEN OLDUĞU”, davacı tarafa ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün “ETKEN OLMADIĞI”, dava konusu ... plaka sayılı araçta, kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 22.420,00.-TL (KDV Dahil) hasar meydana geldiği, bahse konu ... plaka sayılı araçta; kaza nedeniyle değer kaybı meydana gelemeyeceği" şeklinde kanaat belirtildiği görülmüştür. Söz konusu rapora karşı davacı vekilince itiraz ile ek rapor alınmasının, davalı vekilince ise yine itiraz ile yeniden rapor alınmasının talep edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 24/04/2023 havale tarihli değer artırım dilekçesinin sunulduğu ve davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür. Söz konusu değer artırım dilekçesinde özetle; 50 TL olarak talep edilen bakiye hasar bedeli zararının 5.734,06 TL arttırılarak 5.784,06 TL'ye çıkartıldığı belirtilerek açıklanan nedenlerle dosya kapsamında aldırılan raporda davacı müvekkili aleyhine olan tüm hususlara itiraz ettikleri belirtilerek fazlaya ilişkin müvekkil hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz zarar kalemlerinin HMK m.107 uyarınca şimdilik; 5.784,06 TL bakiye hasar bedeli tazminatının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avas faizi ile birlikte tahsiline, AAÜT m.16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerine katılmaları sebebiyle vekalet ücretine yargılama giderleri arasında hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Söz konusu dilekçeye karşı davalı vekilince beyanlarda bulunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde; 19/07/2022 tarihinde dava dışı ... tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı aracın park halinde olan ... plaka sayılı davacı aracına çarpması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde sürücü ve davacı yanca kendi aralarında maddi hasarlı kaza tespit tutanağının tutulduğu, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar biçimde davalı tarafa ZMMS'li sigortalı olduğu, ... plakalı aracın Mahkememiz davacısına ait olduğu, bu kazadan kaynaklı davalı tarafa KTK 97 uyarınca yapılan başvuru yapılmamakla birlikte davalı nezdinde kazadan sonra açılan hasar dosyasından Mahkememiz davacısına 10.620,00 TL tutarında hasar ödemesinin ve bunun yanında bahse konu hasar dosyasından tedarikçi firmalara ise 6.015,94 TL tutarında ödeme yapıldığı konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın meydana gelen trafik kazası sebebiyle kazaya karışan tarafların kusur durumlarının belirlenmesi, bu kaza nedeniyle davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise hasar bedelinin belirlenmesi ile yapılan ödeme göz önüne alındığında davacı hasarının karşılanıp karşılanmadığı, yine bu kaza nedeniyle davacının aracının değer kaybına uğrayıp uğramadığı, uğradığının anlaşılması halinde değer kaybı tutarının belirlenmesi ile birlikte belirlenecek söz konusu tutarlardan davalının ne şekilde ve ne surette sorumlu olacağının belirlenmesi ile AAÜT 16/2 c gereği arabuluculuk vekalet ücretinin davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığının tespit ve değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan değer kaybı ile bakiye hasar bedelinin tahsiline yönelik maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar dosyaya kazandırılan bilirkişi raporuna karşı itiraz ile ek yahut yeniden rapor alınması talep edilmiş ise de yapılan itirazlara konu birtakım hususların dosya kapsamı ile resen değerlendirilmesi gereken itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de raporda karşılandığı kanaatine varıldığı ve raporun esasen denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılmakla yeni bir rapor yahut ek rapor alınmasını gerektirir bir durum olmadığı kanaatine varılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 19/07/2022 tarihinde dava dışı ... tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı aracın İzmir ili ... sokak üzeri dönel kavşakta dönüş yaptığı esnada aracın sağ ön kısımları ile o esnada park halinde bulunan ... plaka sayılı aracın sol arka kısımlarına çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda ...'nin aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, görüş mesafesinin açık olduğu yolda dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak o esnada nizamı şekilde park kurallarına uygun haldeki araca çarpması şeklideki davranışlarının 2918 sayılı yasının 84/1-L ve 52/1-b bendini ihlal ettiğinden somut olayda tam kusurlu olduğu, ... plakalı araca ilişkin herhangi bir kusurun bulunmadığı, söz konusu kusurlu hareket neticesinde davacı aracının sol arka kısımlarından aracın gövdesinde sökülebilir ve takılabilir parçalardan darbe alarak yedek parça, işçilik ve KDV dahil toplamda 22.420,00 TL tutarında hasara uğradığı, davalı yanca hasara yönelik toplamda 16.635,94 TL tutarda ödeme yapıldığı anlaşılmakla davacının karşılanmamış 5.784,06 TL tutarda bakiye hasardan kaynaklı tazminat hakkının bulunduğu, her ne kadar davacı yanca aksi iddia edilmiş ise de davacı aracının km'si, dava konusu kazadan evvelki geçmiş hasar kaydı göz önünde bulundurulduğunda araçta değer kaybı oluşmayacağı, kaldı ki geçmiş tarihli hasar kaydında aracın pert-total işlemine tabi tutulduğu dolayısı ile bu şekilde bir işleme tabi tutulan araçta değer kaybının oluşmasının mümkün olmadığı, davalı savunmasının aksine bakiye hasardan davalının 2918 sayılı yasanın 91 maddesi gereği sorumluluğunun bulunduğu ve bu tutarın önceden yapılan ödeme miktarı göz önüne alındığında kaza tarihi itibariyle davalı yan sorumluluk limiti olan 100.000,00 TL'den kalan bakiye tutar içinde olduğu ve davalının eksik ödeme tarihi olan 31/08/2022 tarihi itibariyle temerrüte düşeceği ve araçların hususi vasıfta olduğu görülmekle davacı talebinin yasal faiz üzerinden değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle açılı davanın davanın kısmen kabulü ile davaya konu trafik kazasından kaynaklı 5.784,06 TL bakiye hasar bedelinin davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen 31/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı yanın 50,00 TL'lik değer kaybına yönelik talebinin reddine karar verilmiş, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğundan hüküm istinaf yasa yolu açık olmak üzere tesis edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı yanca ayrıca AAÜT 16/2-c gereği vekalet ücret talebinde bulunulmuş ise de 6325 sayılı yasadan kaynaklı arabuluculuk yönünden vekalet görevi nedeniyle verilen hizmetin vekil ile asil arasındaki avukatlık hizmeti nedeniyle belirlenen ücrete mahsus olduğu ve bu nedenle ücretin asil tarafından karşılanması gerektiği, bu tutarın iş bu davada verilen hizmet ilgi tutularak talep edilmesinin mümkün olmadığı kanaatiyle talebin yerinde olmadığına ve bu nedenle davacı yanın talebinin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile davaya konu trafik kazasından kaynaklı 5.784,06 TL bakiye hasar bedelinin davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen 31/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, - Davacı yanın 50,00 TL'lik değer kaybına yönelik talebinin reddine, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 395,10 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 260,60 TL (80,70 TL peşin harç ile 179,90 TL tamamlama harcından oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 134,50 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, 3- Davacı tarafından yatırılan 341,30 TL ( 80,70 TL peşin harç ile 80,70 TL başvuru ve 179,90 TL tamamlama harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 2.087,00 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan)'nin ret kabul oranına göre hesaplanan 2.069,11 TL'si yargılama giderinden oluşan toplam 2.410,41 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan 463,00 TL'nin 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 5.784,06 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, - Davacı yanın AAÜT 16/2-c gereği arabulculuk vekalet ücret talebinin REDDİNE, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince ret tutarı üzerinden hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 7- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu Hande Savaş'a ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında tarafların haklılık durumuna göre; - 1.546,63 TL'sinin DAVALI SİGORTA ŞİRKETİNDEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, - 13,37 TL'sinin ise DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 8- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/06/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/814, K. 2023/438, T. 13.06.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-814-e-2023-438-k-c6a53c43c8f8