İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/29 E. 2018/22 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/29
Karar No
2018/22
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/29 KARAR NO : 2018/22 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/01/2018 KARAR TARİHİ : 12/01/2018 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 13.06.2017 tarihinde, dava dışı ... adına kayıtlı ...plakalı aracın, davalı ... sevk ve idaresindeki, davacı müvekkil ve müteveffa eşi ...'ın da bulunduğu ... plakalı araca çarparak davacı müvekkil ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına ve eşi ...'ın da ölümüne sebebiyet verdiğini, davalı-sürücünün Antalya ....Sulh Ceza Hakimliğinin... Sorgu sayılı dosyasında verilen kararla tutuklanarak cezaevine gönderildiğini,ayrıca Antalya ...Ağır Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında dava açılmış olup yargılamanın halen devam ettiğini, davacı müvekkilinin kaza nedeniyle hem kendisinin yaralanmış hem de hayat arkadaşını kaybetmiş olmanın acısıyla hem maddi ve manevi yönden büyük bir zarara uğradığını, müvekkilinin kaza tarihi itibariyle herhangi bir geliri bulunmadığını, mütevaffanın ise ... Ltd. Şti. adlı şirketinin sahibi olup iyi bir gelirinin olduğunu, müvekkilinin müteveffa eşinin kendisine verdiği destek ile hayatını idame ettirdiğini, müvekkilinin henüz küçük olan ve anne şefkatine muhtaç küçük kızı ile bir başına kaldığını, hükmedilecek tazminatın uğranılan manevi zararlara orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici nitelikte olmasının bir nebze de olsa duyulan ağır manevi acıyı yumuşatarak bir teselli aracı olabileceğini, davacı müvekkiller lehine hükmedilecek tazminatların kağıt üstünde kalmasının engellenmesi için davalı adına kayıtlı araçların ve varsa adına kayıtlı taşınmazlarının üzerine 3. Kişilere devrinin önlenmesi yönünde ve dava sonuna kadar ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, davacı müvekkili ...'ın şuan herhangi bir geliri olmadığı gibi adına kayıtlı herhangi bir malvarlığı da olmadığını, bu sebeple yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadıklarından adli yardım talep etme zarureti doğduğunu, beyan ile fazlaya İlişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla meydana gelen kaza sebebiyle, davacı müvekkili ... lehine 50.000 TL manevi tazminatın ve 200 TL cenaze gideri ve geçici iş göremezlik zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalılar adına kayıtlı varsa başkaca araçları ile taşınmazlarının tespiti ile 3. Kişilere devrinin önlenmesi yönünde ve dava sonuna kadar İhtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına, davacının adli yardım taleplerinin kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu yakını(eşi) vefat eden davacının destekten yoksun kalma zararı, cenaze gideri ve kaza sebebiyle uğranılan iş göremezlik zararının davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda, davacı trafik kazası sebebiyle uğramış olduğu zararların tahsilini, kazaya sebep olduğu iddia olunan aracın işleteni ve sürücüsünden istemektedir. Davalılardan işleten niteliğinde bulunan şirket, tacir sıfatını haiz olsa da, davacı ile diğer davalının tacir sıfatı bulunmamakta, dava da ticari işten değil haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Anılan nedenlerle, TTK 4/1 maddesi kapsamında ticari bir davanın söz konusu olmadığı, davayı görmeye genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli olmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1) 6100 Sayılı HMK nun 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine, 2) 6100 Sayılı HMK nun 20/1.maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu ve talebi halinde dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3) Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde HMK m. 20/1. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara ihtarına, 4) 6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi gereğince dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde, yargılama giderleri hususunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, 5) Davacı vekilinin adli yardım ve ihtiyati tedbir/haciz talepleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine, Dair, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.12/01/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/29, K. 2018/22, T. 12.01.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-29-e-2018-22-k-08f7e5fb82f9