İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/250 E. 2018/544 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/250
- Karar No
- 2018/544
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/250 Esas KARAR NO : 2018/544 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 18/09/2012 KARAR TARİHİ : 22/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili kapatılan İzmir .... ATM'nin... esas sayılı dosyasına vermiş olduğu 18/09/2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının vekili bulunduğu şirkette 24/04/2007 ila 31/05/2012 tarihleri arasında mühendis ve fabrika müdürü olarak çalışarak isteği ile ayrıldığını, tarafların 25/04/2007 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesi tanzim ettiklerini, davalının vekili bulunduğu şirket bünyesinde çalışmakta iken mesleğinden kaynaklanan bilgisini kullanarak vekili bulunduğu şirketin şirket konutuna özgü bilgi, döküman ve fikri haklarının kullanmak ve kişisel yarar sağlamak suretiyle rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığını ileri sürerek, 25/04/2007 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi 3.3 madde uyarınca 50.000,00-USD karşılığı 89.310,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin davacı şirket fabrikasında makine mühendisi olarak çalıştığını, fabrika müdürü olarak çalışmadığını, rekabet yasağı sözleşmesinin müvekkilin iradesi dışında imzalandığını ve geçerli bir belge olmadığını, ileri sürülen iddiaların da yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususlar : Taraflar arasında tanzim edilen rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, davalının rekabet yasağına aykırı davranıp davranmadığı, dolayısıyla cezai şart ödemekle sorumlu tutulup tutulmayacağı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. DELİLLER : İzmir ....ASCM'ne ait ... esas sayılı dosyanın tetkikinden;...'nun şikayeti üzerine 2012 yılı suç tarihi itibariyle ...,... ve... haklarında ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri açıkladığı iddiası TCK 239,53 maddeleri uyarınca cezalandırılması isteğiyle kamu davası açıldığı, mahkememizde devam eden bu davanın bekletici mesele yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce dosya bir bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek davalının kullandığı bildirilen bilgisayar üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi istenilmiş, düzenlenen raporda özetle ;davalının eşi ve... San. Tic. Ltd. Şti. kurucu ortağı ... ile davacı firmanın e-mail adresinden yazıştığı ve bazı verileri söz konusu kişinin e-mail adresine aktardığı, ayrıca davacı firma müşterisi ile yazıştığı ve bazı işleri ... San. Tic. Ltd. Şti. adına takip ettiği bildirilmiştir. Davacı kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle ; zarar tespiti yapılabilmesi için bir kısım araştırmaların yapılması gerekeceği bildirilmiştir. Mahkememizce dosya, bir otomotiv uzmanı, bir makine mühendisi, bir haksız rekabet uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları, daha önce alınan raporlar ve davalının rapora itiraz ve talepleri de değerlendirilmek suretiyle rapor düzenlenmesi istenlimiş, bilirkişilerce düzenlenen raporda özetle; ... firması tarafından davacı şirket ile davalının ortak olduğu ve bilgileri sızdırdığı iddia edilen şirketin dosyaya sunulan teknik resimlerdeki üretilecek parçaların farklı ölçülerde, farklı metallerden üretilecek parçalar olduğu ve aynı olmaması sebebiyle davacı şirketin üzerinde hak sahibi olabilecek bir ürün olmadığı, her kişi veya kuruluşa verilebilmesiyle üretimin yapılabileceği ve ticari sır niteliğinde bir bilgi taşımayacağı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça temyiz edildiği, Yargıtay .... HD' nin ... esas ... karar sayılı ilamı ile "... 1-Dava, rekabet yasağının ihlali nedeniyle tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalının şirketteki hizmet ilişkisi devam ederken dava dışı rakip firma ile gizlice iş ilişkisinde bulunduğunu, hizmet ilişkisi sona erdikten sonra da rakip firmada çalışmaya başladığını ve rekabet yasağını ihlal ettiğini ileri sürerek cezai şart isteminde bulunmuş, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davaya dayanak alınan taahhüdün işçi ile işveren arasında düzenlenmiş olduğu ve hem işverenle çalıştığı süreyi hem de işten ayrıldıktan sonraki dönemi kapsadığı görülmektedir. Davacı, vermiş olduğu dilekçelerde 2012 yılında şirketten ayrılan işçinin, 2010 yılında davacı ile dava dışı şirketin ithalat yapıp yapmadığına ilişkin İzmir Gümrük Müdürlüğü' ne müzekkere yazılması talebinde bulunmuştur. Bu da göstermektedir ki davacı şirket, işçinin şirketle iş akdinin devam ettiği zaman dilimi için de rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini iddia etmektedir ve davanın bu sebeple İş Mahkemesi görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek reddi gerekirken davanın esasına girilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkememizce usül ve yasaya uygun Yargıtay İlamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, deliller, Yargıtay .... HD' nin ... esas ... karar sayılı bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şartın tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Her ne kadar davacı tarafça mahkememize dava açılmış ise de; Yargıtay .... HD' nin ... esas ... karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı şirketin, davalı ile iş akdinin devam ettiği süre içerisinde davalının rekabet yasağına aykırı davrandığını iddia ettiği, dolayısıyla davacı ve davalı arasında işçi- işveren ilişkisinin bulunması nedeniyle somut uyuşmazlıkta İş Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden ve İş kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklara bakma görevi İş Mahkemesi'ne ait olduğundan, davanın HMK nın 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; (1) HMK m. 115(2) hükmü uyarınca davanın usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE (2) Görevli Mahkemenin İş Mahkemesi olduğuna, (3) HMK m. 20(1) hükmü uyarınca, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu ve talebi halinde dosyanın görevli İzmir Nöb. İş Mahkemesine gönderilmesine, (4) Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde dosyanın görevli İzmir Nöb. İş Mahkemesine gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde HMK m. 20(1) hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara ihtarına, (5) HMK nın 331/2 maddesi gereğince dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde, yargılama giderleri hususunda görevli mahkemece karar verilmesine; aksi durumda talep üzerine dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve temyiz harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle Yargıtay ilgili hukuk dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 22/05/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA İle imzalanmıştır.