İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/504 E. 2024/646 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/504
- Karar No
- 2024/646
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/504 KARAR NO : 2024/646 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 18/02/2000 KARAR TARİHİ : 13/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesi ile; davalıların kooperatifin 1998 yılı yöneticileri olduklarını, davacıların ise kooperatifin 13/06/1999 günü yapılan olağan genel kurul toplantısında yeni denetim kurulu üyeleri olarak seçildiğini, davalıların kooperatifi zarara uğrattıklarını, kooperatif tarafından inşaat mühendisleri odası, elektrik mühendisleri odası, serbest muhasebeci mali müşavirler odasına müracaat ederek inceleme talebinde bulunduklarını, bilirkişilerin düzenledikleri raporlara göre inşaat imalatı için fazla ödemede bulunulduğunu, toplam fazla ödemenin ve kooperatifle hiç bir ilişkisi bulunmayan üçüncü kişilerden fatura almak suretiyle ve firmalara verilen avansın geri alınmaması suretiyle zarara uğratıldığını, toplam zararın 18.069.656.279-(Eski)TL'ye ulaştığını, yapım ve imalatlar için de 1.000.000.000-(Eski)TL para ödendiğini bildirerek bu miktarların zararın oluştuğu tarihten itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., Urla Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben sunduğu 13/03/2000 tarihli cevap dilekçesi ile; kendisinin kooperatifin yönetim kurulu üyesi olduğunu, parasal işlerle ilgisi olmadığını, tüm banka işlemleri, çek vs işleri ile yönetim kurulu başkanı ... ile sayman ...'nın imzaları ve talimatları ile gerçekleştirildiğini, davanın dayanağı olan bilirkişi raporlarında tutarsızlıklar olduğunu, Kooperatifin maaşlı ve kadrolu muhasebecisinin bulunduğunu, defter ve kayıtların usulüne uygun olarak tutulmasından muhasebecinin sorumlu olduğunu, Kooperatifin denetçileri ...'nin yeminli mali müşavir, ...'ın ise muhasebeci olduğunu, Kooperatifler Kanunu'nun 66. maddesine göre defterlerin düzenli tutulup tutulmadığını kontrol etme görevinin denetçilere ait olduğunu, kooperatifin işleyişinde usulsüzlük gördükleri takdirde, Kooperatifler Kanunu'nun 67/2. maddesi ile Türk Ticaret Kanunu'nun 354. maddesi gereğince Genel Kurulu toplantıya çağırmakla yükümlü olan denetçilerin görevlerini yapmadıklarını, dolayısıyla kooperatif zarara uğratılmış ise, denetçilerin de sorumlu tutulmasının gerekeceğini, çek ve banka havalelerinde imzasının bulunmadığını, bu nedenle avans kapatmak amacıyla başka firmalardan fatura alınmış ise, yapılan işlemde imzası olanların sorumlu tutulması gerektiğini, bilirkişi raporunda bahsedilen ... tarafından, kooperatif aleyhine açılmış bir alacak davası bulunduğunu, kooperatifin bu dava kapsamında gerekli incelemeleri yaptırmasının ve hatta bu madde yönünden o dosya ile bu dosyanın birleştirilmesinin uygun olacağını, bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde elektrik imalatları eksik ise, elektrik işlerini yapan ... Elektrik firması ile görüşülüp, eksik imalatların tamamlanmasının veya bedelinin kooperatife iade edilmesinin sağlanması, mümkün olmadığı takdirde dava açılması gerektiğini belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddedilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili Urla Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben sunduğu 09/03/2000 tarihli cevap dilekçesi ile; davaya bakmakla görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına sunduğu 01/02/2001 havale tarihli dilekçesiyle ilk itirazlarında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, iş bölümü itirazlarının öncelikle değerlendirilmesini, esasa ilişkin cevaplarında ise müvekkilinin 01/07/1995 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kuruluna seçilip 13/06/1999 tarihinde yapılan genel kurula kadar görev yaptığını, inşaatları kaba inşaat seviyesinde teslim alıp, görev yaptıkları dönemde birçok iş ve imalatı (binaların sıvası, bina ve duvar tamiratları, sosyal tesis, havuz, trafo ve çevre aydınlatması, su ve kanalizasyon şebekesi, bekçi evi alınması ve içinin yapılması, yollara kilit parke döşenmesi, çevre düzenlemesi vs.) gerçekleştirdiklerini, evlerin oturulabilir hale getirildiğini ve ortaklara teslim edildiğini, sosyal tesisin de kullanılabilir hale getirildiğini, 1998 yılına kadar olan tüm faaliyet ve hesaplar ibra edildiğinden ancak ibra edilmeyen 1998 yılı için dava açılabileceğini, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemde büyük emek ve zaman harcayarak kooperatifin başarıya ulaşması için çaba sarf ettiğini, zamanla ortaya çıkan eksik ve ayıplı imalatlardan, yönetim kurulu değil, imalatı yapan firmalar sorumlu olduğundan, yüklenici firma aleyhine dava açılması gerektiğini, müvekkilinin sadece yönetim kurulu kararları doğrultusunda yapılacak işlerle ilgili ödemelere ve banka talimatlarına imza attığını ancak bankadan para çekme ve firmalara ödeme yapma yetkisinin Yönetim Kurulu Başkanı ...'a ait olduğunu; usulsüz para çekilmiş, ödeme yapılmış ve fatura alınmış ise, bunlardan ancak ... ile faaliyet ve hesapları kontrol etmekle görevli olan denetçilerin sorumlu tutulabileceğini, müvekkilinin görev yaptığı dönemde hiçbir zaman kooperatif adına para çekilmediğini, imzalamış olduğu banka talimatları ile bankadan çekilen paralar konusunda sorumluğu bulunmayan müvekkilinin imzası taklit edilerek bankadan para çekilmiş ise, bundan da sorumlu tutulamayacağını, eylemleri ile kooperatifi zarara uğratan yönetim kurulu üyelerine karşı hukuki sorumluluk davası açılabileceğini ancak müvekkilinin eylemleri nedeniyle kooperatifin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını, yapılmayan işler için ödeme yapılması ile ilgili kararlarda ve banka talimatlarında müvekkilinin imzasının bulunmadığını; diğer yönetim kurulu üyelerinin hatalı işlemlerinden ve suiistimallerinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin, görevinin sona erdiği tarihte devam eden işler nedeniyle sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını, dava dilekçesinde bir takım faturaların eksikliğinden ve yanlışlığından bahsedildiğini, faturaların alınması ile ilgili sorumluluğun, bu konuda yetki verilen yönetim kurulu başkanı ...'a ait olmakla birlikte, kooperatif adına yapılan ödemelerin karşılığı olan işin yapılıp, yapılmadığının üzerinde durulmasının önemli olduğunu; sadece faturaların eksik olmasının ya da farklı kişilerden fatura alınmasının, kooperatifin zarara uğratıldığı anlamına gelmeyeceğini, fatura alınan firmaların vergi kaydına rastlanmadığından hareketle müvekkiline sorumluluk yüklenmeye çalışıldığını ancak müvekkilinin, fatura alınan firmaların vergi kaydı olup, olmadığını bilmesinin beklenemeyeceğini, davanın dayanağı olarak gösteriler raporda ve dava dilekçesinde yazılan bedellerin neye ilişkin olduklarını anlaşılamadığını, bu rakamlara nasıl ulaşıldığının belli olmadığını, bu rakamların gerçeklerle ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı kooperatifi zarara uğratmasının ya da görevini kötüye kullanmasının söz konusu olmadığını, oluştuğu iddia edilen zarardan, Yönetim Kurulunun faaliyet ve hesaplarını denetlemekle yükümlü olan denetçilerin de sorumlu olduğunu; bu nedenle denetçi ... ile ... aleyhine de dava açılması ya da davanın adı geçenlere ihbar edilmesi gerektiğini, talep edilen alacak yargılamayı gerektirdiğinden, faiz talep etme hakkının bulunmadığını, ancak kooperatif alacağının hüküm altına alınmasından itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek davanın, davalılarla birlikte görev yapan denetçilere (... / ...)'a ihbar edilmesini, haksız ve yersiz açılan davanın reddedilmesini savunmuştur. Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas-... Karar sayılı 04/07/2000 tarihli yetkisizlik kararı üzerine dava İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sırasına kaydedilmiş, İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas-... Karar sayılı 22/03/2001 tarihli kararı ile iş bölümü itirazının kabulü ile verilen görevsizlik kararı üzerine dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydolunmuştur. Dava, kooperatifin yönetim kurulu üyeleri olan davalıların kooperatifi zarara soktukları gerekçesiyle açılmış sorumluluk davasıdır. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, bilirkişi görüşüne başvurulmuştur. Urla ASHM'ne yazılan talimat sonrası 28/08/2003 tarihinde yapılan keşif sonrası;Elektrik Yüksek Mühendisi ... tarafından düzenlenen 27/09/2003 tarihli raporda; Elektrik tesisatı ile ilgili malzemelerin ... Ltd. Şti.'den alınmış olup, satıcı firma tarafından düzenlenen faturada olduğu halde bazı malzemelerin imalata girmediği (yerinde görülmediği) veya eksik olduğu, bunların bedelinin 1.158.043.770 eTL / 1.158,04 TL olduğu, ayrıca elektrik tesisatı montajının noksanlıklar ve kusurlar bulunduğu, bunların bedelinin ise 130.923.000 eTL / 130,92 TL olduğu belirtilmiştir. SMMM ..., Yük. Müh. Mimar... tarafından düzenlenen ... Tal. Sayılı 19/12/2003 tarihli raporda; Elektrik tesisatı konusunda ... tarafından düzenlenen 27/09/2003 tarihli rapordaki verilere de yer verilerek, davacı kooperatife ait defter, kayıt ve belgelere göre 1997 ve 1998 yılı inşaat hesabı tutarı ile 01/01/1999 tarihli açılış bilançosu verilerine göre bina inşaat hesabının 3.051.374.900 eTL / 3.051,3.TL fazla olarak gösterildiği, iş avanslarıyla satıcılar hesaplarının karşılaştırılmasında gerçek satıcıların davacı kooperatife almış oldukları paralar nedeniyle borçlu olmalarına rağmen bu borçlarının kooperatifle ilgisi olmayan kişi ve kuruluş faturalarıyla kapatılmak suretiyle davacılardan olan alacaklarının 15.130.980.400 eTL / 15.130,98 TL olarak azaltıldığı belirtilmiştir. SMMM ..., Elektrik Y. Mühendisi ... ve Yük. Müh. Mimar ... tarafından düzenlenen 01/12/2004 tarihli ek rapor ile tarafların itirazları 4 madde halinde incelenmiştir. D.E.Ü. Öğretim Elemanı Dr. ..., İnşaat Mühendisi ... ve Elektrik Mühendisi ...'nın 28/11/2005 tarihli raporunda; davalılar aleyhine açılmış ceza davası da bulunduğundan, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan ... Esas sayılı davanın sonucunun araştırılması gerektiği, HUMK. mad:39-40 gereğince davacılara mehil verilerek, Genel Kuruldan ibra etmeme ve dava açma konularında karar alınmasının sağlanması; ayrıca davacılara, davayı kendi adlarına mı, yoksa kooperatif adına mı açtıkları hususunun açıklattırılarak, kendi adlarına açmışlarsa davanın reddedilmesi gerektiği, davalılardan ...'ın, TTK. mad:338'de sayılan sorumluluktan kurtulma hallerinden birisine ilişkin bir davranışta bulunmaması nedeniyle, diğer yönetim kurulu üyeleri ile birlikte, dış ilişkiye yönelik işbu davada müteselsilen sorumlu olmaya devam edeceği, bu hususların tamamlanması halinde, alacak talebi ile ilgili inceleme yapılmasının uygun olacağı belirtilmiş, elektrik malzemeleri ile ilgili bölümde, kooperatife fatura edilmesine rağmen bazı malzemelerin imalatta kullanılmadığı; bunların tutarının 1.139.089.770 TL olduğu; buna karşılık faturada olmayan bazı malzemelerin ise imalatta kullanıldığı; bunların bedelinin ise 245.986.650 TL olduğu, imalatta kullanılmayan malzemelerin bedelinin (1.139.089.770 TL - 245.986.650 TL = 893.103.120 TL) dışında noksan ve kusurlu imalatlar bulunduğunu; bunların bedelinin ise 177.723.000 TL olarak hesaplandığı; böylece davacı kooperatifin toplamda 893.103.120 TL + 177.723.000 TL = 1.070.826.120 TL zarara uğratıldığı sonucuna varıldığını ortaya koymuşlardır. Kooperatif konusunda uzman bilirkişi ..., YMM ..., İnşaat Mühendisi... ve Elektrik Mühendisi ...'dan oluşan son bilirkişi heyeti mahkememize sunduğu 21/10/2022 tarihli kök raporunda; davalıların görev yaptığı dönemde oluşan kooperatif zararlarının "Belgesiz gider kayıtları nedeniyle 3.051,37 TL + Avans alacaklarının, usulsüz belge alınarak kapatılması nedeniyle 14.691,16 TL + Kullanılmayan malzemeler ve eksik / ayıplı imalatlar nedeniyle 1.070,82 TL" olmak üzere 1998 yılı için toplam 18.813,35 TL zarar oluştuğunu, buna göre davalıların, uğradığı zararı karşılamak üzere davacı kooperatife dava tarihi (18/02/2000) itibariyle kooperatif zararını (18.813,35 TL) faizi ile birlikte tazmin etmekle yükümlü olduklarını, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre kâr amacı bulunmayan yapı kooperatiflerinin ancak yasal faiz talep edebileceklerini 01/01/1999 tarihinden başlamak üzere, dava tarihi itibariyle talep edilebilecek faiz miktarının toplam 10.911,75 TL olduğunu, dava tarihi itibariyle davalıların borcunun 18.813,35 TL'si anapara, 10.911.75 TL'si gecikme faizi olmak üzere 29.725,10 TL olduğunu, davalılardan ... ile ... varislerinin ortaklık yoluyla edindikleri taşınmazların üzerindeki tedbiri kaldırabilmek amacıyla, davacı kooperatifle uzlaşma yoluna gittiklerini, bu kapsamda varılan uzlaşma gereğince dava açıldıktan sonra, hükmedilecek borca mahsuben ...'dan 18/12/2014 tarihinde 36.250,00 TL tahsil edildiğini, yapılan tahsilatın davacı kooperatif vekili tarafından 08/04/2016 havale tarihli yazı ile mahkemeye bildirildiğini, ... varislerinden, 01/09/2015 tarihinde 24.650,00 TL tahsil edildiğini, yapılan tahsilatın davacı kooperatif vekili tarafından, 06/04/2022 havale tarihli yazı ile mahkemeye bildirildiğini, ilk ödemenin 18/12/2014 tarihinde yapıldığını, bu tarihte yapılan ödemenin 36.250,00-TL faiz borcunu dahi karşılamadığını, bu nedenle kısmi ödeme yapılmasının söz konusu olup alacaklının kısmi ödemeleri faiz borcuna mahsup etme hakkı bulunduğunu, yapılan ödeme mahsup edildiğinde 18/12/2014 tarihi itibariyle talep edilebilecek faiz miktarının 79.367,24 TL - 36.250,00 TL = 43.117,29 TL'ye düştüğünü, ... varisleri tarafından 01/09/2015 tarihinde ödenen 24.650,00 TL, ... tarafından yapılan kısmi ödemeden sonra oluşan bakiye faiz borcunu 43.117,29 TL karşıladığını, neticeten davacıların yöneticisi oldukları kooperatife verdikleri zararın tespit edilebilen miktarının 18.813,35 TL olduğunu, dava tarihi itibariyle anapara alacağı olarak bu meblağın talep edilebileceğini, dava tarihi itibariyle talep edilebilecek faiz miktarının 10.911,75 TL olduğunu, dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından 18/12/2014 tarihinde 36.250,00 TL, ... varisleri tarafından 01/09/2015 tarihinde 24.650,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, ilk ödemenin yapıldığı tarih itibariyle davacı kooperatifin 18.813,35 TL'si anapara, 79.367,29 TL faiz alacağı oluştuğunu, yapılan kısmi ödemelerin toplamının 60.900,00 TL olup faiz borcunu karşılamadığını, kooperatifin yapılan kısmi ödemeleri faiz borcuna mahsup etme hakkı bulunduğunu, yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların kooperatife verdikleri zararlardan müteselsil sorumlu olduklarını, tahsil tarihi itibariyle hesaplanacak alacak miktarından ... için 36.250,00 TL, ... varisleri açısından 24.650,00 TL'nin mahsup edilmesinin gerekeceği görüşünü bildirmişlerdir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı ... vekilinin rapora itirazı üzerine aldırılan 28/04/2023 tarihli ek rapor ile; itirazların kök rapordaki tespit, değerlendirme ve hesaplamaların sonuçlarını değiştirecek nitelikte olmadığı, oluşan kooperatif zararının 1/3 oranında davalılara paylaştırılması halinde davalılardan ...'a ait borcun tamamı ödendiğinden adı geçenden alacak talebinde bulunulamayacağı, davalı ... varisleri tarafından kısmi ödeme yapılması söz konusu olduğundan adı geçenden bakiye kooperatif zararının (877,07 TL), ödeme tarihinden (01/09/2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesinin istenebileceği, davalılardan ... tarafından hiç ödeme yapılmadığından dava tarihi itibariyle 6.271,12 TL'si anapara, 1.442,36 TL'si gecikme faizi olmak üzere toplam 7.713,48 TL borcu oluştuğunu, anapara alacağı için dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği görüşünü ortaya koymuşlardır. Celp edilip incelenen İzmir... Ağır Ceza Mahkemesinin (... ilk Esas)... Esas sayılı dosyasında; ... Yapı Kooperatifi ve ... ile arkadaşlarının şikayeti üzerine ..., ..., ... haklarında 13/06/1999 tarihinde işledikleri iddia olunan ve kooperatifin yöneticileri oldukları sırada görevi kötüye kullanıp, zimmet suçunu işledikleri iddiası ile davanın açıldığı, yargılama sonucunda... Esas-... Karar sayılı 25/12/2020 tarihli kararı ile "1-Sanık ...'ın zimmet suçundan Mülga 765 Sayılı TCK'nun 202/1, 219/3-4.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığa yüklenen suçun basit zimmet suçuna uyduğu, 13/06/1999 suç tarihinden bu yana yasada öngörülen cezanın üst haddine göre Mülga 765 Sayılı TCK'nun 102/3, 104/2.maddelerinde belirtilen 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 13/06/2014 tarihinde dolduğu anlaşıldığından, sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasının olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK'nun 7/2.maddesi yollamasıyla Mülga 765 Sayılı TCK'nun 102/3, 104/2 ve 5271 Sayılı CMK'nun 223/8.maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 2- Sanık ...'nın zimmet suçundan Mülga 765 Sayılı TCK'nun 202/1, 219/3-4.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığa yüklenen suçun basit zimmet suçuna uyduğu, 13/06/1999 suç tarihinden bu yana yasada öngörülen cezanın üst haddine göre Mülga 765 Sayılı TCK'nun 102/3, 104/2.maddelerinde belirtilen 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 13/06/2014 tarihinde dolduğu anlaşıldığından, sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasının olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK'nun 7/2.maddesi yollamasıyla Mülga 765 Sayılı TCK'nun 102/3, 104/2 ve 5271 Sayılı CMK'nun 223/8.maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE," karar verildiği, kararın temyizen onandığı ve kesinleştiği anlaşılmıştır. Öncelikle davacı kooperatif adına denetim kurulu üyeleri tarafından davanın açılmış olduğu anlaşılmakla, aktif husumet ehliyeti bakımından konu değerlendirilmiştir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 341/2 maddesinde ortaya konulduğu üzere şirket yöneticileri aleyhine şirket namına dava açma görevi denetçilere ait olmakla birlikte 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın hükümleri gereğince şirket namına davayı açmaya yönetim organının yetkili olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle işbu davanın açıldığı 18/02/2000 tarihinde yürürlükte bulunan Eski TTK'nun ilgili maddesi uyarınca denetçiler tarafından açılan işbu davada aktif husumet ehliyeti bakımından engel bir durum olmadığı değerlendirilmiştir. Davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına ilişkin 20/02/2000 tarihli Genel Kurul Toplantısında yetki verildiği anlaşılmış, bilahare mahkememiz 27/12/2011 tarihli celse ... nolu ara kararı ile "davacı vekiline 20/02/2000 tarihinde yapılan genel kurulda yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılmasına karar verildiği anlaşıldığından davacı vekilince o genel kurulda görevli denetçilerden halen bunların görevi devam ettiği takdirde onlardan yenisi seçilmiş ise yeni yönetim kurulu üyelerinden vekaletname alması için bir aylık süre verilmesine" karar verilmiş, davacı vekili 24/01/2012 havale tarihli dilekçesi ile yeni yönetim ve denetim kurulunun seçimine ilişkin 04/07/2010 tarihli genel kurul tutanağı ve bu yönetici ve denetçilerinden alınmış vekaletnamesini sunduğu anlaşılmıştır. Yargılama devam ederken davalı ...'ın vefatı nedeniyle 25/12/2012 tarihli duruşmada verilen ara karar ile mirasçılarının davaya dahil edilmesine karar verilmiş, mirasçılar ..., ..., ... ve ... davaya dahil edilmiştir. Mahkememiz 16/12/2023 tarihli celse 1 nolu ara karar ile dava dilekçesinde yatırılan peşin harcın eksik olduğu anlaşılmakla davacı vekilince dava değerine göre hesaplanan eksik 419,71 TL peşin karar ve ilam harcını yatırması için süre verildiği, eksik 419,71 TL harcın 28/12/2022 tarihinde yatırıldığı anlaşılmıştır. Toplanan tüm deliller karşısında; kooperatifin 1998 yılının olağan genel kurul toplantısının 13/06/1999 tarihinde yapıldığı, yönetim kurulunun ibra edilmediği, davalıların yönetim kurulundaki görevlerinin 13/06/1999 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yeni bir yönetim kurulunun oluşturulmasıyla sona erdiği, 1999 yılının olağan genel kurul toplantısının 20/02/2000 tarihinde yapıldığı, 13/06/1999 tarihinde seçilen yönetim kurulunun hazırlattığı İzmir Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası, İzmir Elektrik Mühendisleri Odası ve İzmir İnşaat Mühendisleri Odası tarafından görevlendirilen uzmanlar tarafından düzenlenen raporların Genel Kurulda görüşüldüğü ve eski yönetim kurulu üyeleri aleyhine ceza davası açmak üzere denetim kurulu ile yönetim kuruluna yetki verilmesinin yanı sıra açılmış bulunan tazminat davasının da oylama ile kabul edildiği, gerek ceza yargılaması gerekse mahkememiz dosyasında aldırılan denetime elverişli bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu üzere kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olan davalıların görev yaptıkları dönemde yapmış oldukları işlemlerle kooperatifi zarara uğrattıkları, her bir davalı yönünden görevleri sürecinde yaptıkları işlemler bakımından kooperatif zararının benimsenen 21/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen miktarda olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 59/3. maddesi gereğince, yönetime veya temsile yetkili kişilerin kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatifin sorumlu olduğu, aynı kanunun 62/3. maddesi gereğince ise yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurlarının, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan dolayı sorumluluklarının bulunduğu, buna göre davalıların sebebiyet verdikleri kooperatif zararını karşılamakla yükümlü oldukları anlaşıldığından, davanın kabulü ile davalıların dava tarihi itibarı ile sorumlu oldukları 18.813,35-TL asıl alacak ve 10.911,75-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.725,10-TL 'nin dava tarihinden itibaren asıl alacak tutarına işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, faize faiz işletilmemesine, davalılardan ... tarafından 18.12.2014 tarihinde ödenen 36.250,00-TL ile davalı ... varisleri tarafından 01.09.2015 tarihinde ödenen 24.650,00-TL tutarın hükmün infaz ve icrası sırasında dikkate alınmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Dava açıldıktan sonra Türk Lirasından altı sıfır atılması itibarı ile altı sıfır atılmış hali ile hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, davalıların dava tarihi itibarı ile sorumlu oldukları 18.813,35-TL asıl alacak ve 10.911,75-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.725,10-TL 'nin dava tarihinden itibaren asıl alacak tutarına işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, faize faiz işletilmemesine, Davalılardan ... tarafından 18.12.2014 tarihinde ödenen 36.250,00-TL ile davalı ... varisleri tarafından 01.09.2015 tarihinde ödenen 24.650,00-TL tutarın hükmün infaz ve icrası sırasında dikkate alınmasına, 2-Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 2.030,52-TL harçtan, peşin alınan 214,54-TL harç ile tamamlama yoluyla alınan 419,71-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.396,27-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan 554,65-TL tebligat ve posta gideri, 6.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.754,65-TL yargılama gideri, 214,54-TL başvurma harcı, 419,71-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.388,90-TL yargılama harç ve giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzünde, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yargı yolu açık olmak üzere, oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/09/2024 Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza