İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/96 E. 2024/641 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/96
Karar No
2024/641
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/96 Esas KARAR NO : 2024/641 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 06/08/2020 KARAR TARİHİ : 04/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kasko poliçecisi olduğunu ve müvekkiline ait... plakalı aracın Yatağan'da bir traktöre çarpması nedeniyle maddi hasara uğradığını, aracın eksper incelemesinde pert total işleminin yapıldığını ve aracın hurdasının davacı tarafça 46.000,00.-TL'ye satıldığını, ancak davacı sovtaj bedeline ek olarak bakiye hasar dosyasından ödeme yapılmadığını, davalının 10.07.2020 tarihli yazısında rizikonun gerçekleştiği yer ve şeylerde değişiklik yapmama yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesi ile tazminat talebinin reddedildiğini, müvekkili tarafından veya aracı kullanan kişi tarafından araçta ve kaza mahallinde herhangi bir değişiklik yapılmadığını, bu nedenlerle davalıdan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL hasar tazminatının sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 10.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş olmakla yapılan açık yargılama sonunda; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin davacıya ait olan ... plakalı araçla ilgili ... Kasko Sigorta Poliçesi ile... numaralı kasko poliçesi ile sorumlu olduğunu, dava konusu tazminat talebi zaman aşımına uğramış olup bu nedenle reddinin gerektiğini, kaza saatinin sigortalı tarafından kasten ve kötü niyetli olarak doğru verilmediği ve sigorta şirketi tarafından somut olarak ispatlanması nedeni ile hasar tazmininin ret edildiği, bu nedenler ile davacı ve müvekkili sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçe kapsamında hasar tespiti yapılması ve kaza saatinin tespiti ve hasar tespitinde malzemelerin keşif ve bilirkişi marifetiyle tespitini Sn. Mahkemeden talep etmişlerdir. Bilirkişi heyetinden alınan 24/03/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Muğla İli, Yatağan İlçesi... Jnd. Trf. Tim K. lığı tarafından düzenlenmiş olan 04.06.2020 tarihli (Saat 10:15) “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının” incelenmesinden özetle, 04.06.2020 günü saat 10:15 sıralarında Hisarardı...Mevkii 1,7 km. de sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Hisarardı mahallesinden ... Mevkii istikametine seyir halindeyken...’in bahçesinin giriş kapısı önüne uygun olarak park etmiş olan ... plaka sayılı traktöre otomobilin ön tampon kısmıyla çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğinin görüldüğü, kaza neticesinde otomobilin ön tarafının hasara uğradığı, traktörün ise ön kısmıyla ve arkasında takılı bulunan su tankerinin (römork) çarpmanın etkisiyle hasara uğradığının tespit edildiği, Davalı Sınırlı Soruml...Sigorta Kooperatifi tarafından ... a Car Kasko Sigorta Poliçesi yapılmış olan ... plakalı araç ile dava dışı...in maliki olduğu park halindeki... plakalı traktörün karıştığı 04.06.2020 tarihli trafik kazası sebebiyle; Yukarıda “Görevlendirme “ kısmındaki hususlarla Sayın Mahkemenizce Bilirkişi incelemesinde bulunulmak üzere tarafımıza tevdi edilmiş olan ... E. sayılı dosyaya konu bilgi ve belgelerin ayrıntılı olarak incelenmiş olup elde edilen sonuçlar, değerlendirmesi ile son karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile arz olunur. 1) Yukarıda A) bölümünde izah edilen trafik kazasında; 1-A) Davalı Sınırlı Sorumlu ...Sigorta Kooperatifi’ ye Kasko sigortalı Davacıya ait...plakalı araç sürücüsü ...’ un meydana gelen dava konusu trafik kazasında nizami park halindeki ... plakalı aracın ön kısımlarına çarptığından KAZANIN OLUŞUMUNA BİRİNCİ DERECE ETKEN OLDUĞU, 1-B- Hisarardı-...köy yolu üzerinde yol dışında ... HALİNDE BULUNAN dava dışı...’ e ait ... plakalı aracın meydana gelen kazada, KURALLARA AYKIRI OLUMSUZ DAVRANIŞ FAKTÖRÜ GÖRÜLMEMİŞ OLDUĞU, 2) Davacıya ait... plakalı... marka otomobilin davaya konu trafik kazası sonucunda ÖN KAPORTA, MEKANİK/ELEKTRİK AKSAMLARINDA MEYDANA GELEN HASARLARIN İŞBU DAVA KONUSU KAZA İLE İLİNTİLİ OLDUĞU, VE MEYDANA GELEN KAZADA SENARYO BULUNMADIĞI, 3) Davacı Aracında meydana gelen toplam hasar miktarının Y. parça bedeli + İşçilik + KDV dahil 39.627,35 TL olduğu, 4) Davacı aracının kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki 2.el değerinin 75.000,00 TL olduğu, 5) Davacı aracının sovtaj (Onarımı yapılmamış hurda olarak) değerinin 46.000,00 TL olduğu, 6) Aracın onarım tutarı piyasa rayiç değerinin % 53’ üne ulaştığı için TAMİRİNİN EKONOMİK OLMADIĞI PERT-TOTAL UYGULAMASI yapılmasının gerekli olduğu, 7) Gerçek Hasar&Zarar Miktarının 75.000,00-TL–46.000,00-TL = 29.000,00.-TL olduğu İş bu hasarda zarar gören davacıya ait 35 GE 2074 plakalı aracın; • Kaza tarihinde 04.03.2020-2021 tarihleri arasında... nolu poliçe ile davalı... Sigorta şirketi nezdinde KASKO Sigorta teminat örüntüsüne alındığı, • Kasko sigorta sözleşmesinin, sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararların sigorta güvencesine alındığı mal sigortası türü olduğu, • Kazanın teminat süresi içinde meydana geldiği • Normal koşullarda, davaya konu olayın Kasko Genel şartları “ b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, “ şeklinde meydana geldiği • Davalı Sigorta Şirketi tarafından, kazanın oluş saatinin farklı olduğu hususunda araştırma raporu sunulmuş ise de , Heyetimiz teknik incelemesinde bu tespiti yapılmadığı, • Lakin bu hususun Sayın Mahkeme takdirinde olduğu Davacı yanca eldeki davada 100,00-TL hasar bedelinin 10.07.2020 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile talep edildiği, Kasko Genel Şartları 3.3.4. Tazminatın Ödenmesi maddesi …. eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde ….sigortalıya ödemek zorundadır. …Hükmüne dikkate alınarak , dosya içindeki eksper raporu 05.06.2020 olmakla 10 iş günü sonrası 22.06.2020 tarihi olsa da, davacı yanca daha sonra olan 10.07.2020 tarihi itibariyle faiz talep edildiği, hususlarındaki tespitleri içeren rapor taktiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, kasko poliçesi kapsamında sigortalı araçta oluşan hasar nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Eldeki dava öncelikle mahkememizin ... Esasına kaydedilmiş olup yapılan yargılama sonucunda 15/06/2021 tarihinde; "Davanın KABULÜ ile, 29.000,00 TL hasar bedelinin 10/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verildiği, verilen kararın davalı tarafından istinaf kanun yoluna taşındığı, istinaf incelemesini yapan İzmir BAM.... H.D. ...Karar sayılı ilamı ile; "Davalı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna süresinde itiraz ile hasar dosyası kapsamında yer alan sovtaj teklifleri nazara alınmadan düzenlenen bilirkişi raporunda belirlenen sovtaj bedelinin hatalı olduğu, poliçe şartları ve muafiyetlerinin değerlendirilmediği, raporun hatalı ve denetime elverişli olmadığı yönlerinden rapora itiraz ettiği, bilirkişi raporunda aracın sovtaj bedelinin ne şekilde tespit edildiği yönünde taraf ve yargı denetimine elverişli olacak şekilde açıklama yapılmadığı ve raporun bu yönden yeterli araştırmayı içermediği, dosya kapsamında bulunan davalı tarafın rapora itirazında belirttiği hasar dosyası kapsamında alınan hurda teklif bedelleri ile bilirkişi raporunda hesaplanan hurda değeri arasında oluşan çelişki yönünden davalının itirazları da karşılanarak ek rapor veya yeni bir rapor alınması gerektiği halde alınan raporun dosya kapsamına uygun olduğundan bahisle davalının bu yönlerden rapora yapmış olduğu somut itirazlarının reddedilerek değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinde 2.000,00 TL genel muafiyet klozunun bulunduğu, davalı vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde poliçe muafiyet bedelinin nazara alınmasını talep ettiği halde mahkemece davalının bu yönden rapora yapmış olduğu somut itirazının da değerlendirilmemiş olması hatalı olup; uyuşmazlık konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden sovtaj bedelinin usulüne uygun olarak, denetime elverişli açıklama ve değerlendirme yapılmak sureti ile tespitinin yapılacağı, ayrıca poliçede yer alan muafiyet klozunun uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek, davalının itirazlarının da karşılandığı yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmaya elverişli olmayan rapora göre karar verilmiş olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin belirtilen yönlere ilişkin itirazının kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir. " gerekçe göstererek mahkememizin hükmünü kaldırdığı görülmüştür. Kaldırma ilamı gereği mahkememizce tensip zaptı ile; "dosyanın res'en seçilecek bir otomotiv ve bir sigorta eksperi uzmanı bilirkişisine tevdi ile; tüm dosya kapsamı incelenerek, genel sovtaj bedelinin usulüne uygun olarak, denetime elverişli açıklama ve değerlendirme yapılmak sureti ile tespitinin yapılması, ayrıca poliçede yer alan muafiyet klozunun uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden, davalının itirazlarının da karşılandığı rapor hazırlanmasının istenilmesine, - bilirkişilere 2.500,00' er TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL ücret taktirine, dosyada var olan 195,00 TL gider avansı mahsup edildikten sonra eksik kalan 4.805,00 TL bilirkişi ücretini karşılaması için davacı vekiline tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta kesin mehil verilmesine, kesin mehile rağmen bilirkişi gideri yatırılmadığı taktirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılarak dosyanın mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin davacı tarafa ihtarına (ihtaratın tebligat ile yapılmasına), -Davacı tarafın dosyada gider avansı yeterli bulunmadığından 300,00.-TL gider avansını yatırması için davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde istenilen gider avansı yatırılmadığı takdirde HMK 120/2. ve 114/g. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan ret edileceğinin ihtar edilmesine, (ihtaratın tebligat ile yapılmasına)" şeklinde ara kararlar tesis edilmiş ve yatırılması gerekli olan delil avansı ile kullanılacak gider avansının mahsubu sonucu gider avansının yatırılması için davacı vekiline ihtaratlı tebligatlar çıkartılmış olmasına karşılık davacı vekili tarafından delil avansı ile birlikte gider avansı tensip zaptı ile belirlenen duruşma gününde dosyaya yatırılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda öngörülen süreler, nitelikleri bakımından, taraflar için ve mahkemeler için konulmuş süreler olmak üzere ikiye, taraflar için konulmuş süreler ise kanunda belirtilen süreler ve hakim tarafından belirtilen süreler olmak üzere ikiye ayrılır. Kanunda belirtilen süreler; kanun tarafından öngörülmüş (cevap süresi, temyiz süresi gibi) süreler olup, bu süreler kesindir ve işlemin kanuni süresi içinde yapılıp yapılmadığı, mahkemece re’sen gözetilir. Hakimin tespit ettiği süreler ise kural olarak kesin değildir. Hakim, kendi tayin etmiş olduğu süreyi, 6100 sayılı Kanunun 90/2’nci maddesine göre iki tarafı dinledikten sonra haklı nedenlere dayanarak, azaltıp çoğaltabilir ve bu sürenin, kesin olduğuna da karar verebilir. (HMK m.94/2, HUMK m.159). Hakimin verdiği sürenin kesin olması için ya hakimin kesin olduğunu belirtmeksizin verdiği ilk sürede işlemin yapılmaması nedeniyle ilgili tarafın yeniden süre talep hakkının varlığı karşısında, bu talep üzerine hakimin verdiği ikinci sürenin kanundan kaynaklanan şekilde kesin olması (HUMK m.163, c.4, HMK 94/2); ya da hakimin tayin ettiği ilk sürenin kesin olduğuna karar vermiş olması gerekir. Hakimin tayin ettiği bu ilk sürenin kesin süre olarak hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının kanuna ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa ihtar edilmesi gerekir. Kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Başka bir deyişle; ister kanun, ister hâkim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir. Öte yandan 6100 sayılı Kanunun 94’ücü maddesi uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararın hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Bazı hallerde kesin sürenin kaçırılması, o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, davanın kaybedilmesine neden olmaktadır. Böyle bir durumda, geciken adaletin adaletsizlik olduğu düşünülerek, davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere getirilen kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu cümleden olarak, kesin sürenin amacına uygun olarak kullanılması ve yeterli uzunlukta olmasının yanı sıra, tarafların yargılamadaki tutumları ile süreye konu işlemin özelliğinin de göz önünde bulundurulması gerekir. Bu yasal düzenlemeler göstermektedir ki, taraflar; dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişinin veya yapılmasını istedikleri keşif ve sair işlemlerin masraflarını, mahkeme veznesine yatırmaya mecbur olup, hâkim tarafından verilen sürede gerekli masrafı vermeyen tarafın talebinden sarfınazar ettiği kabul edilir. Hâkimin, bu masrafların yatırılması konusunda verdiği sürenin kesin olduğunu usulünce karara bağladığı hallerde, kesin süreye uymayan tarafın bu delile dayanma olanağı kalmaz. Kesin süre tarafların yanında hâkimi de bağlayacağından uyulmaması halinde, gereğinin hâkim tarafından hemen yerine getirilmesi gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/02/1983 gün 1980/1-1284, 1983/141; 22/11/1972 gün 8/832, 935; 13/10/2010 gün 2010/17-510-485; 28/04/2010 gün 2010/2-221-241; 28/03/2012 gün 2012/19-55-2012-249; 12/12/2012 gün 2012/9-1202-1218 sayılı kararları). Somut olayda, kaldırma ilamı gereği zararın belirlenmesi için tensip zaptı ara kararı ile verilen kesin süre içeren ihtaratlı davetiler davacı vekiline tebliğ edilmiş olmasına karşılık süresi içerisinde bilirkişisi delil avansı yatırılmamıştır. Bu nedenle, kesin sürede gerekli masrafı vermeyen tarafın talebinden sarfınazar ettiği kabul edileceğinden ve Hâkimin, bu masrafların yatırılması konusunda verdiği sürenin kesin olduğunu usulünce karara bağladığı hallerde, kesin süreye uymayan tarafın bu delile dayanma olanağı kalmayacağından, kesin süre tarafların yanında hâkimi de bağlayacağından uyulmaması halinde, gereğinin hâkim tarafından hemen yerine getirilmesi gerekeceğinden davacının maliki olduğu araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi teknik bilgiyi gerektirdiğinden ve bilirkişi delil avansı süresinde yatırılmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan ve ıslah harcından mahsubuna, artan harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/96, K. 2024/641, T. 04.07.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-96-e-2024-641-k-c0fc2030fb1f