İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/847 E. 2025/931 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/847
- Karar No
- 2025/931
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/847 Esas KARAR NO : 2025/931 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/10/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "06.09.2023 tarihinde, müvekkil şirkete Kasko sigortalı... plakalı araç Ankara Caddesi üzerinden Konak istikametine seyir halinde iken trafik nedeni ile durduğu esnada sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın dikkatsizlik sonucu şeridi izlememesi, araç hızını ve önünde giden araç ile arasındaki mesafeyi ayarlamaması sonucu sigortalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Aynı zamanda,... plakalı araç sürücüsü...rafikte seyir halinde iken 1.90 promil alkollüdür. Kazanın oluşumunda...plakalı araç sürücüsünün 4100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu kaza neticesinde sigortalı aracı pert olmuş olup, yapılan ekspertiz incelemesi neticesi ile sigortalıyla yapılan arabuluculuk anlaşması sonucunda 2.080.000,00-TL ödenmesi hususunda mutabakata varılmış, müvekkil şirket tarafından ödeme yapılmıştır. Sovtaj alıcısı tarafından müvekkil şirkete 1.564.000,00-TL sovtaj ödemesi yapılmıştır.... plakalı aracın trafik sigortacısı tarafından müvekkil şirkete 120.000,00-TL ödeme gerçekleştirilmiştir. Söz konusu ödemelerden sonra kalan 396.000,00-TL rücu bedeli için kazada kusurlu bulunanlara başvurma zorunluluğu hâsıl olmuştur. Ödenen bedelden zarardan kusurlu durumda bulunanlara kusuru oranında rücu etme zorunluluğu doğmuştur. Davalı tarafın kusur oranı 4100 olduğundan, rücu bedeli olan 396.000,00-TL'den davalı taraf sorumlu olacaktır. Müvekkil şirket tarafından sigortalısına yapılan ödeme neticesinde, Türk Ticaret Kanunu'nun halefiyete ilişkin hükümleri uygulama alanı bulmuştur. Halefiyet ilkesi gereğince, sigorta rizikosu, üçüncü kişilerin kusuru ile vuku bulmuş olursa, kendi sigorta ettirenine sigorta tazminatını ifa eden sigortacı, bu ifası oranında sigorta ettirenin yerine geçer ve onun kusurlu üçüncü kişilere başvurma hakkına halef olur. Bu nedenle sigortalısının haklarına halef olan müvekkil yapmış olduğu ödemeyi zarara sebep olanlardan kusuru oranında talep etme hakkına sahip olmuştur. Ayrıca, sigortalımız Türk Ticaret Kanunu md. 1472 uyarınca kayıtsız ve şartsız olarak müvekkil şirkete rücu haklarını devir ve temlik etmiştir. Bu nedenle de, müvekkil şirketin işbu davayı açmada hukuki yararı mevcuttur. Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Belirtilen sebeplerle, %100 kusuru ile kazaya sebebiyet veren...plakalı araç maliki ve araç sürücüsü hakkında İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup borçlulara ödeme emri gönderilmiştir. Ancak borçlu/davalı ilgili takibe haksız olarak itiraz ederek takibi durdurmuştur. İş bu nedenle dayaya konu icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı için Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğu hâsıl olmuştur. İş bu nedenlerle, davaya konu icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı için Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur. Yukarıda anılan nedenlerle İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına borçlular tarafından yapılan itiraz haksız olduğundan, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin ise davalı borçluya yüklenmesini vekil eden adına talep ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir. Davalı taraflara usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermedikleri görülmüştür. Dava, TTK' nun 1472. Maddesi gereği halefiyet ilkesine dayalı sigortalıya yapılan ödemenin sorumlulardan rücuen tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali isteminden kaynaklanmaktadır. Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine toplam 404.299,73 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçluların süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Mahkememizin görevine yapılan itiraz değerlendirildiğinde; Davacı sigorta şirketi, eldeki davayı sigortalısının halefi olarak açmış olmasına esasen; yetkili ve görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Sigortalı ile zarara sebebiyet verdiği iddia edilen araç malikinin tüzel kişi tacir olması nediyle nispi ticari dava niteliğinde ki eldeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar diğer davalı sürücü tacir değil ise de, özel görevli mahkemenin görevi içerisinde kalan davada her iki davalı yönünden de usul ekonomisi gereği birlikte yargılama yapılması gerektiğinden görev itirazına itibar edilmemiştir. Davalılar vekili ödeme emrine karşı yaptığı itirazda zamanaşımı def'i ileri sürdüğünden bu def'i incelendiğinde; davaya konu ihtilafın trafik kazasınından / haksız fiilden kaynaklandığı, kazanın 06/09/2023, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin tarihinin 20/10/2023 olduğu, zamanaşımını kesen sebepler arasında yer alan icra takibinin ise 01/03/2024 tarihinde başlatıldığı görüldüğünden 2 yıllık süresinin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı def'ine mahkememizce itibar edilmemiştir. Sigortalı ile davacı arasında akdedilen Genişletilmiş Full Kasko Sigorta Poliçesi incelendiğinde, 04/04/2023-2024 tarihleri arasındaki riskleri kapsadığı, rizikonun (haksız fiilin) 06/09/2023 tarihinde meydana geldiği ve çarpma- çarpılma durumunun teminat altına alındığı, davacının sigortalısına20/10/2023 tarihinde 2.080.000,00 TL ödeme yaptığı yapılan ödemenin teminat kapsamında kalması sebebiyle sigortalının haklarına TTK' nun 1472. Maddesi gereği halef olduğu görülmüştür. Davalı... LTD. ŞTİ. ve Ünsal İnal 'ın sorumluluğu incelendiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... LTD. ŞTİ. 35 GD 5244 plakalı aracın işleteni ve diğer davalı ... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup sigortalı aracın tramer kaydı da celp edilerek mahkememizce bilirkişilerden kusur ve gerçek hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişilerden alınan 03/03/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemece ; 06.09.2023 tarihli kaza sebebiyle, sigortalı araç sürücüsü ve davalı sürücünün oransal kusur durumu ve aynı trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu aracın gerçek hasar bedelinin belirlenmesi, hasar bedelinin araç rayicinin 9450 sini aşması durumunda pert total işleminin uygulanması, akabinde aracın hurda değerinin SBGM' den gelen yazı cevabına göre hesaplanması sonrasında gerçek zarar miktarının bulunması, ayrıca davacı tarafından yapılan ödemenin poliçe kapsamında kalıp kalmadığı, muafiyeti uygulanması gerekip gerekmediği ile bulunan gerçek zarar miktarına ödemenin yapıldığı tarihten takip tarihine kadar yasal faizin işletilmesinin istenmesine, konusunda heyetimizi görevlendirmekle tarafı edilen dosyada yapılan incelemeler sonucu; A- KUSUR YÖNÜNDEN; * Davalının maliki olduğu, ... plaka sayılı araç sürü nsal İnal, kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b, S6/c ve 84/d maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, *... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un atfi kabil kusurunun olmadığı, * ...plaka sayılı araç sürücüsü ...n atfi kabil kusurunun olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, B- HASAR BEDELİ YÖNÜNDEN; * 06.09.2023 tarihinde meydana gelen kaza da... plaka sayılı aracın, hasar bedeli değerlendirildiğinde, aracın onarımına başlandığında yeni yedek parçalar çıkabileceği ve hasar bedelinin artabileceği, sovtaj bedeli, rayiç bedeli ve hasar bedeli, bir bütün halinde değerlendirildiğinde onarımın orijinal parçalarla ekonomik olamayacağı sebebiyle pert-total işlemine tabii tutulması gerektiğinin kanaatine, *...plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle - 2.El rayiç değeri 2.080.000,00 TL, - Hasarlı hali (sovtaj bedeli) 1.564.000,00 TL, Tespit edildiği, C- SİGORTA YÖNÜNDEN; * Davacı ... Sigorta AŞ tarafından sigortalısı dava dışı ... Taşımacılık Ltd. Şti 'ne ait...plakalı aracı 04.04.2023 - 2024 tarihleri arasında ...poliçe numaralı Genişletilmiş Full Kasko Sigorta Poliçesi ile kasko sigortası teminatları altına alındığı, * KASKO sigorta sözleşmelerinin, sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararların sigorta güvencesine alındığı mal sigortası türü olup, bu sigorta türünde sigortalı aracın sürücüsünün kusuru, kasko sigortacısının sigortalısına ödemesine engel olmadığı, * Davaya konu olayda...plakalı araçta mevcut kaza nedeniyle zarar meydana geldiği tespiti karşısında, bu zararın Kasko Sigortası genel Şartları çerçevesinde, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, kapsamında gerçekleşmekle, teminat kapsamında olduğu kabul edileceği, * Kasko sigorta güvencesi veren ... Sigorta şirketi de kendisine müracaat eden sigortalısının zararını 20.10.2023 tarihinde 2.080.000,00.-TL sı zarar ödediği, ödenen bu tazminatın heyetimiz teknik ekibi tarafından da tespit edilmiş olduğu TTK m. 1472- Halefiyet “Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel sigortacıya intikal eder.” amir hükmü gereği, sigorta şirketi, rizikonun gerçekleşmesi sonucu sigortalısının zararını ödemek suretiyle sigortalısı halefi olduğu * Araç kendisinde kalan davacı SİGORTA şirketinin aracın sovtajını sattığı ve 1.564.000,00.-TL sını 14.11.2023 tarihinde aldığı, ayrıca zarar veren... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısı olan ...Sigortasından, kaza tarihindeki 120.000 TL sı teminat limitini tahsil etmekle Halef olan davacı Sigorta Şirketinin BAKİYE GİDERİLMEMİŞ ZARARININ Araç 2.el rayiç değeri : 2.080.000,00 TL Aracın hasarlı hali (sovtaj) : 1.564.000,00 TL Araç hasar bedeli : 516.000,00 TL ZMM ödemesi : 120.000,00 TL Bakiye alacak : 396.000,00.-TL sı kaldığı *Davacı sigorta Şirketi tarafından 27.03.2024 tarihinde İZMİR ...CRA MÜDÜRLÜĞÜ ... Esas sayılı dosyası ile 396.000,00.-TL asıl alacak 8.299,73.-TL %9 oranından avans faizi ile 404.299,73.-TL toplam zarar talep edildiği; Bu takibe yapılan itiraz ile eldeki davanın açıldığı Rapor içinde faiz hesabı detaylıca gösterildiği üzere yasal faiz oranına göre 13.167,00 TL sı talep edilebilecek iken daha az olan 8.299,73.-TL sı talep edildiği Bu halde İCRA DOSYASI 396.000,00.-TL 8.299,73.-TL 404.299,73.-TL sı hesap edilmiş olacağı, Tespitleri içerir rapor, hukuki değerlendirme ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile arz olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişilerden alınan 27/08/2025 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; " Takdiri Sayın Mahkemeniz de olmak üzere; Hasar Bedeli yönünden; * Davalı vekilinin KÖK rapora itirazlarının; KÖK raporumuzun 4. Sayfasında (SBM Kaydı) ve 9. Sayfasından (piyasa araştırması) değerlendirildiği; davalı vekilinin itirazlarını destekler nitelikte dosya kapsamına herhangi bir delil, bilgi, belge sunmadığı, sadece itirazda bulunduğu, * 06.09.2023 tarihinde meydana gelen kaza da... plaka sayılı aracın, hasar bedeli değerlendirildiğinde, aracın onarımına başlandığında yeni yedek parçalar çıkabileceği ve hasar bedelinin artabileceği, sovtaj bedeli, rayiç bedeli ve hasar bedeli, bir bütün halinde değerlendirildiğinde onarımın orijinal parçalarla ekonomik olamayacağı sebebiyle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiğinin kanaatine, *... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle 2. El rayiç değeri 2.080.000,00 TL, hasarlı hali (sovtaj bedeli) 1.564.000,00 TL, dava dışı ZMMS sigorta şirketi tarafından ödenen 120.000,00 TL tüm bu ödemeler dikkate alındığında; anılı aracın hasar bedelinin 396.000,00 TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı (rayiç değer 2.080.000.00 TL — sovtaj bedeli 1.564.000,00.-TL- ZMMS ödenen 120.000.00 TL = hasar bedeli 396.000,00.-TL) Yukarıdaki açıklamalar neticesinde KÖK raporumuzda değişiklik gerektirecek bir husus olmadığı görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, Hususlarındaki görüş ve kanaat ve tespitlerimizi içeren heyet ek raporumuzu, takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Tüm bu nedenler ile, davacı ile dava dışı zarar gören sigortalı arasında riziko tarihini kapsar şekilde Genişletilmiş Full Kasko Sigorta Poliçesinin bulunduğu, davalılardan ... ın sürücü, diğer davalının işleten olduğu aracın 06/09/2023 tarihinde sigortalı araca kaza tespit tutanağı ile çelişki içermeyen bilirkişi raporuna göre tam kusurlu olarak çarpması sonucu zararın meydana geldiği, sigortalı aracın hasar bedelinin ( 540.541,57 TL) araç rayicinin (2.080.000,00TL) % 50'sini aşmadığı ancak araç yönünden pert-total değerlendirmesinin davacı tarafından yapıldığı ve bu değerlendirme sonucu davalıların sorumlu olacağı zarar miktarının daha düşük olduğu, mahkememize sunulan bilirkişi raporunda da pert-total değerlendirilmesinin yapılması ile ortaya çıkan zarar miktarının 516.000,00 TL olarak belirlendiği, aksi düşüncede davalıların sorumlu olacağı bedelin 540.541,57 TL olması gerektiği, az evvelde belirtildiği üzere daha az miktarda talep edilen bedel ile bağlı kalınarak davalı işletenin ZMMS poliçesini yaptırılan sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödeme de (120.000,00 TL) mahsup edildikten sonra, kaza tarihi itibari temerrüte düşen davalılar yönünden davacının yaptığı ödeme tarihinden takip tarihine kadar mahkememizce talep ile bağlı kalınarak yasal faiz işletilmiş ve hesaplanan faiz miktarı talep edilen bedelden yüksek olduğundan talep ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalıların/borçluların İzmir... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davacının tazminat istemi bulunmadığından bu hususta ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gereken 27.617,71 TL karar ve ilam harcının yatan 22.734,78 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 4.882,93 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 972,00 TL posta ve diğer giderler ile 10.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 16.782,53 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 64.644,96 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı ve davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, davalı asilin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır