İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/526 E. 2025/658 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/526
Karar No
2025/658
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/526 Esas KARAR NO : 2025/658 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2024 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA :Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ".. Yukarıda bilgileri yazılı davacı müvekkilimizin sevk ve idaresindeki...ca İzmir İli, Bornova İlçesi Işıkkent bölgesinde davalı... Ulaşım Nak. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti 'nin maliki davalı...in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın müvekkile ait araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, müvekkilin maliki olduğu araçta yüksek maddi hasar oluşmuştur. Taraflarca tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kazaya davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortasını tanzim ettiği... plakalı araç kusuruyla sebebiyet vermiştir. Müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı ve bakiye maddi hasarın tazmini amacıyla KTK 97. Maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş işbu başvurumuz 10.01.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edilmiştir. Müvekkil aracındaki hasarın tazmini amacıyla davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli ödenmiş, ancak davalı sigorta şirketi tarafından haksız iskontolar, eksik ödene KDV, muadil veya çıkma parça kullanımı ve diğer sebeplerle müvekkile hasar bedeli eksik ödenmiş olup müvekkil bakiye maddi hasar alacaklısıdır. Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında davalı sigorta şirketi, araç maliki ve araç sürücüsüne karşı İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... Büro Dosya Numaralı, ... Arabuluculuk Dosya Numaralı başvuru kapsamında ise davalı araç maliki ve araç sürücüsü toplantıya katılmamış, davalı sigorta şirketi yönünden ise anlaşma sağlanamadığından işbu davanın ikame etme zarureti hasıl olmuştur. Yerleşik Yargıtay İçtihatları doğrultusunda talep etmiş olduğumuz alacakların likit alacak olarak kabul edilmediği ve yapılan yargılamada toplanacak deliller ve alınacak bilirkişi raporu sonrasında alacağımız likit hale geleceğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince belirsiz alacak olarak ikame ettiğimiz işbu davamızda talep etmiş olduğumuz alacaklarımız likit hale geldiğinde tarafımızca talep değeri arttırılacak olup ayrıca taleplerimizin Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı gereğince haksız fiilden doğan sorumluluk kapsamında davalı sigorta şirketi, davalı araç maliki ve davalı araç sürücüsünden tahsilini talep etmekteyiz. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle HMK gereğince belirsiz alacak davamızın kabulü ve fazlaya ilişkin müvekkil hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile; Şimdilik 50-TL bakiye maddi hasarın davalı sigorta şirketi, davalı araç maliki ve davalı araç sürücüsünden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden davalı araç sürücüsü ve araç malikinden kaza tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, Şimdilik 50-TL değer kaybı hasarının davalı sigorta şirketi, davalı araç maliki ve davalı araç sürücüsünden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden davalı araç sürücüsü ve araç malikinden kaza tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, Şimdilik 50-TL araç mahrumiyet bedelinin davalı araç maliki ve davalı araç sürücüsünden kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline işbu davamızda yapılacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılardan tahsiline karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA : Davalı ... Ulaşım Nakliyat İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle;".. Davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Önemli olan davacının talebini belirli kılacak imkâna sahip olup olmadığıdır. Davacı taraf uyuşmazlığa konu bedel talebini belirleyebilecek durumdadır. Dava konusu bir alacağın belirlenmesi ile onun ispatı ayrı şeyler olup alacağını objektif olarak belirleyebilecek durumda olan davacının belirsiz alacak davası açması yasal düzenlemeye aykırıdır. Açılan davada bilirkişi incelemesine gidilebilecek olmasının belirsiz alacak davasının açılabilmesi için yeterli olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Davacı dava açarken alacak miktarını belirleyebiliyorsa, belirsiz alacak davası açılamayacaktır. Tüm bu sebeplerle davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığından davanın reddine karar verilmelidir. Davacı taraf sevk ve idaresindeki... plakalı aracın Müvekkil şirketin sahibi ...in sürücüsü olduğu ... aracıyla kaza yaptığı, kaza tespit tutanağında kazanın...ç kusuruyla olduğunun tespit edildiği, maddi zararın tazmini amacıyla mali mesuliyet sigortasından hasar bedeli ödendiği ancak bu bedelin eksik olduğu ve tüm bu süreç sebebiyle maddi hasar, değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli talepleri olduğunu iddia ve beyan etmektedir. Öncelikle, davacı taraf delil listesi ekinde dava dilekçesinde atıf yaptığı kaza tespit tutanağını ibraz etmemiştir. Bu nedenle, bu konuda beyanda bulunma hakkımızı saklı tutuyoruz. Kaza tespit tutanağına ayrıntılı beyanda bulunma hakkımızı saklı tutarak, bu belgenin huzurdaki dava için bağlayıcılığı olmadığını da ayrıca belirtmek isteriz. Öncelikle, davacı tarafından tüm kusurun müvekkil şirketin sahibi olduğu araç sürücüsünde olduğunu iddia ettiği kaza tespit tutanağının dosyaya celp edilmesi ve tarafımıza tebliğ edilmesi gerekmektedir. Kaza tespit tutanağı dosyada mübrez olmadığından; kazaya ve meydana gelmesinde kusur oranlarına ilişkin cevap ve itiraz haklarımızı saklı tutmaktayız. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; Dava şartı ve hukuki yarar yokluğu bakımından davanın usulden reddine, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm talepler bakımından esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ederim." şeklinde talep ettiği görülmüştür. SAVUNMA : Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle;"..Dava dilekçesinde bahsi geçen 25.09.2023 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen,... plakalı araç, müvekkil şirkete 19.04.2023 - 19.04.2024 vadeli,... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. İşbu poliçe kapsamında araç başına maddi tazminat limiti 120.000,00-TL ile sınırlıdır. Müvekkil sigortacı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabilir. Bu sebeple davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla olası yapılacak tazminat hesaplamasın da müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme poliçe teminat limitinden tenzil edilmelidir. Poliçe kapsamında müvekkil sigorta şirketi tarafından davacıya eksper raporuna istinaden hasar ödemesi yapılarak maddi hasar gerçek zarar nispetinde tazmin edilmiştir. Dava konusu araçta meydana gelen maddi hasar ödenmiştir. Davacının bakiye maddi zararı bulunmamaktadır. Ödeme miktarı ile ilgili ihtilaf bulunmamaktadır. Dosya kapsamında riziko dönemi esas alınarak hesap yapılmıştır ve ödeme gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Eksper raporunda belirtilen miktar ödenmiştir. Müvekkil şirket tarafından davacıya, eksper raporuna istinaden 17.11.2023 tarihinde 10.682,44-TL, 28.11.2023 tarihinde 424,11-TL, 28.11.2023 tarihinde 1.789,19-TL, 28.11.2023 tarihinde1.237,09-TL araç hasarı ödemesi olarak toplam 13.132,83-TL yapılmıştır. Yine müvekkil şirket tarafından 05.02.2024 tarihinde 4.957,00-TL değer kaybı ödemsi yapılmıştır. Bu hususta itirazımız gözetilerek müvekkil sigorta şirketi tarafından davacıya maddi hasar ve değer kaybı ödemesi yapılarak borcunu gerçek zarar nispetinde ödediği gözetilerek davanın esastan reddi gerekmektedir. Aynen tazmin hükümleri gereği hasar giderilmişken bakiye maddi hasara hükmedilmesi hukuka aykırıdır. Önemle izah etmek gerekir ki somut uyuşmazlıkta talebe konu araçtaki hasar müvekkil sigorta şirketi tarafından kazaya müteakip onarılmak suretiyle giderilmiş ve onarım kontrolleri de müvekkil sigorta şirketi tarafından yapılmıştır. Onarım eksper raporunda görüleceği üzere ait araç davacının götürüldüğü özel serviste müvekkil şirket tarafından eksper tarafından görülmüş, onarımın aşamaları bizzat eksper tarafından kontrol edilmiştir. onarım eksiksiz bir şekilde tamamlanmıştır. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, Davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz." şeklinde talep ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin 04/06/2025 Tarihli değer artırım dilekçesinde özetle; "...Yukarıda arz ve izah etmiş olduğumuz sebeplerle fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile; Arttırım dilekçemizin kabulü ile birlikte henüz harcı alınmamış olan 25.752,38-TL'lik kısmın harçlandırılmasına ve işbu arttırım dilekçemizin karşı tarafa tebliğine, Yargılama giderleri, yasal vekâlet ücreti ve arabuluculuk taraf vekilliği ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz." şeklinde talepte bulunduğu anlaşılmıştır. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : > Dava; haksız fiil nedeniyle oluşan Hasar Bedeli, Değer Kaybı ve İkame Araç Bedeli Tazmini istemine ilişkin HMK md. 107 çerçevesinde açılmış Belirsiz Alacak Davasıdır. > Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir. Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır. > Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan 10/01/2024 tarihli PTT Alındısının incelenmesinde davacı tarafça davalı sigorta şirketinin Kadıköy / İSTANBUL adresine posta yoluyla başvuru dilekçesinin gönderildiği ve böylelikle dava şartı olan Yazılı Başvuru şartının da sağlandığı görülmüştür. > Mahkememizin YETKİSİNE yapılan itiraz değerlendirildiğinde; - 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.", Yine HMK.'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, seçimlik yetkidir. - Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. - Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda; rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin İzmir olduğu, yine davalı sigorta şirketinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu görüldüğünden, davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, yetki itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir. > ZAMANAŞIMI DEFİ değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu trafik kazası 25/09/2023 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 25/09/2023, dava tarihinin 13/06/2024 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür. > Davaya konu trafik kazasının 25/09/2023 tarihinde, İzmir ili, Bornova ilçesi... mevkiinde gerçekleştiği, davalı... Ulaşım Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ruhsat sahibi, davalı ...nin sürücüsü olduğu...plakalı aracın müvekkile ait araca çarpması neticesinde kazanın vuku bulduğu dosyada mevcut Kaza Tespit Tutanağından anlaşılmaktadır. > Davanın usul yönünden reddini gerektirir bir eksikliği bulunmadığı görülmekle davanın esas yönünden incelemesine geçilmiştir: >... plaka sayılı sigortalı aracın poliçenin vade tarihlerini kapsar şekilde...Sigorta AŞ.'de Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) yani zorunlu trafik sigortası ile sigortalanmış olduğu celp olunan hasar dosyası içinde yer alan poliçe sureti ile anlaşılmaktadır. Davaya konu trafik kazasının tarihi poliçede belirtilen risk periyodu içinde yer almaktadır. > Trafik kazaları sonucu uğranan zararlardan sorumluluk da haksız fiil sorumluluğu kapsamında yer almaktadır. Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Haksız fiil sorumluluğu; "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TBK md. 49; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." TBK md. 50; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmünü içermektedir. > 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu; 91/1. Maddesinde; "İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (MMS) yaptırmaları zorunludur"; 85/1. Maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son maddesinde ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3 maddesinde; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. > ...plaka sayılı sigortalı araç, kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalı... Sigorta AŞ.'de sigortalıdır. Bu nedenle davacının talep ettiği hasar bedelinden sigorta şirketi sorumludur. Ancak sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlı olarak dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranındadır. Bu nedenle aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. > TBK'nın 50. maddesi uyarınca davacı, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davacının bilirkişi deliline dayanmış olması nedeniyle mahkememizce bilirkişiden kusur ve talep edilen zarar miktarlarının belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. > Mahkememizce aldırılan 11/05/2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "-Hasar onarım bedeli yönünden:... plaka ... JOY 1.6 16V 115 2019 model otomobilde 25.09.2023 riziko tarihi itibarıyla meydana gelen gerçek zarar KDV dahil 17.980,22 TL olarak hesaplanmıştır. -Değer kaybı bedeli yönünden:...plaka sayılı... SEDAN JOY 1.6 16V 115 2019 model otomobilin 25.09.2023 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak piyasa rayiçlerine 20.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır. -İkame araç bedeli yönünden:... plaka sayılı... SEDAN JOY 1.6 16V 115 2019 model otomobilin makul onarım sü 4 gün olarak belirlenmiş olup, 25.09.2023 riziko tarihi itibarıyla kiralama bedelinin 755,00 TL. mertebesinde olduğu, arz ve izah edilen hususlara bağlı ikame araç bedeli 3.020,00 TL olarak hesaplanmıştır. -Kusur yönünden: ... plakalı araç sürücüsü ...in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84 maddesi “Arkadan çarpma” Hükmünü ihlal ettiğinden meydana gelen kazada ETKEN OLDUĞU, ... plakalı araç sürücüsü ... ...plakalı araç sürücüsü ...'nun kazanın oluşumunda ETKEN OLMADIĞI" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. > Tüm dosya kapsamından: 26.06.2023 günü saat: 21.00 sıralarında İzmir ili Bornova ilçesi sınırlarında sürücü ...evk ve idaresindeki ...plakalı aracıyla İsimsiz Cadde/Sokak üzerinde seyir halinde iken aracının ön kısımlarıyla yine aynı istikamette ön ilerisinde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği dosya kapsamında yapılan incelemelerde anlaşılmıştır. - 26.06.2023 günü saat: 21.00 sıralarında İzmir ili Bornova ilçesi sınırlarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracıyla isimsiz Cadde/Sokak üzerinde seyir halinde iken aracının ön kısımlarıyla yine aynı istikamette ön ilerisinde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki...plakalı aracın arka kısımlarına çarpması neticesi kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 56 “Araçlar arasındaki mesafe” başlıklı maddede sürücülerin; KTK. Md. 56/e maddesi “Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.” denilmektedir. Bu mesafe, kendi araçlarının kilometre cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metredir. Takip mesafesi, takip eden aracın 2 saniyede kat edeceği yol uzunluğu kadar da olabilir. Kol veya grup halinde (konvoy şeklinde) araç kullananlarda araçları arasında, kendilerini sollayıp geçmek isteyen araçların gerektiğinde güvenle girebilecekleri kadar açıklıklar bulundurmak zorundadırlar. Bu açıklıklar, kol veya gruba dâhil araçların azami hızlarına göre takip mesafesinden az olmayacaktır. Hukuk, tehlike ve sorumlulukların arttığı her alanda bireylerden yüksek özen bekler. Bu nedenle motorlu araç leri hem kurallara uyma hem de olası kazaları önleme konusunda yüksek özen göstermekle yükümlüdürler. Kazanın oluşumu ile yukarıda açıklanan kanun maddeleri ve yönetmelik ile birlikte değerlendirildiğinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile sürücülerin uyması gereken “Araçlar arasındaki mesafe” kuralını ihlal ettiği anlaşılmaktadır. - Sürücü...nun isimsiz Cadde/Sokak üzerinde seyir halinde iken aracının arka kısımlarına gerisinden gelen aracın çarptığı anlaşıldığından ve kazayı önlemek için yapabileceği bir hareketi olmadığından kusuru bulunmadığı değerlendirilmiştir. Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek ... plaka sayılı aracın; Hasar onarım bedelinin gerçek KDV dahil 17.980,22-TL olduğu, Değer kaybı bedelinin 20.000,00-TL olduğu, İkame araç bedelinin 3.020,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde; davalı şirket tarafından davacıya, eksper raporuna istinaden 17.11.2023 tarihinde 10.682,44-TL, 28.11.2023 tarihinde 424,11-TL, 28.11.2023 tarihinde 1.789,19-TL, 28.11.2023 tarihinde 1.237,09-TL araç hasarı ödemesi olarak toplam 13.132,83-TL yapıldığı yönünde iddiada bulunulduğu, yine davalı şirket tarafından 05.02.2024 tarihinde 4.957,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığının ileri sürüldüğü görülmüştür. > Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda talebini arttırmış, harcını karşılamıştır. > Dosya kapsamında yer alan ödeme dekontları nazara alınarak tespit olunan bakiye hasar ve değer kaybı ile ikame araç bedeline ilişkin aşağıdaki karara hükmolunmuştur. > 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.Davanın KISMEN KABULÜ ile; a) 2.882,38-TL Bakiye Hasar Tazminatı ile 15.043,00-TL Bakiye Değer Kaybı Tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 120.000,00-TL poliçe limitinden kalan bakiye poliçe limiti olan 100.910,17-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 23/01/2024 tarihinden; Diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 25/09/2023 tarihinden itibaren Avans Faizi işletilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b) 3.020,00-TL İkame Araç Zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalılar... ve ... NAK. İNŞ. SAN. ve TİC. ŞTİ.’nden alınarak davacıya verilmesine, Tazminat miktarına haksız fiil tarihi olan 25/09/2023 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine, 2-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.430,77-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.003,17‬-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.945,38 -TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 4.957,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 3.090,68-TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 709,32‬-TL'nın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 924,00-TL posta ve tebligat ücreti, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 8.351,6‬-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 6.792,67-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.03/07/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/526, K. 2025/658, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-526-e-2025-658-k-9caa7926690c