İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/202 E. 2024/841 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/202
- Karar No
- 2024/841
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/202 Esas KARAR NO : 2024/841 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2024 KARAR TARİHİ : 26/09/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin çalışanı ... hakimiyetinde olan... plaka sayılı araçla İzmir Bayraklı Anadolu Caddesi Konak istikametinde seyir halinde iken başarı opet yakınında önünde seyir halin de olan... plaka sayılı aracın önünde aninden durması sonucu yeterli takip mesafesini koruyamadığından bu araca çarpmış ve mağdur aracın sürücüsüyle kısa süreli tartışmanın ardından taraflar tutanak tutmaksızın olay yerinden ayrıldığını, olayın ardından müvekkili şirket çalışanı ... tarafından 21/12/2022 tarihli tutanakla aracın kaskosu olan davalı şirkete başvurunun yapıldığını ve araç kasko kapsamında tamiri yaptırıldığını, bu olayın ardından yaklaşık bir sene sonra müvekkili Gençel Otomotiv Müdürü ve sahibi ...i...numaralardan arayan ve kendisini ... olarak tanıtan şahıs yukarıda bildirilen kazada sürücü değişikliği olduğunu beyan ederek müvekkilden tamir kapsamında ödenen ücreti ve faiziyle birlikte daha sonra ileteceği bir iban hesabına göndermesini aksi takdirde şirketini SİSBİS kaydına alacağını ve bunun şirkete maliyetinin daha yüksek olacağı iddiasıyla tehdit ettiğini, aradan geçen kısa bir zaman sonra müvekkili şirketin araçlarının ZMMS ve KASKO sigortalarını yenileyeceği süreçte verilen poliçe tekliflerinin daha öncekilerden çok yüksek olması sebebiyle yapılan araştırmada ise telefonun ucundaki meçhul...'ın hakikatten... Sigorta A.Ş. Çalışanı olduğunu ve şirket hakkında SİSBİS kaydı oluşturulduğundan araçlara gelen sigorta tekliflerinin yüksek olduğu ortaya çıktığını, davalı şirket tarafından, müvekkili şirket aleyhine İzmir... İcra Dairesi... esas sayılı dosyası ile haksız ve hukuka aykırı olarak ilamsız icra takibine girişildiğini, müvekkil şirketin uğradığı zarar gün geçtikçe arttığını bu zararın nasıl meydana geldiğini, ne zaman meydana geldiğini, SİSBİS sistemine dayanağın ne olduğuna dair herhangi bir somut belge olmadığını, müvekkil şirketin borcu olmadığı gibi ortada bir borç olmadan böyle bir borç yaratılarak müvekkili şirketin, şirket çalışanlarının mağduriyetine yol açıldığını, bu şekilde dayanaksız ve tutarsız bir sistemin müvekkili bu derecede zarara uğratması hukuka uygun olmadığını, SİSBİS kaydından dolayı sigorta primleri yüksek çıkmakta ve bu da şirketi zarara uğratmakta olduğunu ,iş bu İhtiyati Tedbir olarak Sisbis Kaydının Kaldırılmasını, mahkeme sürecinde haklılığı ispatlanacağı üzere SİSBİS sistemindeki listeye giren müvekkili şirketin listeden kaldırılmasını, menfi tespit davasının kabulüyle müvekkilinin İzmir...İcra Dairesi ... esas sayılı icra dosyasında davalı şirkete borcu olmadığına dair tespitine, alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişen davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacının işleteni bulunduğu ... plakalı araç, müvekkilinin sigorta şirketi nezdindeki Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, söz konusu kaskolu aracın 21.12.2022 tarihinde, davacı şirketin personeli tarafından sevk ve idare edilmekte iken -trafikte önünde seyir halinde bulunan...plakalı araca arkadan çarptığı iddiası ile müvekkili şirkete ihbarda bulunularak hasar dosyası açtırıldığını, davacı şirketin (daha doğrusu kazaya karıştığını ileri süren personelinin) ihbar ettiği kazanın, iddia edildiği gibi vuku bulduğunu düşünen müvekkili sigorta şirketi, kasko poliçesi teminatından ve 230102169-0 nolu hasar dosyasından davacı tarafa hasar tazminatı ödendiğini, ne var ki, kazanın iddia edildiği gibi gerçekleşmediğini, yapılan kaza ihbarının maddi gerçekle örtüşmediği sonradan gelen başka bir ihbar ile öğrenildiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tutanaklar, Arabuluculuk Son Tutanağı, Tanık, İlgili Belgeler, SBM kayıtları, mail yazışmaları, ekran görüntüleri suretleri delil olarak değerlendirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, Sigorta Bilgi ve Gözetin Merkezi veri tabanında kayıtlı oluşturulan suistimal kaydının silinmesi ve davacı şirkete ödenen hasar tazminatının iadesi talebiyle başlatılan icra takibi nedeniyle davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti talepli menfi tespit istemlerine ilişkindir. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın davacı şirket çalışanı dava dışı... sevk ve idaresindeyken dava dışı ... plaka sayılı araca arkadan çarpması suretiyle trafik kazası gerçekleştirdiği, kaza sonrası olay yerinde kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, davacı şirkete ait aracın onarımının davalı sigorta şirketi nezdinde bulunan Kasko sigorta poliçesi kapsamında davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği, davacı şirket müdürü ...mli bir kişinin aracın tamir bedelinin ödenmesini aksi durumda Sisbis kaydına alınacağını ileri sürdüğü ancak davacı şirketin bu hususta bilgisi olmaması nedeniyle beyanlara itibar etmediği, sonraki süreçte ise davacı şirkete ait araçların ZMMS ve KASKO poliçelerinin önceki poliçe fiyatlarından çok daha yüksek çıkması üzerine Sisbis kaydı oluşturulduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin hasarla ilgili suistimalinin bulunmadığı, meydana gelen kazanın gerçek bir kaza olduğu, buna karşı davalı şirket tarafından haksız bir kayıt oluşturulduğu, ayrıca davalı şirket tarafından ödenen hasar bedelinin iadesi talebiyle icra takibi başlatıldığı ileri sürülerek SİSBİS'te yer alan suistimal kaydının silmesi ve icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir. 3-Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının işleteni olduğu...plaka sayılı aracın 21.12.2022 tarihinde şirket personeli tarafından sevk ve idare edildiği sırada ... plaka sayılı araca arkadan çarptığı iddiasıyla ihbarda bulunulduğunu ve poliçe kapsamında hasar tazminatı ödendiğini, sonraki süreçte Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne gelen vatandaş ihbarı ile kazanın ihbarda yer alan şekilde gerçekleşmediğinin ihbar edildiği, kazanın şirket personeli... kontrolündeyken değil, bir kadın sürücünün sevk ve kontrolündeyken kazanın gerçekleştiği, bu hususta... plaka sayılı araç sürücüsünün de beyanının alındığı, bu nedenle suistimal kaydı oluşturulduğu ve davacıya ödenen hasar tazminatının iadesi talebiyle icra takibi başlatıldığı, davacının ihbar ettiği kazanın gerçek dışı olduğu ve kazanın farklı şekilde meydana geldiği anlaşıldığından suistimal kaydının yerinde olduğu ve ödenen hasar tazminatının davalı şirkete iadesi gerektiği savunulmuştur. 4-30/04/2011 tarihinde 27920 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti Bildirimi Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in, “Bildirim Yükümlülüğü” başlıklı 11 maddesinde “Sigorta şirketleri yanlış sigorta uygulaması şüphesi nedeniyle tazminat talebini reddettiklerinde durumu ilgiliye yazılı olarak bildirmek ve Merkezde bu amaçla hazırlanan veri tabanına işlemek zorundadırlar.” şeklinde düzenlenmiş, verilerin kim tarafından silineceği hususunda bir düzenleme yapılmadığı görülmüştür. Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı)’nın 01/11/2017 tarihli 2017/12 sayılı Yanlış Sigorta Uygulamalarına İlişkin Genelgesinde ise, yanlış sigorta uygulamalarına ve sigorta suistimaline ilişkin veriler hakkındaki esaslar belirlenmiştir. Genelge’nin 3.4 maddesi uyarınca bu verilere ilişkin kaydın düzeltilmesine ilişkin başvurular Merkez tarafından 1 iş günü içerisinde kayda ilişkin değerlendirmeyi yapan kuruma güvenli elektronik ortamda iletilecek ve ilgili kurumca 7 iş günü içerisinde kayıt hakkında Merkez’e gerekçeli açıklama yapılacaktır. ...Anılan kaydı oluşturan kurum bu açıklamanın yanında gerekçesini belirterek SİSBİS’teki kaydı silebilecektir. 3.5 m. uyarınca tesis edilen işlem ise Merkez tarafından başvuruna sahibine gerekçeli olarak iletilecektir. 5-6100 sayılı HMK'nın 190/1. Maddesi uyarınca, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kural olarak bir hasarın teminat dışı kaldığı noktasında ispat külfeti davalı sigorta üzerindedir. Buna karşılık sigortalının ise rizikoyu doğru şekilde ihbar etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Sigorta şirketinin hasar tazminatını ödemekten kaçınabilmesi için hasarın oluşum şeklinin ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat etmesi gerekmektedir. Ancak bu durumda hasarın teminat kapsamında kaldığının ispatı külfeti sigortalıya geçmektedir. Suistimal kayıtlarına ilişkin olarak ise, davacı sigorta şirketinin bu tür bir kayıt oluşturabilmesi için hasarın kendisine ihbar edilen şekilde meydana gelmemiş olduğunu ispatlaması gerektiği açıktır. Somut uyuşmazlıkta davalı vekili cevap dilekçesinde delil olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına dayanmış, başkaca bir delil gösterilmediği görülmüştür. Mahkememizce Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları dosya arasına alınmış, kayıtların ve ihbar evrakının incelenmesinde yalnızca araçta sürücü değişikliği yapıldığına dair ihbar bulunduğunun belirtildiği görülmüştür. İhbara ilişkin olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında bir delil bulunmadığı ancak cevap dilekçesi ihbarın; "Merhaba, 21.12.2022 tarihinde İzmir Anadolu caddesi Başarı akaryakıt ve ... yakını Konak istikametinde ...plakalı kırmızı ... araç kaza yapmıştır. Dosya numarası... Bu kaza ehliyetini alkollü araç kullanması sebebiyle 08.11.2022 tarihinde ehliyetine el konulmuş olan... (TC Kimlik no:...) tarafından yapilmıştır. Kaza sırasında ehliyetsizdir. Bu araç İzmir?de faaliyet gösteren...Otomotive ait ... isimli rent a car firmasına aittir. Kazayı... yapmiş olmasına rağmen şirketin sahibi... çalışanı olan...yı kazayı yapan kişi olarak göstermiştir. Bunun karşılığında Generali sigortadan 28.000 TL ödeme almışlardır. Mobese kayıtlarından kazayı yapan kişi görülebilir. Haksız kazanç elde etmek amacıyla bu yasadışı ve sahtekarlık içeren durumu ihbar etmek istedim" Şeklinde ihbarın bulunduğu savunulmuştur. 6-Dosya kapsamında toplanan delillere göre, ihbarı doğrulayan tanık beyanı veya başkaca bir delil bulunmadığı gibi ihbarın kim tarafından gerçekleştirildiğinin de belirli olmadığı görülmüştür. Bir diğer taraftan mahkememizce ihbar içeriğinde yer alan ve gerçek araç sürücüsü olduğu ileri sürülen...'e ilişkin yapılan araştırmada İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nin 04/06/2024 tarihli cevabi yazısına göre...'e ait ... nolu sürücü belgesine ilişkin herhangi bir iptal kaydının bulunmadığı, ehliyetin veriliş tarihinin ise kaza tarihinden 1 gün sonrasında, 22/12/2022 olduğu görülmüştür. Toplanan tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinde, davalı sigorta şirketinin hasarın gerçekleşme şeklinin ihbar edilenden farklı olduğuna dair yeterli ispatı sağlayacak ölçüde delil göstermediği, örneğin ... plaka sayılı araç sürücüsüyle görüşüldüğünün ve kendisinin kadın bir sürücünün aracı kullandığını beyan ettiğinin ileri sürüldüğü ancak davalı tarafça tanık deliline dayanılmamış olduğu gibi bu kişiyi dinletmeye yönelik bir talepte de bulunulmadığı, bu haliyle gerek Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne iletilen ihbar kaydında gerekse davaya cevap dilekçesinde hasar ihbarının gerçek dışı olduğunu ispatlar delillerin bulunmadığı, ihbarda anılan...'in kaza tarihinden 1 gün sonra ehliyet aldığı sabit ise de kiralık araç bilgi sistemine göre bu kişinin aracı kiraladığına dair bir bilginin yer almadığı, kaza tarihinde davacıya ait hasar gören aracın kiralık olarak verildiğine dair bir bilginin bulunmadığı, bu haliyle davalının kaza sırasında aracı davacı şirket çalışanı... dışında bir kimse tarafından kullanıldığını ispat edememiş olduğu değerlendirildiğinden suistimal kaydı oluşturulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiş, suistimal kaydının silinmesine ve davalı şirket tarafından ödenen hasar bedelinin iadesi talebiyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı tarafça menfi tespit isteminin yanında kötü niyet tazminatı talebinde de bulunulmuştur. Ancak davalının takipte alacaklı olduğunu ispat edememiş olmasının tek başına kötü niyetli hareket edildiğini göstermeyeceği, kötü niyetin varlığının kabulü için ayrıca gerçekte alacaklı olunmadığının da bilinmesi gerektiği, davalının üzerinde olan ispat külfetini yerine getirememiş olmasının kötü niyetin ispatına yeterli olmadığı gözetilerek kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 7-Görülmekte olan davada, her biri farklı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte 2 farklı taleple ilgili yargılama yapıldığı ve 6100 sayılı HMK'nın 110/1. Maddesi uyarınca davaların yığılmasının söz konusu olduğu ve her bir talep yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek, suistimal kaydının silinmesi talebi yönünden 1 adet maktu vekalet ücreti ve yine menfi tespit talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gözetilerek 1 adet maktu(nispi oran maktu miktarın altında kaldığından) vekalet ücretine hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, a-Davacı şirketin İzmir ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle davalı şirkete 32.964,00-TL borçlu olmadığının tespitine, b-Davalının kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine, c-SİSBİS kayıtlarının düzeltilmesi talebinin KABULÜNE, davalı şirket tarafından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın 21.12.2022 tarihli kazası nedeniyle yapılan ... bildirim numaralı suistimal kaydının kaldırılmasına, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.251,77-TL harçtan peşin olarak alınan 562,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.688,82-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Suistimal kaydının silinmesi talebi yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Menfi tespit talebi yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 562,95-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 68,00-TL posta ve tebligat ücreti olarak sarf edilen toplam 495,60-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 26/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır