İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/330 E. 2024/808 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/330
- Karar No
- 2024/808
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/330 Esas KARAR NO : 2024/808 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/05/2018 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davacılar vekili, 21.06.2015 tarihinde, davalı ... Japan Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan, davalı sürücü ...n sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile davacıların murisi ...ın kullandığı motosiklete çarptığını, kaza nedeniyle murisin vefat ettiğini, Menderes... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı sürücü hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkillerinin 25.06.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurduklarını, 26.10.2017 tarihinde davalı şirket tarafından 11.638,00 TL ödendiğini, ancak müvekkillerinin zararının tam karşılanmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı baba ... için 5.000,00 TL, davacı anne ... olmak üzere 10.000,00 TL destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminatın, ayrıca davacı baba... için 30.000,00 TL, davacı anne... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 26.10.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin poliçe limitleri oranında ve sigortalının kusuru oranında destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olacağını, müvekkili sigorta şirketi tarafından dava konusu kaza ile ilgili olarak hasar dosyasının açıldığını, müteveffanın destekten yoksun kalan yakınları için 26.10.2017 tarihinde 11.638,00 TL ödendiğini, müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere müteveffanın gelirinin tespit edilmesi, aksi halde asgari ücretin esas alınması gerektiğini, manevi tazminatın teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 28/06/2024 Tarihli ıslah dilekçesi ile; Islah dilekçesinin kabulü ile (Faiz ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) (Sigorta şirketi açısından poliçe teminat limitleri ve teminatları ile sınırlı olmak kaydıyla), müvekkili ... için; 27.590,08-tl (destekten yoksun kalma) maddi Tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine; 30.000-TL Manevi Tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı ...dan tahsili ile müvekkiline verilmesine; müvekkili... için; 101.610,76-TL (destekten yoksun kalma) Maddi Tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine; 30.000-TL Manevi Tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı ...dan tahsili ile müvekkiline verilmesine; yargılama giderleri ve (Maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı) vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizin 28/11/2019 tarih ve ... karar sayılı kararı istinaf edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 07/04/2023 tarih, ... Karar sayılı kararı ile "...Dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava konusu trafik kazası nedeniyle Menderes... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... K. sayılı dosyasında davalı sürücü ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan yapılan yargılama sırasında alınan 21.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde müteveffa ...ın asli kusurlu, davalı sürücünün tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin 13.12.2016 tarihli raporunda yine müteveffa ...ın asli, davalı sürücü ...'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Kaza tespit tutanağında her iki tarafa da kusur verilmiş, ancak asli/tali kusur nitelendirmesi yapılmamıştır. İlk derece mahkemesince trafik bilirkişisinden alınan 27.05.2019 tarihli raporda, davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Menderes istikametinden Kuşadası istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracının sağ ön kısımları ile istikametine göre sağ taraftan salatalık deposundan yola çıkan maktul sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletin sol yan tarafına çarpması ile yine kaçınma hali sergileyerek yolun dışına çıktığı, aynı anda karşı istikametten gelen dava dışı sürücü... idaresindeki ... plakalı otomobilin kaplama üzerinde bulunan motosikletin üstünden geçtiği ve ölümlü trafik kazasının gerçekleştiği, müteveffanın geçiş önceliğini vermeden yolu kat etmek istediği ve çarpışma olduğu, bu nedenle müteveffa ...ın kazanın meydana gelmesinde %87.5 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın ise dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle %12.5 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu raporun davacılar vekiline 16.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekilinin 24.06.2019 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporundaki kusur oranlarına itiraz ettiği, ilk derece mahkemesince bu itirazların karşılanmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporu asli/tali kusur takdiri yönünden ceza dosyası kapsamında alınan raporlarla uyumlu ise de, tarafların kusur oranları yönünden davacılar vekilinin itirazları karşılanmadan hüküm kurulması yerinde değildir. İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden dosya kapsamındaki rapor, davacılar vekilinin bu rapora itirazları ve ceza dosyasında alınan raporlar değerlendirilerek tarafların meydana gelen kazadaki kusur oranlarının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir. Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince (Kapatılan 17. H.D) de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 -2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D. 22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K). Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, aktüerya raporunda bilinmeyen dönem için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metodunun kullanılması yerinde ise de, TRH 2010 yaşam tablosu yerine PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanması doğru değildir. Mahkemece kazanılmış haklar gözetilerek, az yukarıda belirtildiği üzere tarafların tespit edilecek kusur oranlarına göre TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve progresif rant metoduna göre tazminatın hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir...." gerekçesi ile kaldırılması ile dosya yeniden ele alınmıştır. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yargılaması sonucunda; Bilirkişi ek raporun 04/04/2024 tarihte alınan raporun sonuç kısmına göre; "Dava konusu trafik kazasının oluşumunda sigortalı araç sürücüsü %15 oranında kusurlu kabul edilmek ve TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak progresif rant yöntemi ile; a) Sigorta şirketi tarafından kendilerine ödeme yapılan 26.10.2017 tarihindeki veriler ile yapılan hesaplamalar sonucunda: a) Davacı...’ın gerçek zararının (müterafik kusur indirimi hususu Mahkemenize ait olmak üzere) 12.166,28 TL olarak hesaplandığı; Sigorta şirketinin ise kendisine 7.768,00 TL ödediği, aradaki farkın 4.398,28 TL ve %10 dan fazla bulunduğu; b) Davacı ...’ın gerçek zararının (müterafik kusur indirimi hususu Mahkemenize ait olmak üzere) 5.542,91 TL olarak hesaplandığı; Sigorta şirketinin ise kendisine 3.869,92 TL ödediği, Aradaki farkın 1.672,99 TL ve %10 dan fazla bulunduğu; Bu nedenle 2024 yılı verileri ile yeniden hesaplama yapılarak sigorta şirketi tarafından ödenen tutarların güncellenerek mahsubu sonrasında: a) Davacı...’ın 101.610,76 TL, b) ...’ın 27.590,08 TL bakiye DYKT alacağı bulunduğu; Davacıların bakiye alacakları toplamının 129.200,84 TL olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS poliçesinin bakiye teminat limiti içerisinde kaldığı; Nihai karar Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür 04/01/2024 Adli Tıp Kurumundan alınan raporun sonuç kısmına göre;"Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davalı sürücü ...’ % 15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, B) Müteveffa sürücü ... % 85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, C) Sürücü ... ...' nun kusursuz olduğu, kanaatini bildirir müşterek rapordur. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. İstinaf Kaldırma Kararı Sonrası Toplanan Deliller ve Değerlendirilme; 1-İstinaf kaldırma kararı sonrasında kaldırma nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu öncelikle dosya kusur dağılımı hususunda ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış, dosyaya sunulan 04.01.2024 tarihli ATK kusur raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı ...'ın %15 oranında ve davacıların desteği olan müteveffa ...ın %85 oranında kusurlu oldukları bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmuş, davalı taraflarca ise herhangi bir itiraz bildirilmemiştir. 2-Mahkememizce istinaf öncesi adli trafik bilirkişi ...'tan alınan 27.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacıların desteğinin kusuru %87,50 ve davalı sürücü ...'ın %12,50 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş ve ATK kusur raporunda ise kusur oranlarının %15-%85 olarak dağıtılmış olmasına göre, her iki kusur dağılımı konusunda çelişki oluşmuş ise de davalı tarafçlarca kusur oranına yönelik bir itirazın bulunmadığı, davacılar yönünden ise raporlar arasında oluşan oransal çelişkinin davacı lehine olması nedeniyle çelişkiyi giderir rapor alınmasında hukuki menfaati bulunmadığı gözetilerek yeniden kusur raporu alınmamış ve ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 04.01.2024 tarihli kusur raporu hükme esas alınarak davacıların desteği müteveffa ...ın %85 ve davalı sürücü ...'ın %15 oranında kusurlu oldukları, kazanın gerçekleşmesinde başkaca bir kusurlu tarafın bulunmadığı kabul edilmiştir. 3-Mahkememizce tespit edilen kusur oranları ve TRH-2010 yaşam tablosuna göre desteğin bakiye yaşam süresine ile destek payı oranları dikkate alınarak dava öncesi davacılara yapılan ödemelerin zararı karşılayıp karşılamadığı, zarar karşılanmamış ise bakiye zarar miktarının tespiti hususlarında aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmış, dosyaya sunulan 04.04.2024 tarihli ek raporda; -Davacı...’ın gerçek zararının 12.166,28 TL olarak hesaplandığı; Sigorta şirketinin ise kendisine 7.768,00 TL ödediği, aradaki farkın 4.398,28 TL ve %10 dan fazla bulunduğu; -Davacı ...’ın gerçek zararının 5.542,91 TL olarak hesaplandığı; Sigorta şirketinin ise kendisine 3.869,92 TL ödediği, Aradaki farkın 1.672,99 TL ve %10 dan fazla bulunduğu; -2024 yılı verileri ile yeniden hesaplama yapılarak sigorta şirketi tarafından ödenen tutarların güncellenerek mahsubu sonrasında: -Davacı...’ın 101.610,76-TL, -Davacı ...’ın 27.590,08-TL, bakiye tazminat alacağı bulunduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi raporuna karşı davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, istinaf kaldırma kararı öncesinde düzenlenen bilirkişi raporuna karşı davacılar vekilinin itiraz etmiş olması ve ret kararına karşı istinaf yoluna gidilmesiyle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturan bir husus bulunmadığı, düzenlenen raporun desteğin TRH-2010 yaşam tablosuna uygun olduğu ve destek payı miktarlarının da Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre ayrıldığı, yapılan hesaplamalarda maddi veya hukuki hatayı gösterir somut bir itirazın bulunmadığı gözetilerek yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. 4-Davacıların talep edebileceği maddi tazminat hesaplamalarında müterafik kusur indirimi uygulanması gerekip gerekmediği hususunda yapılan inceleme ve değerlendirmede, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut uyuşmazlıkta kaza sonrası Jandarma Trafik personeli tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davacıların murisi ...ın kaskının bulunmadığı belirtilmiştir. İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı-İzmir Morg İhtisas Dairesi'nin nın 30.06.2015 tarihli Otopsi Raporu'na göre ölüm sebebinin genel beden travmasına bağlı kafatası kubbe ve kaide kemik kırıkları, beyin dokusu harabiyeti, travmatik beyin kanaması, sol akciğer ve dalak yaralanmaları, kalça kemik kırıkları ve retroperitoneal hematom(Karın bölgesinde kanama) nedenlerine bağlı olarak gerçekleştiği, davacıların murisinin ölümünde salt baş bölgesine aldığı yaralanmanın değil bunun dışında genel beden travmasından kaynaklanan yaralanmalarının da etkili olduğu dikkate alınarak, davacıların murisi ... her ne kadar kaza sırasında kask takmaması nedeniyle baş bölgesinden önemli ölçüde yaralanmış ise bu yaralanmanın tek başına ölüm sebebi olarak gösterilmediği, ölüm nedeninin baş bölgesi yaralanması dışında genel vücut travması, akciğer ve dalak yaralanması ve iç kanama gibi başka nedenlere de dayandığı dikkate alınarak müterafik kusur indirimi uygulanmamıştır. 5-Dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde davacılara sırasıyla 7.768,00-TL ve 3.869,92-TL ödemeler yapılmış ise de, mahkememizce tespit edilen kusur dağılımı ve TRH-2010 yaşam tablosu bakiye ömür süresine göre davacılara ödenmesi gereken tazminat miktarlarının... yönünden 12.166,28-TL ve ... yönünden 5.542,91-TL olduğu, sigorta şirketinin ödemesi ile hakedilen ödeme miktarları arasında önemli oranda farklılık bulunduğu gözetilerek ödemelerin davacı zararını karşılamadığı ve dava öncesi yapılan ödemeler nedeniyle düzenlenen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek bakiye destek zararı konusunda rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada davacı...'ın 113.938,58-TL destek zararı hesaplaması yapılmış, bu miktar üzerinden dava öncesi 7.768,00-TL ödemenin güncelleştirilmesiyle elde edilen 12.327,81-TL ödemenin mahsubu ile davacı...'ın bakiye destek zararının 101.610,76-TL olduğu tespit ve kabul edilmiştir. Davacı ... yönünden ise mevcut verilere göre destek zararının 33.731,65-TL olduğu, dava öncesi sigorta şirketinin yaptığı 3.869,92-TL ödemenin güncellenmesiyle 6.141,56-TL ödemeye ulaşıldığı, bu miktarın hakedilen destek zararından mahsubu sonrası davacının 27.590,08-TL destek zararı talep edebileceği tespit ve kabul edilmiştir. 6-Davacılar vekilinin 28.06.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerinin... yönünden 101.610,76-TL'ye, ... yönünden ise 27.590,08-TL'ye yükseltildiği görülmüştür. Mahkememizce alınan ATK Kusur raporu ile davalıların sorumluluğunda olan %15 kusur oranına, TRH-2010 yaşam tablosu ve davacıların desteğinin bakiye yaşam süresine göre, müteveffanın ölümünde salt kafa travmasının etkili olmaması, ayrıca bedensel yaralanmaların da ölümde etkili olması nedeniyle müterafik kusur uygulanmaması suretiyle davacıların 101.610,76-TL ve 27.590,08-TL bakiye destek zararlarının mevcut olduğu kabul edilmekle ıslah dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiş, araç sürücüsü davalı yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk limiti kaza tarihi itibariyle 278.362,08-TL olup hükmedilen tazminat miktarları toplamı 129.200,84-TL poliçe limiti dahilinde kaldığından ayrıca daha az bir sorumluluk yoluna gidilmemiştir. Davalı ... tarafından yargılama sırasında davalıların zararının karşılandığına yönelik sözlü açıklama ve beyanlarda bulunulmuş ise de bu hususta düzenlenmiş bir ödeme belgesi veya ibraname bulunmadığından zararın giderildiğine yönelik savunmaların ispat edilemediği değerlendirilmiştir. 7-Davacılar tarafından ayrı ayrı 30.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirme sonucunda manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Davacıların iddiaları ve dosya kapsamında toplanan deliller dikkate alınarak, her ne kadar dava konusu kaza davacıların murisinin asli ve %85 oranındaki kusuruyla meydana gelmiş ise de, müteveffanın yaşı, davacıların çocuklarını kaybetmiş olması nedeniyle yaşadıkları yoğun üzüntü, yüksek enflasyon ortamında yasal faize tabi alacakların geçen sürede erimesiyle tazminatın davacıda yaratacağı tatmin unsurunun azalacağı hususları birlikte dikkate alınarak talebin kısmen kabulü ile her bir davacı yönünden ayrı ayrı 25.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı...'ın maddi tazminat davasının KABULÜNE, 101.610,76-TL destek zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu bakiye poliçe limiti 278.362,08-TL'yi aşmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı...'a verilmesine, tazminat miktarına davalı ... yönünden kaza tarihi 21.06.2015'ten, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 26.10.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Davacı...'ın manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 25.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacı...'a verilmesine, tazminat miktarına kaza tarihi 21.06.2015'ten itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, 3-...'ın maddi tazminat davasının KABULÜNE, 27.590,08-TL destek zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu bakiye poliçe limiti 278.362,08-TL'yi aşmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, tazminat miktarına davalı ... yönünden kaza tarihi 21.06.2015'ten, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 26.10.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 4-Davacı ...'ın manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 25.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, tazminat miktarına kaza tarihi 21.06.2015'ten itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.241,20-TL harçtan peşin olarak alınan 239,09-TL harç ile ıslah harcı olarak alının 2.143,62-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.858,49-TL harcın Davalı ... Sigorta şirketinin sorumluluğu 6.442,99-TL ile sınırlı tutulması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Mahkememizin 04/05/2020 Tarih, ...Karar ve... Harç nolu harç tahsil müzekkeresi ile 444,01-TL bakiye karar harcının davalı ...'dan tahsili için vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazıldığından, karar kesinleştiğinde ve istek halinde iptali için müzekkere yazılmasına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... yararına kabul edilen maddi tazminat yönünden takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı ...'a verilmesine, 8- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı... yararına kabul edilen manevi tazminat yönünden takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı...'a verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... yararına kabul edilen maddi tazminat yönünden takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp alınıp davacı ...'a verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... yararına kabul edilen manevi tazminat yönünden takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 11-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 239,09-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 2.143,62-TL toplamı 2.382,71-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 12-Davacı tarafça sarf edilen 35,90-TL başvuru harcı, 353,53-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 1.566,45-TL posta ve tebligat ücreti, 3.330,00-TL bilirkişi ücreti, 2.750,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura bedeli olarak sarf edilen toplam 8.035,88-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 7.611,15-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlasına dair kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin yargılama giderinden yalnızca 5.793,73-TL'lik kısım ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 13-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair, davacılar vekilinin ve davalı ...'ın yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır