İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1030 E. 2024/776 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1030
- Karar No
- 2024/776
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1030 Esas KARAR NO : 2024/776 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2023 KARAR TARİHİ : 12/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Trafik sigorta poliçesi...Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ... a ait ...plakalı aracın 21/07/2022 günü İzmir - Çeşme otoyolunda kaza yapması nedeniyle İdareye ait ekipmanların hasar görmüş olduğunu ve İdarece hazırlanan keşif raporunda tesislerde meydana gelen hasar bedelinin 5.264,00 TL olduğunun belirlendiğini, söz konusu hasarın davalılardan tahsil edilememesi neticesinde müvekkili kurum tarafından söz konusu hasar bedeli alacağının tahsili amacıyla davalılar aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü... E. sayılı icra takibi başlatmak zorunda kalındığını, başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, izah edilen sebeplerle davanın kabulüne, İzmir... İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosya üzerinde yapılan haksız itirazın iptaline takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli şekilde yapmış olduğu itiraz nedeni ile %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini" talep etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı, huzurdaki davayla, müvekkile... No.lu K.T.K Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın karışmış olduğu kaza neticesinde ödendiği iddia edilen maddi tazminat için İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin işleyecek faiziyle birlikte devamını, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmektedir. Ancak davacının talepleri aşağıdaki nedenlerle haksız ve hukuka aykırıdır. Şöyle ki; huzurdaki ihbar edilen davaya cevap verilebilmesi için öncelikle H.M.K. Madde 121 gereği delillerin tarafımıza tebliği gerekir. Müvekkil şirkete sadece dava dilekçesi gönderilmiş olup, gönderilen dava dilekçesi ekinde herhangi bir belge yer almamaktadır. Bu nedenle, delilleri görüp değerlendirmeden davaya yanıt verebilmemiz mümkün olamayacaktır. Dolayısıyla, davanın esasına ve usule ilişkin itirazlarımızın sunulabilmesi için öncelikle tüm delillerin tarafımıza ibrazı gerekmektedir. Bu sebeple H.M.K. 121 md. gereğince delillerin şirketimize tebliği gerektiğinden esasa ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarımızı saklı tutuyoruz. Sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmamaktadır. Bilindiği üzere KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alınmaktadır. Maddi giderler için geçerli olan teminat her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranındadır. Haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerekir. Kaza tespit tutanakları, “aksi ispat olununcaya dek geçerli resmi belge” niteliğinde olduğundan ve müvekkile sigortalı aracın sürücüsüne kaza tespit tutanağı uyarınca atfı kabil kusur bulunmadığından, ispatlanamayan davanın reddi gerekmektedir. Kaza Tespit Tutanakları aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge niteliğindedir. Meydana gelen kazanın tutanakta belirtilen şekilde meydana gelmediğini iddia eden taraf bu iddiasını MK md. 6 uyarınca ispat etmekle yükümlüdür. Tüm bu nedenlerle; müvekkil sigorta şirketince sigortalı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağı uyarınca kusursuz olması ve aksinin davacı tarafça ispat edilemediği göz önüne alınarak davanın reddini talep ederiz. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının icra inkâr tazminatı talebi kabul edilemez niteliktedir. Yukarıdaki itirazlarımızın yanı sıra yine her durumda davacının icra inkâr tazminatına ilişkin talepleri de yasal değildir. Zira huzurdaki dava, KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinden kaynaklanan bir sigorta tazminatı davasıdır. Dolayısıyla dayanılan poliçenin, bir meblağ sigortası olmayıp gerçek zararı karşılamaya yönelik bir sigorta türü olduğu nazara alındığında, sigorta tazminatının önceden belirlenebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığından söz edilemez. Bu durum karşısında, İİK.’ nun 67. maddesindeki koşulları gerçekleşmediğinden icra inkâr tazminatı istenemez. Ayrıca davanın mahiyeti gereği yargılamayı gerektirmektedir. Bu nedenlerle davacının icra inkâr tazminatına ilişkin istemlerinin her durumda reddini arz ve talep ederiz davacının faiz ve faiz başlangıcına ilişkin talepleri bakımından; KTK 99. ve TTK 1427. maddeleri uyarınca sigorta tazminatı ödeme yükümlülüğünün, ancak sigorta şirketine ihbar ile başlayacağını, müvekkil şirkete usulüne uygun olarak ihbar yapıldığının ve tazminatın hesabına esas olabilecek tüm belge ve bilgilerin ibraz edildiğinin ispat görevinin davacı yana ait olduğunu, ancak bu yükümlülüklerin yerine getirilmesiyle müvekkil şirketin temerrüdünden bahsedilebileceğini bu vesile ile beyan ederiz. Müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olup başvuru şartı gerçekleştirilmemesi sebebiyle müvekkil şirket temerrüde düşmemiştir. Başvuru şartı yerine getirilmediği için muaccel bir alacaktan da söz edilemeyeceği izahtan varestedir. Somut olayda Sayın Mahkemeniz nezdinde dava açılmasına müvekkil şirket neden olmamıştır. Müvekkil şirketin temerrüde düşmediği, dikkate alındığında, müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı açıktır. Yukarıda detaylıca açıklandığı üzere; davacı taraf, haklı bir şekilde talep edilen eksik evrakları göndermemiş, müvekkil şirketin mağdurun maluliyet oranını net bir şekilde belirleyerek aktüer hesaplaması ile birlikte ödeme yapmasının önüne geçmiştir. Dolayısıyla işbu dava kapsamında yargılama masraflarından ve vekalet ücretinden müvekkil şirketin sorumlu tutulmamasını arz ve talep ederiz. Yukarıda izah olunan nedenlerle, poliçe teminatına ilişkin itirazlarımız saklı kalmak suretiyle; davacı taraf iddialarını ispatlar ölçüde delilleri tarafımıza ve mahkemenize iletmediğinden davacının sunması gereken delillerin tarafımıza tebliğini, kaza tespit tutanağı uyarınca kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından haksız davanın reddini, her durumda kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının alanında uzman bilirkişi tarafından tespit edilmesini, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, icra inkâr tazminatı taleplerinin reddini, Sayın mahkemeden talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Diğer davalı...'ın usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermediği görüldü. Dava; haksız fiil nedeni ile hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, 21/07/2022 tarihinde yaşanan tek taraflı... plakalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu mülkiyetinde bulunan ve yenilenmesi gereken bariyerlerde hasar oluştuğunu iddia etmektedir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 03/10/2022 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve sigorta şirketinin 06/10/2022 tarihli cevabi yazısı ile talebin reddedildiği görülmüştür. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan ... plakalı araç 23.03.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile... Sigorta A.Ş'ye sigortalıdır. Kaza 21/07/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. Davalı ...ın sorumluluğu incelendiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ..., ... plakalı aracın işleteni ve sürücüsüdür. Araç sürücüsü dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kaleminden kendi kusuru oranında sorumlu (TBK madde 49) olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişilerden kusur ve gerçek hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişiden alınan 10/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "21.07.2022 tarihinde...no.lu İzmir-Çeşme otoyolu, Urla –Karaburun arası 08+700 km.de sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonet ile direksiyon hâkimiyetini kaybederek yolun solunda bulunan Karayolları Genel Müdürlüğü’ ne ait otokorkuluklara çarpması ile meydana gelen tek taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle; 1)Meydana gelen KAZA VE HASARIN BİRBİRİ İLE UYUMLU VE İLİNTİLİ OLDUĞU dosya içeriğinde bulunan Trafik Kazası Tespit Tutanağı, fotoğraf, tutanak ve diğer bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, 2)Yukarıda 1) bölümünde izah edilen tek taraflı trafik kazasının meydana gelmesinden ötürü; Davalı ... Sigorta A.Ş.’ ne ZMMS trafik poliçeli Maliki ve sürücüsü Davalı ... olan ... plakalı aracın sürücüsünün davacı İdareye ait tesislere (otokorkuluklara) çarpması neticesinde yukarıda Tablo:1) de gösterilmiş olan 8 metre uzunluğunda otokorkuluk rayı ve bağlantı ekipmanlarının zarar görmüş olduğu ve GERÇEK ZARAR BEDELİNİN 5.264,00 TL olduğu, Yönündeki görüşlerimi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygıyla Arz Ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Tüm bu nedenler ile; 21/07/2022 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi davalı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı sürücünün kaza tespit tutanağında her ne kadar kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise, eldeki ihtilafa konu trafik kazasında tekerin patlaması sonucu davacının maliki olduğu korkuluklarda zararın oluştuğu, zarar görenin tek taraflı yaşanan trafik kazasında olayın oluş şekli nazara alındığında kusurundan bahsedilemeyeceğinden ve belirtilen olay nedeniyle de zarara uğradığı sabit olduğundan aracın bakım ve onarımı yada yolun uygun olmamasına ilişkin bir savunmada dosyada mevcut olmadığından kusurun davalı sürücüye ait olduğu kanaatine varılmakla, davacının mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 5.264.00 TL zararının bulunduğu, hesaplama yapan bilirkişinin raporu mahkememizce hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sürücü kaza tarihinden, diğer davalı sigorta şirketi ise başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihlerden itibaren, zarar veren araç kamyonet ise de takip talebinde yasal faiz talep edildiğinden talep ile bağlı kalınarak avans faiz işletilmeyerek mahkememizce resen faiz işletilmesi gerekmiştir. Davacı vekili davalılara aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş ise de, dava konusu alacak miktarı belirlenebilir (likit) olmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Arabulucuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalıların/ borçluların İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin 5.264.00- TL asıl alacak ve 224,55-TL işlemiş faiz (119,76-TL faizden ise sigorta şirketi sorumlu olacak şekilde ) üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gereken 526,62 TL karar ve ilam harcının kabul edilen miktarlar nazara alındığında 516,56 TL' sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 10,06 TL' nin ise yalnızca davalı ...' dan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 138,75 TL posta ve diğer giderler ile 2.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.638,75 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak (2.425,13 TL) 2.378,82 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 46,31 TL' nin ise yalnızca davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 5.488,55 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi 5.383,76 TL ile sorumlu olacak şekilde) davacıya ödenmesine, 6-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 588,25 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı ve davalı asilin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2024 Katip... E imza Hakim... eimza