İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/585 E. 2024/1076 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/585
- Karar No
- 2024/1076
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2022/585 Esas KARAR NO : 2024/1076 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/07/2022 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkillerimizin müşterek çocuğu olan ...TC Kimlik numaralı 20/03/2002 doğum tarihli ...in sevk ve idaresindeki ... Plakalı motorsiklet ile ... Plakalı, ruhsat sahibi... olan, olay günü ruhsat sahibinin eşi ...'ın kullanımında bulunan araç 23/04/2018 günü İzmir ili, Kınık ilçesi, Poyracık Mahallesinde çarpışmıştır. Yaşanan bu elem kaza sonucu müvekkillerin oğulları ... ağır yaralanmış, sevk edildiği Bergama Devlet Hastanesinde aynı gece girdiği ameliyat sırasında beyin travmasına bağlı beyin kanaması sebebi ile solunum ve dolaşımının durması sonucu vefat etmiştir. Kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan 23/04/2018 tarih ve... kaza sıra numaralı Trafik Kazası Tespit Tutanağında kazanın ... plakalı araç sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/h ve 57/1-a maddesi ihlalinden kaynakladığını, araç sürücüsü ...nın asli tam kusurlu olduğunu belirtilmiştir. Konuyla ilgili olarak Kınık Cumhuriyet Başsavcılığı'nda... soruşturma numarasıyla soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında yapılan ölü muayene tutanağına göre ...in ölüm sebebinin kafa travmasına bağlı beyin kanaması sonucu gelişen solunum ve dolaşım durması sonucu olduğu belirtilmiştir. Yine soruşturma kapsamında ve yargılama esnasında dosyaya aldırılan 2 ayrı bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücücü ...nın kazanın gerçekleşmesinde 1. Derece ve asli kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Soruşturma sonucu Kınık Asliye Ceza Mahkemesi ...Esas sayılı dosyada yapılan yargılama neticesinde de taksirle ölüme neden olmadan dolayı davalı ... 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmış olup cezası kesinleşmiştir. Trafik kazasına karışan ... plakalı araç, kaza anında davalı... Sigorta şirketinden...poliçe numaralı poliçeyle Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı bulunmaktadır....Sigorta tarafından anne ve baba için 2020 Mart ayında kısmi ödeme yapılmıştır. — İlgili sigorta dosya no:... dir. Poliçe no: ... dir. Hesaplama yapılır iken kısmi ödemenin düşülmesini talep ederiz. oğlunu bu elem trafik kazasında kaybeden müvekkillerimiz büyük bir psikolojik çöküntü içerisindelerdir. 16 yaşında gencecik evlatlarını kaybetmenin yaratmış olduğu derin ıstırap her türlü izahtan varestedir. Yaşanan büyük manevi üzüntünün yanında müvekkiller aynı zamanda evlatlarından göreceği maddi destekten de yoksun kalmışlardır. Vefat eden çocuk artık gençliğe adım atacak yaşta olup, anne babasına maddi destek olmaya başlayacak yaşlara yakındır. Tarafımızca maddi-manevi tazminat taleplerimiz bakımından arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamamıştır. Yukarıda bahsedilen sebeplerden müvekkillerin maddi- manevi kayıplarının bir nebze de olsa giderilmesi için işbu davayı açma zaruretimiz hasıl olmuştur. Belirsiz alacak davamızın kabulü ile yargılama sırasında alınacak olan bilirkişi raporu doğrultusunda talebimizi arttırmak ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 23/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkil ...'e verilmesine, Belirsiz alacak davamızın kabulü ile yargılama sırasında alınacak olan bilirkişi raporu doğrultusunda talebimizi arttırmak ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın kaza tarihi olan 23/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkil ...'e verilmesine, 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 23/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, Davalılar adına kayıtlı bulunan menkul, gayrimenkul ve araçların üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için tespit edilecek menkul ve gayrimenkuller üzerine teminatsız olarak üçüncü kişilere devri önleyici tedbir konulmasına, Masraf, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. " şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı...Sigorta AŞ vekili, cevap dilekçesinde; "Huzurdaki dava 2 yıllık hak düşürücü süre tamamlandıktan sonra açılmıştır. davanın bu nedenle reddi gerekmektedir. Davaya konu kaza sonucu meydana gelen zarar sebebiyle, davacılar müvekkil sigorta şirketine daha önce başvuru yapmış olup açılan hasar dosyası kapsamında 20.03.2020 tarihinde 117,057.00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapılmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar" başlıklı 111/2. maddesinde, tazminat miktarlarına ilişkin anlaşmaların iptali koşulu belirlenmiştir. Anılan bu düzenlemeye göre "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz ya da fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilir." hükmü amirdir. Zarar sonucu yapılan ödemenin üzerinden bakiye talep edilebilecek 2 yıllık süre dolmuştur. İşbu nedenle yapılan ödemenin yetersiz ve eksik olduğuna dair başvuruda bulunulması hak düşürücü süre geçtiğinden dolayı mümkün değildir. Kaldı ki dosyaya ödemeye dayanak teşkil eden delillerden farklı olarak bir zarar tespiti söz konusu olmadığından meydana gelen kazadan kaynaklı karşılanmayan bir zararın mevcut olduğu iddiası da mümkün olmayacaktır. KTK madde 111/2’yi esas aldığımızda da, hak düşürücü süre geçtikten sonra yapılacak başvuru eksik ödemeye ilişkin olamaz. KTK 97 uyarınca bakiye tazminat talebine ilişkin olarak sigorta şirketine mevzuatta belitilen belgelerle müracaat edilmemiştir. Dava dosyası kapsamında da belirtilen evraklar bulunmamakta olup sigorta şirketine tekrar müracaat edilmediği açıktır. Bu nedenle başvuru usule uygun olarak yapılmamıştır. HMK 114 vd uyarınca dava şartı noksanlığından huzurdaki dava usulden reddedilmelidir." şeklinde talep ettiği görülmüştür. Davalılar... ve ... vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; "..Mahkemenizin yukarıda esas numarası bildirilen dosyanızda müvekkiller aleyhine açılan işbu dava hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerekir.Kaldı ki davacıların dava dilekçesinde müvekkiller yönünden ileri sürdüğü konuların ve taleplerinin hiçbiri kabul edilemez. Şöyle ki; I- USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ: A- HUSUMET İTİRAZIMIZ: Müvekkil... kaza yapan aracın malikidir ancak işleteni değildir, sorumluluğu da bulunmamaktadır. Bu nedenle müvekkil... açısından davanın husumet yokluğundan reddi gerekmektedir. B- YETKİ İTİRAZIMIZ : İş bu davanın müvekkilerimin ikamet adresi dikkate alınarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerekirdi. Öncelikle yetki itirazımızın kabulü ile dosyanın yetkili Kınık Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ediyoruz. 2- ESASA İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ : 23.08.2018 tarihinde müvekkil ..., sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracı ile seyir halinde iken ,...Mh. ...Restaurant mevkiinde bulunan kavşağa girdiğinde maktül ...in sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucu trafik kazası meydana gelmiş ve bu kaza sonrası maktül ... kaldırıldığı Bergama Devlet Hastanesinde hayatını kaybetmiştir. Sonrasında Kınık A.C.M. ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu müvekkil ... hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Manevi zararın para ile tazmin ve telafisi, hiç bir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmemelidir. Yargıtay Hukuk Dairelerinin yerleşik içtihatları göz önünde bulundurulduğunda, manevi tazminatın miktarı bir tarafın zararına ve diğer tarafın zenginleşmesine neden olmamalı bununla birlikte manevi tazminatın amacı zarar uğrayanda huzur duygusu uyandırmak olup, miktarın belirlenmesinde takdir hakkı kullanılırken objektif ölçülere dikkat edilmesi gerekmektedir. Zira; Yargıtay ...HD. 07.06.2012 Tarih,... K. Sayılı ilamında “ … Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. Maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davaya konu olayda; olayın oluş biçimi, kusur durumu, olayın özellikleri, ekonomik olgular ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde mahkemece takdir olunan manevi tazminat miktarı TMK’nun 4. Maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine göre de çok fazladır.”, 6) Davacı, kaza sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep etmiştir. Davacıların manevi tazminat talepleri günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına uygun değildir. Müvekkillerden istenilen tazminat miktarı fahiş ve nedensiz zenginleşme niteliğindedir. YARGITAY 17.H.D. 2014 / 5146 E. Ve 2014 / 7855 K.S.lı 20.05.2014 Tarihli Kararında “…Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak hükmedeceği manevi tazminatın adalete uygun olması, zenginleşme aracı olmaması, özendirici nitelikte bulunmaması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, tarafların kusur oranı, davacıların ve ölenin yaşları, ekonomik sosyal durumları, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı yüksek düzeyde olup, hükmedilen manevi tazminatlardan bir miktar indirim yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.” Demek suretiyle manevi tazminat isteminin fahiş ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olmaması gerektiğini belirtmektedir. Müvekkil... çiftçilik yaparak geçimini sağlamaktadır. Müvekkil ... ise ev hanımıdır. Müvekkillerimin 3 tane çocukları bulunmaktadır. Müvekkil..., kazancı ailesinin geçimini bile sağlayamamakta , çeşitli bankalardan çektiği krediler ile hayatlarını idame ettirmeye çalışmaktadırlar. (Müvekkillerin çektikleri kredilere ilişkin belgeler dilekçemiz ekindedir. ) Müvekkillerin ikamet edebilecekleri bir evleri bile olmayıp ovada kiraladıkları yaklaşık 4 dönüm tarla üzerinde bulunan ova damında yaşamlarını sürdürmektedirler. Müvekkillerin üzerlerine kayıtlı hiçbir gayrimenkül bulunmamaktadır. meydana gelen kazadan sonra müvekkil ... psikolojik buhran yaşamış, psikolojik tedavi görmüştür. Davacılar sürekli müvekkil ...ya '' Düğüne gidiyor, çarşıya gidiyor, kermeste geziyor '' şeklinde haberler göndermişler ve bu şekilde müvekkile psikolojik baskı uygulamışlardır. Müvekkil ,kazadan sonra arabaya yolcu olarak binmekte zorlanırken davacılar müvekkil ... hakkında '' araba kullanıyor'' şeklinde söylemlerde bulunmuşlardır. Müvekkil bu şekilde yaşadığı psikolojik baskı sonucunda psikolojik buhran yaşamış ve psikolojik tedavi görmek zorunda kalmıştır. Müvekkil Sabiha ,davacıların kendisini görünce üzüleceklerini düşünerek davacıların oturduğu evin önündeki yoldan bile geçmemiştir. Davacıların müvekkillerden talepte bulundukları destekten yoksun kalma tazminatının hukuksal dayanağı yoktur, bu talebin reddi gerekir. Şöyle ki; kazaya karışan ... Plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulanan davalı... Sigorta A.Ş. tarafından davacılara 2020 yılı Mart ayında toplam 117.057,00 TL ödeme yapılmıştır. Arz olunan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkillerimiz adına saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklinde talep ettiği görülmüştür. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE: Dava; Destekten Yoksun Kalkmadan kaynaklanan zararın tazmini talebine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 maddesine göre; “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “Sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan ... plakalı araç 01.12.2017 - 01.12.2018 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalı sigorta şirketince sigortalanmıştır. Sigortalının ise davalı... olduğu poliçe içeriğinden anlaşılmaktadır. Kaza, 23/04/2018 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATIndan davalı sigorta şirketi ile işleten davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ayrıca poliçe limiti ile de sınırlı olacaktır. TBK'nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Kaza akabinde kolluk marifetiyle tanzim olunan Kaza Tespit Tutanağında sürücü ...'in Asli Kusurlu olduğu, sürücü ...in Tali Kusurlu olduğu belirtilmiştir. Gerek Kınık Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.04.2018 tarihli bilirkişi raporu gerekse de Kınık Asliye Ceza Mahkemesi'nce aldırılan 15.11.2018 tarihli ATK raporunda da ...'in Asli Kusurlu olduğu, sürücü ...in Tali Kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kınık Asliye Ceza Mahkemesi'nce aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 17/05/2019 tarih ve ... sayılı hazırlanan raporda; ...'in Asli Kusurlu olduğu, sürücü ...in Tali Kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 17/05/2023 tarih ve ... sayılı hazırlanan raporda; Davalı sürücü ...'in %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa sürücü ...in ise % 25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce alınan 08/01/2024 tarihli Aktüerya Bilirkişi Raporunda; 23.04.2018 Tarihli trafik kazasında ölen ...’in desteğinden yoksun kalan annesi ... ile babası ...’in bakiye destekten yoksun kalma tazminatları; Davacı Anne ... destek tazminatı: 990.719,79-TL Davacı baba ... destek tazminatı: 656.339,17-TL tutarında hesaplanmıştır. Hesaplanan tazminatlar davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinde, davalı sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limiti (242.993,00-TL) ile sınırlı olarak 12.03.2020 ödeme tarihinde muaccel olmaktadır." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce kusur yönünden yapılan değerlendirmede; ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ... sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti aydınlatma bulunmayan meskun mahalde seyri sırasında görüş ve hareket alanını kontrol altında bulundurması, olay mahalli kavşağa geldiğinde seyir yönü hitaplı bulunan "DUR" işaret levhasını da dikkate alarak kavşağa yaklaşan araçların hızlarına-mesafelerine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını sağ tarafından düz devam edecek şekilde kavşağa gelmekte olan müteveffa sürücü idaresindeki motosiklete vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, tedbirsizce girdiği kavşak müşterek alanında müteveffa sürücünün seyir yönünü kapatarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla meydana gelen olayda Asli ve % 75 kusurlu kabul edilmişken; ... plaka sayılı araç sürücüsü Müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile gece vakti aydınlatma bulunmayan meskun mahalde seyir halinde iken olay mahalli kavşak yaklaşımında hızını asgari düzeye düşürmesi, diğer kavşak kollarındaki taşıt trafiğini kontrol altında tutacak şekilde seyrine daha dikkatli devam etmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, seyir şeridine giren davalı sürücü idaresindeki otomobile tedbirsizce çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda Tâli ve % 25 kusurlu kabul edilmiştir. Aktüerya Bilirkişi Raporunun ise; Müteveffanın kaza tarihinde 16 yaşında olduğu, bu yaş itibariyle gelir elde etmesi mümkün olmadığından hesaplamaların asgari ücret üzerinden yapıldığı, bakiye ömrünün TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplandığı, buna göre muhtemel bakiye ömrünün 57 yıl 10 ay olduğu, davacı anne ...'in muhtemel ömrünün 41 yıl 2 ay olduğu, davacı baba ...'in ise muhtemel bakiye ömrünün 33 yıl 18 gün olduğu hesap edilmiştir. Bilirkişinin bu çerçevede yapmış olduğu hesaba göre; Davacı ...'in destek zararının 1.436.873,40-TL olduğu, Davacı ...'in destek zararının ise 971.865,41-TL olduğu, bu rakamlardan güncellenmiş ödenen tutarların düşümü ve de müteveffa ... % 25 kusurlu kabul edilmesi nedeniyle aynı oranda kusur indirimi uygulandığında bakiye tazminat alacaklarının sırasıyla 990.719,79-TL ve de 656.339,17-TL hesap edildiği görülmüştür. Kaza Tespit Raporuna göre Davacı ...in kasksız ve ehliyetsiz olduğu anlaşılmakla bu husus müterafık kusur kabul edilerek, hesap olunan bakiye tazminat miktarlarına ayrıca % 20 oranında Müterafık Kusur indirimi uygulanarak aşağıdaki karara hükmolunmuştur. Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 17/05/2023 tarihli ATK raporu ile 08.01.2024 tarihli Aktüerya Bilirkişi Raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE, Davacı anne ... için; 792.575,84-TL, Davacı baba ... için; 525.071,34-TL, olmak üzere toplam 1.317.647,18-TL destek zararından kaynaklanan Maddi Tazminatın (davalı sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limiti olan 242.993,00-TL ile sınırlı olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalılar... ve ... yönünden haksız fiil tarihi olan 23.04.2018'den itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 22/01/2019 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine, 2- Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE, Davacı anne ... için; 100.000,00-TL, Davacı baba ... için; 100.000,00-TL, Manevi Tazminatın haksız fiil tarihi olan 23.04.2018'den itibaren işletilecek Yasal Faizi ile birlikte davalılar... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Fazlaya dair istemin REDDİNE,. 3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 103.670,47-TL harçtan peşin olarak alınan 1.031,49-TL harcın mahsubu ile bakiye 102.638,98-TL harcın 16.433,69-TL'lik kısmının davalı...Sigorta AŞ'den kalan miktarın ise diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Maddi Tazminat davası için davacı yararına takdir edilen 196.470,61-TL vekalet ücretinin 36.231,99-TL'lik kısmının davalı...Sigorta AŞ'den kalan miktarın ise diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Manevi Tazminat davası için davacı yararına takdir edilen 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, 6- Reddedilen Maddi Tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 52.705,88-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine, 7- Reddedilen Manevi Tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine, 8- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.031,49-TL harç ile değer artırma ile alınan tamamlama harcı olarak alınan 28.093,49-TL'den oluşan toplam 29.124,98-TL harcın kabul-red oranına göre 22.701,64-TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı...Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun 3.634,79-TL ile sınırlı tutulmasına, 9- Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı ile 1.042-TL posta ve tebligat ücreti, 1.800,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.500,00-TL ATK faturası olarak sarf edilen toplam 4.422,70-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 3.538,16-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı...Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun 652,48-TL ile sınırlı tutulmasına, bakiye Yargılama Giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 11- Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.300,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 2.572,20-TL'nın 411,83-TL'lik kısmının davalı...Sigorta AŞ'den kalan miktarın ise diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, arabuluculuk ücretinin bakiye 727,80-TL'nın ise davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/11/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim... ¸e-imza