İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/267 E. 2024/720 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/267
Karar No
2024/720
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2022/267 Esas KARAR NO : 2024/720 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/03/2022 KARAR TARİHİ: 18/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davacı vekili tarafından açılan 25/03/2022 tarihli 9.641,76-TL dava esas değeri üzerinden hesaplanan ... harç makbuzlu dava dilekçesinde özetle; Davacı bankanın Karabağlar Şubesi'nin çay, kahve gibi tüketim ürünlerini davalı yandan tedarik etmek olduğunu ve bu alışverişin açık hesap usulünde takip edilmekte olduğunu, e Davacı bankanın hiç bir borcunun olmamasına rağmen, davalı yanın dönem belirtmeksizin "cari hesap alacağı” olduğundan bahisle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile davacı banka aleyhine 8.110,21-TL asıl alacak üzerinden icra takibine geçmiş olduğunu, Yasal süresisi içersinde borca itiraz edilmediğinden takip kesinlenmiş olup, davacı bankanın cebri icra tehdidi altında 22.01.2022 tarihinde 9.641,76-TL tutarı icra dosyasına ödemek zorunda kalmış olduğunu, Her ne kadar ödeme emrinde alacağın kaynağı olarak “cari hesap alacağı” olarak belirtilmişse de taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmenin olmadığını, açıklanan nedenlerle, davacı bankanın borçlu olmadığı halde İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasına cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 9.641,76-TL'nin ödeme tarihi olan 22.01.2022 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Dava dilekçesi ve eklerinin, ne davalı yana ne de vekil olarak taraflarına usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olduğunu, Tebliğ mazbatasında, dava dilekçesine ait tebligatın davalı çalışanı A..ye tebliğ edilmiş olduğunun belirtilmiş olup, davalı yanın A harfi ile başlayan bir çalışanının bulunmamakta olduğunu, Davacı tarafın, davalı firmadan satın aldığı malların bedelini ödemediği için, kesilen faturalara ilişkin olarak icra takibine girişilmiş olduğunu ve dosyaya herhangi bir itirazda bulunulmadığı için dosya borcunun ödenmiş olduğunu Takip konusu alacağa dair irsaliyeli faturaların hepsind davacı tarafın çalışanlarının imzaları ve hatta bir kısmında şube kaşelerinin bulunmakta olduğunu, Yukarıda arz edilen nedenlerle; usulüne uygun bir dava dilekçesi tebliğ edilmeden yapılan bütün işlemlere itiraz ettiklerini, cevap dilekçelerinin ve delillerinin kabul edilerek, davacının davasının reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : Dava; İstirdat Davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Uyuşmazlığın İzmir... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına cebiri icra tehditi altında 22/01/2022 tarihinde davacı banka tarafından mükkerrer olarak ödenmek zorunda kalındığı iddia olunan 9.641,76-TL'nin ticari faizi ile birlikte istirdadına ilişkin olduğu görüldü." şeklinde belirlenmiştir. Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir. Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır. Cari Hesap Sözleşmesi; her iki tarafın karşılıklı birbirine uygun irade beyanıyla kurulur. TTK m. 89/2; “Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.” hükmünü haizdir. Cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik şartı olup ispat şartı değildir. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet Açık Hesap ilişkisidir. Açık Hesap İlişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür. Taraflar arasındaki bu münasebette davacının 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 yılı ticari defterleri TTK'nın ilgili hükümlerine göre delil niteliğini haizdir. Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır. Mahkememizce aldırılan 22/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Mahkeme dosyası ve içindeki belgeler ile tarafların ticari defter kayıtlarının ve dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ve raporum içinde açıklanan nedenlerle Davac... A.Ş.'nin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfına sahip olma niteliğinde olduğu, Davalı ...'ın 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfına sahip olma niteliğinde olduğu, tarafların incelenen ticari defter kayıtlarının davalı yan tarafından düzenlenen faturalar bakımından uyumlu olduğu, ödemeler hususunda davacı yan tarafından dava dosyasına sunulan herhangi bir belgenin mevcut olmadığı, bu nedenle davalı yan ticari defter kayıtlarının esas alındığı, buna göre, tarafların incelenen ticari defter kayıtlarına göre, aksi ispat edilmedikçe, 31.12.2019 tarihi itibari ile davacı bankanın davalı ...'a 8.110,22-TL borçlu olduğu kanaatine varılmıştır şeklinde görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, bu nedenle arasındaki ilişkinin cari hesap ilişkisi olmadığı, açık hesap ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Davacı ve davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede Davacı... A.Ş.'nin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfına sahip olma niteliğinde olduğu, Davalı ...'ın 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfına sahip olma niteliğinde olduğu, tarafların incelenen ticari defter kayıtlarının davalı yan tarafından düzenlenen faturalar bakımından uyumlu olduğu, ödemeler hususunda davacı yan tarafından dava dosyasına sunulan herhangi bir belgenin mevcut olmadığı, bu nedenle davalı yan ticari defter kayıtlarının esas alındığı, buna göre, tarafların incelenen ticari defter kayıtlarına göre, aksi ispat edilmedikçe, 31.12.2019 tarihi itibari ile davacı bankanın davalı ...2-TL borçlu olduğu görülmüş, davacı bankanın davalıdan bir alacağının bulunmadığı, aksine borçlu olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-..Davanın REDDİNE,. 2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın, peşin alınan 164,66-TL'den mahsubu ile eksik kalan 262,94‬-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.641,76-TL Vekalet Ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/07/2024 Katip... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/267, K. 2024/720, T. 18.07.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-267-e-2024-720-k-6e591232c475