İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/94 E. 2024/1078 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/94
- Karar No
- 2024/1078
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2021/94 Esas KARAR NO : 2024/1078 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2015 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde davalı şirketlerin davacının idaresinde bulunan hizmet alımı yolu ile yapılan sayaç okuma işinin ihalesini alan yükleniciler olduğunu; davalı şirketler bünyesinde işçi olarak çalışan ...'nun davacı idaresinin aleyhine İzmir... İş Mahkemesi'ne dava açtığını; davacı tarafın bu mahkemeden çıkan kararda yazan tüm ödemeyi İzmir ... İcra Müdürlüğünün takibince ödediğini; davalı şirketlerin işçisi olan ...' nun kendi şirketinde çalıştığı dönemlere ait 4857 sayılı İş Kanun kapsamında doğacak alacaklardan sorumlu olduğundan bu davayı açtığını; bu sebeplerden dolayı; davacı idaresi tarafından İzmir... İcra Mahkemesi Müdürlüğü' nün dosyasına yapılan 19.062,32-TL ve 258,90-TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu oldukları dönemler dikkate alınarak davalılardan tahsilinin; yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin davalı tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ; SAVUNMA : Davalı ...Genel Hizmetler Otopark Özel Eğitim İtfaiye ve Sağ. AŞ vekili tarafların mahkememize verilen cevap dilekçesinde; Talebimiz üzerine daha sonra tebliğ edilen 18.01.2017 tarihli dava dilekçesinde ise davanın... A.Ş. ve ...A.Ş.'ye yöneltilmiş olduğu, davalıların ... Genel Müdürlüğünde hizmet alımı yolu ile yapılan sayaç okuma işinin ihalesini alan yüklenici firmalar olduğunu, bu firmaların işçisi olarak davacı İdarede çalışan ...'nun davacı aleyhine İzmir ... İş Mahkemesi’nin...E. sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacağı talepli dava neticesinde ... K. sayılı kararı ile 4.872,86.-TL brüt kıdem tazminatı ile 981,68.-TL ihbar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği, bu kararın davacı tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu; davacı İdare tarafından anılı icra dosyasına 27.11.2013 tarihinde yatırılan 19.062,32.-TL ve 25.11.2013 tarihinde 258,90.-TL gelir ve damga vergisi ödendiği; ...'na yapılan bu ödemelerin işçiyi çalıştırdıkları dönemler yönünden davalı şirketlerin sorumlu olduklarından bahisle yapılan ödemelerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini ayrıca bu davanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. Davacı tarafın talepleri ZAMANAŞIMINA UĞRAMIŞ OLUP bu nedenle reddi gerekmektedir. Davacı 02.05.1996 tarihinde müvekkil şirket işçisi olarak ... Genel Müdürlüğü ile müvekkil şirket arasında yapılan Sayaç Okuma Hizmetleri protokolü kapsamında çalıştırılmak üzere sayaç okuma işçisi olarak işe alınmıştır. İdare’nin 02.07.1998 tarih ve... sayılı yazısında belirtildiği üzere, müvekkil şirket çalışanlarından ekli listede belirtilenlerin çeşitli nedenlerle iadesine karar verilmiştir. İdarenin ...isimli işçiyi de işten çıkarması karşısında anılı işçinin bu çalışması nedeniyle hak etmiş olduğu kıdem tazminatı ve yıllık izinleri hesaplanmış ve hak edilen alacak kalemleri kendisine ödenmiştir. Bu hesaplamaya ilişkin kıdem tazminatı döküm cetveli dilekçemiz ekinde bulunan özlük dosyası içinde mevcuttur. ...'nun müvekkil şirketteki bu çalışması 2 yıl 1 ay 8 gün sürmüş, kendisine bu çalışmasının karşılığı olan 125.740,294.-TL (eski para ile) net kıdem tazminatı ödenmiştir. Dava dışı işçinin de kıdem tazminatı cetvelinde imzası bulunmaktadır. Yine 08.07.1998 tarihli senelik izin formunda dava dışı işçiye 15.080,000.-TL ödeme yapıldığı işçinin imzası ile sabittir. Yine dava dışı işçi tarafından verilen İBRANAME de dosyaya ibraz edilmektedir. İBRANAME borcu sona erdiren nitelikte olup bu ilişki nedeniyle müvekkil şirketin herhangi bir borcunun kalmadığı sabittir. Yukarıda anılı dönem dışında dava dışı işçinin müvekkil şirkette hiçbir şekilde çalışması bulunmamaktadır. Bu tarihler arasındaki çalışması karşılığı hak etmiş olduğu tüm işçilik alacakları ise zaten kendisine ödenmiş olup, bunun dışında davacı İdare tarafından işçiye ödenen kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin müvekkil şirkete yöneltilmesi mümkün değildir. Davacının yahut dava dışı işçinin bu iş ilişkisi nedeniyle müvekkil şirketten hiçbir alacağı bulunmamaktadır. Dava dışı işçiye müvekkil şirket tarafından işçilik alacaklarının ödendiğini tekrarla birlikte ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davalar müvekkil şirkete ihbar edilmemiş olup, bu sürelere ilişkin yeniden ödeme yapılmış olması bu davalardan haberdar edilmeyen müvekkil şirketin sorumluluğunda değildir. Ancak bu tutarları kendi kusuru ile tekrar ödemiş olan davacı tarafın bu tutarlar için müvekkil şirkete rücu etmesi de mümkün değildir. Somut olaydaki gibi işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerekir. İş Kanununun 6. maddesinin 1-3. fıkraları uyarınca “İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludur. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır” Devreden işverenin müteselsil sorumluluğu devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken (örneğin ücret borçları) borçlarla sınırlıdır. İşyerinin devri ile iş ilişkisinin tarafı olmaktan çıkan devreden işverenin kendi döneminde gerçekleşmemiş işçilik alacaklarından sorumlu tutulması düşünülemez. Kıdem tazminatına ilişkin maddesi halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı mülga İş Kanunu’nun 14/2. maddesi “İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/07/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/07/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.” düzenlemesini haizdir. Kanunun açık hükmünden de anlaşılacağı üzere işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. İhbar tazminatından ise işçiye ihbar öneli vermeyerek tazminatın doğmasına neden olan son işveren tek başına sorumludur. Davacı taraf dava dışı işçiye ödeme yaptığından bahisle bu tutarı yüklenici firmalara rücu etmek istemiş ise de bu talebin kabulü mümkün değildir. Her şeyden önce dava dışı işçinin mahkeme kararıyla hüküm altına alınan işçilik alacakları kıdem ve ihbar tazminatıdır. Kıdem tazminatı ise işçinin iş akdinin Kanunda sayılan hallerden biriyle sona ermesi halinde muaccel olan ve son işverenleri tarafından ödenmesi gereken bir işçilik alacağıdır. Davacı işyerindeki iş akdi sona eren dava dışı işçinin kıdem tazminatının 2013 yılında faizi ve diğer ferileri ile ödenmesinde müvekkil şirketin hiçbir kusuru bulunmamaktadır. İşçinin kıdem tazminatının zamanında ödenmeyerek dava ve icra takibi yoluyla tahsil edilebilmesi nedeniyle doğmuş tüm bu faizler, yargılama giderleri, vekalet ücretleri ve diğer ferilerin işçiyi yalnızca 1996-1998 yılları arasında çalıştıran ve bu döneme ilişkin alacaklarını ödeyerek işçi tarafından da ibra edilmiş olan müvekkil şirkete yüklenmesi mümkün değildir. Bu tutarlardan... Genel Müdürlüğü ile birlikte işçinin son işvereninin sorumlu tutulması gerekmektedir. Bu durum ihbar tazminatından işçiye ihbar öneli vermeyerek tazminatın doğmasına neden olan son işverenin tek başına sorumlu olması durumu ile aynıdır. Bu tutarlar işçinin son işverenlerinin kusuru nedeniyle doğmuş olan alacaklar olup önceki işverenlerden tahsil edilmesi mümkün değildir. Bu beytanlarımızı tekrarla birlikte ... Genel Müdürlüğü aleyhine açıldığı belirtilen dava müvekkil şirkete ihbar edilmemiş olup, bu sürelere ilişkin yeniden ödeme yapılmış olması bu davalardan haberdar edilmeyen müvekkil şirketin sorumluluğunda değildir. Davacı tarafın bu tutarlar için müvekkil şirkete rücu etmesi de mümkün değildir. Davacı tarafın bu talebini de kabul etmiyoruz. Yukarıda sunulu nedenlerle davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi gerekmektedir. Son olarak davacı tarafın bu ödemeler nedeniyle tahsil edilen vergileri müvekkil şirketten talep etmesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarını kabul etmiyoruz. Dilekçemiz ekinde sunulan hesap cetvelleri de değerlendirilerek yeniden hesaplama yaptırılması gerekmektedir. Diğer yandan bilirkişi tarafından davacının son ücreti üzerinden kıdem sürelerine bölünmek suretiyle sorumluluk tespiti yapılmışsa da devreden işverenlerin kendi dönemlerindeki ücretle sınırlı sorumlu tutulabileceği açıktır. Hesaplamalar bu yönüyle de hatalıdır. Kanunun açık hükmünden de anlaşılacağı üzere işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. Ancak bilirkişi raporunda ücret seviyesi yönünden bir inceleme yapılmamış salt kıdem süresine oranlamak suretiyle sorumluluk tutarları belirlenmiştir. 11.09.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 8. maddesi ile değiştirilmiştir. Anılı değişiklik neticesinde “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı” başlıklı maddenin 11.09.2014 tarihinden itibaren uygulanması zorunlu olan son halinde ; 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının; a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunacağı, bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından,b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödeneceği düzenlenmiştir. Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yapılan ihaleler kapsamında çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarından sorumluluk tek başına KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA yüklenmiş olup, kıdem tazminatından sorumlu tutulan kamu kurum ve kuruluşlarına ödeyeceği belirlenmiştir. Protokolde sorumluluğun yükleniciye ait olacağına dair bir düzenlemeye yer verilmemiş olması karşısında davacı İdarenin işçiye ödediği kıdem tazminatı için yüklenicilere rücu hakkının bulunmadığı ortadadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın REDDİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygı ile talep ederiz " şeklinde talep ettiği görülmüştür. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE: 1-. Dava taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi nedeniyle dava dışı işçiye ödenen meblağın davalılara işçinin çalıştırıldığı dönemler itibariyle rücu edilmesi talepli alacak davasıdır. 2- Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı alt işverenlerle imzalanan hizmet sözleşmelerinin dönemleri itibariyle dava dışı işçi ...'na 27/11/2013 tarihinde ödenen kıdem tazminatının ve yıllık izin ücretinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. 3- Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 31/01/2017 tarihli kararı davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine, İzmir BAM.. HD'nin 10/09/2020 tarih ve ... Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı görülmüştür. 4- Davalıların sorumlu oldukları tutarın belirlenmesi için dosya işçilik alacakları hesaplamaları konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir: Mahkememizce aldırılan 07/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dışı ...’nun davalı şirketlerde çalışmış olduğu hizmet süreleri İzmir ... Sulh hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı Dosyasına sunulu 13.08.2013 tarihli Em. İş Baş Müfettişi... tarafından hazırlanan bilirkişi raporundan tespit edilmiş olup, buna göre; davacı yanın İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasına yapmış olduğu toplam 19.321,22.-TL ödemenin, davalı şirketlerde çalışmış olduğu hizmet sürelerine dağılımına göre hesaplanmasında... A.Ş. payına 4.497,66.-TL, ...Ltd. Şti. payına 7.267,53.-TL,... Elektrik San. Tic.Ltd. Şti. payına 6.490,02.-TL, ... İnş. Ltd. Şti. payına 1.066,01.-TL denk gelmekte olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca davacı yan tarafından 19.062,32.-TL’nin ödeme tarihi olan 27.11.2013’den ve 258,90.-TL’nin ödeme tarihi olan 25.11.2013’den itibaren yasal faizi talep edilmiş olup hesaplanan 2.840,81.-TL yasal faiz tutarı da eklenerek toplam (19.321,22TL+ 2.840,81TL) = 22.162,03.-TL’nin davalı şirketlere dağılımı yapılmıştır şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce aldırılan 15/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; Dava dosyasına yeni eklenen sözleşmelerin CD içerisinde sunulduğu görülmüş olup, iş bu CD içerisinde, ilgili yıllara ait Sayaç Okuma ve Açma - Kesme İşleri Sözleşmeleri, İhale Şartnameleri ve Teknik Şartnamelerin bulunduğu görülmüştür. İş bu sözleşmelere ait hukuki yorum Sayın Mahkemeye ait olup, dava dosyasına yeni eklenen belgeler, dava konusu yapılan 19.321,22-TL tutarındaki alacağın dağılımında esas olan dava dışı işçinin davalı şirketlerde çalışmış olduğu hizmet sürelerini değiştiren bilgiler içermemektedir. Dava dosyasına yeni eklenen belgeler, kök raporda yapılan hesaplamayı değiştirecek nitelikte olmadığından, kök raporda yapılan tespit ve değerlendirmenin değişmediği ve tekrar edildiği kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. 5- Dosyaya sunulan deliller doğrultusunda yapılan incelemede taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinde yüklenicilerin işçileri çalıştırdıkları dönemlerle sınırlı olmak üzere sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmıştır. 6- Bilirkişi raporu ile belirlenen tutarların davacının iddia etmiş olduğu çalışma dönemlerine uygun olduğu anlaşılmakla kıdem tazminatından ve yıllık izin ücretinden sorumluluklarının bulunduğu değerlendirildiğinden davanın kabulü ile her bir alt işverenin bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarınca davacıya karşı sorumlu olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 7- Davalılar arasında İhtiyari Dava Arkadaşlığı bulunduğundan ve her bir iş ortaklığı hakkında açılan davanın esasında farklı birer dava olduğu gözetilerek her bir iş ortaklığı aleyhinde kabul edilen tutarlar ayrı ayrı gösterilmiş, iş ortaklıkları aleyhinde dava değerine göre ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. 8- Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olan 07.09.2021 tarihli bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.Davanın KABÜLÜ İLE; - 6.490,02-TL'nin davalı... Elektrik Ltd. Şti.'den, - 1.066,01-TL'nin davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti'den, - 4.497,66-TL'nin davalı... A.Ş'den, - 7.267,53-TL'nin davalı .... Ltd. Şti.'den, son ödemenin yapıldığı 27/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek Yasal Faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, . 2- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.319,83-TL harçtan peşin alınan 329,96-TL'nin mahsubu ile bakiye 989,87-TL harcın Davalı... Elektrik Ltd. Şti'den 332,49-TL, Davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti'den 54,63-TL, davalı... A.Ş'den 230,42-TL, Davalı ...Ltd. Şti.'den 372,33-TL miktarlarında tahsili ile hazineye irat kaydına, 3- Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan 357,66-TL harç ile 29,20-TL ıslah harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca Davalı... ELEKTRİK AŞ yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 6.490,02-TL Vekâlet Ücretinin unvanı belirtilen davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca Davalı ... İNŞ. LTD. ŞTİ. yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.066,01-TL Vekâlet Ücretinin unvanı belirtilen davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca Davalı... AŞ yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 4.497,66-TL Vekâlet Ücretinin unvanı belirtilen davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca Davalı ...LTD. ŞTİ. yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 7.267,53-TL Vekâlet Ücretinin unvanı belirtilen davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8- Davacı tarafından yapılan 830,00-TL bilirkişi ücretinin ve 1.129,13-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 1.959,13-TL yargılama giderinin (Davalı... Elektrik Ltd. Şti'den, 658,07-TL, Davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti'den 108,09-TL, davalı... A.Ş'den, 456,05-TL, Davalı ...Ltd. Şti.'den 736,91-TL miktarlarında) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı ve davalı... ve ...vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafların yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/11/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza