İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/505 E. 2024/1155 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/505
Karar No
2024/1155
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/505 Esas KARAR NO : 2024/1155 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/07/2021 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 09.09.2020 tarihinde İzmir ilinde saat 22.50 sıralarında davalı sürücü...un sevk ve idaresindeki...plakalı otomobili ile Gazi Bulvarı'ndan Sahil Bulvarı istikametine doğru seyir halindeyken, davalı ...'un açıkça kırmızı ışık ihlali yaparak aracının ön kısımları ile Halit Ziya Bulvarı'ndan gelip Cumhuriyet Meydanı istikametine seyreden ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı Ticari Taksinin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu, ...'nın sevk ve idaresindek... plakalı araçta yolcu olarak bulunan Müvekkilleri... ve...'nun ağır bir şekilde yaralandıklarını, davalı ...'un açıkça kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle ilgili iddianamede de eylemin bilinçli taksirle gerçekleştiğinin kabul edildiğini çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkillerim ağır şekilde yaralanarak sakat kaldıklarını, ilgili ceza soruşturmasında da görüldüğü üzere, resen görevlendirilen trafik bilirkişisi tarafından 18/12/2020 tarihinde düzenlenen ayrıntılı bilirkişi raporunda özetle;... plakalı otomobil sürücüsü Davalı ... kırmızı ışık ihlali yaptığı, müvekkillerinin içerisinde yolcu olarak bulundukları... plakalı ticari taksi sürücüsü ...'nın kural ihlali yapmadığının belirtildiğinin, kaza tespit tutanağına göre, bu kazanın oluşumunda...a ait kameralar izlendiğinde, Halit Ziya Bulvarı'ndan 4-5 aracın aynı anda çıkış yaparak ilerlediği görüldüğü üzere, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 47/1.b maddesini ihlal eden araç sürücüsü davalı ...'un tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkillerinin içerisinde bulunduğu taksinin şoförü olan ...nın ise kusurunun olmadığının belirtildiğini, meydana gelen bu trafik kazası nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca Soruşturma No:..., İddianame No:...no’lu İddianamenin Kabul Edilmesi ile İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Numaralı dosya ile yargılama devam ettiğini, olay yeri tespit tutanağı ve krokisi, kaza tespit tutanakları bilirkişi raporunda da görüleceği üzere, davalı taraf araç sürücüsünün, gerekli tedbir ve güvenlik önlemleri ile dikkat ve ihtimamı göstermemiş olması ile tam kusurlu oluşu sonucu, hukuki sorumluluk ilkeleri uyarınca meydana gelen zarardan dolayı; ilgili sigorta şirketi, araç sürücüsü ve maliki ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkili..., kaza sonrasında kaldırılmış olduğu İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki tedavisinin ardından, Özel Ambulans ile Antalya ... Meydan Hastanesine götürülerek birçok ameliyat ve operasyon geçirdiğini yaklaşık olarak 3 ay boyunca Antalya'da tedavisinin sürdüğünü, belirli aralıklarla hastaneye ambulans vasıtası ile kontrole giderek bazı tedaviler uygulandığını, bu süreçte ek olarak da Antalya'da bulunan... sport Fizyoterapi Merkezine giderek iyileşme sürecini hızlandırmaya çalışan müvekkilinin, uygulanan tedavi ve fizik tedaviler sonrasında Almanya'ya dönüş yapabildiğini, Almanya'da fizik tedavisinin devam ettiğini, müvekkili..., kaza sonrasında kaldırılmış olduğu İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki tedavisinin ardından, yaklaşık 3 ay yatalak-bakıma muhtaç vaziyette İzmir'de kaldığını ve ardından Bodrum ... Hastanesinde tedavi görerek, iğne desteği ile uçağa binerek Almanya'ya dönüş yaptığını, Almanya'da da fizik tedaviye devam ettiğini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere müvekkili...'ın sakatlanması nedeniyle, 10,00-TL daimi iş görmezlik sakatlık tazminatı, 10,00-TL geçici iş görmezlik, 10.00-TL tedavi masrafları, 10.00-TL bakıcı giderleri, 10.00-TL efor tazminatı olmak üzere 50,00-TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ) ve ayrıca 80.000-TL manevi tazminat (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) müvekkili ... sakatlanması nedeniyle 10,00-TL daimi iş görmezlik sakatlık tazminatı, 10,00-TL geçici iş görmezlik,10.00-TL tedavi masrafları,10.00-TL bakıcı giderleri,10,00-TL efor tazminatı olmak üzere toplam şimdilik 50,00-TL ( fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile) maddi tazminat olmak üzere ve ayrıca 50.000-TL manevi tazminat talebinin (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile) her iki müvekkilim yönünden ayrı ayrı 50,00'şer TL olmak üzere toplamda 100,00 TL Maddi Tazminatın Temerrüt Tarihi olan 09.09.2020 tarihinden itibaren TİCARİ FAİZ ile Sigorta Şirketi yönünden Poliçe Limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan müşterek-müteselsil tahsili ile müvekkillerden... için 50.000,00 TL,... için ise 80.000,00 TL Manevi Tazminatın Temerrüt Tarihi olan 09.09.2020 tarihinden itibaren TİCARİ FAİZ ile Davalılar ... ve ... Gıda ve Sanayi Mamülleri İhr. Ve Tic. A.S.'den müşterek-müteselsil tahsiline karar verilmesini, tazminat taleplerimizin temerrüt tarihi olan 09.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek Ticari (avans) Faizi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ile ... ... A.,Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı her ne kadar arabuluculuğa başvurarak, arabuluculuk görüşmeleri sağlanamadığından dava açmış gibi görünse de arabuluculuk görüşmelerindeki taraf dikkatli incelendiğinde sadece davalılardan sigorta şirketi olduğunun görüleceğini müvekkiller yönünden arabuluculuk yönünden başvurma dava şartının gerçekleşmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, kazada yapılan... plakalı araç TC... Bankası tarafından genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığını, bahse konu sigorta poliçesinin davacı tarafın tüm taleplerini teminat altına almış olduğundan müvekkillere halef olan sigorta şirketi tüm taleplerden sorumlu olduğunu, davacıların sürekli iş görmezlik tazminatı talep etmişler ise de dosyaya süresinde sunulmuş bir iş görmezlik raporunun bulunmadığını, kaldı ki dosyada yer alan raporlardan da davacıların sürekli iş görmezliğine sebep olacak kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığının orta da olduğunu, davacıların yurt dışı kazanç kaybının ispatının sağlanamadığını belirterek davanın öncelikle müvekkilleri yönünden zorunlu arabuluculuğa başvurma dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispatı edilmesinin gerektiğini, zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun ve TTK'nin ilgili maddeleri gereğince sigorta sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava haklarının 2 yılda zamanaşımına uğradığını, iş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zaman aşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, kaza ile sakatlık ve ölüm söz konusu ise kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesinin gerektiğini, maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre adli tıp kurumu... İhtisas dairesi tarafından tespit edilmesinin gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazası sebebiyle geçici ve kalıcı iş görmezlik tazminatı ile tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve manevi tazminat talebi istemine ilişkindir. Davacılar 09/09/2020 tarihli trafik kazasında ... plakalı ticari takside yolcu konumunda olup, davalı ... ...plakalı aracın sürücüsü, davalı ... ... A.Ş. işleteni, davalı sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. Davalı gerçek kişiler tarafından arabuluculuk dava şartının kendileri yönünden gerçekleşmediğine ilişkin dava şartı itirazları değerlendirildiğinde; Müteselsil sorumlu davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması ve HMK'nın 58.maddesinde değinildiği gibi ihtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsız olmasına göre, her bir davalı yönünden açılan davanın zorunlu arabulucu kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Sigorta şirketi dışındaki diğer davalılar hakkındaki dava, mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmamakla, ticari davalarda, davalar açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvuru dava şartı olan, zorunlu arabuluculuğa ilişkin yasa hükümleri bu davalılar yönünden uygulanamayacaktır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır. Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay... H.D.'nin... K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir. Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir. Kazaya karışan ... plakalı araç 29.07.2020-2021 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 09/09/2020 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacıların talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. 09/09/2020 sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ...... ... A.Ş. Davalı ... ve ... ... A.Ş.' nin sorumluluğu incelendiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... ... A.Ş. ...plakalı aracın işleteni, diğer davalı ... ise araç sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden ve manevi tazminattan sorumlu olacaklardır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır. KUSUR YÖNÜNDEN; davaya konu trafik kazası çift taraflı olup, davacılar sürücü değil yolcu konumunda yer almaktadır. Aynı maddi vakıaya ilişkin yürütülen ceza yargılamasında aldırılan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...' un tam kusurlu olduğu belirlenmiş ve kolluk görevlileri tarafından tutulan kaza tespit tutanağında da aynı belirlemeye yer verildiği görüldüğünden mahkememizce ayrıca bir kusur araştırılmasına gerek görülmeyerek davalı sürücü ...' un tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Kaldı ki İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyasında ... için verilen mahkumiyet kararı istinaf kanun yoluna taşınmış ve İzmir Bam.... CD.... Karar sayılı ilamında da sanık ...'un asli kusurlu, ticari taksi sürücüsü ...'nın kusursuz olduğuna ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığını açıkça belirtmiştir. MALULİYET ORANI VE İYİLEŞME SÜRESİ İLE BAKICI İHTİYACINA YÖNELİK İstanbul Adli Tıp ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan davacı... için alınan 24/10/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; " Mevcut belgelere göre; ... kızı .... doğumlu,...’un 09/09/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3. İyileşme (işgöremezlik) süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sundukları görülmüştür. İstanbul Adli Tıp... Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan davacı ...çin alınan 24/10/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; Mevcut belgelere göre; ... doğumlu,...’ın 09/09/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; I. Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.11’e göre üst ekstremite özürlülük oranı %1 olup Tablo 2.3’e göre; 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %1 (yüzdebir) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, 3. İyileşme (işgöremezlik) süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan raporlar kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından hükme esas alınmıştır. ZARAR KALEMLERİNİN HESAPLANMASI İÇİN Bilirkişiden alınan 08/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre;"Davacı tarafça 09.09.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davacılar... ve... yönünden daimi iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakım giderleri ile efor tazminatı yönünden talepte bulunulmuştur. Dosya içeriği incelendiğinde 30.09. 2022 tarihli Adli Tıp ihtisas kurulu raporu ile 03.02.1982 doğumlu...'ın Erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmelik çerçevesinde Yel oranında tüm vücut engellilik oranının meydana geldiği tıbbi 3 aya kadar uzayabileceği ve | ay süreyle bir başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceğini belirlendiği yine aynı rapor ile diğer davacı 22.07.1971 doğumlu...'un engellilik oranının *e 0 olarak tespit edildiği tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olacağı ve 2 ay süreyle bir başkasının bakımına ihtiyaç duyabileceği yönünde mütalaaya varıldığı saptanmıştır. Kaza ile ilişkili olarak düzenlenen 18.12.2020 tarihli rapor ile ...lakalı araç sürücüsü ... un kırmızı ışık ihlali yaptığı... plakalı araç sürücüsü ... ise kural ihlali yapmadığı,09.12.2021 tarihli Konak Sosyal Güvenlik merkezi tarafından gönderilen müzekkere cevabı ile taraflara herhangi bir ödeme yapılmadığı, Kazaya karışan... plakalı aracın ZMMS poliçesinin ... numaralı poliçe ile 29.07.2020-2021 tarihleri arasında düzenlendiği ve teminat limitinin 410.000 TL olduğu saptanmıştır. 18.08.2021 tarihli Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından gönderilen müzekkere cevabı ile de davacı... yönünden herhangi bir gelir bağlanmadığı 05.08.2021 tarihli Konak Sosyal Güvenlik merkezi tarafından gönderilen müzekkere cevabı ile de davacı... yönünden herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi ya da sürücü tabi herhangi bir işlem yapılmadığı da belirlenmiştir. Dava dosyası içerisinde yapılan tespitler doğrultusunda davacı...'ın maaşlı olarak yurt dışında Almanya'da çalışmakta olduğu proje yönetmeni olarak aylık 3.100 € gelir elde ettiğinin ifade edildiği ayrıca diğer davacı...'un ise Almanya'da kafe işletmecisi olarak 1.550 € gelir elde etmekte olduğu da saptanmıştır. Maddi zarar talepleri iş görmemezlikten kaynaklı zarara dayandığından davacı...'ın dosya içerisinde ver alan 2021 vılına ait Ocak-Şubat-Mart ayları maaş gelirleri dışında başkaca bir geliri tespit edilememiş olup gelirlerinin tespitinin olav tarihi olan 2020 vılı ile 2021-2022- 2023 ve 2024 vılları yönünden vapılması, diğer davacı...'un ise kafe işletmesi olması nedeniyle Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere yerine çalıştırılabilecek bir kişiye ödenecek bedelin 2020 yılı ile 2021 yılı için ayrı ayrı tespiti sonrasında tarafımızca ancak maddi tazminat taleplerinin değerlendirilebileceği" şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 21/05/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; 09.09.2020 tarihinde meydana gelen olay sonucu yaralanan; a-)...'un geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 77.627,65 TL olduğu, -Sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı, -Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 49.438,60 TL olduğu, -SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 2.049,80 TL olduğu, -FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 2.056,50 TL olduğu, Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 1.000,00-TL olabileceği, Davacının toplam maddi tazminat alacağının 132.172,55-TL'ye tekabül ettiği, b)...'IN geçici iş görmezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 62.678,22-TL olduğu, -Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 333.956,43-TL olduğu, -Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 24.719,30-TL olduğu, -SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavinin 1.524,90-TL olduğu, -FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 2.056,50-TL olduğu, -İleriye dönük muhtemel tedavi giderinin 5.500.00-TL olduğu, -Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 1.000,00-TL olabileceği, Davacının toplam maddi tazminat kalacağının 431.435,35-TL'ye tekabül ettiği, Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 410.000,00-TL olduğu kanaatiyle, Manevi tazminat Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere" şeklinde raporunu sunduğu görülmüştür. Aktüerya bilirkişisinden aldırılan rapor sonrasında, Davalı... Sigorta vekili Uyap sistemi üzerinden gönderdiği 29/07/2024 tarihli dilekçesi ile davacı taraf ile tazminat talepleri yönünden sulh olduklarını, sulh anlaşması ile davanın feragat sebebi ile reddine, davanın konusuz kalması nedeniyle karar vermeye yer olmadığına , taraflarca bu hususta anlaşılmış olunduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karara verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 19/12/2024 tarihli celsede, davalılardan sigorta şirketi ile poliçe limitleri dahilinde anlaşma sağlandığını, poliçe limitini aşan bedeller yönünden ise davanın kabulü gerektiğini beyan etmiştir. Maddi tazminat yönünden somut olayda, davalı sürücü ...' un kusurlu eylemi sonucu, karşı araçta yolcu konumunda bulunan davacıların bedenen zarar gördükleri ve dava tarihine kadar zararlarının karşılanmadığı sabittir. Dava devam ederken davalı sigorta şirketi ile davacılar tarafından sulh olunduğu, sulh sonucu davacılar vekilinin maddi tazminat yönünden talebinin açıkça poliçe limitini aşan bedellere yönelik olduğu görülmekle, kaza tarihinde davalı sigorta şirketinin poliçe limiti sakatlanma ve ölüm için 410.000-TL, tedavi gideri için ise yine 410.000-TL olduğu anlaşıldığından, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda yer alan hesaplamaların toplamı davalı sigorta şirketinin hem tedavi ve hemde bedeni zararlara yönelik poliçe limitini aşmadığı görüldüğünden dava tarihinden sonra yapılan ödeme ile davanın konusuz kaldığı ve poliçe limitini aşan bir bedelin de olmadığı görüldüğünden maddi tazminat yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik hüküm kurmak gerekmiştir. Manevi tazminat yönünden; 6098 sayılı TBK' nın 56. maddesi uyarınca hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Kural olarak manevi tazminat yalnız olay sırasında duyulan değil, bütün hayat boyu duyulup ve çekilecek elem ve ızdıraba karşılık olarak takdir edilen bir karşılıktır. Bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma raporu, kaza tarihi, kusur durumu, maluliyet oranı, iyileşme süresi ve kaza tarihinde ki paranın alım gücü nazara alındığında davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı...' un manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL' nin ... ile ... ... A.Ş.' den 09/09/2020 tarihinden itibaren, ...' dan yasal faiz, ... ... A.Ş.' den ise avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacı...' ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 25.000,00 TL' nin nin ... ile ... ... A.Ş.' den 09/09/2020 tarihinden itibaren, ...' dan yasal faiz, ... ... A.Ş.' den ise avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Maddi tazminat yönünden alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60x2) 855,20 TL, başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 410,84 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Manevi tazminat yönünden; -Davacı... için alınması gereken 683,10 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ile ... ... A.Ş.' den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, -Davacı... için alınması gereken 1.707,75 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ile ... ... A.Ş.' den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 6-Yargılama sırasında davacılar tarafından yatırılan ve harcanan 444,36 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 516,10 TL posta ve diğer giderler ile 3.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.519,76 TL yargılama giderinin kabul red oranı ve sonrasında davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 4.000,00 TL' lik ödeme nazara alındığında davacılara ayrıca yargılama gideri ödenmesine yer olmadığına, 7-Davacı... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ile ... ... A.Ş.' den müştereken ve müteselsilen alınarak ismi belirtilen davacıya ödenmesine, -davalılar ... ile ... ... A.Ş.' kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı...' dan alınarak isim ve unvanı belirtilen davalılara ödenmesine, 8-Davacı... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 25.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ile ... ... A.Ş.' den müştereken ve müteselsilen alınarak ismi belirtilen davacıya ödenmesine, -davalılar ... ile ... ... A.Ş.' kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 25.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ...' dan alınarak isim ve unvanı belirtilen davalılara ödenmesine, 9-Davacılara maddi tazminat yönünden sulh sözleşmesi ile ödeme yapıldığı görüldüğünden ayrıca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacılardan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 11-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve hazır olan davalılar vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024 Katip... E imza Hakim... E imza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/505, K. 2024/1155, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-505-e-2024-1155-k-785538e4e00f