İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/477 E. 2024/1170 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/477
Karar No
2024/1170
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/477 Esas KARAR NO : 2024/1170 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/04/2018 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 22/02/2024 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ...'a ait, davalı ...'nun sevk ve idaresinde... plakalı aracın, davanın tarafları arasında kavga çıkması nedeniyle, müvekkili ...'ın bacağının üzerinden geçerek müvekkilinin ayağının kırılmasına sebebiyet verdiğini ve davalı ...'nun olay yerinden kaçtığını, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin...rumun sabit olduğunu, müvekkilinin kaza sonucu ayağının kırılması sebebiyle hareket edemez duruma geldiğini, uzun süre ayağının alçıda kaldığını, bakıma muhtaç hale geldiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline verilmesine, 50.000,00-TL Manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ...'dan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür. DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, Ege Üni. Has.nin Adli Bilirkişi Kurulu Raporu, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi... Karar sayılı kararı, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Tarafların kusur durumlarının tespiti bilirkişiden alınan 17/01/2019 tarihli rapora göre; "... Davalı sürücü ...'nun %75 oranında asli derecede kusurlu olduğu, davacı yaya...'ın %25 oranında tali kusurlu olduğu" şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 01/06/2020 tarihli rapora göre; "..Sonuç olarak; birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranı şahsın olay tarihindeki yaşına göre %12,1 (on iki virgül bir) ve bugünkü yaşına göre de %13 (on üç) olarak bulunmuştur. Şahsın tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 02/01/2024 tarihli rapora göre; "...22.02.2014 tarihinde yaralanan ...'ın -Geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi zararının 7.827,14 TL olduğu, kusur (%25) indirimi sonrası 5.870,35 TL olacağı. -Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 184.791,14 TL olduğu, kusur (%25) indirimi sonrası 138.593,35 TL olacağı, önceden yapılan ve güncelleştirilen ödemenin (57.577,66 TL) mahsubu sonrası ise bakiye alacağının 81.015.,69 TL olacağı, Tedavi amaçlı yapılan refakatçi iaşe gideri 737.46 TL olup, kusur indirimi sonrası 553.09 TL olacağı, Tedavi amaçlı pansuman sarf malzeme gideri 500,00 TL olup, kusur indirimi sonrası 375.00 TL olacağı, Tedavi amaçlı ulaşım gideri 330,00 TL olup, kusur indirimi sonrası 247.50 TL olacağı, Davacının toplam maddi tazminat alacağının 93.931,98 TL olduğu belirlenmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 02/01/2024 tarihli rapora göre; ".22.02.2014 tarihinde yaralanan ...’ın -Geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi zararının 7.827,14 TL olduğu, kusur (%25) indirimi sonrası 5.870,35 TL olacağı, -Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.207.380,93 TL olduğu, kusur (%25) indirimi sonrası 905.535,69 TL olacağı, önceden yapılan ve güncelleştirilen ödemenin (73.208,19 TL) mahsubu sonrası ise bakiye alacağının 832.327,50 TL olacağı, -Kök raporda tespit edildiği üzere tedavi amaçlı yapılan refakatçi iaşe gideri 737.46-TL olup, kusur indirimi sonrası 553,09 TL olacağı, -Kök raporda tespit edildiği üzere tedavi amaçlı pansuman sarf malzeme gideri 500,00-TL olup, kusur indirimi sonrası 375,00 TL olacağı, -Kök raporda tespit edildiği üzere tedavi amaçlı ulaşım gideri 330,00 TL olup, kusur indirimi sonrası 247,50 TL olacağı, Davacının toplam maddi tazminat alacağının 839.373,44 TL olduğu belirlenmiştir. Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 268.000,00 TL (bakiye kalan limit 268.000,00 -46.210,00= 221.790,00 TL) olduğu kanaatiyle," şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, haksız fiil nedeniyle açılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan ...'nun davacıyla arasında çıkan kavga sırasında davacının bacağının üzerinden geçerek ayağının kırılmasına sebep olduğu, davalının kusurunun ceza yargılamasıyla sabit olduğu, aracın sahibinin davalı ... olduğu ve sair hususlar ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. Davalı taraflarca davaya cevap verilmemiştir. 3-Dosya kapsamının incelenmesinden 05/03/2014 tarihli "Olay ve Görgü Tespit Tutanağı" ile... plaka sayılı... Marka Gri-Platin rengi araçta kısmi hasarlar bulunduğunun tespit edildiği, İzmir...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasında tanık olarak dinlenen araç maliki ...'ın kendisine ait aracı kullandığını ve kavgaya karışanlardan kaçmak için hızlandığını beyan ettiği, davalı ... hakkında anılan ceza dosyası üzerinden taksirle yaralamaya neden olma suçu yönünden mahkumiyet hükmü verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. Davalıların sigortacısı, maliki ve sürücüsü oldukları... plaka sayılı aracın davalı ...Ş. şirket nezdinde 10/01/2014-10/01/2015 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve dava konusu 05/03/2014 tarihli kazanın poliçe vadesi içerisinde meydana geldiği anlaşılmıştır. 4-Maddi tazminat istemleri yönünden davacının taleplerinin davalı ...Ş. Tarafından karşılanması üzerine davacı vekilinin 04/05/2018 tarihli feragat dilekçesiyle davalı ...Ş. Yönünden davadan feragat ettiği, dosyada mevcut vekaletnamede davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüş, davalı ...Ş. Yönünden maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi ile diğer davalılar arasında müteselsil sorumluluk ilişkisi mevcut olup feragatin diğer davalılara etkisinin ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 166.maddesi uyarınca müteselsil borçlulardan birinin alacaklı ile yaptığı ibra diğer borçluları da sorumluluktan aynı ölçüde kurtarmakta olup davalı sigorta şirketinin gerçekleştirdiği ödeme neticesinde davacının ... Yönünden davadan feragat etmesi nedeniyle diğer müteselsil borçluların da poliçe limiti ölçüsünden borçtan kurtulabilecekleri, poliçe limitinin üzerinde kalan kısım yönünden ise davacıya karşı sorumluluklarının devam edeceği değerlendirilmiştir. Nitekim Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulaması da bu yöndedir; "Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147 nci maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir. Somut olayda; davacılar vekili tarafından, zarardan müteselsilen sorumlu olan araç maliki, sürücü ve araç sigortacısına karşı dava açılmış; dava devam ederken davacı vekili ile davalı sigorta şirketi sulh sözleşmesi imzalamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, yapılan ödeme ve sulh sözleşmesi de dikkate alınmak suretiyle, davacılar tarafından verilen 19.07.2022 tarihli ibranamenin diğer davalı araç maliki /sigortalı ... Taşımacılık A.Ş.'ye etkisi ve sirayet edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi; değerlendirme yapılırken, davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihindeki teminat limitinin altında bir ödeme yapılsa da, kaza tarihi itibari ile trafik sigortası teminat limitinin gözetilmesi gerekmesine göre, yargılama sırasında yapılan sulh sözleşmesinin davalıların hukuki durumlarının takdir edilmesinde değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir." 5-Mahkememizce ceza yargılaması dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, hasar dosyası, maluliyet raporu, kusura yönelik bilirkişi raporu ve aktüerya bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. 6-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 7-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 8-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı noktasındadır. Mahkememizce kusur değerlendirmesi için dosya adli trafik bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 17/01/2019 tarihli bilirkişi raporunun kusura ilişkin bölümünde dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı ...'nun KTK'nın 52/1-b ve 47/1-d maddelerine yönelik kural ihlali nedeniyle %75 oranında, davacının ise yaya olarak bulunduğu kaza sırasında KTK'nın 68/c maddesini ihlal etmesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı davalı taraf vekillerince itirazlar ileri sürülmüş ise de, ceza yargılaması sırasında alınan 01/11/2022 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda da benzer şekilde kural ihlali tespiti yapıldığı, davalı hakkında taksirle yaralama nedeniyle hüküm kurulduğu ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olduğu, ceza yargılaması sırasında dinlenen tanık beyanlarında yer alan kaza oluş şekline göre davalı araç sürücüsünün yol içerisinde yayaların bulunduğunu bildiği halde olay yerinden hızlı bir şekilde uzaklaşma saikiyle gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin aracı kullanması nedeniyle kazanın meydana geldiği olayda %75 oranında kusurlu olduğuna yönelik bilirkişi görüşü ile yine kaza sırasında araç geçişine ait olan yol kısmında tedbirsizce bulunan davacının da %25 oranındaki kusuru olay oluş şekline ve dosya kapsamına uygun bulunmakla bilirkişi raporunda gösterilen görüş benimsenmiş ve davalı araç sürücüsü ...'nun asli ve %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 9-Davacının maluliyet durumunun tespiti hususunda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan maluliyet raporu alınmış, dosyaya sunulan 27/03/2020 tarihli kurul raporuna göre davacının %13 oranında sürekli iş gücü kaybı bulunduğu ve 9 aya kadar geçici iş gücü kaybı oluşacağı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Rapora karşı taraflarca somut bir itiraz ileri sürülmemiş, düzenlenen raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği dikkate alınarak düzenlendiği ve dosya kapsamında meydana gelen yaralanmaya uygun olduğu gözetilerek davacının %13 oranında sürekli iş gücü kaybına ve 9 ay geçici iş göremezlik zararına uğradığı kabul edilmiştir. 10-Davacı vekilinin davalı ...Ş. Yönünden 04/05/2018 tarihli feragat dilekçesiyle feragat ettiği, kaza tarihi itibariyle ...'nin poliçeden kaynaklanan sorumluluk sınırının kişi başına 268.000,00-TL sakatlanma ve ölüm ile 268.000,00-TL tedavi gideri teminatı ile sınırlı olduğu, her ne kadar davacıya ödeme tarihi 24/04/2018 itibariyle 46.210,00-TL ana para ödemesi yapılmış ise de, TBK'nın 166/2. Maddesi uyarınca davalı ...Ş.'nin poliçe limitinin tümü yönünden borçtan kurtulduğu ve esasen diğer davalıların kusurlarından kaynaklanan sorumluluğu üstlenen ...'nin borçtan kurtulmasının sigortadan faydalanması esas olan diğer sorumlu davalılara da sirayet etmesi gerektiğinden davalıların ödeme tarihi itibariyle 268.000,00-TL maddi zarar miktarınca sorumluluklarının sona ereceği, fazlasına dair kısım var ise bundan sorumlu tutulmaları gerekeceği değerlendirilmiştir. Bu kapsamda yapılan incelemede, dosyaya sunulan 02/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının sürekli maluliyet ve geçici maluliyet alacağı toplamının ödeme tarihi 24/04/2018 itibariyle 116.765,03-TL olduğu, %25 kusur indirimi sonrasında 87.573,77-TL olacağı, hesaplama tarihi itibariyle %25 kusur indirimleri sonrası sürekli iş gücü 138.593,35-TL olduğu, geçici iş gücü kaybı zararının 5.870,35-TL olduğu, tedavi amaçlı refakatçi giderinin 553,09-TL, tedavi amaçlı sarf giderinin 375,00-TL ve tedavi amaçlı ulaşım giderinin 247,50-TL olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Rapora karşı davalı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş ise de yeniden rapor alınmasını gerektirir bir hata veya eksiklik bulunmadığı görülmüştür. Ancak davacı tarafça güncel gelir durumuna göre rapor alınması talep edildiğinden 16/09/2024 tarihli ek rapor alınmış ise de mahkememizce yapılan değerlendirmede ...'nin 24/04/2018 tarihli ödemeyi yaptığı tarihte davalıların poliçe limiti kadar borçtan kurtulacağı gözetilerek davanın diğer davalılar yönünden konusuz kaldığı değerlendirildiğinden ek rapor hükme esas alınmamıştır. 11-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere, maddi tazminat istemleri yönünden davacı tarafın ... İle imzaladığı sulh sözleşmesine binaen davadan feragat ettiği, feragat nedeniyle diğer zarar sorumlularının da borçtan poliçe limitleri dahilinde kurtuldukları, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesine göre sigorta şirketinin ödeme tarihi itibariyle poliçe limiti 268.000,00-TL'yi aşan bir davacı zararı bulunmadığı tespit edilmekle davanın ... Yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise konusuz kaldığı için reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça ...'den 5.433,10-TL vekalet ücreti ödemesi alındığı ve bu çerçevede davadan feragat edildiği gözetilerek davaya devam edilmiş olması halinde diğer davalıların vekalet ücreti yönünden de davalı ...Ş. İle birlikte sorumlu olacakları, davacının feragatinin vekalet ücreti yönünden de davalılara sirayet etmesi gerektiği değerlendirildiğinden konusuz kalan dava kısımları açısından davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. 12-Davacı tarafça 50.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirme sonucunda ise, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Mahkememizce kazanın oluş şekli, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, kaza tarihi, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının gerçekleşen kaza nedeniyle sürekli maluliyetinin seviyesi ve diğer dosya kapsamı dikkate alınarak, dava konusu yaralanmanın karşılıklı yaralamalı kavga sırasında gerçekleşmesi manevi tazminat yönünden ağırlaştırıcı bir sebep olarak değerlendirilmiş ve 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat davasının davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Maddi tazminat davası davalı ... ve ... yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 3-Manevi tazminat davasının KABULÜ İLE, 50.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 22/02/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,5‬0-TL harçtan peşin olarak alınan 174,20-TL harcın mahsubu ile geri kalan 3.241,3‬0-TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 174,20-TL harcının davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan 35,90-TL başvuru harcı ile 981‬,00-TL posta ve tebligat ücreti, 2.780‬,00-TL bilirkişi ücreti, toplamı 3.796,9‬0-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 3.722,45-TL'sinin davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteelsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/477, K. 2024/1170, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-477-e-2024-1170-k-9a9dd94d2530