İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/254 E. 2025/828 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/254
- Karar No
- 2025/828
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/254 Esas KARAR NO : 2025/828 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 18/03/205 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI: Davacı vekili 18/03/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; " ...Uluslararası Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi (...), 1990 yılında Uluslararası Nakliye sektöründe hizmet vermeye başlayan, kurulduğu yıllardan günümüze kara, deniz, hava ve demiryolu taşımacılığında uzmanlaşmış profesyonel kadroları ile müşterilerine bir bütün olarak nakliye, gümrükleme, sigorta aracılık hizmetleri, depolama, yurt içi ve yurt dışı dağıtım ve danışmanlık hizmetleri sunan bir şirket olduğunu, müvekkil davacı şirketin davalı şirket lehine yurtdışına, uluslararası karayolu taşıma işi gerçekleştirdiğini, davacı tarafından yapılan bu taşımaya ilişkin olarak yurtdışı navlun bedeli fatura düzenlendiğini, müvekkil alacağını borçlu şirketten sürekli istemesine rağmen borçlu şirket müvekkil şirkete ödeme yapmadığını, bu nedenle davalı aleyhinde 13.01.2025 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip başlatıldığını ancak borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Davacı ile davalı müvekkilin davalının müşterisine ait yüklerin taşınması hususunda anlaştıklarını, davacı tarafından yüklerin tesliminde geciktiğini ve yüklerin hasarlı olarak teslim edildiğini, müvekkil ile müşterisinin ticari faaliyetinde aksamaya sebep olduğunu, davacı tarafça ilgili gecikme ve hasar konusunda müvekkile hiçbir bilgi verilmediğini ve müvekkilin mağduriyetinin giderilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya sureti, -Bilirkişi ...'ın 10/10/2025 tarihli bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalı aleyhinde İzmir... İcra Dairesinin... sayılı dosyasında alacağına istinaden 14/01/2025 tarihinde icra takibi başlattığı, davalı borçlunun aynı gün yani 14/01/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde 18/03/2025 tarihinde ikame ettiği anlaşılmıştır. Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren, ticari satımdan kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi ...ın, 10/10/2025 tarihli raporunda; "...inceleme yapılan taraf ticari defterlerinin E- Defter mükellefi oldukları ve incelenen dönemlere ilişkin E-Defter beratlarının zamanında GİB E- Defter portalına gönderildiği, davacı tarafından dava konusu yapılan 30.10.2024 tarihli ... Seri numaralı 600,00 Euro tutarındaki E- Faturanın İnceleme yaptığı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibari ile davacının davalı taraftan 600,00 Euro ( Takip Tarihi 1 Euro - 36,1555 ) 21.693,30 TL alacaklı olduğu," yönünde tespit içeren raporunu dosyaya ibraz etmiştir. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. 6100 sayılı HMK'nun 222/2,3 maddesi uyarınca kural olarak ticari defter ve kayıtların ilgilisi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlarının bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya kesin delille ispatlanmamış olması gerektiği, yine diğer tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, somut olayda; mahkememizce yapılan taraf defterlerinin incelemesinde taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendileri lehine delil vasfına sahip olduğu, taraf defterlerinin takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 600,00 Euro alacaklı olduğu, taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar kısa kararda ;"Asıl alacak miktarı olan 600,00 Euro bedelin %20'si olan 90,00 Euro icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine" denilmiş ise de 600,00 Euro bedelin %20'sinin 120,00 Euro olduğu, sehven 90,00 Euro yazıldığı, gerekçeli kararın yazımı aşamasında bu husus fark edilmiş ise de kısa kararın sonradan gerekçeli kararla değiştirilemeyecek olması sebebi ile kısa hüküm olduğu gibi bırakılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ ile , İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalının itirazının iptali ile 600,00 Euro alacak üzerinden icra takibinin devamına, 2-Asıl alacak miktarı olan 600,00 Euro bedelin %20'si olan 90,00 Euro icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 1.486,76 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 871,36 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40TL peşin harç, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 75,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 6.305,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, 5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 21.765,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2025
Katip... Hakim ... E-İMZA E-İMZA