İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/126 E. 2025/776 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/126
Karar No
2025/776
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/126 Esas KARAR NO : 2025/776 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/02/2025 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı borçlu ile müvekkil firma arasındaki ticari iş ilişkilerine istinaden cari hesap yürütüldüğünü, davalı ile müvekkili arasındaki cari hesap dökümünde davalının 97.270,92 TL tutarında borcu olduğunu ancak davalı- borçlunun mevcut cari hesap alacağına istinaden 09.12.2024 tarihinde yapılan takibe hiçbir mesnet sunmaksızın itirazda bulunduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: -İzmir... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya sureti, -Bilirkişi ...'ın 12/07/2025 tarihli bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacının, davalı aleyhinde İzmir ... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 14/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 16/12/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin 16/12/2024 tarihinde durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının işbu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde 11/02/2025 tarihinde ikame ettiği anlaşılmıştır. Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren, ticari satımdan kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi...n 12/07/2025 tarihli raporunda; "... davacı Yevmiye Defterinde davalının 120.01.2126- ... Doğalgaz Mekanik tesisat Tic. Ltd. Şti. alt hesabında takip edildiği tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ticaretin davacının davalı tarafa 17.04.2024 tarihinde 1260,00 TL tutarında fatura düzenlemesi ile başlamıştır. 2024 mali döneminde davacı taraf davalı tarafa TOPLAM 1.277.270,92 TL tutarında 34 adet E - fatura düzenlediği, davalının davacı tarafa farklı tarihlerde vadeli çek ile toplam 1.180.000,00 TL ödeme yaptığı ve 31.12.2024 kapanış fişinde davacının 97.270,92 TL ALACAK kaydının olduğu tespit edilmiştir. Dosya içeriğinde sunulu davalı tarafından keşide edilen fiyat farkı faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi iş bu fiyat farkı faturasına davacı tarafından 16.12.2024 tarihinde İzmir ... Noterliği tarafından gönderilen ihtarname ile itiraz edildiği ve kabul edilmediği anlaşılmıştır. Davalı taraf ticari defterlerini sunmadığından işbu rapor dosya içeriği ve davacı tarafticari defterleri incelenerek hazırlanmış olup; İnceleme yapılan davacı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun olarak tutulduğunun tespit edildiği, Davalı taraf dosya içeriğine savunma dilekçesi sunmadığı gibi Ticari defter ve belgelerinin bulunduğu adres bilgisi de sunmadığından iş bu raporun dosya içeriği ve davacı taraf ticari defterleri incelenerek hazırlandığı, Davacı tarafın 09.12.2024 takip tarihi itibari ile davalıdan 97.270,92 TL ALACAKLI olduğu, Takip tarihinden sonrasında davalı tarafından davacı tarafa ödeme olmadığı gibi davacı tarafından davalı tarafa fatura düzenlenmediği..." yönünde tespit içerir raporunu dosyaya ibraz etmiştir. Rapor, taraflara tebliğ edilmiş, taraflar rapora itiraz etmemiştir. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesine göre ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamasının şart olduğu, ayrıca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerin sahibi veya halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi yahut defter ve kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ile ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın anılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtları birbirini doğrulamayan ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil olacağı, somut uyuşmazlıkta davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, takip ve davaya konu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının söz konusu faturalardan kaynaklı olarak 97.270,92 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, davalının ise usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı ve bulunduğu yeri bildirmediği, bu halde davacı tarafından faturalara konu malın teslim edildiğinin ispat edildiği, ispat külfetinin yer değiştirdiği, davalıya geçtiği, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılan ihtarata rağmen defter ve kayıtlarını sunmayan davalının davacının defter kayıtlarının aksini yani taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, takip ve davaya dayanak faturaların içeriğine konu mal veya hizmetin kendisine teslim edilmediğini veya mal veya hizmet bedelinin tamamen ödendiğini yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davalının dosya kapsamı itibariyle herhangi bir yazılı ispat vasıtası sunmadığı, bu halde davalının karşı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, buna göre davacının taraflar arasındaki temel ilişki ile takip ve dava konusu asıl alacağının varlığını asıl alacak üzerinden ispat ettiğinin kabulü gerektiği, davalının takip ile temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına, 2-Asıl alacak olan 97.270,92 TL üzerinden hesaplanan 19.454,18 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-Alınması gerekli 6.644,57 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.174,80 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.469,77 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.174,80 TL peşin harç, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 100,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 5.890,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, 5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun...ayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2025 Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/126, K. 2025/776, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-126-e-2025-776-k-5b9f64de9afc