İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/510 E. 2024/737 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/510
Karar No
2024/737
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/510 Esas KARAR NO : 2024/737 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/06/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;10/06/2023 tarihinde ... ilçesi ... Mahallesinde, davalı Şirketin zmms sigortalısı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Caddesinden ... istasyonuna doğru aşırı hızla seyrederken , ... Caddesinden ... istikametinde seyrederken kavşakta ... Sokak istikametine sola dönüş yapan müvekkil sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, gerçekleşen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında müvekkilin ciddi şekilde yaralandığı ve malul kaldığını belirterek 10,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvuru şartını yerine getirmeden dava açtığını, kusur ve maluliyet oranının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi (kalıcı iş göremezlik) tazminat isteğine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Hukuk yargılamasında kural olarak, “Tasarruf İlkesi” geçerlidir ve taraflar dava-talep konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya-çekişmesiz yargı işine son verilebilmesinin bir yöntemi de davadan-talepten feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ila 312. maddelerinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragatin, davacının/talep edenin, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Feragat ve Kabulün Şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.04.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararı) Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan/talepten feragat edilebilir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, 10/06/2023 tarihinde davalı sürücüsünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kendisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sebebiyle yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kaza neticesinde sürekli iş göremezlik kaybına uğradığı iddiası ile ... plakalı aracın zmms sigortacısı olan davalıdan iş bu dava ile tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının davalı ile yargılama aşamasında sulh olduğu, davacı vekilinin 17/09/2024 tarihinde davadan feragat ettiğini beyan ettiği, davalı vekilinin 17/09/2024 tarihli dilekçesi ile davacı ile sulh olunduğunu, davacının feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, davacı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu, davadan feragat beyanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı vekili her ne kadar davadan feragat etmiş ise de bu feragatın sulhe dayandığı, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu sebeple dava öncesi dava şartı zorunlu arabuluculuğa ilişkin davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerine ilişkin suçüstünden karşılanan arabulucu ücretinin davalıya yükletilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanununun 22. Maddesi uyarınca alınması gerekli 142,53 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 285,06 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalının vekalet ücreti talebi bulunmadığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, 6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 2024/1495 sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 18/09/2024 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/510, K. 2024/737, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-510-e-2024-737-k-cd709b47202d