İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/485 E. 2024/753 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/485
- Karar No
- 2024/753
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/485 KARAR NO : 2024/753 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 06/06/2024 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin borçlu, davalının ise alacaklı olarak gözüktüğü 50.000 TL miktarlı 13/07/2021 Tanzim Tarihli 31/12/2021 Vade Tarihli Senet İzmir ... İcra Dairesi'nin ...E. numaralı dosyası ile davalı tarafından 10 örnek olarak icra takibine konulduğunu, her ne kadar davalı senedin tamamı için icra takibi başlatmış olsa da takibe ve davaya konu senet borcuyla ilgili olarak müvekkilinin davalı-alacaklı ...'a icra takip açılışından önce elden 36.000 TL elden ödeme yaptığını, taraflar arasında geçen WhatsApp yazışmalarından da ilgili ödemenin gerçekleştiği anlaşıldığını, ancak davalı-alacaklı müvekkilinin yapmış olduğu ödemeyi mahsup etmeden kötü niyetli olarak 50.000 TL üzerinden müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, açılan bu takip haksız ve kötü niyetli olup borca kısmi itiraz ettiklerini, müvekkilinin davaya konu senet borcu için davalı-alacaklıya ödemiş olduğu 36.000 TL'nin senette yazılı olan 50.000 TL'den düşülmesi gerektiğini, müvekkilimin icra takibine konu senet borcu yalnızca 14.000 TL olduğunu, İcra takibinde işleyen faiz tutarınında 50.000 TL üzerinden işlemesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu ödemeyle ilgili taraflar arasında gerçekleşen yazışma içerikleri dosyaya sunulacağını, ayrıca 36.000 TL ödemenin elden yapıldığına ilişkin tanık da bulunduğunu, taraflarınca dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu borca ilişkin açılmış olan takibin evraklarında da sunulduğu üzere ilgili borç toplamda 50.000 TL olduğunu, ilgili borcun ödenmemesi sebebiyle borçlu tarafa karşı İzmir... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödenmemiş borca ilişkin borçlu tarafla müvekkil birçok kez uzlaşmaya çalışmış ancak sürekli olarak olumsuz sonuç alınmadığını, işbu borca ilişkin icra takibinin dayanağı olan belgeye istinaden ödeme yapılmadığını, müvekkil çok uzun yıllara dayalı bu borç sebebiyle mağduriyet yaşadığını, 31/12/2021 tanzim tarihli senedin davacı tarafından ödenmemesi neticesinde ülkede yaşanan ekonomik koşullar ve enflasyon neticesinde müvekkilin uğradığı zarar her geçen gün arttığını, kaldı ki davacı tarafından ilgili icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmamış olup, takibe dayalı borç ödenmeksizin işbu dava açıldığını, davacı tarafça tanık delili öne sürülmüşse de dava mahiyeti sebebiyle senede dayalı olup, senetle ispat zorunluluğu kapsamında olduğunu, ilgili borç alacaklı müvekkiline ödenmemiş olmakla birlikte, davacı tarafın borcu ödediğinin senetle ortaya koyması gerektiğini, bu sebeple tanıkla ispat hukuken söz konusu olmayıp, mahkemece dinlenilmesi hususunda da muvafakatlerinin bulunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 201 maddeleri kapsamında davacı yanın senetle ispat zorunluluğu bulunduğundan ve ilgili şartları yerine getiremediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili 16/09/2024 tarihli dilekçesinde; Davalı taraf ile sulh olduklarını ve davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Hukuk yargılamasında kural olarak, “Tasarruf İlkesi” geçerlidir ve taraflar dava-talep konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya-çekişmesiz yargı işine son verilebilmesinin bir yöntemi de davadan-talepten feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ila 312. maddelerinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragatin, davacının/talep edenin, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Feragat ve Kabulün Şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.04.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararı) Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan/talepten feragat edilebilir. Somut olayda, davacının kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemiyle davalı aleyhinde huzurdaki davayı ikame ettiği, davacı vekilince mahkememize sunulan 16/09/2024 tarihli dilekçe ile davalı ile sulh olduklarını ve davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, dava konusu üzerinde tarafların serbestçe tasarruf edebileceği, davacı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu, davadan feragat beyanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1)Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2)Alınması gerekli 142,53 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 614,79 TL peşin harcın mahsubu ile artan 472,26 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 3)Mahkememiz dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 4)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 8.950,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5)3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 6)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE, Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır