İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/450 E. 2024/981 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/450
- Karar No
- 2024/981
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/450 Esas KARAR NO : 2024/981 DAVA TARİHİ : 27/05/2024 DAVA : İtirazın İptali (Kaçak Elektrik Kullanımından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/11/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Kaçak Elektrik Kullanımından Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında elektrik aboneliği ilişkisi bulunduğunu, davalının ... Tesisat nolu ve ... sözleşme nolu aboneliğinden kaynaklanan 30.12.2021 tarihli Kaçak Elektrik tahakkuk bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için ödenmeyen elektrik bedellerinin icra takibine konu edildiğini, kaçak elektrik bedelinin 5.290,46 TL, gecikmiş gün faizinin 57,75 TL, faizin KDV'sinin 10,40 TL olmak üzere toplam alacağın 5.358,61 TL olduğunu, davalı tarafından takibe itiraz edildiğinden takibin durduğunu belirterek davalının İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır. DAVA: Dava kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. DELİLLER: -Bilirkişi ...ın 16/12/2023 tarihli raporu, -İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün bila tarihli yazısı ve eki, -İzmir Vergi Dairesinin 16/02/2024 tarihli yazısı ve eki, -İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosya sureti, -...Elektrik Dağıtım A.Ş nin 11/08/2024 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi ...nın 09/11/2024 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklanan faturaya dayalı alacağına istinaden İzmir ... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında 5.290,46 TL asıl alacak, 57,75 TL gecikmiş gün faizi, 10,40 TL faizin kdv'si olmak üzere toplam 5.358,61 TL alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 06/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 06/04/2022 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği ve davalının itirazının takibe konu alacak üzerinden iptalini talep ettiği, davalının kaçak elektrik kullanımı yaptığı, yapılan tahakkukun usule uygun olduğu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ettiği, davalının davaya cevap vermediği, davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı, taraflar arasında davacının kaçak elektrik kullanım bedeli talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise talep edebileceği miktarın ne olduğu, davalının sorumlu olup olmadığı ve takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından tüketici mahkemesi görevli gösterilmek suretiyle İzmir... Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında iş bu davanın ikame edildiği, anılan mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi tarafından 25/04/2023 tarihli kaçak tespit tutanağına istinaden rapor düzenlendiği, anılan mahkemece davalının tacir olduğundan bahisle 08/03/2024 tarih,... karar sayılı ilam ile görevsizlik kararı verildiği, bu kararın kanun yoluna başvurmaksızın kesinleştiği, dosyanın mahkememize gönderildiği ve mahkememizin yukarıdaki esasını aldığı anlaşılmıştır. Karşıyaka Vergi Dairesinin 16/02/2024 tarihli cevabı yazısına göre davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu, tacir sayılan kişilerden olduğu, dava konusu tahakkukun ticarethane vasfındaki işyerine ilişkin yapıldığı, her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren haksız eylemden (kaçak elektrik kullanımı) kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir. Mahkememizce dava konusu aboneye ilişkin geçmiş fatura kayıtları ile dava konusu kaçak tespitine ilişkin kayıtların dosyaya kazandırıldığı, davaya konu kaçak elektrik kullanımının 21/12/2021 tarihli tutanağı ilişkin olduğu, 16/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun dava konusu olmayan 25/04/2023 tarihli kaçak elektrik kullanıma ilişkin düzenlendiği dikkate alınarak mahkememizce dosyanın bir başka bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 09/11/2024 tarihli raporda, ... Mahallesi ... Sokak No...Bayraklı İzmir adresindeki işyerinde kurulu ... tesisat nolu kullanım yeri içi... Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile davalı arasında 'ticarethane' abone grubu üzerinden perakende satış sözleşmesinin imzalandığı, davacı... Elektrik Dağıtım A.Ş. görevlileri tarafından 27.11.2021 tarihinde bu abonelikte takılı olan ... Marka- 2015 yılı imalatı ve ... seri nolu sayacın söküldüğü, yerine yeni bir sayaç (... marka 2021 yılı imalatı -... seri nolu sayaç) takıldığı, sökülen sayacın incelemeye alındığı ve bu inceleme sonucu “sayacın ön kapağının arkadan delinmek suretiyle açılarak sayaç içerisindeki akım uçları şöntlenip kaçak elektrik kullanıldığı” yönünde bu davanın konusu olmayan (önceki) 09.12.2021 tarih ve...seri nolu kaçak elektrik tutanağı düzenlendiği, kaçak kullanımının tespit edilmesinden sonra aboneliğin enerjisinin kesildiği, davacı...Elektrik Dağıtım A.Ş. görevlilerinin davalıya ait aynı işyerinde 21.12.2021 tarihinde yapmış olduğu kontrolde de, “kullanıcının sayaç üzerinden geçerek enerji kullandığı” yönünde ... seri nolu bu davanın konusunu oluşturan Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiği, bu tutanağın düzenlenmesi sırasında 27.11.2021 tarihinde takılan Luna marka yeni sayacın 2.172,614 kWh endeks değerinde olduğunun belirlendiği, bu durumun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.1.ç maddesinde kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlandığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 44 ve 46 maddeleri uyarınca hesaplama yapıldığı, kaçak elektrik kullanımının tespiti sırasında... Elektrik Dağıtım A.Ş. görevlilerince sayaca yapılmış herhangi bir müdahale tespit edilmediğinden sayacın kaydettiği tüketim değerlerinin “ihtilafsız tüketim" olarak kabul edildiği ve bu sayaç değerlerine göre kaçak elektrik faturasına esas tüketim miktarının hesaplandığı, davaya konu kaçak elektrik kullanımından önce 27/11/2021 tarihinde kaçak elektrik kullanımı tespit edilmiş olması nedeniyle davaya konu kaçak elektrik kullanımının mükerrer kaçak olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle EPDK tarifelerinin 2 katı alınarak 'Ticarethane' abone grubu birim fiyatları ile faturanın hesaplanması gerektiği, bu kriterlere göre takibe dayanak faturanın yeniden hesaplandığı, faturanın EPDK tarifelerine uygun olduğu, davacının faiz talebine ilişkin olarak 6183 sayılı yasa ile avans faizine göre seçenekli hesaplama yapıldığı, davalının perakende satış sözleşmesinin tarafı olduğu, yerleşmiş Yargıtay kararlarında abonelik sözleşmesinin iptal ettirilmediği sürece abonenin elektrik borcundan sorumlu olduğunun kabul edildiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Somut olayda; davacı şirket personeli tarafından ... Mahallesi ...Sokak No:... Bayraklı İzmir adresindeki işyerinde 21/12/2021 tarihinde yapılan kontrolde davalının enerjisi kesik olduğu halde sayaçtan geçirmek suretiyle kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği, mahkememizce dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler ile alınan 09/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre söz konusu kullanımın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.1.ç maddesine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte davalı ile dava dışı elektrik perakende satış şirketi arasında abonelik sözleşmesinin bulunduğu, kaçak tespitinin yapıldığı işyeri tutanak tarihi itibariyle davalı sorumluluğunda olduğundan davalının fiili kullanıcı olarak kaçak elektrik kullanma eyleminden (kesik enerjiyi açmak suretiyle enerji kullanmak) sorumlu olduğu, bu halde davacı kurumun anılan yönetmeliğin 44 ve 46 maddeleri uyarınca usulsüz/kaçak kullanım sebebi ile davalıdan talepte bulunabileceği, aynı adres ve aboneliğe ilişkin olarak söz konusu kaçak tespitinden önce 27/11/2021 tarihinde de kaçak tespiti yapıldığı, dava konusu kaçak kullanımının bu nedenle mükerrer kaçak kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği, yine 09/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda saptandığı üzere davacı kurum tarafından dava konusu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasında talep edilen asıl alacak miktarının EPDK tarifelerine uygun olduğu, davacı kurum dava konusu takipte her ne kadar gecikme zammı talebinde bulunmuş ise de, davacı kurum kamu tüzel kişisi olmadığından ve taraflar arasındaki ilişki haksız fiil niteliğinde olduğundan davacının 6183 sayılı yasaya göre gecikme zammı talep edemeyeceği, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre tacirler arası haksız fiil niteliğindeki bu uyuşmazlıklarda tarafların sıfatına göre talep edilebilecek faiz türünün avans faizi olduğu, davalı tarafından davaya cevap verilmemek suretiyle davacı iddiaları inkar edilmiş ise de davalının bu savunmasını destekler somut herhangi bir delil sunmadığı, bilirkişi tarafından avans faizine göre yapılan hesaplamada davacının takibe konu asıl alacak ve ferilerinin usule uygun olduğunun bildirildiği, bu nedenle davalının takibe konu asıl alacak ve fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile kdv'si sebebiyle davacıya borçlu olduğunun ve davacının iddiasını ispat ettiğinin kabulü gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması ve davacı tarafından takip talebinde takip nedeni gösterilmekle beraber takip dayanağı belgelerin takibe eklenmemesi ve davalıya tebliğ edilmemesi sebebiyle alacağın likit olmadığı, icra inkar tazminatı isteminin yerinde olmadığı, mahkememizce alınan 09/11/2024 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1- Davanın KABULÜ ile İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen DEVAMINA, 2-Yasal koşulları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 991,75 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 5.351,55 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, 5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 5.358,61 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA