İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/154 E. 2025/267 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/154
Karar No
2025/267
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/154 KARAR NO : 2025/267 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 03/11/2021 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ; karşı tarafın ortak murisleri ...a ait...Cad. No:... Mersinli/İzmir adresinde bulunan taşınmazda müvekkili şirketin 2003 yılından bu yana kiracı olduğunu, müvekkili şirketin başka bir amaçla ... Çamdibi Şubesi'ndeki... nolu hesabındaki ... seri nolu 120.000,00 TL bedelli çek düzenleyip verdiğini, ...'ın bu çeki 04.07.2005 tarihinde bankaya ibraz ettiğini ve tahsil ettiğini, daha sonra bu çekin veriliş sebebinin ortadan kalktığını, ancak çek bedelinin müvekkiline iade edilmediğini,...ın o tarihlerdeki borca batıklığı sebebiyle iade sağlanamayacağı için 120.000,00 TL bedelin ileriye yönelik kira paralarına sayılması yönünde anlaşma sağlandığını, davalı tarafça sözünde durulmadığını ve ... tarafından tahsil edilen çek bedelinin iadesinin ...ın ekonomik durumu ve borca batıklığı sebebiyle sağlanamaması nedeniyle mahsup edilmesi kararlaştıran aylık kira bedellerinin de müvekkilinden takip ve davalarla istendiğini, yine mahsup edilmesi kararlaştırılan kiraları kötüniyetle alabilmek için tahliye ve kira bedeli tespitine dair müvekkili aleyhinde davalar açıldığını, İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasıyla ...'ın kira alacağı nedeniyle başlattığı icra takibine itirazın iptali davası açıldığını, davanın temyiz aşamasında olduğunu, İzmir....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasıyla davalı şirketin taşınmazın iktisap edildiğinden bahisle tahliye davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dava dosyasıyla davalı şirket tarafından taşınmazın iktisap edildiğinden bahisle kira tespiti davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, İzmir.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasıyla muris... tarafından 01.03.2014-30.06.2015 dönemi için kira parası talebiyle İzmir...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını ve taraflarınca 120.000,00 TL çek bedelinin kira akdindeki peşin ödeme indirimi de gözetilerek ileriye yönelik kira paralarına mahsubu sebebiyle kira borcunun bulunmadığı ve sair ayrıntılı itirazları nedeniyle takibin durduğunu, itirazın iptali davasının derdest olduğunu, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'ni...sas sayılı dosyasıyla da davalı şirket tarafından 01.02.2016-01.07.2020 dönemi için kira parası talebiyle İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası açıldığını, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddedildiğini, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra takip dosyasında 01.07.2020-01.03.2021 tarihleri arasına ait kira alacağı için davacıya yönelik icra takibine başlanıldığını, borcun ihtirazi kayıtla ödendiğini,...'a başka amaçla verilen ve daha sonra iadesi yapılmayan... Çamdibi Şubesi'ne ait ... seri nolu 120.000,00 TL bedelli çekin bedelinin davacıya iadesinin gerekmesi, ileriye yönelik kira paralarının mahsup talebinin ayrı dava açılmadığından reddedilmiş olması,...mirasçılarının borçtan sorumlu olmaları ve... ile davalı şirket arasında organik bağ bulunması nedeniyle 120.000,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan istirdadına ve istirdatı talep edilen çek bedelinin müvekkilinin kira borcundan takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; Dava konusu 120.000,00-TL bedelli çekin 04.07.2005 tarihinde tahsil edildiğini, buna dair taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın 2005 tarihinde ödenen bir çek için 16 yıl sonra 2021 yılında dava açtığını, davanın evvelemirde zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, kaldı ki dava konusu çekle ilgili olarak 06.10.2011 tarihli ibra protokolü mevcut olduğunu, davacının taleplerinin haksız ve hukuksuz olduğunu, davacının dava konusu çeke ilişkin istirdat talebinde bulunduğunu, dava konusu çekin kayıp veya çalıntı olmadığını, ödemenin icra tehdidi altında da yapılmadığını, esasen istirdata konu edilemeyeceğini, davacının talebinin alacak iddiası ise o da belirtildiği üzere zaman aşımına uğradığını, kaldı ki istirdat davasının da 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, yine davacı tarafın, 120.000,00-TL bedelli çekle ilgili olarak takas mahsup talebinde bulunduğunu, bu taleplerinin yersiz olduğu zira takastan bahsedebilmek için her şeyden önce iki tarafında karşılıklı olarak birbirlerinden alacaklı olmaları gerektiğini, takas edilecek alacaklar aynı nitelikte, aynı türden olmasının gerektiğini, henüz doğmamış veya takas anında sona ermiş alacakların takas edilemeyeceğini, davacının müvekkillerinden hiçbir nam ve ad altında herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının dava konusu çekin kira ödemelerine karşılık verildiğini iddia ettiğini, öyleyse kira alacağından doğan her türlü davaya bakmak Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle dava görevsiz mahkemede ikame edilmiş olup davaya bakmaya görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF BOZMA İLAMINDAN ÖNCEKİ HÜKMÜN GEREKÇESİ : "HMK.nun 4.maddesi gereğince kira sözleşmesinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacı tarafça davaya konu 120.000,00 TL'lik çekin davacı şirket tarafından düzenlenerek davacıların murisine verildiği ve bankaya ibrazla ödendiği, ardından davaya konu çekin bedelsiz kaldığı ve bu nedenle iadesinin gerektiği, bedelsiz kaldığından iadesinin gerektiği taraflarca kabul edilen dava konusu iş bu 120.000,00 TL'lik çek bedelinin taraflar arasındaki kira sözleşmesi nedeniyle davacının ileriye yönelik kira bedellerini sayılması konusunda davacı şirket ve davalıların murisi arasında anlaşma sağlandığı, ancak davalı tarafça bu anlaşmaya aykırı davranıldığı ve 120.000,00 TL'lik çek bedeli kira bedellerine sayılarak mahsup edilmeksizin davacı hakkında icra takibi ve davalar açılarak kira bedellerinin ayrıca tahsil edilmeye çalışıldığı iddiası ile davaya konu çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti ve çek bedelinin istirdadı ve davacı tarafın kira borcuna mahsup edilmesi yönünde takas ve mahsup talebinde bulunulmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ve taraf delilileri arasında bulunan İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasına davalı durumunda bulunan... İnşaat ... Ltd. Şti tarafından sunulan 07.04.2015 tarihli cevap dilekçesinde de iş bu çekin taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereğince kira borcuna karşılık olarak verilmiş olduğu belirtilmiş olup, yine dosyaya davacı vekili tarafından sunulan 18.04.2022 tarihli dilekçede de davalıların murisi ... ile davacı arasında bedelsiz kaldığından ve iadesi gerektiğinden davaya konu çekin ileriye yönelik kira paralarına sayılması yönünde anlaşma yapıldığı, ancak davalıların murisi ...'ın bu anlaşmaya aykırı davrandığı iddia edilmiş olduğundan ; davacı tarafın iş bu davada ileri sürmüş olduğu davacı ve davalıların murisi ... arasında dava konusu çekin bedelsiz olup iadesi gerektiğinin ve bu nedenle de davacının ileriye yönelik kira borçlarına sayılması yönünde anlaşma yapılmış olmasına rağmen davalı şahısların murisi ...'ın bu anlaşmaya aykırı davrandığı, çek bedelini mahsup etmeksizin kira bedellerini arıca tahsil etmeye çalıştığı yönündeki iddiaları kapsamında davalıların murisi ve davacı şirket arasında dava konusu çekin taraflar arasındaki kira sözleşmesine istinaden davacının ileriye yönelik kira bedellerinine sayılması yönünde bir sözleşme bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davaya konu çek bedelinin davalının mevcut ise kira borçlarından takas ve mahsup edilip edilmeyeceği yönündeki kira ilişkisine dayalı davacı iddialarının görevli mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkememiz iş bu davada görevli değildir. Bu kapsamda HMK 4.maddesi gereğince görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Ayrıca HMK.nun 114.maddesi gereğince mahkemenin görevli bulunması dava şartı olup, HMK.nun 115.maddesi gereğince de davanın her aşamasında re'sen gözetilebileceğinden iş bu davada mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, HMK 20.maddesi gereğince, iş bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde talepte bulunulması halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" şeklindeki gerekçeyle mahkememizin ...Karar sayılı kararıyla görevsizlik karar verilmiştir. İSTİNAF İLAMI : İzmir BAM ... Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı kararı ile "Dosyanın tetkikinde tespit edilen hususlar; Davacı ile davalı gerçek şahısların murisi olan ... arasında 01.07.2003 başlangıç tarihli, yazılı kira sözleşmesi bulunduğu çekişmesizdir. Belirtilen sözleşme ile ...’a ait taşınmaz, boş arsa inşaat malzemeleri satış deposu olarak 5 yıllık süre ile davacı şirkete kiralanmıştır. Kiraya veren tarafından kira alacağı nedeni ile yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin taraflar arasındaki (davacı şirket ile davalıların murisi) İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin...en 14.03.2019 tarihli karar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin ... K. sayılı, 11.12.2020 tarihli kararı ile incelenmiştir. Bahsi geçen kira alacağı nedenli takibe itirazın iptali isteminde eldeki davanın davacısı kiracı tarafından işbu davanın konusu olan çek bedelinin talep edilen kira bedellerinden mahsubunun gerektiği ileri sürüldüğünden mahkemece eldeki dava konusu çeke ilişkin de inceleme yapılmıştır. BAM... HD. ‘nin belirtilen kararında ; “kira konusu taşınmazın TMSF tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yönünde takip yapıldığını, davacının o dönemde ekonomik krizde olduğunu, kiracı şirketin taşınmazlar ilgili takip sürecini öğrenince kiralananın icradan satılacağını anlayıp kendisinin satın almak istediğini, bu nedenle taraflar arasında 30.6.2005 tarihli bir sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre kiraya veren ...'a ait... parsel nolu taşınmazın kiracı şirket tarafından açık arttırmaya katılınarak satın alınması, taşınmazın icra dairesince ihaleye çıkartılması halinde 1.ihale için gerekli pey 122.000 -TL ile taşınmazın gerçek değeri 265.000 -TL arasındaki farka tekabül eden 143.000 TL'nin kiracılar tarafından nakden peşin ödeneceği, ihaleye 3.şahısların katılması halinde ihale 122.000 -TL'nin üzerinde bir bedelle kiracılara ihale edilirse 122.000 TL'nin üzerindeki farkın kiracı şirkete iade edileceği, ...'a ödenecek olan 143.000 TL karşılığında, kiracı şirkete bu bedel kadar... Ltd.Şti.ne ait Foça'daki yazlık evin ipotek olarak verileceğinin kararlaştırıldığı” belirtilerek, “ ödenen 120.000,00 TL'nin (çek) kira ile ilgisi olmadığı”gerekçesi ile kiracı şirketin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Somut olayda; Dava, çek bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı şirket ile davalıların murisi arasında kira ilişkisi bulunmakta ise de yukarıda belirtilen İzmir BAM...HD'nin... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere eldeki davanın konusu olan çek karşı tarafa kira ilişkisi ile ilgisi bulunmayan, taraflar arasında taşınmazın icra ihalesinde satın alınmasına dair olarak akdedilen 30.06.2005 tarihli sözleşme gereği olup eldeki istirdat davasına konu çekin verilmesi mevcut kira ilişkisinin tamamen dışındadır. Davacı şirketin eldeki davada talebi sözkonusu sözleşmeden (30.06.2005 tarihli taşınmaz satış bedeline ilişkin sözleşme) ötürü verilen çekin karşı tarafça (murislerince) tahsil edildiği ancak karşı taraf edimini yerine getirmediğinden istirdatının gerektiği iddiasına ilişkindir. Mahkemece, asıl uyuşmazlık olan çek bedelinin belirtilen 30.06.2005 tarihli sözleşme ilişkisi gereği istirdatının gerektiği yönünde karar verilirse, davacı ayrıca karşı tarafın ödeme güçlüğünden bahisle bu bedelin taraflar arasındaki diğer ilişkiden kaynaklanan kira bedelinden takas/mahsubunu da talep etmiştir. Taraflar arasındaki kira alacağına dayalı diğer hukuki uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemelerinde görülmüş ve sonuçlanmıştır. Mahkemece davanın kira ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesi ile verdiği görevsizlik kararı yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına" şeklindeki gerekçeyle mahkememizin önceki hükmünün kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamında bulunan delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacının, bir kısım davalılar murisi olan ...'a...Çamdibi Şubesi'ndek... nolu hesabındaki... seri nolu 120.000,00 TL bedelli çeki düzenleyip verdiğini, ...'ın bu çeki 04.07.2005 tarihinde bankaya ibraz ettiğini, daha sonra bu çekin bedelinin kendisine ödenmediğini belirterek davalılardan çek bedelinin kendisine ödenmesini talep ettiği, açılan davanın alacak davası olduğu, davalının yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürdüğü, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un " I. Hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süreleri MADDE 5 (1) Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanununda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur. (2) Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden daha uzun olamaz." 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (mülga) " MADDE 125 Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde, her dava on senelik müruru zamana tabidir. MADDE 137 Dava veya defi, vazıyed eden hakimin salahiyeti olmaması veya tamiri kabil ve şekle müteallik bir noksan veya vaktinden evvel ikame edilmiş olması sebebi ile reddolunmuş olupta arada müruru zaman müddeti hitam bulmuş ise alacaklı hakkını talep etmek için altmış günlük munzam bir müddeten istifade eder." 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK nun, "MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. MADDE 154- Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa." şeklinde düzenlemelerin bulunduğu, yasal düzenlemelere göre, zamanaşımı süresinin çekin ibraz tarihinden itibaren 10 yıl olduğu, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, davacının iş bu dava konusu alacağa ilişkin 28.05.2018 tarihli dilekçesiyle zamanaşımı süresi dolduktan sonra takas talebinde bulunduğu, iş bu davanın ise 03.11.2021 tarihinde açıldığı, buna göre, 818 sayılı Borçlar Kanunu (mülga) hükümleri gereğince dava ve takas talep tarihleri dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmakla, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davanın zamanaşımı nedeniyle usulden REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 2.049,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.433,90 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/03/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/154, K. 2025/267, T. 25.03.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-154-e-2025-267-k-576eae2be821