İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/789 E. 2024/844 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/789
Karar No
2024/844
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/789 Esas KARAR NO : 2024/844 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 04/10/2023 KARAR TARİHİ : 16/10/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ...plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından zmms kapsamında sigortalanan... plakalı aracın17/04/2023 tarihinde trafik kazasına karıştıkları, meydana gelen kazad...plakalı araç ve sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiği, söz konusu kazanın araçta yarattığı hasarın büyüklüğü ve aracın özellikleri dikkate alındığında aracın ikinci el piyasasında ciddi manada değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta tarafından 17/07/2023 tarihinde her ne kadar 45.000,00 TL ödeme yapılmış ise de araçta meydana gelen değer kaybının tazmini için yeterli olmadığını belirterek şimdilik 100,00 TL değer kaybının sigorta şirketinin eksik ödeme yaparak temerrüte düştüğü 17/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, müvekkil sigorta şirketi tarafından davacıya 17.07.2023 tarihinde 45.000,00-TL tutarında değer kaybı ödemesi yapıldığı, yine, davalıl şirket tarafından belirlenen hasar bedeline binaen tazminat bedeli olarak 12.06.2023 tarihinde ...na 51.592,01-TL, 14.06.2023 tarihinde yine hasar bedeline ilişkin olarak 8.504,27-TL ve 17.07.2023 tarihinde ... Servis Oto'ya 5.123,00-TL ödendiği, değer kaybı hesaplamasının zmms genel şartlar ekinde yapılan değişikliğe göre yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı) isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Kaza tutanağı, -Sigorta bilgi ve gözetim merkezinin 16/10/2023 tarihli yazısı ve eki, -Türkiye Noterler Birliğinin 15/10/2023 tarihli yazısı ve eki, -Türkiye... Bankasının 24/10/2023 tarihli yazısı ve eki, -... Sigorta A.Ş nin 05/02/2024 tarihli yazısı ve eki, -Sigorta Tahkim Komisyonunun 27/03/2024 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişiler ...'in 17/03/2024 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacının, 17/04/2023 tarihinde kendisine ait... plakalı araç ile davalı sigortanın zmms sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çift taraflı, maddi hasarı trafik kazasına karıştıkları, bu kaza neticesinde kendisine ait... plakalı araçta hasar nedeniyle değer kaybı zararının meydana geldiği, davalı sigorta tarafından ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığı iddiası ile bakiye değer kaybı talebinde bulunduğu, davalı sigortanın yetki ve derdestlik itirazı olduğu, davanın zamanaşımına uğradığı, davacıya ödeme yapıldığı, zararın karşılandığı, bakiye zararın bulunmadığı, sorumluluğunun poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğu, mahkemece kusur ve hesap yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davacının zmms genel şartlarına göre talepte bulunabileceğini savunduğu, taraflar arasında derdestlik itirazının yerinde olup olmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, taraf sürücülerinin kusur durumlarının ne olduğu, davaya konu kazada davacı aracının hasarlanıp hasarlanmadığı, aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarının ne olduğu ve bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür. Davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının haksız fiil failinin zmms sigortacısı olarak davalıya husumet yönelttiği, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta davacı tarafından dava öncesinde dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığı ve başvurunun derdest olduğunu ileri sürmüş ve derdestlik yönünden davanın usulden reddini talep etmiş ise de dosyamız içerisine kazandırılan Sigorta Tahkim Komisyonunun ...sayılı dosyasının incelenmesinde, başvurucunun ..., aleyhinde başvuru yapılan sigorta kuruluşunun ... Sigorta A.Ş, başvuru konusunun ... plakalı araçta 17/04/2023 tarihinde meydana gelen kazada oluşan değer kaybı istemine ilişkin olduğu, başvurucunun tahkim yargılaması devam ederken 18/07/2023 tarihli dilekçesi ile başvurunun geri alınması talebinde bulunduğu, bu talebin aleyhinde başvuru yapılan sigorta vekili tarafından 15/12/2023 tarihinde kabul edildiği, 17/01/2024 tarih ve ...sayılı karar ile başvurunun geri alınması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair kesin karar verildiği, bu sebeple tarafları konusu ve sebebi aynı olmakla beraber güncel durumda derdest bir tahkim yargılaması bulunmadığından davalının derdestlik itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacının yerleşim yerinin İzmir ili Buca ilçesi olduğu, söz konusu mahalin mahkememiz yargı çevresi içerisinde olduğu 6100 sayılı HMK nun 16 maddesi uyarınca mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davaya konu kazanın 17/04/2023 tarihinde meydana geldiği, dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Davacı aracı üzerinde dava dışı Türkiye... Bankası A.Ş'nin rehni bulunduğunun mahkememizce tespit edilmesi üzerine ilgili bankadan mahkememizce borç ve rehin ilişkisinin devam edip etmediği, dava konusu tazminatın davacıya ödenmesine açıkça muvafakat edip edilmediğinin sorulduğu, adı geçen banka tarafından mahkememize verilen 24/10/2023 tarihli cevapta dava konusu tazminatın davacıya ödenmesine kayıtsız ve koşulsuz muvafakat edildiğinin bildirildiği, bu nedenle davacı yönünden aktif husumet ehliyeti yönünden herhangi bir eksikliğin bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı görülmüştür. Mahkememizce davacı araç sürücüsü, davalı sürücüsü ve üçüncü kişilerin kusur durumlarının ne olduğu ve davacının zararının bulunup bulunmadığı, varsa ne olduğu hususlarının belirlenmesi için dosyanın trafik ve otomotiv bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 17/03/2024 tarihli raporunda, trafik kusur bilirkişisinin tespitlerine göre; davalı sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile Yavuz Caddesini takriben seyir halinde No: 239 önüne geldiğinde aracının kontrollünü kaybedip istikametinin sağına savrularak aracının sağ ön kısımlarını, yolun kenarında park halinde olan... plaka sayılı davacı aracının sol arka yan köşe kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisi ile davacı aracı öne doğru savrulup sağ ön yan kısımlarını, önü otobüs durağı cebinde park halinde olan ... plaka sayılı dava dışı aracının sol arka yan kısımlarına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile gece vakti meskun mahal görüşün açık trafiği normal işlediği bölünmüş düz yola yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, aracının hızını teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurup azaltmadığı, bu davranışı nedeni ile yaratmış olduğu tehlikeli ortamda aracının hakimiyetini kaybedip şeridinde tutma becerisini gösteremediği, sonrasında da sağına doğru savrulup yolun kenarında park halinde olan davacı aracına sol arka köşeden çarptığı, çarpmanın şiddeti ile davacı araç öne savrulup önü otobüs durağı içinde park halinde olan dava dışı araca çarpmasına sebebiyet vermesi olayında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda hatası ile etken olduğu, ... plakalı davacı aracının yolun kenarında park halinde olup meydana gelen kazanın oluşumunda etken faktörü ve kural ihlali olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, otomotiv bilirkişinin tespitlerine göre davacı aracının dava konusu kazada sağ yan ve sol arka köşe kısımlarından hasarlandığı, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, davacı aracının dava konusu kaza öncesinde hasar kaydının bulunmadığı, yapılan serbest piyasa araştırmasında kaza tarihi itibariyle aracın hasarsız rayicinin 545.950,00 TL, kaza sonrası onarılmış haldeki rayicinin ise 485.950,00 TL, dava konusu kaza nedeniyle aracın değer kaybının 60.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 17/07/2023 tarihinde 45.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna göre davacının 15.000,00 TL bakiye değer kaybı zararı bulunduğu, davalı sigorta şirketinin yapılan hasar bedeli ve değer kaybı bedeline ilişkin ödemelerden sonra bakiye poliçe limitinin 8.780,72 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limitine göre değer kaybının 8.780,72 TL sinden sorumlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 17/04/2023 tarihinde davacıya ait ...plakalı araç ile davalı sigortanın zmms sigortacısı olduğu... plakalı aracın çift taraflı, maddi hasarı trafik kazasına karıştıkları, mahkememizce alınan trafik bilirkişi raporuna göre davalı sürücüsünün seyir halinde bulunduğu sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek park halinde bulunan davacı aracına çarpması şeklinde gerçekleşen kazada asli %100 kusurlu olduğu, davacı sürücüsünün ise aracının park halinde olduğu sırada meydana gelen kazada kazanın önlenmesinde alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı, kusursuz olduğu, davalı tarafından bu rapora itiraz edilmiş ise de kazanın meydana geliş biçimi, kaza tutanağı içeriği ve diğer dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde mahkememizce alınan kusur bilirkişi raporunun hakkaniyete ve somut olaya uygun görüldüğü, yeniden kusur incelemesi yapılmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı, davalının kusur raporuna ilişkin itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı, dava dışı sürücü ile onun eyleminden sorumlu olan kişilerin meydana gelen zarardan sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu, dava konusu kazada davacıya ait aracın sağ yan ve sol arka köşe kısımlarından hasarlandığı ve hasarlanan parçaların niteliğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, her ne kadar davalı sigorta tarafından 7327 sayılı yasa ile 2918 sayılı KTK'nun 90 ve 93 maddelerinde değişiklik yapıldığı ve değer kaybına ilişkin hesaplamanın zmms genel şartlarına göre yapılması istenilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 tarih ve 2021/82 esas sayılı dosya kapsamında 7327 sayılı yasa ile KTK'nun 90.maddesinin 1.fıkrasına eklenen 2.cümlenin iptaline karar verildiği, iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının usuli kazanılmış hakların istisnasını teşkil ettiği, Anayasa Mahkemesince bir kanun hükmünün iptal edildiği bilindiği halde görülmekte olan davaların anayasa aykırılığı saptanan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, bu kapsamda iş bu davada Türk Borçlar Kanunun haksız fiile ilişkin hükümleri, KTK hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtayın genel şartlarının yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği, bu nedenle değer kaybı talebi yönünden tazminat hesaplamasında davacının taleplerinin genel hükümlere ve serbest piyasa rayiçlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, mahkememizce alınan otomotiv bilirkişi raporunda davacının serbest piyasa rayiçlerine göre 60.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğunun tespit edildiği, davalı sigorta tarafından davacıya 17/07/2023 tarihinde 45.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna göre davacının bakiye 15.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu, ayrıca davalı sigorta tarafından söz konusu kaza nedeniyle hasar bedeline ilişkin olarak poliçe kapsamında 12/06/2023 tarihinde 51.592,01 TL, 14/06/2023 tarihinde 8.504,27 TL ve 17/07/2023 tarihinde 5.123,00TL ödeme yapılmış olduğu, davalı sigorta tarafından yapılan tüm bu ödemeler mahsup edildikten sonra bakiye poliçe teminat limitinin 9.780,72 TL olduğu, davalı sigorta tarafından otomotiv bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, otomotiv bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın niteliği, özellikleri, kullanım şekli, geçmiş hasar kayıtları ve ülkemizin ekonomik koşulları ile meydana gelen hasarın boyutuna göre makul olduğu, bu nedenle mahkememizce hesap yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin davalı talebinin reddedildiği, davacının davalı sürücüsünün %100 kusuruna karşılık bakiye 15.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu, ancak iş bu davada kazaya sebebiyet veren aracın zmms sigortacısı olarak sadece davalıya husumet yöneltildiğinden kaza tarihi itibariyle davalı sigortanın sorumlu olduğu teminat limitlerinin dikkate alınması gerektiği, kaza tarihi itibariyle maddi hasarlarda araç başına davalı sigortanın teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu, davalı sigorta tarafından davacıya hasar onarım bedeline ve değer kaybına ilişkin dava öncesi yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra davacının bakiye poliçe teminat limiti dikkate alınarak 9.780,72 TL yi davalıdan talep edebileceği, davacının otomotiv bilirkişi raporu doğrultusunda 29/07/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini arttırdığı, değer arttırım dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından ıslah zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği, dava tarihi itibariyle zamanaşımının kesildiği, ıslah zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davalı sigortanın kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın 28/03/2023-28/03/2024 tarihleri arasındaki dönemde ve kaza tarihi itibariyle zmms sigortacısı olarak zmms teminatı kapsamında kalan davacının talep etmiş olduğu değer kaybına ilişkin zarardan sorumlu olduğu, davalı sigortanın değer kaybına ilişkin olarak eksik ödeme yapmış olduğu 17/07/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının bu tarih itibariyle temerrüt faizi talep edebileceği, davacının sıfatına ve dava konusu aracın niteliğine göre somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğu, mahkememizce alınan kusur ve zarar gören davacıya ait aracın değer kaybı bedeline ilişkin hesaplama yapan otomotiv bilirkişi raporunun yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçleri ile dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekili tarafından dava öncesi özel ekspertiz yaptırıldığı belirtilmiş ve buna ilişkin ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak dikkate alınması talep edilmiş ise de davacının buna ilişkin fatura ve ödeme belgesini sunmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ ile 9.780,72 TL'nin 17/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile (davalı sigorta trafik kaza tarihi olan 17/04/2023 tarihi itibariyle geçerli ve yürürlükte olan teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) davacıya ÖDENMESİNE, 2-Alınması gerekli 668,12 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 165,32 TL ıslah harcı toplamı 435,17‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 232,95 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 165,32 TL ıslah harcı, 4.400,00 TL bilirkişi ücreti, 134,50 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 5.239,52‬ TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı vekilinin ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak dikkate alınması talebinin REDDİNE, 5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 9.780,72 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2024 Katip ... Hakim... E-İMZA E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/789, K. 2024/844, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-789-e-2024-844-k-9e694a1c5c2e