İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/215 E. 2023/989 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/215
Karar No
2023/989
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/215 Esas KARAR NO : 2023/989 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/03/2023 KARAR TARİHİ : 08/12/2023 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili tarafından 12.01.2023 tarihinde borçlu aleyhinde, 3 adet fatura alacağı için toplam 1.616.926,99-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip tarihinden sonra 20.01.2023 tarihinde borçlu tarafından faturalardan bir tanesinin bedeli olan 563.387,70-TL'lik kısmi ödeme yaptığı, ancak hemen ardından da, 31.01.2023 tarihinde, borçlu tarafından borcun tamamına, işletilen ve işletilecek faize, faiz oranına ve tüm diğer fer'ilerine itiraz edildiği, borçlu tarafından yapılan itiraz sonrasında, takibin, itiraz edilen 3 faturadan kalan 2 adet faturaya denk gelen kısmından feragat edildiği, ancak borçlu, 563.387,70-TL'lik faturayı takipten sonra ödemiş olmasına rağmen, yine de bu faturayı da kapsar şekilde borcun tamamına itiraz ettiği için, bu faturaya tekabül eden, karşı vekalet ücreti, masraf, takip sonrası faiz ve harç yönünden icra işlemlerine devam edilemediğini belirterek borçlunun, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında borcun tamamına ve fer'ilerin tamamına yönelik yaptığı itirazın, 563.387,70-TL'lik kısmı ve bu kısma tekabül eden fer'ilere yönelik kısmı yönünden iptaline, alacağın 563.387,70-TL kısmı takipten sonra ödendiğinden, takibin 563.387,70-TL'lik kısmı üzerinden hesaplanan, 79.972,65-TL İcra Vek. Ücreti + 214,50-TL masraf + 1.327,00-TL takip sonrası işlemiş avans faizi toplamı olan 81.514,15-TL üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davacıya karşı, aralarındaki mevcut ticari ilişki kapsamında ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte herhangi bir ad ve nam altında borcu bulunmaması sebebiyle icra takibine haklı şekilde itiraz ettiği, davacı tarafın aksi yöndeki iddialarının işbu sebeple kabulünün mümkün olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlu tarafından yapılan itirazın haksız olması gerekmekle, müvekkili şirketçe yapılan itirazın haklı olması sebebiyle davacı tarafın bu yöndeki taleplerinin ve 31.10.2022 tarihli ve f... no’lu faturaya ilişkin yapılan ödemeye tekabül eden kısım bakımından icra vekalet ücreti, masraflar ve faiz taleplerinin tümünün de reddi gerektiğini belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminat talebine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, personel taşıma hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. DELİLLER: -İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası sureti, -Bilirkişi ...'ın 17/10/2023 tarihli raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan 3 adet fatura alacağına istinaden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 25/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 31/01/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davalı tarafından icra takip tarihinden sonra borca itirazdan önce 20/01/2023 tarihinde haricen 1 adet faturaya ilişkin olarak 563.387,70 TL'lik ödeme yapıldığı, takibe konu edilen diğer 2 fatura yönünden alacağın muaccel olmaması nedeniyle takipten feragat edildiği, davalının takipten sonra 1 adet faturaya ilişkin olarak ödeme yaptığı halde takibin tamamına itiraz ettiği, haricen ödenen faturaya ilişkin takip masrafları, takip sonrası işlemiş faiz ve icra vekalet ücretinin ödenmediği, takibin açılmasına davalı tarafın sebebiyet verildiği, bu nedenle ödenen bedel üzerinden %20 icra inkar tazminatı ile takip masrafları, takip sonrası işlemiş faiz ve icra vekalet ücretinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği, takibe yapılan itirazın bu alacaklar yönünden haksız olduğunu iddia ettiği ve iptalini talep ettiği, davalının ise ödeme emrinin tebliğ tarihi itibariyle davacıya borcu bulunmadığı, bu nedenle takibe itiraz edildiği, icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığı, davacının haricen ödenen bedele ilişkin icra ferilerini talep edemeyeceğini savunduğu, taraflar arasında takibe dayanak 563.387,70 TL bedelli faturanın takip tarihi olan 12/01/2023 tarihinden sonra ödeme emrinin tebliğinden önce 20/01/2023 tarihinde ödendiği hususunda ihtilaf bulunmayıp, uyuşmazlığın davacının haricen yapılan bu faturaya ilişkin ödeme nedeniyle takip ferilerini(takip sonrası işlemiş faiz, icra masrafları, icra vekalet ücreti) ve icra inkar tazminatını talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise talep edebileceği miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın söz konusu alacaklar yönünden iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki tarafı tacir olan, tarafların ticari işletmesini ilgilendiren ve taşıma sözleşmesinden kaynaklanan mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir. Davacının dava dilekçesinde dava konusu ettiği takip ferilerini (takip masrafları, takip sonrası işlemiş faiz ve icra vekalet ücreti) bedelleri ile belirtmek suretiyle harca esas değeri gösterdiği, dava dilekçesinin talep sonuç kısmında ayrıca haricen ödenen 563.387,70 TL asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatı isteminde bulunduğu, icra inkar tazminatı istemi yönünden harca esas değer beyan etmediği ve yatırmadığı, davacı tarafından dava dilekçesinde açıkça takipteki asıl alacak yönünden herhangi bir talepte bulunulmadığı, icra inkar tazminatı talebinin ayrı bir alacak talebi olarak ileri sürüldüğü ve işbu davada feri niteliği bulunmadığı mahkememizce dikkate alınarak haricen ödenen 563.387,70 TL asıl alacak üzerinden talep edilen %20 icra inkar tazminatı için 112.677,54 TL alacak üzerinden eksik harç davacıya tamamlattırılmıştır. Mahkememizce yapılan ödemenin taraf defterinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise ne şekilde kayıtlı olduğu, takip ve dava tarihinden sonra yapılan başka ödeme olup olmadığı, davacının talep edebileceği alacak miktarının hesaplanmasına ilişkin olarak taraf defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, alınan 17/10/2023 tarihli smmm bilirkişi raporunda, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, kendisi lehine delil vasfına sahip olmadığı, davalı defterlerinin ise usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, takip konusu yapılan 31/10/2022 tarihli 563.387,70 TL bedelli faturanın davalı tarafından 20/01/2023 tarihinde davacı hesabına EFT yoluyla ödendiği, takip konusu yapılan ve davacı tarafından takipten feragat edilen diğer 2 faturanın da davacı ve defterinde kayıtlı oldukları, 20/01/2023 tarihi itibariyle davacının söz konusu 2 faturadan kaynaklı olarak davalıdan 1.053.539,29 TL alacaklı olduğuna ilişkin taraf defterlerinde kayıt bulunduğu, 31/10/2022 tarihli davaya konu fatura ve ödemesine ilişkin taraf defterlerinin uyumlu olduğu, yapılan hesaplamaya göre söz konusu faturaya ilişkin icra vekalet ücretinin 84.874,28 TL, icra masraflarının 215,75 TL, takip sonrası işlemiş avans faizinin 1.327,43 TL olmak üzere toplam 86.417,46 TL olduğu, ancak davacı vekili tarafından icra vekalet ücreti için 79.972,65 TL, icra masrafları için 214,50 TL, takip sonrası işlemiş avans faizi için 1.327,00 TL tutarında olmak üzere toplam 81.514,15 TL üzerinden icra takibinin devamının talep edildiği, talebe bağlı kalınıp kalınmayacağı, hangi tarihli AAÜT tarifesinin uygulanacağı ve söz konusu alacaklara faiz uygulanıp uygulanmayacağı konusunun mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Davacının dava konusu takipte 31/10/2022 tarihli faturanın davalı tarafından takip tarihinden sonra borca itirazdan önce haricen ödendiği iddiası ile eldeki davada 563.387,70 TL asıl alacak yönünden herhangi bir talepte bulunmaksızın bu alacağın ferileri olan ve iş bu davada ayrı alacak kalemleri olarak talep edilen icra vekalet ücreti, icra masrafları, takip sonrası işlemiş faiz ile icra inkar tazminatı isteminde bulunduğu, davacının dava dilekçesinde açıkça takipten sonra davadan önce yapılan söz konusu harici ödemenin TBK madde 100 uyarınca ferilerden mahsup talebinin bulunmadığı, davacının dava konusu edilen alacaklar yönünden iş bu davayı açmasında hukuki yararı bulunduğu, takip tarihi itibariyle davacının muaccel olan ve takip tarihinden sonra ödeme emrinin tebliğinden önce davalı tarafından haricen ödenen 563.387,70 TL asıl alacağa ilişkin olarak davalıdan ayrıca icra vekalet ücreti, icra masrafları ve takip sonrası işlemiş faizi talep edebileceği, davacının dava dilekçesinde mahsup talebi bulunmadığından bu alacaklara ilişkin mahkememizce hesaplama yapılmasına lüzum bulunmadığı, hesaplamanın icra müdürlüğünce infaz aşamasında mahkememiz hükmü doğrultusunda yapılması gerektiği, davalı tarafından 563.387,70 TL alacağa ilişkin olarak icra vekalet ücreti, icra masrafları ve takip sonrası işlemiş faiz kalemlerine ilişkin yapılan itirazın haksız olduğu ve iptali gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davacı tarafından işbu davada ayrıca icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de, yukarıda da izah edildiği şekilde 563.387,70 TL asıl alacağa ilişkin davacının herhangi bir talebinin bulunmadığı, icra inkar tazminatının haksız şekilde borca yapılan itirazın bir yaptırımı olduğu, 18.4.2007 gün, 19-159/220 sayılı Hukuk Genel Kurulu Kararında da vurgulandığı üzere davadan önce ödenen miktar yönünden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, davacı tarafın asıl alacağa ilişkin talebi bulunmadığından ve asıl alacak dava tarihinden önce ödenmekle yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla bu talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur(Benzer yöndeki karar için bkz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2009/11654 Esas, 2010/8049 Karar sayılı ilamı). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 563.387,70 TL asıl alacağa ilişkin feriler yönünden İPTALİNE, Davacının talebi olan 81.514,15 TL'yi aşmamak üzere takibin asıl alacak olan 563.387,70 TL'ye takip tarihi olan 12/01/2023 gününden kısmi ödemenin yapıldığı 20/01/2023 tarihine kadar işleyecek takip sonrası avans faizi, icra vekalet ücreti ve diğer icra ferileri yönünden DEVAMINA, 2-Hüküm feri alacaklar ile ilgili tesis edildiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 5.568,23 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.392,06 TL peşin harç ve 1.924,25 TL tamamlama harcı toplamı olan 3.316,31‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 2.251,92 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 1.392,06 TL peşin harç, 1.924,25 TL tamamlama harcı, 1.250,00 TL bilirkişi ücreti, 130,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 4.876,21‬ TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (81.514,15/194.191,69‬=0,41) 2.046,84 TL'nin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.901,63 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 8-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/12/2023 Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/215, K. 2023/989, T. 08.12.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-215-e-2023-989-k-4b30e26269ef