İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/504 E. 2023/647 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/504
Karar No
2023/647
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/504 KARAR NO : 2023/647 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 25/06/2022 KARAR TARİHİ : 15/09/2023 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. Davacı vekilince dava dilekçesinde özetle; 31.12.2021 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plaka sayılı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini,Meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu,Meydana gelen kaza sebebiyle araçta değer kaybı meydana geldiğini,İddia etmek suretiyle kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte değer kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilince cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın dava açmadan evvel ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadığını,İki yıllık zamanaşımı süresi dolduğuna alacağın zamanaşımına uğradığını, Davacı tarafa hasar tazminatı sebebiyle ödeme yapıldığı, fazlaya ilişkin talebinin reddinin gerektiğini, Kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumunca yapılması gerektiğini,Değer kaybı hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlara göre yapılması gerektiğini,Anayasa Mahkemesinin 2918 sayılı yasanın bazı hükümlerinin iptaline ilişkin kararın bu uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmadığını, Faizin dava tarihinden itibaren başlaması gerektiği, Savunmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların Anlaştıkları Hususlar 31.12.2021 tarihinde davacı aracı ile davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortalısı olan araç arasında bir trafik kazası meydana geldiği, Davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu, Davacı aracında meydana gelen hasar onarım bedeline ilişkin davalı sigortacı tarafından ödeme yapıldığı, Tarafların kabulünde olan hususlardır. Tarafların Anlaşamadıkları Hususlar Davacı tarafın dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurup başvurmadığı, Davaya konu edilen değer kaybı tazminatı isteminin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, 31.12. 2021 tarihinde meydana gelen kazada, hangi araç sürücüsünün kusurlu olduğu ve kusur oranı, Davacıya ait olan araçta bir değer kaybı meydana gelip gelmediği, Değer kaybı meydana geldi ise bu değer kaybının nasıl hesaplanması gerektiği ve miktarı, Faizin başlangıç tarihi, Tarafların anlaşamadığı hususlardır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Hasar dosyası, arabuluculuk anlaşamama son tutanağı, bilirkişi raporları, sigorta bilgi ve gözetim merkezi kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Davacı tarafın Selçuk Arabuluculuk Bürosunun... büro numaralı,... arabuluculuk numaralı dosyası ile zorunlu arabuluculuk yoluna dava açmadan önce başvurduğu, arabuluculuğun görüşme sonucu anlaşamama şeklinde sona erdiği tespit edilmiştir. Davaya konu edilen kazanın 31.12.2021 tarihinde meydana geldiği, davanın açılış tarihinin 25.06.2022 olduğu, iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davanın 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre açılan belirsiz alacak davası olduğu, dava açılmakla talep edilen alacağın tamamı yönünden zamanaşımının kesildiği anlaşılmıştır. 04.01.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ile 13.02.2023 tarihli ek bilirkişi heyet raporu dosyamız arasına alınmıştır. Alınan bilirkişi raporları ile ... plaka sayılı aracın sürücüsünün 2918 sayılı yasanın 47/1-b ve 84/1-a maddelerini ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumuna etki ettiği, davacı aracını kullanan sürücünün kazanın oluşumuna etki eden bir davranışının bulunmadığı tespit edilmiştir. Değer kaybının tespiti açısından ise öncelikle aracın onarım bedelinin orijinal parçalar kullanmak suretiyle tespitinin yapılması gerektiği, araç onarım bedelinin tespiti neticesinde araca pert total işlemi uygulanıp uygulanmaması gerektiği, zira pert total işlemi uygulanan araçta değer kaybı oluşmayacağından otomotiv bilirkişisine hesaplamayı bu doğrultuda yapması gerektiği ara karar ile bildirilmiştir. Bunun neticesinde otomotiv bilirkişisi tarafından bu doğrultuda yapılan hesaplama neticesinde araca pert total işlemi uygulanmaması gerektiği tespit edilmiştir. Daha sonrasında ise isabetli olarak aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza sonrası ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki fark belirlenmek suretiyle değer kaybı miktarı tespit edilmiştir. Tespit edilen bedelin 10.000,00 TL olduğu görülmüştür. Sigorta şirketine başvuru evrakının 11.04.2022 tarihli celsede verilen ara karar sonucu davacı tarafça sunulduğu, sunulan başvuru evrakı neticesinde 2918 sayılı yasanın amir hükmü gereği sekiz iş günlük süre sonunda faizin başlaması gerektiğinden bahisle davalı sigorta şirketinin 07.04.2022 tarihinden itibaren faizle sorumlu olduğu tespit edilmiştir. 2918 sayılı yasanın 91. Maddesine göre; "işletenlerin, bu kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." Bu doğrultuda davalı sigortacının davacının işleteni olduğu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu dosya arasındaki sigorta poliçesi ile tespit edilmiştir. 2918 sayılı yasanın 85. Maddesine göre; "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Anılı yasa maddelerine göre davalı sigortacının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir. Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir. Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir. Zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru hallerinde illiyet bağı kesilir. Bu açıklamalar ışığında davalı sigorta şirketinin sigortalısı aracın sürücüsünün 2918 sayılı yasanın 47/1-b ve 84/1-a maddelerini ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumuna etki ettiği, davacı aracını kullanan sürücünün kazanın oluşumuna etki eden bir davranışının bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin sigortalısı aracın sürücüsünün ihlale yol açan davranışları ile davacı aracında meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, değer kaybı tazminatının gerçek zararın tespitine uygun surette hazırlandığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair yukarıdaki açıklamalar gerekçesinde aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜNE, 2-10.000 TL değer kaybı tazminatının 07.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Bilirkişi delil avansı, tebligat gideri olarak davacı tarafça yapılan toplam 1759,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 80,70 TL karar ve ilam harcı ile 179,90 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 260,60 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Alınması gerekli bakiye 422,50 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 80,70 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Karar kesinleştiğinde artan delil ve gider avansının yatırana İADESİNE, Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/504, K. 2023/647, T. 15.09.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-504-e-2023-647-k-8aedc37bcaa7