İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/496 E. 2025/257 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/496
- Karar No
- 2025/257
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/496 KARAR NO : 2025/257 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz DAVA TARİHİ : 30/11/2021 KARAR TARİHİ : 25/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan sıra cetveline itiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.12.2006 tarihinden 03.05.2018 tarihine kadar davalılara ait fabrikada mekanik bakım elemanı olarak çalıştığını, davalı işverenler tarafından alacaklarının sürekli olarak çok geç ve parça parça ödenmesi sebebiyle mağdur olan müvekkilinin 03.05.2018 tarihinde işveren...Çelik Ltd Şti tarafından ekonomik sebepler gerekçe gösterilerek iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin 2014 ile 2018 arası ayların ücretlerinin toplamını halen alamadığını, iş akdinin feshedilmesinden dolayı kıdem ve ihbar tazminatını alamadığını, bunun yanında 2014 ile 2018 yılları arasında kullandırılmayan yıllık izin ücretleri ve bayramlarda ödenen bayram paralarının da ödenmediğini, müvekkilinin haftanın 6 günü 08:00 - 20:00 saatleri arasında günde 12 saat çalıştığını, ayrıca tüm resmi tatillerde ve dini bayramlarda çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, müvekkilinin çalışmakta olduğuçdavalı ... Endüstrisi A.Ş. ünvanlı demir çelik fabrikasının 2020 yılı Eylül ayından itibaren diğer davalı... Çelik Ltd Şti tarafından işletilmeye devam ettiğini, iki davalı şirketin ticari merkezlerinin adreslerinin aynı olduğunu, davalı... Çelik şirketinin diğer davalı ... Çelik firmasının bir dönem hissedarı olduğunu ve müvekkilinin her ne kadar 2010 Eylül ayından itibaren davalı... Çelik fabrikasında kaydı görünse de işçi olarak çalıştığı fabrikanın, yaptığı işin, çalışmakta olan işçiler ve personel müdürünün aynı olduğunu, bu nedenle her iki davalı arasında organik bağ bulunduğunu belirterek , 57.000,00 TL kıdem tazminatı, 50.000,00 TL ödenmeyen ücret alacağı, 10.000,00 TL ihbar tazminatı, 10.000,00 TL fazla mesai ücreti ve 12.000,00 TL yıllık izin parası (kıdem tazminatı yönünden akdin fesih tarihi olan 03.05.2018 tarihinden, ihbar tazminatı için dava tarihinden itibaren yasal faiz ve diğer alacak kalemleri yönünden dava tarihinden itibaren fiilen mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte) olmak üzere toplam 20.000,00 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: davacı vekili sunmuş olduğu 09.01.2025 tarihli ıslah dilekçesiyle 50.429,01 TL ücret alacağı ve 30.257,41 TL fazla çalışma ücreti alacağının mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı müflis ...Çelik Endüstrisi AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müfli... Celik Şirketi hakkında İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasında 10.11.2021 tarihinde iflas kararı verildiğini ve davacı vekilinin... iflas sayılı dosyasına alacak başvurusunda bulunulduğunu, İİK 194 maddesi uyarınca davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, davacının talep ettiği bir kısım alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ... Çelik AŞ yanında çalıştığı döneme ilişkin alacağının bulunmadığını beyanla davanın gerek görev ve gerek zamanaşımı ve gerekse usul ve yasa uyarınca reddine karar verilmesini talep etmiştir. GÖREVSİZLİK KARARI : İzmir... İş Mahkemesi'nin... Karar ve 25.03.2022 tarihli görevsizlik kararı kapsamında işbu dava dosyası mahkememize intikal etmiş olmakla yargılamaya devam olunmuştur. TEFRİK KARARI : Mahkememizin... Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sırasında davalı müflis şirket olan Tasfiye Halinde... Çelik Pazarlama San. Ve Tic. Ltd. Şti. ilgili davanın tefrikine karar verilmiş, davalı hakkında yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLER : 1-İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevabi yazı dosyaya delil olarak eklenmiştir. 2-...A.Ş'ye yazılan yazıya verilen cevabi yazı dosyaya delil olarak eklenmiştir. 3-Menemen İcra Dairesi'nin...flas sayılı dosyası kapsamında yazılan yazıya verilen cevabi yazı dosyaya delil olarak eklenmiştir. 4-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevabi yazı dosyaya delil olarak eklenmiştir. 5-İzmir İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyası kapsamında yazılan yazıya verilen cevabi yazı dosyaya delil olarak eklenmiştir. 6-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir. 7-Menemen Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevabi yazı dosyaya delil olarak eklenmiştir. 8-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek kaydıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olu, bilirkişi ...arafından düzenlenen 06.12.2024 tarihli raporda; davacı iddiası ve 03.05.2018 tarihli işten ayrılış nedeni kodunun SGK'ya belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi olarak bildirilmiş olduğu dikkate alınarak davacının iş sözleşmesinin feshinin davalı işveren tarafından haklı nedene dayanmadığının kabulü halinde davacının 11 yıl, 4 ay, 20 gün kıdemine göre fesih tarihinden geçerli mevduata uygulanan en yüksek faiz ile 57.000,00 TL talep edilen / brüt 34.236,36 TL hesaplanan kıdem tazminatı alacağına, davacının kıdemine göre 8 hafta ihbar öneli süresi esas alınarak dava tarihinden geçerli yasal faizi ile 10.000,00 TL talep edilen / brüt 5.611,76 TL hesaplanan ihbar tazminatı alacağına, davacının dava/ıslah tarihinden geçerli bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile 50.000,00 TL talep edilen / brüt 70.538,96 TL hesaplanan ücret alacağına, davacının dava/ıslah tarihinden geçerli bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile 10.000,00 TL talep edilen/brüt 42.323,38 TL hesaplanan fazla çalışma ücreti alacağına, davacının dava/ıslah tarihinden geçerli yasal faizi ile brüt 12.000,00 TL talep edilen / brüt 8.016,80 TL hesaplanan yıllık izin ücreti alacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 9-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, davacı tanığı ..., "davacıyı aynı yerde çalışmamız nedeniyle tanırım. Ben 2014 yılında... Çelik şirketine ait iş yerinde bakımcı olarak çalışmaya başladım. Hatırladığım kadarıyla davacı benden sonra aynı iş yerinde farklı bir bölümde bakımcı olarak çalışmaya başladı. Benden ne kadar sonra başladığını hatırlayamıyorum. 2018 yılına kadar aynı iş yerinde çalıştık. Davacı sabit olarak çalışıyordu. Ben vardiyalı çalışıyordum. Farklı bölümlerde çalıştığımız için davacının çalıştığı bölümde 8-8 mesai sistemi vardı. Biz de vardiyalı sistem vardı. Ben sürekli gece 11-7 vardiyasında çalışıyordum. Çalıştığımız iş yerinde muhasebe bölümü hariç sürekli bir çalışma vardı. Bayram ve resmi tatilimiz yoktu. Bütün bölümlerde çalışma sistemi aynıydı. Haftanın 6 günü çalışıyorduk. Arıza olduğunda 7 günde işe geldiğimiz oluyordu. Ben hiç yıllık iznimi kullanamadım. Davacının ve diğer arkadaşların da yıllık iznini kullandığını düşünmüyorum. İş yerinde eleman eksikliği olduğu için hep birbirimizi tamamlıyorduk. Normal mesai ücretimizi bile alamıyorduk. Bir çok zaman maaşımızın %10'u %5'i bize veriliyordu. Geri kalan maaşımızı alamadık. Maaşımız ...'a yatıyordu. Bankadan dökümler istendiğinde bu ortaya çıkacaktır. Bize fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti hiç verilmedi. Maaşlarımızı bile alamadık. Ben emekli olduğum için maaşım eksik yatırılsa da çalışmaya devam etmiştim. 2018 yılında işveren tarafından iş akdimiz feshedilmiştir." ve davacı tanığı... " davacıyı mahalle komşum olması ve aynı iş yerinde çalışmam nedeniyle tanırım. Davacı ... Çelik firmasına ait iş yerinde benden sonra 2006-2007 yılları arasında işe girdi. 2010 yılına kadar beraber çalıştık. 2010 yılında fabrika kapandı. Ben Arnavutluk'a gittim. 2011 yılında geri dönüş yaptım. Aynı fabrika bu kez... Çelik olarak çalışmaya başlamıştı. Tekrar aynı yere işe girdim. Ben döndüğümde ...n aynı iş yerinde... işçisi olarak çalıştığını hatırlıyorum. Bu kez aynı fabrika 5-6 yıl daha çalıştı davacı ile birlikte fabrika kapanıncaya kadar çalıştık. Davacı torna atelyesinde tornacı olarak çalışıyordu. Ben çalıştığım süre içinde yıllık izinlerimin büyük kısmını kullandım. Davacının çalıştığı bölümde yıllık izinler kullanılamıyordu. İşler yoğundu. Adam yoktu. Bu nedenle yıllık izin genelde verilmiyordu. Davacıdan ve diğer arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla kullanılmayan yıllık izinlere karşılık herhangi bir ücret ödenmiyordu. Yıllık izin ücretleri alacaklara ekleniyordu. Maaşımızı tam alamıyorduk. Maaş günü geldiğinde maaşımızın %10'u bir hafta sonra kalan paranın %5'i gibi maaşlarımız ödeniyordu. Sürekli içerde maaş alacağımız kalıyordu. Fazla mesai yaptığımız zamanlar oluyordu. Bunlarında ücretleri alacağımıza ekleniyordu. Ancak herhangi bir ödeme yapılmıyordu. Fabrika kapandığında hepimiz mağdur olduk. Fabrika çalıştığı müddetçe hepimiz çalışıyorduk. Fabrikanın zaman zaman malzeme olmadığı için kapandığı oluyordu. Bu dönemde bize izin veriyorlardı. Bu sürede herhangi bir ücret ödemesi yapılmıyordu. Bayram ve resmi tatillerde de fabrika çalışıyorsa çalışıyorduk. Ücretlerimiz alacağımıza ekleniyordu....Çelik zamanında aynı çalışma sistemi geçerliydi ancak maaşımız gününde yatıyordu. Fazla mesai, bayram, resmi tatil ve yıllık izin ücretlerimiz zamanında yatıyordu." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür. DELİLLER- DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL: Davanın; 2014-2018 yılları arasına ilişkin işçi alacağından kaynaklı sıra cetveline itiraz davası olduğu görülmüştür. İzmir İflas Müdürlüğü'nün... İflas sayılı dosyasında, davalı hakkında verilen iflas kararının kesinleştiği, 14.09.2023 tarihinde ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, davacının alacak talebinin sıra cetvelinin 75. sırasında nizalı alacak olarak kaydının yapıldığı belirlenmiştir. Davacı, davalı şirket ile davası iş bu dosyadan tefrik edilen şirketin ticari adreslerinin aynı olması, davası iş bu dosyadan tefrik edilen şirketin, bir dönem davalı şirketin hissedarı olması ve davacının çalıştığı iş yerinin 2010 Eylül ayına kadar davalı şirket tarafından işletilirken bu tarihten sonra aynı çalışanlar ile davası iş bu dosyadan tefrik edilen şirket tarafından işletildiğini ve iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu iddia ederek iş bu davayı açmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3109 Esas, 2021/1075 Karar sayılı ilâmında birlikte istihdam, organik bağ, tüzel kişilik perdesinin aralanması kavramları şu şekilde açıklanmıştır:"... Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır (Öztek/Memiş, s. 210). Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. Şirketler arasında ortakların akraba olması tek başına organik bağ veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir veya şirketlerin aynı faaliyeti yürütüyor olması organik bağ için yeterli değildir (Baycık, G.: İşverenin Tespitinde Birlikte İstihdam ve Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Kurumları, İş Uyuşmazlıklarında Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Değerlendirme Toplantısı (Seminer Bolu/Abant – 06 Nisan 2019), Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası, Ankara 2019, s. 20). Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir." Tüm dosya kapsamında bulunan delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacının alacağı olduğu dönemin 2014-2018 yılları arasına ilişkin olduğu, bu dönemde davacının, davalı şirkette çalışmasının bulunmadığı, davalı şirketin, davacının çalıştığı iş yerini uzun yıllar önce 2010 yılında davası iş bu dosyadan tefrik edilen şirkete devrettiği ve ispat yükü üzerine düşen davacının, dava konusu çalıştığı döneme ilişkin tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin iddiasını ispatlayan delil ibraz etmediği anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta ve sonradan mahkememize yatırılan 2.697,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.082,38 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 280,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/03/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza