İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/291 E. 2021/5 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/291
- Karar No
- 2021/5
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/291 KARAR NO : 2021/5 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/01/2017 KARAR TARİHİ : 06/01/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili aracılığı ile sunduğu dava dilekçesinde özetle; 7/11/2016 tarihinde müvekkili ... sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile seyir halinde iken dönüş yapmak isteyen ... plakalı kamyonetin çarpışması neticesinde müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, Uşak CBS'nin... soruşturma sayılı dosyası kovuşturma yapıldığını, kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ve aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine 29/12/2016 tarihinde başvuru yapıldığını ancak yasal süre içinde talep karşılanmadığından işbu davayı açtıklarını, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacı için 800,00 TL kalıcı iş görememezlik, 100,00 TL geçici iş görememezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi giderleri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı şirketten temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili aracılığı ile sunduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı yanın müvekkili şirkete yaptığı başvurunun geçerli olması için gerekli evrakları eksiksiz olarak teslim etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere davaya karışan...plakalı aracın müvekkili şirkete 14/11/2016-2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu kaza üzerinden henüz 12 ay geçmediğinden davacı tarafın sakatlık iddialarının reddi gerektiğini, davacı tarafından yapılmış olan masrafların müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, bu bedellerden SGK'nın sorumluluk alanına girdiğini, müvekkil şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel olması nedeniyle faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememiz... Karar sayılı kararında "...Davaya konu trafik kazasının 27/11/2016 tarihinde meydana geldiği, kaza ile ilgili düzenlenen yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağında kazaya karışan araçların ...plakalı araçlar olduğu belirlenmiştir. Taraf delilleri dosyaya ibraz edilmiş,... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigorta poliçesinin bulunduğu belirlenmiştir. Uşak... ASCM'nin ... Sayılı dosyasına ilişkin uyap vasıtasıyla gönderilen kararın kesinleşmemiş olduğu, müştekinin ..., katılanın ..., ... olduğu, taksire bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu nedeniyle 21/09/2017 tarihinde TCK 89/1, 89/2-b, 62 ve 5271 Sayılı CMK 231.madde gereğince karar verildiği belirlenmiştir. Manisa SGK İl Müdürlüğünden gelen yazı cevabında davacıya peşin sermaye değerli gelir bağlanmadığı, kaza ile ilgili herhangi bir ödemeye rastlanmadığı bildirilmiştir. Davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünde mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davaya konu kazada ... plakalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacının kusursuz olduğu bildirilmiştir. Davacının tedavi evrakları celp edilerek davaya konu kazaya bağlı geçici ve kalıcı iş görememezlik durumunun tespiti yönünde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulundan rapor alınmış, dosyaya gelen 13/11/2017 tarihli raporda; Şahsın olay tarihindeki yaşına ve bugünkü yaşına göre meslekte kazanma gücündeki azalmanın % 23,2 olarak bulunduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 ay olarak kabulünün gerektiği bildirilmiştir. Hesap yönünden alınan 15/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda; kaza tarihi ile iyileşme süresi sonu olan 27/03/2017 tarihleri arasında dönem itibariyle evli bir çocuklu işçiler için AGİ yansıtılmış net asgari ücret tutarı üzerinden 5.696,43 TL geçici iş görememezlik tazminatının hesaplandığını, dava konusu poliçenin başlangıç tarihinin 14/1/2016, kaza tarihinin 27/11/2016 olduğunu, bu tarihler itibariyle KTK'da değişiklik yapan 26/04/2016 tarihli değişiklik ve 01/06/2015 tarihli poliçe genel şartlarının yürürlükte olduğunu, yeni genel şartlara göre hesaplama yapıldığını, hesaplanan sürekli iş görememezlik tazminatının 104.137,00 TL, davacının iyileşme süresi içinde kendisi ve refakatçi için bir gidiş, bir geliş olmak üzere toplam 625,00 TL yol gideri hesaplandığını, davacı tarafın iyileşme süresi içinde bakıcı tuttuğuna dair belge ibraz etmediğini, bu nedenle kendisi için 5.512,99 TL bakıcı gideri hesaplandığını bildirmiştir. Davacı vekili 16/05/2018 tarihli dilekçesiyle; 100,00 TL geçici iş görememezlik taleplerinin 5.696,43 TL'ye, 800,00 TL kalıcı iş görememezlik taleplerini 104.137,00 TL'ye, 100,00 TL tedavi masrafları taleplerini 5.512,99 TL'ye arttırdıklarını bildirmiş, eksik harç yatırılmış, davalı tarafa ıslah dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı vekili 29/05/2018 tarihli dilekçesi ile ıslah talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyaya toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; 27/11/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı geçici ve kalıcı iş göremez duruma geldiğinden bahisle kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle trafik poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden 800,00 TL kalıcı iş görememezlik, 100,00 TL geçici iş görememezlik, 100,00 TL tedavi giderleri olmak üzere fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile tahsiline yönelik işbu davanın açıldığı, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu, davadan önce davacı tarafın davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, kazada... plakalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurlu olmadığı, kaza sonucu davacının 4 ay tedavi süreli olarak yaralandığı ve maluliyet durumunun % 23,2 olarak hesaplandığı, alınan raporun karar vermeye yeterli ve denetime açık olduğu, hesap bilirkişisi tarafından belirlenen kalıcı maluliyet zararının 104.137,00 TL, geçici maluliyet zararının 5.696,43 TL olduğu, 4 aylık süre içinde bilirkişi tarafından hesaplanan yol giderinin 625,00 TL olduğu, davacının bakıcı tuttuğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil ibraz edilmediği, bu nedenle bakıcı giderine yönelik taleplerin subut bulmadığı, bu hale göre hesaplanan 104.137,00 TL sürekli iş görememezlik tazminatı, 5.696,43 TL geçici iş görememezlik tazminatı ve 625,00 TL yol gideri toplamı 110.458,43 TL'den... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartlarına göre sorumlu olduğu sonucuna ulaşılarak davanın 110.458,43 TL üzerinden kısmen kabulüne, bakıcı gideri yönünden subut bulmayan fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin karar verilmiştir." şeklinde karar verildiği görülmüştür. Mahkememiz ... Karar sayılı kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile "...Davaya konu poliçe 14.11.2016 tarihinde tanzim edilmiş olup, uyuşmazlık Yeni Genel Şartlara göre çözümlenmelidir. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurumu raporu incelendiğinde, yeni genel şartlara göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğine göre, maluliyetin belirlenmediği, yürürlükte olmayan 03.08.2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre, maluliyet oranı belirlenerek, davacının kazada yaralanmasına bağlı olarak %23,2 oranında malul kaldığının ve iyileşme süresinin 4 ay olduğunun görüş olarak bildirildiği, davalı sigorta vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesinde, yeni genel şartlara göre raporun düzenlenmediği yönünde açık ve ayrıntılı olarak itirazda bulunduğu, ilk derece mahkemesince itirazların kabul edilmeyerek yeni genel şartlara ve yürürlükte olan Yönetmeliğe aykırı olarak düzenlenen maluliyet raporuna göre hesap bilirkişisinden rapor alındığı, hesap bilirkişisi tarafından yeni genel şartlara uygun olarak TRH-2010'a göre hesaplama yapıldığı görülmektedir. İlk derece mahkemesince, Yeni Genel Şartlara ve yürürlükte olan Yönetmeliğe uygun olmayan maluliyet raporu ile hesap bilirkişisinin bu raporda belirlenen maluliyete göre hesaplama yaptığı raporunun hükme esas alınması, usul ve yasaya aykırıdır. Alınacak maluliyet raporu ile maluliyet oranları değişeceğinden, yeniden hesap bilirkişisinden rapor alınması gerekmekte olup, bu hali ile ilk derece mahkemesince alınan raporlar yasal mevzuata uygun alınmadığından delil vasfına haiz değildir. İlk derece mahkemesince, yasaya uygun ve bilimsel verilere dayalı esasa münhasır delil niteliğinde raporlar alınmadan, karar verilmiş olması nedeniyle, istinaf denetimi yapılamamaktadır. Bu sebeplerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin itirazları incelenmeksizin HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulüne, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kararın kaldırılma sebep ve şekline göre incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf kararı davalı vekiline 03/06/2020 tarihinde, davacı vekiline 03/06/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dosya tekrardan mahkememize gönderilmiş olup,... Esas sayısını almıştır. Davacı vekili 15/12/2020 tarihli dilekçesi ile; davalı taraf ile sulh olduklarını, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun "Sulhun etkisi" başlıklı 315. Maddesi "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir" hükmünü amirdir. Davalı vekili 18/12/2020 tarihli dilekçesi ile; davacı taraf ile sulh olduklarını, davacı tarafa ödeme yapıldığını, masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiş ve dosyaya sulh protokolünü sunmuştur. Taraflar dava konusu ile ilgili olarak aralarında sulh olduklarını ve sulh sebebiyle karşılıklı olarak yargılama gideri talepleri bulunmadığı ve ayrıca sulh sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesini talep etmiş oldukları anlaşıldığından tarafların talebinin yukarıda belirtilen 6100 sayılı HMK'nun 315/1. Maddesinde şartları taşıdığı anlaşılmış olup bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraflar arasında tanzimi ve imza olunan makbuz ve ibraname ile tarafların sulh konusundaki beyanları dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nın 315/1 maddesi gereğince dava hakkında SULH SEBEBİ İLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Tarafların karşılıklı olarak masraf ve vekalet ücreti talebi bulunmaması nedeni ile bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Alınması gerekli 59,30-TL harçtan peşin alınan 31,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 27,90-TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Karar kesinleştiğinde bakiye avansın talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av....ün yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda yapılan yargılama sonunda HMK 341 ve 345 maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eş değer bir başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 06/01/2021 Katip... Hakim ... E-imza E-imza