İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/376 E. 2020/317 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/376
Karar No
2020/317
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/376 Esas KARAR NO : 2020/317 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/07/2019 KARAR TARİHİ : 10/07/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin borçlu ...tıbbi Malzemeler İmalat ve Paz. A.Ş'ne sattığı mallar ve verdiği hizmet sonucu 5 adet fatura kesmiş ise de ödemelerini tahsil edemediğini, borçlunun ödemelerini vaktinde yapmaması üzerine alacağın tahsili için İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasında borca itiraz ettiklerini, borçlunun haksız ve dayanaksız olarak borca itiraz ettiğini, müvekkilin talep ettiği alacağın tartışmasız olduğunu, davalının kötü niyetle borcu ödemeyi geciktirmek maksadıyla icra takibine itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulüne, borçlunun haksız olan itirazlarının iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olduğundan davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını HMK 128.madde doğrultusunda inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER: Davacı tarafça gösterilen tüm deliller toplanmıştır. İzmir... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. İzmir ... İcra Dairesi'nin... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Ekipmanları Anonim Şirketi, borçlunun... tıbbi malzemeler ilamat ve pazarlama A.Ş, 24.845,19 TL alacak üzerinden 02/05/2019 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, borçlunun 10/05/2019 tarihli dilekçesi ile takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Dosya ve tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 08/04/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacı tarafından davalı tarafa 2018/06 döneminde tanzim edilmiş olan 1adet KDV dahil 19.525,93 TL kdv hariç 16.547,40 TL tutarındaki faturanın davalı tarafından 2018/06 dönemine ait mal ve hizmet satın alınan kişilere ilişkin formu bildiriminde 1 adet KDV hariç 16.547,00 TL tutarında fatura olarak Gelir İdaresi Başkanlığına beyan etmiş olduğu, davacı tarafından davalı tarafa 2017/08,2018/01, 2018/03, 2018/05 dönemlerinde tanzim edilmiş olan faturaların 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre yayımlanmış bulunan VUK Genel Tebliğine göre aylık olarak belirlenmiş, yasal bildirim limiti olan 5.000,00 TL tutarının altında kaldığından Gelir İdaresi Başkanlığına beyan edilmediği, davacı tarafın 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinin noter açılış onaylarının süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, ticari defterlerinin TTK'ya göre kapanış onaylarının süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı tarafın 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, davacı tarafın 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinde icra takip tarihi olan 30/04/2019 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 24.845,19 TL tutarında alacaklı olduğu şeklinde kayıt bulunduğu, davalı tarafın ticari defterlerinden yevmiye ve defteri kebirin e-defter olarak tutulmuş olduğu, e-defter beratlarının süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmiş olduğu, e-defter olarak sunulmuş olan yevmiye ve defteri kebirlerin TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, her iki defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ancak ticari defterlerden tutulması zorunlu olan envanter defterleri ibraz edilmediğinden noterden açılış onaylarının yapılıp yapılmadığı, TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, envanter defterleri ile yevmiye ve defteri kebirdeki kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı tespitinin yapılamadığı, bu nedenle davalı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşımadığı, davalı tarafın 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinde icra takip tarihi olan 30/04/2019 tarihi itibariyle davalı tarafın davacı tarafa 24.845,19 TL tutarında borçlu olduğu şeklinde kayıt bulunduğu” şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİL DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Dava İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmıştır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, 20/04/2020 havale tarihli Mali Müşavir ... tarafından ibraz edilen denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça fatura alacağından kaynaklanan alacağın ödenmediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibine lehine delil vasfına sahip olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinden yevmiye ve defteri kebiri e-defter olarak tuttuğu, e-defter beratlarının süresinde gelir idaresi başkanlığına gönderildiği, bu kapsamda bu iki defterin T.T.K hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulduğu ve defter ve kayıtların birbirini doğruladığı, ancak ticari defterlerinden tutulması zorunlu olan envanter defterinin davalı tarafça ibraz edilmediği, davalının defterlerinin aleyhine delil vasfının olduğu, davalı tarafça davaya dayanak KDV dahil 19.525,93 TL'lik faturanın BA formu ile Gelir İdaresi Başkanlığına beyan edilmiş olduğu, davaya dayanak diğer 4 faturanın ise yasal bildirim limiti olan 5.000 TL'nin altında kaldığı için davalı tarafça Gelir İdaresi Başkanlığına beyan edilmediği, davalı aleyhine delil olma vasfı taşıyan defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 24.845,19 TL borcunun olduğu, bu miktarın alacak kaydı olarak davacının defterinde de kayıtlı olduğu anlaşılmakla, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 24.845,19TL alacaklı olduğu, bu miktar üzerinden davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğu kanaatine varılarak davacının davasının kabulü ile, İzmir... İcra Dairesi'nin... sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 24.845,19TL alacak üzerinden devamına, alacak likit olduğundan 24.845,19TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1- Davacının davasının kabulü ile, 2- İzmir ...İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 24.845,19TL alacak üzerinden devamına, 24.845,19TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 3-Davacı tarafından peşin yatırılan 300,07-TL harcın alınması gerekli 1.697,17-TL nispi harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.397,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, 4-Davacı tarafından sarf olunan 300,07-TL harç, 448,20-TL posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 748,27-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir edilen 3.726,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğü giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına, 7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, Dair karar, HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2020 Katip...¸ E imza Hakim ... ¸ e imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/376, K. 2020/317, T. 10.07.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-376-e-2020-317-k-2880b0ef78de