İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/182 E. 2020/514 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/182
- Karar No
- 2020/514
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/182 Esas KARAR NO : 2020/514 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 13/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle; Taraflar arasında bir kredi ilişkisi söz konusu olup, bunun teminatı olarak düzenleme, ödeme ve bedel haneleri boş olan bono alındığı, bu bononun 500.000,00 TL bedelli, 02.08.2010 düzenleme tarihli ve 21.08.2013 ödeme günlü olarak düzenlendiği, davalı bankaya senet üzerine yazılı 02.08.2010 düzenleme tarihi itibariyle herhangi bir borcunun bulunmadığı, senette avalist görünen... ile alacaklı banka arasında aktedilen protokolle İzmir... İcra Müdürlüğü'nde başlatılan takibe konu borcun 199.854,00 TL'si nakden, bakiye 38.046,00 TL'si de senetlerle ödenerek itfa edildiği, bu nedenle yapılan icra takibinin konusuz kaldığı, ayrıca gönderilen ödeme emrinin 17.04.2014 tarihinde yani ödemeden çok sonra müvekkiline tebliğ edildiği, bu nedenle takip alacaklısı konumunda bulunan davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yaptığı ve ödemeye rağmen takibi devam ettirerek ödeme emri göndermiş olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; Protokolde ödeme taahhüdünde bulunan müşterek borçlu müteselsil kefil...nın kısmi ödeme yaptığı, kalan taksitlerini ödemediği, müvekkili tarafınca imzalanan protokolün 6.maddesi kapsamında takip başlatıldığı, borçlunun müvekkili banka kredi borçlusu olduğu, hakkında başlatılan kambiyo takibi usul ve yasaya uygun olduğu, borcun tamamının müvekkiline ödenmediği dosya kapsamı ve protokol ile sabit olduğu, davacı borçlu ve kefili 31.10.2013 tarihli protokolde mutabık kalınan borçlarının tamamını ödemedikleri gibi diğer hükümlerini de ihlal ettikleri ve bu sebeple protokolün feshedildiği, protokol gereğince 199.854,00 TL ödenmiş bakiye kalan meblağ için belirlenen tarihlerde ve miktarlarda ödemelerin yapılmadığı, protokol şartlarının yerine getirilmediği, bu nedenle açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. YARGITAY BOZMA İLAMINDAN ÖNCEKİ HÜKMÜN GEREKÇESİ : "Uyuşmazlık ; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı bankadan almış olduğu kredi sonucu kredi kefili ...alı arasında 31/10/2013 tarihinde yapılan protokol ve İzmir ... İcra Dairesinin... sayılı dosyasına yapılan ödemeler sonucunda davacının davalıya herhangi bir borcunun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. DELİLLER; ödeme belgeleri, senet, icra dosyası, 31.10.2013 tarihli protokol, bilirkişi raporu, 30.10.2013 tarihli kısmi ibraname ve dosya kapsamı. İzmir ... İcra Müdürlüğünün... E sayılı takip dosyasının incelenmesinde ; alacaklı ... KATILIM BANKASI AŞ. tarafından borçlu...TARIM ÜRÜNLERİ VE ZIRAİ İLAÇLAR SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ve diğerleri aleyhine 250.052,68-TL asıl alacak olmak üzere toplam 250.516,45-TL üzerinden (örnek no:1 ve 10) kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığı , takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava, davacının İzmir...İcra Müdürlüğünün... takip sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine yöneliktir. 30.10.2013 tarihli Kısmi İbranamenin incelenmesinde; Borçlu ... tarım ürünleri ve zırai ilaçlar sanayi ve ticaret limited şirketinin borcundan dolayı kefil ... nın İzmi...İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasına 24.10.2013 tarihinde 199.554.00-TL.nakit ödeme yaptığının belirlendiği görülmüştür. Alacaklı banka vekilinin İzmir ...İcra Dairesine 09.06.2004 tarihinde vermiş olduğu talep dilekçesinde dosya borcu ile ilgili banka tarafından kefil ve müşteri evraklarından 242.904.00-TL.yi tahsil ettiğini, bakiye borç meblağının icra müdürlüğüne çıkarılmasını talep ettiği görülmüştür. 31.10.2013 tarihli protokolün incelenmesinde borçlu ...' nın ... Tarım Ürünleri ve Zırai İlaçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi' nin bankada kullanmış olduğu kredilerden ve Busines kart borcundan dolayı bankaya protokol tarihi itibariyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile 237.900,00-TL.borçlu olduğunu kabul ve taahhüt ettiğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişilerin sunmuş oldukları 13.05.2015 ve 30.11.2015 tarihli raporlarında; Davacı şirketin davalı bankaya ana para borcunun bulunduğunu belirlemişlerdir. Bilirkişi raporları denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir. Dosya bir bütün olarak incelendiğinde ve mahkememizce benimsenen 30.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda da belirlendiği gibi; davacı tarafın icra takibine dayanak senedin düzenleme tarihi itibariyle davalı bankaya borçlu olmadığını ileri sürmüş ise de icra takibinden sonra icra dosyası ile ilgili dava dışı kefil ...ve davacı banka arasında protokol düzenlendiği, dolayısıyla bu iddianın dayanaksız kaldığı, son iki taksidin vadelerinde tam olarak ödenmemesi üzerine icra takibinin kaldığı yerden devam etmesinin ve daha önce tebliğ edilmeyen ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edilmesinin bakiye kalan borç için yerinde olduğu ve dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı bankaya halen 39.111.54-TL.ana para borcunun bulunduğu anlaşılmakla davanın reddine, öte yandan, icra takibinin durdurulması yönünde tedbir kararı bulunmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine dair ...karar verildiği görülmüştür. YARGITAY BOZMA İLAMI : Mahkememizce verilen karar Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin...i karar ile "Davacı vekili, müvekkili hakkındaki icra takibine konu senedin müvekkili ile davalı arasındaki kredi ilişkisine teminat olarak verildiğini, senedin haksız olarak takibe konulduğunu, takipten sonra senet avalistlerinden ...le davalının yaptığı protokol uyarınca borcun tamamının protokole uygun olarak ödenip takibin konusuz kalmasına rağmen takibe devam edilmesinin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle icra takibine konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, borcun tamamının protokole uygun olarak ödenmediğini, bu sebeple protokolün ilgili maddesine göre protokolün fesholunduğunu, avalist ...'nın yaptığı ödemelerin de takibe konu borca mahsup edildiğini ve kalan borç için takibe devam edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, protokole göre son iki taksidin tam olarak ödenmemesi üzerine icra takibine kaldığı yerden devam edilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, icra takibine konu alacaktan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Menfi tespit davalarındaki haklılık durumu dava tarihi esas alınarak belirlenir. Dosya içerisindeki delillerden davacının icra takibinden sonra ve dava tarihinden önce ödeme yaptığı belirlidir. Bilirkişi raporunda da bu husus açıkça tespit edilmiştir. Mahkemenin kabulüne göre de davacı şirketin davalıya dava tarihi itibariyle 39.111,54 TL borçlu olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu durumda davacının icra takibine konu bonodan dolayı ne miktarda borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davanın tamamının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçeyle mahkememizce verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasının aslı getirtilmiş olup, incelenmesinden ödeme emrinin davalı borçluya 17.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere iş bu davanın menfi tespit davası olması nedeniyle tarafların haklılık durumunun dava tarihi esas alınarak belirlenmesinin gerektiği, mahkememizce yapılan yargılama sırasında getirtilen icra takip dosyası, alınan bilirkişi raporu ve taraf beyanları ve sunulan tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde davaya konu icra takip dosyası nedeniyle takipten sonra ve davadan önce ödeme yapıldığı sabit olup, mahkememizce yapılan yargılama sırasında ödemelerle ilgili olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemeler TBK 100.maddesi gereğince öncelikle faiz ve fer'ilerinden düşülmek suretiyle hükme esas alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunup aynen benimsenen 30.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama neticesinde dava tarihi itibariyle davacının kalan borcunun 38.398,50 TL asıl alacak ve 657,08 TL işlemiş faiz ve 56,00 TL sonraki masraflar olmak üzere toplam 39.111,54 TL olduğu hesaplanmış olmakla alınan rapor doğrultusunda toplam takip tutarı olan ve harca esas değer olarak belirtilen 250.516,45 TL'den bu tutar düşüldüğünde (250.516,45 TL - 39.111,54 TL=) 211.404,91 TL yönünden davacının davalıya dava tarihi itibariyle borçlu olmadığı tespit edilmiş olup, bu kapsamda uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasından dolayı davacının davalıya 211.404,91 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur. Her nekadar davalı vekili tarafından taraflar arasındaki 31.10.2013 tarihli protokolde mutabık kalınan borçların tamamının davacı tarafça ödenmediği, protokol şartlarının yerine getirilmediği, bu nedenle davalı bankanın icra takibine devam ettiği, protokol ihlal edildikten sonra davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından davacı açısından takibin kesinleştirilmesi için İzmir Ticaret Sicil'den tespit edilen adrese ödeme emrinin tebliğ edildiği, protokolün ihlali nedeniyle icra takibini kesinleştirmek için işlemlere kaldığı yerden devam etmesinin tabi olduğu, bu nedenle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, icra takip dosyasının incelenmesinden protokol kapsamında yapılan ödemelerden sonra bu ödemeler düşülmeksizin takip tutarının tamamını içerir şekilde ödeme emrinin icra dosyası üzerinden davacı tarafa çıkartılarak 17.04.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olması nedeniyle davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunulduğu düşünülerek davalı tarafın bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir. Ayrıca her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde %20'den aşağı olmamak üzere davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de, davalının takibinde kötüniyetli olduğu hususunun davacı tarafça ayrıca ispatlanmasının gerektiği, dosyada bu yönde bir delil bulunmadığından davacı tarafın kötüniyet tazminatı istemi de yerinde görülmemiş olup, mahkemece yapılan yargılama sırasında icra takibinin durdurulması yönünde bir tedbir kararı da verilmediğinden reddedilen kısım üzerinden davalının kötüniyet tazminatı isteminin de yerinde olmadığı düşünülmüş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasından dolayı davacının davalıya 211.404,91 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 14.441,06 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan toplam 4.278,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.162,86 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan ve davacıdan tahsil edilen 4.307,20 TL harç ile; tebligat ve posta gideri toplam 190,20 TL, bilirkişi ücreti 682,00 TL olmak üzere toplam 872,20 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmına tekabül eden 732,64 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 23.248,34 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.866,73 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/10/2020 Katip ... E imza Hakim ... eimza