İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/601 E. 2018/483 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/601
Karar No
2018/483
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/601 KARAR NO : 2018/483 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/05/2018 KARAR TARİHİ : 21/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HMK 320. maddesi uyarınca dosya ele alındı. Davacılar vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ;... emeklisi olan davacıların murisi...'in ... Bankası A.Ş. Şirinyer/İzmir Şubesi'nden almış olduğu ...numaralı, 48 ay vadeli, 72.000.-TL tutarında krediye ilişkin olarak, hayat sigortası zorunluluğu nedeniyle yine ... Bankası'nca bünyesindeki davalı şirket ... Emeklilik A.Ş. tarafından banka lehine 23.03.2017 tarihli hayat sigortası sözleşmesi ile sigorta ettirildiği, sigortalı...'in 21.05.2017 tarihinde vefat etmesiyle geriye mirasçı olarak eşi ..., kızı ..., oğlu ... ile diğer kızı ...'nın kaldığı, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ancak sigorta şirketince olumsuz yanıt verildiği, davalı şirketin tazminatı ret yazısının aksine, murisin beyan yükümlülüğünün ihlali değil, davalı şirketin hata ve ihmali söz konusu olduğu, 65 yaş üstü hayat sigortası poliçelerinde zorunlu olarak talep edilen sağlık raporu, davalı şirket tarafından istenmediği gibi sağlık taraması ya da sağlık durumuna ilişkin belge ve soru sorulmadığı, murisin... Bankası'nın özel hastanesi olan Bayındır Hastanesi'nde (Ankara) ölümünden 10 gün önce yaptırmış olduğu "sağlıklıdır" şeklinde check-up sonucuyla çeliştiği, sonuç olarak davalı şirket, poliçe aşamasında gereken özeni göstermemiş, rizikonun gerçekleşmesi durumunda ise, zamanında erişebilecek iken erişmediği kayıtlara erişerek kötü niyetle davacıların tazminat talebini reddettiğini, bu durum karşısında primleri ödendiği halde hayat sigortası poliçe teminatını karşılamayan davalı sigorta şirketinden muris ile yapılan 23.03.2017 tarihli hayat sigortası sözleşmesi gereğince, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı poliçe teminat miktarının tespiti ile şimdilik 5.000.-TL tazminatın ölüm tarihi olan 21.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; davacıların murisi... ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen Azalan Teminatlı Kredi Hayat Sigortası Sözleşmesine dayalı tazminatın tahsiline yöneliktir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da tüketiciyi ; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, tüketici işlemini ise , mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta , vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşemeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi olarak, tanımladığı görülmüştür. Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. ( 6502 sayılı yasa m.73 ) Görüldüğü üzere, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyle mesleki veya ticari amaçla hareket etmeyen ( tüketici ) kişi arasında " sigortacılık " sözleşmesi ve buna dayalı hukuki işlem tüketici işlemi niteliğindedir. Dolayısıyla 6502 sayılı kanunun 3/k -1, 4/3, 73/1 ve 83/1 maddeleri uyarınca tüketici işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakma görevi mahkememize ait olmayıp tüketici mahkemelerine aittir. Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde ( b-c-d-e-f ) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile dava Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır. Bu değerlemeler sonucunda somut olaya bakıldığında; davacıların murisi... adına 23.03.2017 başlangıç tarihi ve 23.03.2021 bitiş tarihli Azalan Teminatlı Kredi Hayat Sigortası düzenlendiği, teminatın 72.000,00 TL sigorta türünün hayat sigortası, 1.999,00 TL'lik primin peşin ödendiği, ...'in 21.05.2017 tarihinde vefat ettiği sunulan ve tarafların kabulünde olan belgelerden anlaşılmıştır. Davacıların murisinin tacir olmadığı gibi bir ticari işletmesi de yoktur. Dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari bir uyuşmazlıktan doğmayıp, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine göre, Tüketici Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerekir. Bu açıklamalara göre ; somut olayda davacıların murisi tacir olmayıp, sadece davalı tarafın tacir olması, uyuşmazlığı ticari bir iş saysa dahi, ticari bir dava niteliğine getirmeyeceği, uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, bu itibarla davanın ; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, davacıların tüketici olması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'ne aittir. Hal böyle olunca, davacıların davasına bakma görevi özel mahkeme olan İzmir Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle: 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemesi olduğuna, karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise, kararın kesinleştiği tarihte; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde, dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, süresinde başvurulmaz ise davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğine, 2-Yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair ,gerekçeli kararın davacı vekili ile davalıya tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf- temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 21/05/2018 Katip ... E imza Hakim ... E imza

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/601, K. 2018/483, T. 21.05.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-601-e-2018-483-k-345d72428011