İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/507 E. 2020/653 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/507
- Karar No
- 2020/653
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/507 Esas KARAR NO : 2020/653 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/04/2018 KARAR TARİHİ : 27/11/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhinde İzmir... Müdürlüğünü...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı aleyhine başlatılan takibin nedeninin davalı borçlu tarafından satın alınan ve bedeli ödenmeyen faturalar olduğunu belirterek davalı tarafın icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği, 27/11/2020 tarihli duruşmadaki beyanında ise, 02/01/2017 tarihli 737,50 TL bedelli... nolu, 25/01/2017 tarihli 2.860,62 TL bedelli ...nolu ve 23/06/2017 tarih 1.616,01 TL bedelli ... nolu faturalara konu malların kendisine teslim edildiğini, dava konusu faturalardan sadece 17/08/2017 tarihli ... nolu 212.40 TL bedelli faturaya konu malların kendisine teslim edilmediğini, bu malları kendisinin iade ettiğini beyan etmiştir. DAVA: Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Davacıya ait ticari defter ve kayıtlar -İzmir Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 09/01/2019- 06/03/2019 tarihli yazıları ve eki, -İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı icra dosyası, -İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 02/01/2019 tarihli yazısı, -İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin 07/01/2019 tarihli yazısı, -Bilirkişi ...'in 28/05/2019 tarihli raporu, -İzmir...ra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Büro Makinaları Otomotiv İnş. San. Tic. Ltd Şti, borçlusunun ..., takip konusunun 4.426,53TL asıl alacak, takip tarihinin 16/02/2018 olduğu, ödeme emrinin borçluya 30/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 06/04/2018 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231). Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 4.426,53TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 30/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 06/04/2018 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği, borçlunun itirazının iptalinin talep edildiği, mahkememizce yapılan araştırmaya göre davalının uyuşmazlığa konu dönemde birinci sınıf tüccar sınıfında olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğu, bu nedenle davalının tacir sayılan kimselerden olduğu, tarafları tacir olan ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu, mahkememizce dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere ihtaratlı davetiye tebliğ edildiği, ihtara rağmen davalının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde ise davacının uyuşmazlığa konu dönemde ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, takibe dayanak faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 4.426,53 TL alacaklı olduğu, ancak söz konusu faturalara konu malların davalıya teslim edilip edilmediğinin ticari defterlerden anlaşılamadığı, bu nedenle mahkememizce 02/01/2017, 25/01/2017 ve 03/06/2017 tarihli imzalı sevk irsaliyelerinin altında bulunan imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunda davalıya ihtaratlı isticvap davetiyesi çıkartıldığı, isticvap davetiyesinin davalıya tebliğ edildiği halde davalının mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığı, bunun yasal sonucu olarak bu faturalar altındaki imzanın davalıdan sadır olduğunun kabulü gerektiği, altında imza bulunmayan 17/08/2017 tarihli sevk irsaliyeli fatura yönünden davacının yemin deliline dayandığı, mahkememizce yemin davetiyesinin tebliğe çıkartıldığı, davalının mahkememiz huzurunda 27/11/2020 tarihinde alınan yeminli beyanında söz konusu 17/08/2017 tarihli faturaya konu malın kendisine teslim edilmediğini, takibe dayanak diğer faturalara konu malların ise kendisine teslim edildiğini beyan ettiği, bu nedenle 02/01/2017, 25/01/2017 ve 03/06/2017 tarihli faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin ve bedelinin ödenmediğinin davacı tarafından ispat edildiği, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesine göre uyuşmazlığa konu dönemde davalı tarafından davacıya 1.000,00TL'lik kısmi ödeme yapıldığı, 02/01/2017, 25/01/2017 ve 03/06/2017 tarihli fatura bedellerinden yapılan kısmi ödemenin mahsup edilmesi gerektiği, böylece takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 4.214,13 TL alacaklı olduğu, davalının itirazının açıklanan sebeplerle yerinde olmadığı ve itirazında kısmen haksız olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, hükme esas alınabileceği, uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 4.214,13 TL asıl alacak ve asıl alacağı takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-İcra İnkar tazminatının yasal koşuları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gerekli 287,86 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 53,47 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 234,39 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 53,47 TL peşin harç, 400,00TL bilirkişi ücreti ve 275,15 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 764,52 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (4.214,13/4.426,53=0,95) 727,83 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1. fıkrası uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, 7-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasının merciine İADESİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere tarafların yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/11/2020 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA