İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1472 E. 2020/491 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1472
Karar No
2020/491
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1472 Esas KARAR NO : 2020/491 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2018 KARAR TARİHİ : 07/10/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhinde İzmir... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, takibe konu para borcu yönünden İzmir mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, davalının yetkiye yönelik itirazının yerinde olmadığını, davalı tarafından borcun muhteviyatının belirli olmadığı gerekçesiyle takibe konu borç aslı ve ferilerine itiraz edilmişse de alacağın 2017-2018 yıllarındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklandığını, tarafların 30/09/2018 tarihinde 33.283,40 TL borç-alacak konusunda mutabık kaldığını ve aralarında bir mutabakat sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafça kısmi ödeme yapıldığını, ancak davalıdan 28.282,16 TL alacakları bulunduğunun sabit olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticaret merkezinin Kocaeli ilinde bulunduğunu, bu nedenle takibin ve davanın yetkisiz İzmir icra daireleri ile mahkemelerinde açıldığını, yetki itirazlarının olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre alacağın miktarı ve davacı tarafça tedarik edilen malzemelerin ayıplı olup olmadığı hususlarının ihtilaflı olduğunu, alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Alemdar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 18/03/2020 tarihli yazısı ve eki, -İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı icra dosyası, -Bilirkişi Doç. Dr...in 18/09/2019 tarihli raporu, -Bilirkişi ...'un 10/07/2020 tarihli raporu. İzmir .. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının... Turizm Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti, borçlusunun...Cihazları ve Elek. San ve Tic. A.Ş. takip konusunun 28.282,16 TL cari hesap alacağı, takip tarihinin 06/11/2018 olduğu, ödeme emrinin borçluya 12/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15/11/2018 tarihinde icra dairesinin yetkisine, borç aslına ve işlemiş faize itiraz ettiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231). Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında 28.282,16 TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 12/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 15/11/2018 tarihinde icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği, borçlunun itirazının iptalinin talep edildiği, mahkememizce dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, öncelikle davalının ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, yapılan incelemede davalının uyuşmazlığa konu dönemde ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 28.262,39 TL borçlu olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde ise davacının uyuşmazlığa konu dönemde ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 28.282,16 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defterleri arasında 19,77 TL'lik farklılık bulunduğu ve farklılığın kaynağının nedenleriyle birlikte tespit edildiği, 10/07/2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında davacı tarafından talep edilebilecek alacak miktarının yapılan hesaplamaya göre 28.262,39 TL olarak gösterilmesi gerekirken maddi hata sonucu 22.262,39 TL olarak gösterildiği, davalı her ne kadar icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itirazda bulunmuşsa da icra takibine dayanak ticari ilişkinin cari hesaptan kaynaklandığı, akdi ilişkinin sabit olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin işbu uyuşmazlıkta İzmir icra daireleri ile mahkememizin yetkili olduğu, davalının icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yönelik itirazının yerinde olmadığı, kendisinin ticari defter ve kayıtlarında yer alan faturaların içeriğine konu malların teslim edilmediğini savunan davalının bunu ispat etmesi gerektiği, davalının bu yönde herhangi bir delil sunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 28.262,39 TL alacaklı olduğu, ancak talep edilebilecek alacak miktarını sehven 22.262,39 TL olarak bildiren 10/07/2020 tarihli bilirkişi raporuna davacının itirazda bulunmadığı, 10/07/2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmeyen ve bu rapor doğrultusunda hüküm verilmesini 04/08/2020 tarihli dilekçesiyle talep eden davacı yönünden raporun kesinleştiği ve davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğduğu, bu ilkenin sonucu olarak 22.262,39 TL asıl alacak miktarına göre davanın kısmen kabulü gerektiği, buna göre davalının borç aslının 22.262,39 TL'lik kısmına yönelik itirazının yerinde olmadığı ve itirazında haksız olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, hükme esas alınabileceği, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir(Benzer yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/3253 E.-2017/9419 K; 2015/8676 E, 2018/2775 K; 2013/11884 E, 2015/835 K; 2015/8056 E, 2017/2988 K; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/06/2017 gün ve 2016/801 E.-2017/9091 K. sayılı ilamları.). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE takibin 22.262,39 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-İcra İnkar tazminatının yasal koşuları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gerekli 1.520,74 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 482,99 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.037,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 482,99 TL peşin harç, 900,00 TL bilirkişi ücreti ve 129,65 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 1.548,54 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (22.262,39/28.282,16=0,78) 1.218,93 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1. fıkrası uyarınca 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1. fıkrası uyarınca 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, 8-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının merciine İADESİNE, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2020 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1472, K. 2020/491, T. 07.10.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1472-e-2020-491-k-b12fbbebbddc