İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1348 E. 2021/30 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1348
Karar No
2021/30
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1348 Esas KARAR NO : 2021/30 DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2018 KARAR TARİHİ : 14/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği 19/11/2018 tarihli dava dilekçesinde; davacının yıllar önce Gaziemir Vergi Dairesi mükellefi olarak " ... Kablo" isimli iş yerinin sahibi olarak ticaret ile uğraştığını , bu sırada davalının kendisinin yanında sigortalı olarak çalıştığını, davalının davacıya ait iş yerinde davacının cari hesap kayıtlarını , vergi dairesi işlerini , idari ve imalat stok kontrollerini , satış ve pazarlama ile alacak tahsili ve ödemelerini takip ettiğini , davacının Çivril ilçesinde işleri de mevcut olduğundan ve sıkça Çivril' de bulunması gerektiğinden davalının etkin bir çerçevede hizmet icra ettiğini , davacının işletmesinin faal olduğu dönemde... Bankası Kahramanlar Şubesi ile çalıştığını, bu doğrultuda takibe dayanan çekin de mevcut olduğu çek karnesini ... Karabağlar Şubesinden teslim aldığını ancak o dönemde Karabağlar Şubesinin kapandığını , banka müşteri hesaplarının...Çankaya Şubesine devrolduğunu, ilgili şubenin davacıdan Karabağlar Şubesine ait çeklerin iadesini istediğini, davalı tarafa çeklerin iadesi gerektiği söylendiğinde davalının cevaben çekleri Karabağlar Şubesi kapandığında kullanılamayacağını düşünerek imha edip yaktığını söylediğini, davacının bunun üzerine 14/07/2009 tarihli...Çankaya Şubesine hitaben düzenlediği dilekçe ile çek yapraklarının imha edilmiş olduğunu tek tek çek numaralarını beyan etmek sureti ile bildirdiğini, bu dilekçede takibe dayanak çek numarasınında yer aldığını, davacının İzmir 'deki iş yerine ait bir çok evrakı ve çekleri önceden imzalı olarak iş yerine hazır bir şekilde davalı muhafazasına bıraktığını, davalının davacının imzaladığı çeklerden biri yada sakladığı tek çek olarak icra takibine dayanak çeki yıllar sonra ortaya çıkararak davacı aleyhine icra takibi başlattığını , çekin tespit edilecek basım tarihi bir yana 2012 yılında yapılan çeklerde vergi kimlik numarası getirilmesine dair düzenleme ve 2016 yılında kare kod uygulaması esası getirilmesiyle çekin geçersiz olacağının açıkca anlaşıldığını , davalının güveni suistimal ederek haksız icra takibinde bulunduğunu , bu konuda İzmir C. Başsavcılığı' nın ... soruşturma evrakının devam ettiğini ayrıca davacı tarafından İzmir... İcra Hukuk Mahkemesi' nin ...Sayılı dosyası üzerinden takibin talik ve iptali için dava açıldığını , savcılık soruşturma dosyasında davalının davacı ile ticari ilişkisi olduğunu beyan ettiğini herhangi bir fatura yada sözleşmeden dolayı alacaklı olduğunu belirtemediğini , çek alacağının sebebinin tarih, yer, dekont, ödünç sözleşmesi vb...olguya dayanmaksızın davacıya verdiği borç paraya karşılık aldığını muğlak izahtan yoksun şekilde beyan ettiğini , davacıya ait tapunun İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ... parsel de kayıtlı taşınmazı davalının işgali ile ilgili olarak taşınmazın yeni maliki ... tarafından keşide edilen Çivril Noterliği' nin 28/02/2018 tarih ve... sayılı ihtarname sonrası tahliyesinin istenmesi neticesinde 14/05/2018 tarihinde davalı tarafından icra takibine geçilmesinin davalının davacıya karşı alacak yaratma çabasına girerek hınç ve intikam duygusuyla belirtilen eylemlerde bulunduğunu akla getirdiğini, davalının davacıdan alacaklı olmadığını belirtmiş öncelikle haksız ve hukuka aykırı takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini ,İzmi...İM nin...E sayılı dosyası ve bu dosyada mevcut dayanak çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdiği 28/12/2018 tarihli cevap dilekçesinde; davalının davaya konu takip dayanağı 02/04/2018 tarihli keşide yeri İzmir, borçlusu ... olan...Kahramanlar İzmir Şubesi muhataplı 550.000,00 TL bedelli çek sebebiyle alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin uzun yıllar öncesine dayandığını, davalının davacıya ait iş yerinde sigortalı olarak çalıştığını ancak dava konusu çekin hizmet ilişkisi ile ilgili bulunmadığını, ...Kablo isimli iş yerinin davacıya ait olup, davacının beyanına göre çek karnesinin davacı borçlu tarafından teslim alındığı ve yine davacı borçlu tarafından keşide edilerek imzalandığını, bu hususlar hakkında ihtilaf bulunmadığını, davalının dolandırıcılık yaptığı ve kıymetli evrak olarak kabul edilen çekin tüm geçerliliğinin ortadan kalktığı iddialarının abesle iştigal olduğunu, davalının davacı borçlu tarafından kendisine verilen çeki aldığı ve duyduğu güven sebebiyle de tahsil edemeyeceğini düşünmediğini, zira birlikte çalıştıkları zamanlarda davacının... Bankası Kahramanlar Şubesi ile çalıştığını bildiğini ,davalının söz konusu çekin vade tarihinden kısa bir süre sonra davacının mal varlığını elinden çıkarmaya başladığını öğrendiğini, akabinde çeki bankaya ibraz ettikten sonra karşılıksız çıkması sebebiyle yasal yollara başvurduğunda davacının çekin eski bir çek olduğundan bahisle geçersiz olduğu ve ayrıca zaten çekin kendisine verilmeden çok daha önce ilgili bankaya imha edildiğine dair bildirimde bulunulduğunu öğrendiğini, dava dilekçesinde davacı borçlunun çeki imzaladığını ancak 2009 yılında davalıya çekleri sorduğunda davalının çekleri imha ettiğini söylediği, bunun üzerine de ilgili bankaya çekleri imha ettiğine dair dilekçe sunduğunu beyan ettiğini ancak bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu çek hakkında herhangi bir iptal davası bulunmadığını, icra takibine kadar bu yönde herhangi bir iddia ve beyanda bulunulmadığını, davacının tek taraflı beyanı ile kıymetli evrak vasfındaki çekin geçerliliğinin ortadan kalkmayacağını, dava dilekçesinde davacı borçluya ait İzmir İli , Karabağlar İlçesi, Bozyaka Mahallesi ... Mahallesi Karabağlar İzmir adresindeki taşınmazın yeni maliki ... tarafından gönderilen ihtarname sonrasında davalı tarafından icra takibine geçildiğinin iddia edildiğini, ...'in davacının oğlu olduğunu, gayrimenkulün 06/02/2018 tarihinde takip dayanağı çekin vade tarihinden sadece 2 ay önce davacı tarafından oğluna bağış yapmak suretiyle devredildiğinin öğrenildiğini ayrıca İzmir ve Denizli'de tespit edilen bir çok gayrimenkulün davacıya ait iken takip konusu çekin ödeme tarihinden önce aralarında davacının yakın akrabaları da bulunan kişilere bağış ve satış yolları ile devredildiğini, aynı şekilde davacının adına kayıtlı olan ticari işletme ya da işletmelerin de elden çıkarıldığının davalı tarafından şifahen öğrenildiğini, taraflar arasında herhangi bir husumetin bulunmadığını, takip konusu çekin keşide tarihi olan 02/04/2018 tarihinden 1 aydan kısa bir süre önce 05/03/2018 tarihinde davacının oğlu tarafından gönderilen ihtarname haricinde herhangi bir ihtilafta bulunmadığını, davacının tanık dinletme talebine muvafakat edilmediğini, davacı ve davalının tacir olduklarını, aralarındaki her türlü işlemin ticari işlerden sayıldığını, davalı tarafça herhangi bir mal alışverişi yapıldığı ya da bir sözleşmeye ya da faturaya istinaden verildiğinin iddia edilmediği, davacının davalıya olan borcuna istinaden takip konusu çeki keşide etttiğinin açıkça ortada olduğunu, borç bulunmadığına ilişkin ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, yıllar önce davacıya ait iş yerinde SGK lı olarak çalışan davalının daha sonra kendisi adına bir işletme açtığını, o zamanlarda davacı ile ticaret yaptığını ancak daha sonrasında fiili olarak ticarete ...Kablo alarak devam etmeyen davacıya şahsi ilişkileri devam edip ailecek görüştüklerinden davalı tarafından borç para verildiğini, takip dayanağı çekin bu borca istinaden alındığını, düzenlenen çekin bağımsız borç ikrarını içerdiğini, davacı tarafça takip konusu çekin geçersiz olduğunun iddia edildiğini ancak bu hususun mahkeme ve BAM kararları ile netlik kazandığını, çek süresi içinde muhatabı bankaya ibraz edildiğinde, muhatap bankanın " 5941 Sayılı Çek Yasası 'na göre çekin zorunlu şekil şartlarından vergi kimlik numarası bilgisine haiz olmayan işbu çek çek niteliğini taşımadığından işleme alınmamıştır" şeklindeki beyan ile çek bedelinin ödenmediğini ancak 5941 sayılı kanunun geçici 3. Maddesi uyarınca mülga 3167 sayılı kanun uyarınca düzenlenmiş çeklerin hukuki geçerliliğinin devam ettiğinin ifade edildiğini, çekin kıymetli evrak vasfını koruduğunu, çekin 2009 yılından önce basılmış olup, 6102 sayılı yasaya göre basılmadığını, davacı tarafça buna rağmen 2011 yılında yürürlüğe girmiş yasaya atıfta bulunulmasının abesle iştigal olduğunu, çekin 6762 sayılı TTK nun 692. Maddesinde belirtilen tüm unsurları içerdiğini, 5941 sayılı yasanın 2009 yılında yürürlüğe girdiği, anılan yasanın da takip konusu çeke esas kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafça takibin talik ve iptali için müracatta bulunulduğunu, İzmir... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 20/12/2018 tarihli duruşmasında zamanaşımı, çek vasfına ilişkin karekod ve vergi kimlik numarasına dair bu şikayet ve itirazlarının reddine asıl alacak bakımından borca itirazın reddine, işlemiş faizin bilirkişi raporu doğrultusunda tespiti ile fazlaya ilişkin işlemiş faiz bakımından icranın geri bırakılmasına, yasaya ve usule uygun çek komisyonu ve çek tazminatı ile birlikte toplam takip çıkışının 611.351,37 TL olarak tespiti ile devamına karar verildiğini, takip talebinden önce davalı tarafça İzmir ... ATM ye ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, talebin reddedildiğini, İstinaf talebinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından değerlendirildiğini, ihtiyati haciz talebinin kabul edildiğini, kararın gerekçesinde "... 5941 sayılı çek kanununun 2/7-d maddesine göre çek yaprağında basım tarihinin bulunması zorunlu ise de bu hususun TTK'da zorunlu unsur olarak düzenlenmemesi ve ayrıca mahkemece bankadan basım tarihine ilişkin bilgi ve belgelerin istenmesi mümkün iken basım tarihine ilişkin eksik belgelerin temini ve basım tarihinin tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesinin hukuka uygun olmaması..." şeklinde hüküm kurulduğunu, çekin hukuken ve usulen geçerli bir çek olduğunu, takip konusu çekin kambiyo senedi vasfında olup, HMK 200 uyarınca aksini iddia eden tarafın yine senetle ispat etmesi gerektiğini, davacının tedbir talebinin reddinin gerektiğini, davacının borçlu olduğunu bilmesine rağmen kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirtmiş , davanın reddine, tedbir talebinin reddine, %40 icra inkar tazminatı ile %10 para cezasının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu edilen çekin basım tarihi ilgili banka şubesinden sorulmuş, alınan yazı cevabında keşideci ...'e ait 02/04/2018 keşide tarihli... seri nolu 550.000,00 TL bedelli 2002 yılına ait çek üzerinde basım tarihi bulunmadığından çek basım tarihinin tespit edilemediği, Çek Kanununda ilgili yönetmelik gereği yapılan değişiklik sonrası 2002 yılında bankaların çek yaprakları üzerine baskı tarihi yazmaya başladığının belirtildiği belirlenmiş,... Bankasına dava konusu edilen çekin bulunduğu çek karnesinin hangi tarihte verildiği sorulmuş, alınan yazı cevabında da 3540- Kahramanlar / İzmir Şubesine ait ...seri nolu çekin banka sisteminde 12/12/2002 tarihinde müşteriye verildiğinin izlenmekte olduğu hususu belirtilmiştir. İzmir... İcra Müd'nün ... sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklının ..., borçlunun ..., borç miktarının 550.000,00 TL çek, 5.142,12 TL işlemiş faiz, 1.650,00 TL çek komisyonu, 55.000,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 611.792,12 TL , takip dayanağının 02/04/2018 keşide tarihli 550.000,00 TL bedelli çek, takibin de kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip olduğu belirlenmiştir. İzmir CBS'nin ... sayılı evrakının incelemesinde; müştekinin ..., şüphelinin ..., suçun resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma, suç tarihinin 14/05/2018 olduğu, 17/05/2019 tarihinde çek üzerindeki keşideci imzasının müştekiye çekin arkasındaki birinci ve ikinci ciro yazılarının ve imzanın şüpheliye ait olduğunun ancak çek üzerindeki diğer yazıların her iki tarafa da ait olmadığının açıklandığı, bu hali ile müştekinin soyut iddiası dışında çekin şüpheli tarafından kötü niyetle elinde tutularak bedelsiz olmasına rağmen takibe konu edildiği yolunda şüpheli hakkında atılı suçlardan kamu davası açılabilmesi için yeterli delil elde edilemediği, taraflar arasındaki ihtilafın hukuk mahkemelerinde halli gereken ihtilaf olduğundan bahisle CMK 172. Maddesi hükmü uyarınca şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara müşteki tarafından itiraz edildiği, İzmir ... SCH 'nin ... D. İş sayılı 24/09/2019 tarihli kararı ile CMK'nun 173/3 maddesi uyarınca itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasının incelemesinde ; davacının ..., davalının ..., davanın takibin taliki veya iptali davası olduğu, mahkemece 20/12/2018 tarihinde davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile İzmir... İcra Müd'nün... sayılı dosyası ile başlatılan takip ile ilgili olarak zaman aşımı ve çek vasfına ilişkin kare kod ve vergi kimlik numarası da dahil bu şikayet ve itirazların reddine, asıl alacak bakımından borca itirazın reddine, işlemiş faizin bilirkişi raporu doğrultusunda 4.701,37 TL olduğuna, fazlaya ilişkin işlemiş faiz bakımından icranın geri bırakılmasına, takibin 550.000,00 TL asıl alacak 4.701,37 TL işlemiş faiz, 1.650,00 TL komisyon ve 55.000,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam takip çıkışının 611.351,37 TL olduğuna, takibin bu şekilde devamına karar verildiği, kararın 01/01/2019 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. İzmir ... İcra Ceza Mahkemesinin... Karar sayılı dosyasının incelemesinde; müştekinin ..., sanığın ..., suçun çek ile ilgili karşılıksızdır işlemine neden olmak, suç tarihinin 05/04/2018 olduğu, mahkemece 26/02/2019 tarihinde sanığın unsurları oluşmayan suçtan beraatine karar verildiği belirlenmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmış olduğundan dava konusu edilen belge ile ilgili davalı tarafa borcun bulunmadığına yönelik olarak yemin delilline dayanılıp dayanılmayacağı konusunda beyanda bulunulmak üzere davacı vekiline Mahkememizin 10/09/2020 tarihli celsesinde 2 haftalık süre verilmiş, davacı vekili Mahkememizin 19/11/2020 tarihli celsesinde yemin delilline dayanmadıklarını beyan etmiş, bu beyanını imzası ile tasdik etmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça İzmir... İcra Müd'nün... sayılı dosyasında takip konusu edilen çeke dayalı olarak davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak menfi tespit davası açıldığı, davacı tarafça dava dilekçesinde davalının yanında sigortalı olarak çalıştığı ve iş yerindeki davacının cari hesap kayıtlarını vergi dairesi işlerini, idari ve imalat stok kontrollerini, satış ve pazarlama ile alacak tahsili ve ödemelerini bütünen takip ettiği ve bu sebeple çeklerini önceden imzalı olarak iş yerine hazır bir şekilde davalı muhafazasına bırakıldığının belirtildiği davalının davacı beyanına göre bir süre davacının işçisi olduğu ancak dava konusu edilen çekin işçi iş veren ilişkisi kapsamında verildiğine yönelik davacı tarafça herhangi bir iddia ileri sürülmediği bu husus göz önüne alındığında dava konusu ihtilafın çözümünde görevli mahkemenin iş mahkemesi olmayıp Mahkememiz olduğu, davacı tarafça dava ve takip konusu edilen çekin çek vasfında bulunmadığının iddia edildiği, dava konusu edilen çekin 2002 yılında davacı tarafa teslim edildiği, dava dilekçesinde bahsi geçen kare kod uygulamasının ise 2006 yılında başladığı, çekteki vergi nosunun bulunmamasının çekin geçerliliğini etkilemediği, 5941 sayılı geçici 1/3 maddesi uyarınca 3167 sayılı yasanın uygulanmasının gerektiği, davacı iddiasının aksine çekin zorunlu unsurlarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı ve takip konusu belgenin çek vasfında olduğu, dava konusu edilen çek dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığı iddiasının usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlanamadığı, davacı tarafça dava dilekçesinde yemin delilline de dayanıldığı, davacı tarafa dava konusu edilen belge ile ilgili davalı tarafa borcun bulunmadığına yönelik yemin delilline dayanıp dayanmadıklarına ilişkin beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacı vekili tarafından 19/11/2020 tarihli celsede yemin deliline dayanılmadığına dair imzalı beyan verildiği, dava konusu edilen çek yönünden davacı tarafça ihtiyati tedbir talep edildiği ve Mahkememizce de ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiği ancak davacı tarafça gerekli teminat yatırılmadığından ihtiyati tedbir kararının uygulanmadığı ve İİK 72 maddesinde belirtilen kötü niyet tazminatına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın ve yasal koşulları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE , Yasal şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Peşin alınan harç fazla olduğundan 10.385,96 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 47.618,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 14/01/2021 Başkan ... E İMZA Üye ... E İMZA Üye ... E İMZA Katip ... E İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1348, K. 2021/30, T. 14.01.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1348-e-2021-30-k-d9ccafcdfa6c