İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/994 E. 2020/325 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/994
- Karar No
- 2020/325
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/994 Esas KARAR NO : 2020/325 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 06/09/2017 KARAR TARİHİ : 14/07/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağın tahsil edilememesi üzerine müvekkil şirket tarafından davalı aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, davalı tarafın müvekkili şirkete hiçbir suretle borcu olmadığını almış oldukları malların ayıplı olduğunu ileri sürerek borcu inkar yoluna gittiğini, müvekkilinin alacağının cari hesap ilişkisinden kaynaklandığını, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında davalının 2.884,52 TL borcu olduğunu, açıklanan nedenlerle İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe haksız olarak yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmektedir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hem genel hem yetki hem de özel yetki kuralı uyarınca açılmış olan bu icra takibinde yetkili icra müdürlüğünün borçlunun yerleşim yeri olan Bodrum İcra Müdürlükleri olduğunu, dolayısıyla yetkili mahkemenin Bodrum Mahkemeleri olduğunu, itirazın iptali davasının bir yıllık süresinde açılması gerektiğini, davacının yaklaşık 2 yıllık süre içerisinde açtığını, müvekkilinin 2.402,79TL borcu ödediğini, bu nedenle müvekkilinin borcunun bulunmadığını, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVABA CEVAP: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından, müvekkili şirkete yapıldığı iddia edilen ödeme takibi yapılan borca ilişkin olup olmadığı dava sırasında anlaşılabileceğinden, böyle olsa bile alacağa ilişkin icra takibi başlatıldıktan 2 sene sonra müvekkil şirkete takip çıkışı itibariyle ödenmiş olmasının borcu tüm yönleriyle ortadan kaldırmadığı gibi davalının icra dosyasındaki itirazının haksız yere yapıldığını da ortaya koymakta olduğunu, davalının cevap dilekçesinin 3. maddesinde belirtmiş olduğu iptal davasının açılmasına ilişkin bir yıllık süreye ilişkin itirazının geçerliliği bulunmadığını, davalı tarafın takibe yaptığı itirazın taraflarına tebliğ edilmediğinden hukuken var olan bir itiraz olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı borçlu aleyhine, taraflarınca İzmir.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine her hangi bir işlem yapılmamış olup aynı takibin 2. defa yapılması ihtimaline karşılık iyi niyet gösterme adına bu takibe devam edilmediğini, müvekkilin alacağının taraflar arsındaki ticari ilişki ve bu ilişkiye dair tutulan cari hesaptan kaynaklanmakta olduğun, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalının borcu bulunduğu anlaşıldığından, icra takibi öncesinde ve sonrasında davalının borçlu, borcunu ödememekte ısrar ettiğini, karşılıklı ticari defterler incelendiğinde müvekkilin alacaklı olduğu anlaşılacağından davalının yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan davalı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; HMK m.6/1’e göre, genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, ayrıca, ifa yerinin müvekkilin mağazası olduğunu, davacının, her zaman müvekkilin mağazasına kargoyla malları teslim ederek borcunu ifa ettiğini, davacının malları kargo ile müvekkilin mağazasına gönderdiğine ilişkin bazı kargo faturaları ilk cevap dilekçesiyle beraber sunulduğunu, HMK m.10 uyarınca sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğini, bu nedenle hem genel yetki hem de özel yetki kuralı uyarınca açılmış olan bu icra takibinde yetkili icra müdürlüğü borçlunun yerleşim yeri olan Bodrum İcra Müdürlüğü olduğunu dolayısıyla bu davada yetkili mahkemenin de Bodrum Asliye (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava konusu borç için yürütülen icra takibine yaptıkları itirazın haklı bir itiraz olduğunu, vadesi gelmeyen bir borç için haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını, davacının müvekkile 170 adet ayıplı şortu geri alacağını söylerken vadesi gelmemiş bir borç için icra takibi başlattığını, haksız olduğunu bilen davacının bu kez Ocak 2016 tarihinde aynı borç için derdest bir icra takibi olmasına rağmen ikinci kez icra takibi başlattığını, davacının aynı borç için ikinci kez icra takibi başlatarak iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, her iki takip konusu borç miktarının aynı olduğunu, dava konusu icra takibine itirazlarının üzerine davacının itirazın iptali yoluna gitmek yerine aynı borç için ikinci kez icra takibi başlattığını, İİK m.67 uyarınca itirazın iptali davasının bir yıllık sürede açılması gerektiğini, davacının, bu takibi takibin durmasından yaklaşık iki yıl sonra açtığını, davacının, itiraz kendisine tebliğ edilmediğinden hukuken var olan bir itiraz olmadığını, bir yıllık süreye ilişkin itirazın da geçerli olmadığını iddia ettiğini, davacının bu iddialarının geçersiz olduğunu, davacının, dava konusu takibe yapılan itirazdan en geç ikinci takip tarihi olan Ocak 2016 tarihinde haberdar olduğunu, davacının Ocak 2016’de itirazdan haberdar olması durumunda da bir yıllık sürenin geçtiğini, ayrıca itirazın geçerli olması için tebliğe gerek olmadığını, müvekkilin, 2.402,79TL borcu ödediğini, ödendiğine ilşikin dekont ve muhasebe kaydı ilk cevap dilekçesiyle beraber mahkemeye sunulduğunu, müvekkilin davacıya borcu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep ettiğini beyan etmiştir DELİLLER: Davacı tarafça gösterilen tüm deliller toplanmıştır. Bodrum Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Vergi Dairesine yazılar yazılmış, yazı cevapları alınmıştır. İzmir .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ve İzmir.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. İzmir .... İcra Dairesi'nin... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ...eksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ..., 2.402,79 TL alacak üzerinden 22/09/2015 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, borçlunun 21/10/2015 tarihli dilekçesi ile takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Dosya ve davalı tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı, Bodrum...Asliye Hukuk Mahkemesince alınan 17/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davalı ...’ın yasal defterlerinin incelemesiyle tespit edilen davalının 11/01/2016 takip tarihi itibariyle davacı şirkete 2.402,79 TL borçlu olduğu, öte yandan davalının iş bu borcu 11/01/2016 takip ve 06/9/2017 dava tarihinden sonra 07/09/2017 tarihinde EFT şeklinde davacıya ödemiş olduğu tespit edilmiştir” şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİL DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. İzmir... İcra Dairesi'nin 22/06/2020 tarihli yazısında, borçlu davalının itiraz dilekçesi ve durdurma kararının alacaklı davacıya tebliğ edilmediği bildirilmekle, dava İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmıştır. Dava tarihi itibariyle davalının ticaret kaydının olduğu ve bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşılmakla mahkememiz görevlidir. Taraflar arasındaki akdi ilişki inkar edilmediğinden, davalının yetki itirazı yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça cari hesaptan kaynaklanan alacağın ödenmediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve davalı taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, usulüne uygun tutulan davalı ticari defterleri göz önüne alındığında, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 2.402,79 TL alacaklı olduğu, ancak davalının iş bu borcu 11/01/2016 takip ve 06/9/2017 dava tarihinden sonra 07/09/2017 tarihinde EFT şeklinde davacıya ödemiş olduğu, bu miktar üzerinden davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğu kanaatine varılarak, İzmir... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 07/09/2017 tarihinde davalı tarafından davacıya ödenen 2.402,79 TL'nin İcra Dairesi tarafından infazda dikkate alınmasına, alacak likit olduğundan 2.402,79-TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulü ile, 2-İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 3-07/09/2017 tarihinde davalı tarafından davacıya ödenen 2.402,79 TL'nin İcra Dairesi tarafından infazda dikkate alınmasına, 4-2.402,79-TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 31,40-TL harcın alınması gerekli, 164,13-TL nispi harçtan mahsubu ile eksik kalan 132,73-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, 6-Davacı tarafından sarf olunan 31,40-TL harç, 580,50-TL posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 611,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir edilen 2.402,79TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar miktar üzerinden kesin olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/07/2020 Katip ... ¸e imza Hakim ... E imza ¸