İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/857 E. 2018/320 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/857
- Karar No
- 2018/320
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/857 Esas KARAR NO : 2018/320 DAVA : Ticari Şirket ( Genel Kurul Kararının İptali İstemli ) DAVA TARİHİ : 25/07/2017 KARAR TARİHİ : 05/04/2018 Davacı tarafça davalı aleyhine açılan Ticari Şirket ( Genel Kurul Kararının İptali İstemli ) davasının mahkememizde görülen açık yargılaması sonunda tüm dosya ele alındı, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, mahkememize verdiği 25/07/2017 tarihli dilekçesinde: Davacı tarafından 16/03/2016 tarihinde İzmir ili... İlçesi... köyü...parselde kain ... arsa paylı... nolu dubleks mesken niteliğindeki taşınmazın ...'dan satın alındığını, ancak evin satın alınması için teklifte bulunan kişinin ... isimli kişi olduğunu,...ın davacının eşi ...i arayarak ... sitesinde güzel bir villası olduğunu, bu evin amcaoğlu ...'ın arkadaşı olan...' ın üzerinde olduğu ve bu evi satmak istediğini beyan ettiğini davacı ve eşinin evi gezip beğendikten sonra 750.000,00-TL bedelli satışı konusunda anlaştıklarını, satıcı konumdaki ...' ın evin üzerinde ...' ın ... Bankası Bayraklı Şubesi' nden kullandığı kredi nedeni ile ipotek tesis edilmiş olduğunu ancak bunun sorun olmadığı ve ipoteğin fek edileceğini beyan ettiğini, bunun üzerine davacı ve eşinin taşınmazı satın almadan önce Bayraklı Şube Müdürü ... ile görüşme yaptıklarını ve taşınmazın kendileri tarafından satın alınacağı ipoteğin fekki ile ilgili bir sorun olup olmadıklarını sorduklarını, şube müdürünün görüşme sırasında taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmiş olmasına rağmen kredi kullanan ...' ın kullanmış olduğu kredinin teminatında riski karşılayacak ölçüde nakit karşılık olduğunu, herhangi bir risk endişesi olmadığını ve kredi tahsilatında herhangi bir sorun olması halinde bankacılık uygulaması çerçevesinde ve hukuki gereklilik noktasında öncelikle nakit teminattan bankanın krediyi tasfiye edeceğini beyan ettiğini, bu görüşme çerçevesinde taşınmazın davacı tarafça satın alındığını, ipoteğin fekki beklenirken fek işleminin uzaması üzerine davacı tarafından bankanın Bayraklı şubesine Çeşme Noterliği' nin 28/06/2016 tarih... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini ve ipoteğin fekkinin istendiğini ancak kredi ile herhangi bir gecikme ödenmemiş faiz bulunmamasına karşın kredi kat edilmemişken ve davacı tarafa herhangi bir tebligat, ihbar ve ihtarname keşide edilmeden Bayraklı Şube Müdürlüğünün kredi bakiyesini ödediğinden bahisle ... isimli kişiye banka alacağını temlik ettiğini ve bu temlikle birlikte ipotekten kaynaklı haklarında ...' a devredildiğini, yapılan işlemin bankacılık yerleşik uygulamasına ve hukuki gerekçelere aykırı olduğunu, yapılan işlemlerden haberdar olduğunu bildikleri şube müdürünün Bornova... Noterliği' nin 18/07/2016 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, ihtarnamede; şubelerinden kredi kullanan ...' ın asaleten ve kefaletin kullandığı kredilerin ... tarafından ödendiğini, ...' ın kullandığı kredilerin doğmuş ve doğacak borçlarının karşılığında teminat teşkil eden ipoteğin ve tüm banka alacaklarının TBK' nin 127. maddesi çerçevesinde kanuni halefiyet ilkesi gereğince ... ' a geçtiği bu aşamadan sonra söz konusu ipoteğe dayalı olarak banka tarafından herhangi bir borç doğurucu işlem yapılamayacağının bildirildiğini, icra takibine karşılık İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi' nin... E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, icranın geri bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiğini, mahkemece bu isteğin kabul edildiğini, davanın derdest olduğunu, olaylardan sonra davacı ve eşinin ... ile görüştüklerini ve görüşme sonucu...' ın işlerinin bozulması üzerine kendi adına kayıtlı olan ve davacılara satılan evin ...' ın arkadaşı olan ...' ın üzerine devrettiğini, bu devir çerçevesinde ... tarafından kredi kullanılarak para verileceğinin taahhüt edildiğini, ancak cüzi bir miktar para verildiğini, paranın... tarafından geri ödendiği ancak evin ...üzerinde kalmaya devam ettiğini, ... ın borçlarını ödemek amacıyla evi satışa çıkardığı ve bu aşamada evin alınmasının önerildiğinin anlaşıldığını, ... kredisinin ... tarafından ödendiği işleminin muvazaalı olduğunu, banka ile diğer davalılar arasında yapılan alacak temlik işleminin muvazaalı olduğunu, temlik sözleşmesindeki " 3. Maddede temlik alan ...' ın temlik sözleşmesi kapsamında yer alan... nolu hesap üzerindeki mevduat rehninin temlik kapsamında olmadığını, bu teminatların temlik kapsamında kendisine temlik edilmesini istemediğini, diğer teminatlara ilişkin bir talebinin olmadığı ve olmayacağı " şeklindeki düzenleme göz önüne alındığında ...' ın ...' ın borcunu öderken yalnızca davacının taşınmazı üzerindeki ipoteği devraldığı diğer teminatların hiçbirisinden herhangi bir talebi olmadığını peşinen kabul ve taahhüt ettiğini, söz konusu olayla ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı' nın ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, bu konuda ... Teftiş Kurulu Başkanlığı' na müracaat edildiğini, banka tarafından yapılan soruşturma sonucu işlemin normal olduğu ve soruşturulacak bir husus bulunmadığı sonucuna varılarak bu hususun davacıya yazılı olarak bildirildiğini belirtmiş, muvazaalı olarak davalı banka ile davalılardan ... arasında akdedilen temlik sözleşmesinin muvazaa nedeni ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize verdiği 02/10/2017 tarihli cevap dilekçesinde: Dava konusu edilen ipotekli alacağın temlik işleminde davalı ...'ın taraf olmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın dava dilekçesinde... tarafından kendisine satılan evin, dava dışı tuttuğunu belirttiği...nu iddia ederek, ...'ın eşi ...le samimi olduğunu açıkladığı ve buna inanarak evin alımına karar verdiklerini ileri sürdüğünü, davacının 750.000,00-TL ödeyerek satın aldığını iddia ettiği bir taşınmaz üzerindeki ipotekle ilgili olarak dava dışı tutttuğu bir kişiye güvenmesi, yine banka yetkilisi ile görüşüp onun dediğine göre hareket etmiş olduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu, Davacı ...'in kötü niyetli olduğunu, haksız kazanç elde etmek için davalı banka ve davalı ... hakkında şikayette bulunduğunu, yapılan soruşturma neticesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 05/06/2017 tarih ve... K.nolu kararı ile şüphelilerin tümü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davalının söz konusu temlik işleminden sonra daha da mağdur olduğunu, davalı bankanın davalının nakit hesabı üzerine koymuş olduğu blokajı kaldırmayarak davalının 660.000,00-TL sini kullanmasına engel olduğunu ,bu nedenle davalı banka aleyhine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. nosunda dava açıldığı ve halen yargılamanın devam ettiğini, iptali istenen temlik işleminin usul ve yasalara uygun olarak yapıldığını belirtmiş davanın öncelikle husumet yönünden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize verdiği 03/10/2017 tarihli cevap dilekçesinde: Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, harcın eksik yatırıldığı ve tamamlanması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarının tamamen gerçeğe aykırı olup kesinlikle kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın muvazaa olgusunda işlem tarafı olarak iddia ettiği...Bankası...Bankacılık ve Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından her işlemi her daim denetlenen yıllardır bu sektörde güvenilir bir şekilde hizmet veren bir banka olup, davalı bankanın bir şahısla son derece sıradan bankacılık açısından meblağı fahiş derecede yüksek olmayan bir kredi işlemi için böyle bir durumda tüm banka yetkilileri hakkında ceza kamu davası açılacağını bile bile muvazaalı işlemlere girişmiş olduğu iddiasının hayatın olağan akışına hiçbir şekilde uymadığını, davalı bankanın davalı ...' dan olan alacağının 580.000,00-TL’ nin davalı ...' a Bornova... Noterliği' nin 24/06/2016 tarih ve ... numaralı temlik senedine istinaden temlik edildiğini, davalılardan ... tarafından davalı bankadan kullanılan ... nolu ... Kredisinin gecikmiş taksitlerinin ve kalan borcu olan 580.000,00-TL’ nin davalı ...A.O' ya 27/06/2016 tarihinde davalı ... tarafından nakden ve defaten ödenmesi şartıyla davalılardan ...' ın borcunun teminatı olarak davalı banka ... Bankası T.A.O. lehine üzerine ipotek tesis edilmiş olan davacı ...' in ( ... T.C. Kimlik Numaralı ) maliki olduğu İzmir ili Güzelbahçe ilçesi ... Mahallesinde kain ve tapuda ... parselde kayıtlı 5 nolu bağımsız bölüm üzerindeki 1. derecedeki ipotek hakkı ödenecek olan 580.000,00-TL ile sınırlı olarak davalıya temlik edileceğini, temlik alan davalı ...' ın söz konusu taşınmaz üzerindeki ipotek haklarını ödediği 580.000,00-TL ile sınırlı olduğunu bilerek ödeme yapmayı kabul etmiş sayılacağı ve alacağı temlik almış olacağı yönünde tarafların Bornova ... Noterliği' nin 24/06/2016 tarih ve ... numaralı temlik senedini akdederek anlaştıklarını, davalı bankaya ait 27/06/2016 tarihli ödeme dekontunda görüldüğü üzere Bornova ... Noterliği' nin 24/06/2016 tarih ve... numaralı temlik senedi'ne istinaden davalı ...' ın 580.000,00-TL' lik kredi borcunu ödediğini, davacının davalı ... tarafından davalı bankaya ödenen bir bedel olmadığı yönündeki iddiasının gerçeğe aykırılığının ve davanın haksızlığının bu belge ile açıkça ortaya konulduğunu, davacı tarafın davasını davalı ... ile davalı banka arasındaki banka işlemlerinin muvazaalı olduğu olgusuna dayandırdığını, hiçbir şekilde muvazaalı işlem olmadığını, davalı ... ve diğer davalı bankanın ne davacıyı ne de diğer davalıları işlemlerinde aldatma kastı ile hareket etmediğini, davalı ile davalı banka yetkilileri arasında herhangi bir akrabalık tanışıklık özel ilişki bulunmadığı gibi herhangi bir menfaat ilişkisi de bulunmadığını, davalı ...' un ödediği bedel ile temlik aldığı alacak bedelinin aynı olup muvazaanın hiçbir koşulunun gerçekleşmediğini ayrıca 6098 sayılı Borçlar Kanunu' nun 19. maddesinde de yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunulamayacağını, davacı ...' in kötüniyetli olduğunu, haksız kazanç elde etmek için davalı banka ve diğer davalılar hakkında şikayette bulunduğunu, yapılan soruşturma neticesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 05/06/2017 tarih ve ... Karar numaralı kararı ile şüphelilerin tümü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir. Davalı ... Bankası vekili mahkememize verdiği 06/11/2017 tarihli cevap dilekçesinde: Davalı banka Bayraklı Şubesi tarafından davalı ...’ a 21/01/2016 tarihli kredi sözleşmesine istinaden 550.000,00-TL rotatif kredi kullandırıldığını, kredinin teminatı olarak ...’a ait taşınmaz üzerinde 900.000,00-TL bedelli ipotek tesis edildiğini ayrıca davacıya ait 660.000,00-TL mevduata taraflar arasında düzenlenen mevduat rehin sözleşmesine istinaden rehin konulduğunu, diğer davalı ...' ın bankaya hitaben verdiği 17/06/2016 tarihli dilekçesinde 21/01/2016 tarihli GKS' den kaynaklanan borçlarının ... tarafından ödeneceğini ve bu duruma muvafakat ettiğini, yapılan ödemelerin borçlarına mahsup edilmesini ve sözleşmelerin ipotek resmi senetlerinin vs. her türlü belgenin bir örneğinin ödemeyi yapacak olan ...’ a verilmesini ve bu kişinin bankanın haklarına halef olacağını kabul ettiğini yazılı olarak bildirdiğini ayrıca bu talebini 20/06/2016 tarihli dilekçesi ile de yinelediğini, davalı ...’ın bankayı muhatap aldığı 24/06/2016 tarihli dilekçesi ile de, ...’ ın 21/01/2016 tarihli GKS' den kaynaklanan tüm borçlarının nakden ve defaten kapatılmak istendiğini, yapacağı ödeme ile bankanın alacak haklarının ve ...’ın kredilerinin teminatında yer alan 21/01/2016 tarihli ipotek hakkının kendisine devir ve temlik edilmesini istediğini, 24/06/2016 tarihinde Bornova ... Noterliği’ nin ...yevmiye numarası ile temlik senedi düzenlendiğini, 27/06/2016 tarihinde ise ... tarafından ...’ a ait kredi borcunun kapatıldığını, temlik sözleşmesinin 3. maddesi ile bankanın ... numaralı mevduata ilişkin rehin hakkının ... ve ...’ ın talebi ile temlik sözleşmesi kapsamı dışında bırakıldığını, ipotek hakkının ise temlik sözleşmesi kapsamında ...’ a devredildiğini, ... tarafından bankaya teslim edilen 03/08/2016 tarihli dilekçe ile dava konusu 660.000,00-TL üzerindeki mevduat rehninin kaldırılması talebinde bulunulduğunu ayrıca ... tarafından ...’ a ait borcun ödenmesini müteakip, davacı ...’ ın 660.000,00-TL tutarındaki mevduatı üzerinde yer alan ve temlik sözleşmesi dışında tutulan banka rehninin kaldırılmasının Karşıyaka... Noterliği’ nin 28/11/2016 tarihli ve ... yevmiye nolu ihbarnamesi ile bankadan talep edildiğini, talebin kabul edilmediğini, davalı bankanın ipotekli taşınmazın yeni maliki davacı ...’ in durumunun ağırlaştırılarak aleyhine olacak şekilde bankaca teminat azaltımına sebebiyet verilmesinin önüne geçilmesi adına davalı ...’ ın mevduat hesabı üzerindeki teminatını kaldırmadığını, bu sebeple aleyhine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi' nde ...E. sayılı dosyası ile menfi tespit davasının ikame edildiğini, davalı ...’ a kredi kullandırılırken mevduat rehninin yanı sıra ...’ a ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, kredi riski devam ederken ipotekli taşınmaz maliki... tarafından taşınmazın ipotek yükü ile birlikte davacı ...’e satıldığını, rehinli alacağın temlikinin TBK' nin alacağın iradi temlikini düzenleyen m.183/f.1 maddesinde “ Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. ” şeklinde ifade edildiğini, davalı banka tarafından kanuni düzenlemelere uygun şekilde ve hatta davalı/borçlu ...’ ın da yazılı irade beyanı alınmak suretiyle banka alacağının davalı temlik alacaklısı ...’ a temlik edildiğini, dava dilekçesinde bahsedilen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın ... Soruşturma numarası ile suç duyurusunda kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, banka teftiş kurulu tarafından yapılan soruşturmada; soruşturulacak bir husus olmadığı neticesinin davacıya yazılı olarak bildirildiğini, davacının iddialarının aksine sözleşme serbestisi gereğince bankaların risklerinin kapatılması şartıyla alacaklarını temlik edebilme hürriyetine sahip olduklarını, TBK' nin 189. Maddesine göre; alacağın devredilmesi ile alacağa bağlı ipoteğin de yeni alacaklıya kendiliğinden geçtiğini, dava konusu olayda da; alacağın temliki ile birlikte alacağın fer’isi niteliğindeki ipotek hakkının da alacakla birlikte temlik alan ...’ a geçtiğini, davalı banka ile davalı ... arasında mevduat rehninin alacak ile birlikte temlik edilmediğine ilişkin yapılan sözleşmenin, sözleşmeye taraf olmayan ve alacak hakkını elde eden/edecek olan taşınmaz maliki davacı ...’ i bağlamayacağını, davacı ...’ in taşınmazı ipoteği bilerek satın almış olup, alım satıma davalı bankanın taraf olmadığını, dava dilekçesinin 21. Maddesinde; açıkça muvazaalı işlemi gerçekleştirenlerin taşınmazı satan ..., temlik eden ... ve temlik alan ... olduğunun beyan edildiğini, davalı bankanın muvazaalı olduğu iddia edilen işlemin gerçekleştirilmesinde hiçbir ilgisi bulunmadığını, bu durumun davacı tarafından da ikrar edildiğini, taşınmazı satan ...ve taşınmazın gerçek sahibi olduğu iddia edilen ...’ ın hangi sebeple davaya dahil edilmemiş olduğunun anlaşılamadığını belirtmiş, davanın esastan reddine karar verilmesinin talep etmiştir. İzmir ... ATM' nin...E. sayılı dosyasının incelemesinde: Davacının ..., davalının ..., davanın bankacılık işleminden kaynaklanan menfi tespit davası olduğu, dosyanın derdest olup duruşmasının 24/05/2018 tarihine bırakıldığı belirlenmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Mahkememiz dosyası ile mahkememizin ... E. sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, her iki dosyanın yargılamasının birlikte yapılıp sürdürülmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, mahkememiz dosyasının İzmir... ATM' nin... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Mahkememizin iş bu dava dosyası ile İzmir ... ATM' nin...E. sayılı dosyası ile arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşıldığından dosyanın İzmir... ATM' nin ... E. sayılı dosyası ile HMK' nin 166. maddesi de dikkate alınarak BİRLEŞTİRİLMESİNE, Mahkememiz esasının bu şekilde KAPATILMASINA, 2-Harç yargılama gideri ve vekalet ücretinin birleştirilen dosyada dikkate alınmasına, Dair asıl karar ile birlikte İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... ve davalı ... vekili Av. ...' ın yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/04/2018 Başkan ... E imza Üye ... eimza Üye ... eimza Katip ... eimza